Osmanlı Devleti Ve Antlaşmalar

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
Tarihimiz ve Osmanlı Devleti Bölümünden Osmanlı Devleti Ve Antlaşmalar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    TUANA
    Emekli
    Reklam

    Osmanlı Devleti Ve Antlaşmalar

    Reklam



    Osmanlı Devleti Ve Antlaşmalar

    Forum Alev
    *OLAYLAR......

    ARABİSTAN CEPHESİ

    Halk arasında Yemen cephesi adıyla da anılır. I. Dünya Savaşı boyunca Osmanlı Devleti 4 Tümenlik bir kuvvetle Arabistan'daki kutsal İslam şehirlerini korumaya çalıştı. 7. Kolordu'nun birer tümeni Hicaz, Asir, San'a ve Hudeybe'de konuşlandırılmıştı. Uzaklık sebebiyle bu tümenlere yeni asker, malzeme ve silah desteği sağlanamıyordu. 1916 yılında İngilizlerin kışkırtmasıyla, Araplar kendilerini koruyan Osmanlı kuvvetlerine karşı ayaklandı. Mekke Şerif'i Hüseyin, bağımsızlığını ilan etti. Yemen'de İmam Yahya Osmanlılara bağlı kalırken Asir'de Seyyid İdris de ayaklanmaya katıldı.

    1917 Şubatı'nda Hicaz Seferi Kuvvetler Komutanlığı'na atanmak üzere, Şam'a gelen Mustafa Kemal Paşa, Hicaz'ın boşuna savunulmayıp boşaltılmasını istedi. Manevi sebeplerden dolayı bu istek uygulanmadı. Komutanlık ataması da yapılmadı. Bin bir güçlükle Medine'yi, Yemen'i, Asir'in kuzeyini I. Dünya Savaşı sonuna kadar savunan 7. Kolordu, Mondros Mütarekesi'nden bir müddet sonra, 23 Ocak 1919'da teslim oldu.





  2. 2
    TUANA
    Emekli

    --->: Osmanlı Devleti

    Reklam



    ASAKİR-İ MANSURİ MUHAMMEDİYE
    Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması üzerine, Sultan II. Mahmut' un emriyle kuruldu. Yeni eğitim kurallarıyla yetiştirilen, askerlik kurumuna verilen addır. Bu yapının başına ilk olarak "Serasker" unvanıyla eski Yeniçeri ağalarından Ağa Hüseyin Paşa getirildi.

    Asakir-i Mansure-i Muhammediye Tertip adı verilen sekizer birlikten meydana gelir. Her tertibin başında "binbaşı" adında bir komutan bulunurdu. Bu binbaşılar "baş binbaşı" ya bağlıydı. Her tertip on altı "saf" tı. Her saf bir yüzbaşının komutasındaydı. Her yüzbaşının ikişer "mülazim" yardımcısı vardı. Her tertipte bir top bulunurdu. Toplara "topçubaşı" denilen bir subay komuta ederdi. On altı saftan oluşan tertiplerin sekizi sağ ve sekizi sol olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Bunlara "sağ kolağaları" ve "sol kolağaları" atanmıştı.

    İki yıl sonra bu örgüt yeniden düzenlenerek "tertip" lere "alay" ve komutanlarına "miralay" dedindi. "Saf" deyimi "bölük" olarak değiştirildi. Her alay binbaşı komutasındaki üç taburdan meydana getirilmişti. Sol ve sağ kolağası adını alan iki subay, bir katip, bir sancaktar, her bölüğe "yüzbaşı" ve "mülazim" lerden ayrı olarak bir "başçavuş" ve bir "bölük emini" atanmıştır. Her alayda "miralay" yardımcısı bir "kaymakam" bulunurdu. İki alay bir "mirliva" nın ve üç alay bir "ferik" in komutası altındaydı. Miralayın üstü subaylara "paşa" denirdi. Asakir-i Mansure-i Muhammediye' nin en büyük komutanı "müşir" di.








  3. 3
    TUANA
    Emekli
    AYNALI KAVAK TENKİHNAMESİ

    Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 21 Mart 1779 yılında imzalanan antlaşma.

    21 Temmuz 1774'de imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rusya, Kırım'ın bağımsızlığını kabul etmişti.

    Avrupa ülkelerinin Kuzey Amerika'daki savaşlarla ilgilenmesi, II. Katerina'ya Kırım'ı işgal etme fırsatı vermiş, bunun üzerine Kırım Han'ı IV. Devlet Giray Osmanlılara sığındı. Yerine Rus yanlısı Şahin Giray'ın geçmesiyle Tatarlar ayaklandı. Ayaklanmayı detekleyen Osmanlılar,Selim Giray ve taraftarlarını Kırım'a gönderdiler.Rusların ayaklanmayı bastırması üzerine Osmanlılar Rusya'nın Kırım'dan çekilmesini istemiş, böylece İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğu ile Osmanlı ve Rus delegelerinin biraraya gelmesiyle İstanbul'daki Aynalıkavak Kasrı'nda yeni bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya göre ; Osmanlı Devleti, Şahin Giray'ın hanlığını tanıyacak fakat sonraki hanların seçimi için padişahın halife olarak onayı alınacaktı. Akdeniz ve Karadeniz'de Fransızlarla İngilizlere tanınan ticari haklar Rusya'ya da tanınacak, Kırım'daki Rus kuvvetleri geri çekilecekti.

    Bu antlaşma ile Kırım'ın bağımsızlığı yeniden onaylanmış oldu.








  4. 4
    TUANA
    Emekli
    BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI

    Balkan Yarımadası'nda sadece Arnavutluk ve Makedonya Osmanlı Devleti'nin egemenliğinde idi. Ama Balkan devletlerinin hepsi gözünü bu güzel toprak parçasına dikmişti. 8 Ekim 1912'de Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ birleşerek, Trablusgarp Savaşı'yla meşgul Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtılar.

    Osmanlı Devleti, Rumeli'de bir tehlike görmediğinden buradaki askerlerin bir bölümünü terhis etmiş, kuvvetlerini Doğu ve Batı Ordusu diye iki gruba ayırmıştı. Osmanlı birlikleri Bulgar, Yunan ve Sırp taarruzları karşısında ağır kayıplar verdi. Yanya, İşkodra dışında Batı Trakya boşaltıldı. 29 Ekim 1912'de Osmanlı Kuvvetleri bazı bölgelerde başarılı oldularsa da, Çatalca önlerine kadar çekildiler. 8 Kasım 1912'de Yunanlılar Selanik'i işgal etti. 17 Kasım 1912'de Bulgarların İstanbul'u almak için taarruzları geri püskürtüldü. 28 Kasım 1912'de savaşı fırsat bilen Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.

    Balkan devletleri elde ettikleri başarılardan sonra birbirlerine düşmekteyken, büyük devletlerin araya girmesiyle 17 Aralık 1912'de Londra Barış Konferansı toplandı. Çıkar çatışmaları konferansın uzamasına sebep oldu. 26 Mart 1912'de Edirne, Bulgarların eline geçti. 6 Martta Yanya, 23 Nisan'da İşkodra düştü. 1.Balkan Savaşı, 30 Mayıs 1913'te imzalanan Londra Antlaşmasıyla sona erdi.

    Antlaşmaya göre; Trakya'da Osmanlı-Bulgar sınırı Midye-Enez hattı oldu. Trakya, Edirne Bulgaristan'a, Güney Makedonya, Selanik ve Girit Yunanistan'a, Kuzey ve Orta Makedonya Sırbistan'a, Silistre Romanya'ya verildi. Arnavutluk'un bağımsızlığı kabul edildi.

    I. Balkan Savaşı'nda istediği toprakları alamadığına inanan Bulgaristan, 29 Haziran 1913'te Yunanistan ve Sırbistan'a saldırdı. Böylece II. Balkan Savaşı başladı. Bulgar kuvvetleri Yunanistan, Romanya ve Sırbistan askerleri karşısında yenildi. Osmanlı Devleti de bu fırsatı değerlendirdi. Mustafa Kemal'in kurmay başkanı olduğu Bolayır Kolordusu, Bulgaristan'a taarruz ederek 15 Temmuz 1913'te Keşan'ı, 17 Temmuz'da Enez ve İpsala'yı, 18 Temmuz'da Uzunköprü'yü, 21 Temmuz günü de, Karaağaç ve Dimetoka'yı alarak Edirne'ye girdi. Bulgaristan barış istedi. 29 Eylül 1913'te İstanbul Antlaşması imzalandı. Edirne Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Dimetoka Osmanlılarda kalmak üzere Meriç nehri Türk-Bulgar sınırı oldu.


  5. 5
    TUANA
    Emekli
    BERLİN ANTLAŞMASI


    1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın yerine, İngiltere, Avusturya-Macaristan, Fransa, Almanya, Rusya ve Osmanlı Devleti arasında imzalanan antlaşma.

    Avusturya dışişleri bakanının yapmış olduğu resmi açıklama ile 13 Haziran'da Berlin'de bir kongre toplandı. Kongrede alınan kararlar, İngiltere ve Avusturya-Macaristan'ın çıkarları dikkate alınarak imzalanmıştır.

    Bu antlaşmaya göre ;

    1- Sırbistan, Karabağ ve Romanya'nın bağımsızlıkları koşullu olarak kabul edildi.
    2- Girit, Osmanı Devleti'ne bırakıldı.

    3- Rusya, Doğubeyazıt ve Eleşkirt'i Osmanlılar'a bıraktı.

    4- Bulgaristan bağımsız bir prenslik olacak ve özel koşullarla Osmanlı Devleti'ne bırakılan Doğu Rumeli ve Makedonya vilayetleri üçe bölündü.

    5- Osmanlı Ddevleti'nin Rusya'ya ödemesi gereken savaş tazminatı 802.500 franka indirilerek taksite bağlandı.

    6- Bosna-Hersek, Avusturya-Macaristan'a bırakıldı.


  6. 6
    TUANA
    Emekli
    BÜKREŞ ANTLAŞMASI

    Balkan Savaşları'nın 2.sinde beş devletle birlikte savaşmak zorunda kalan Bulgaristan, bütün cephelerde yenilerek Antlaşma istemek zorunda kaldı. Bulgaristan ile diğer Balkan devletleri arasında, yapılan görüşmeler sonucunda Bükreş Antlaşması imzalandı.

    Maddeleri :

    1- Bulgaristan, Dobruca ve Silistre'yi Romanya'ya verecek.

    2- Manastır, Üsküp, İştip ve Priştine Bulgarlardan alınarak Sırbistan'a verilecek.

    3- Bulgaristan, I. Balkan Savaşı sonunda aldığı Selanik, Serez, Drama ve Dedeağaç'ı Yunanistan'a bırakacak.

    Ateşkes Antlaşmaları (mütarekeler) sadece silahlı çatışmaya son vermekte, asıl barış düzeni barış antlaşmaları ile düzenlenmektedir. Paris Barış Konferansı, 1. Dünya Savaşı sonrası uygulanacak yeni düzeni belirlemeye yönelik çalışmalar yapmıştır. ABD'nin amacı, özellikle milletlerarası ilişkilerde devamlı barış sağlayacak ve koruyacak bir milletlerarası teşkilatın kurulmasıydı. Fransa ve İngiltere, devamlı bir barıştan daha çok, kendi çıkarlarını en iyi sağlayacak bir düzeni arama çabası içinde, idiler. Fransa'nın bütün amacı, Almanya'yı bir daha savaş yapamayacak hale getirerek, kıskıvrak bağlamaktı.

    Milletlerarası barış düzenini devamlı bir şekilde sağlamak için "Milletler Cemiyeti"nin kuruluş kararından sonra, ABD diğer sorunlarla pek ilgilenmedi.

    Hazırlanan barış antlaşmaları tasarıları, yeniden devletlere bir ültimatom şeklinde sunuldu ve imzalattırıldı. 1. Dünya Savaşı'na son veren barış antlaşmalarının baş tarafına, önsöz gibi, "Milletler Cemiyeti Paktı" metin olarak kondu. Böylece Milletler Cemiyetinin de hukuki ve siyasi yönden kuruluşu sağlanmış oldu.



  7. 7
    TUANA
    Emekli
    ÇANAKKALE CEPHESİ
    I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin en başarılı olduğu cephe Çanakkale Cephesidir. Dünya tarihinin en kanlı savaşı bu cephede cereyan etmiştir.

    İngiltere ve Fransa, müttefikleri Rusya'yla birleşerek savaşın seyrini lehlerine çevirmek istiyordu. Rus ekonomisi savaşın yükünü kaldıramaz hale gelmişti. İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti'ni saf dışı bırakmak, Rus Ordusuna gerekli askeri yardımı ve malzemeyi en hızlı bir şekilde ulaştırmak, Kafkasya Cephesinde bunalan Rusya'yı rahatlatmak ve Türk Ordusunun geri çekilmesini sağlamak için Çanakkale Boğazı'na harekat düzenlediler. İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Çanakkale Boğazı'ndan geçişlerine 18 Mart 1915'te başarıyla karşı konuldu. İtilaf Devletleri donanması ağır kayıplar verince, Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarıp kara muhaberelerini başlattılar. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği birlik Conkbayırı'nda durdurdu. Bu başarı üzerine, Mustafa Kemal albaylığa yükseltildi.

    General Harrington komutasındaki İngiliz birlikleri 6-7 Ağustos 1915'te tekrar taarruz etti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal, 9-10 Ağustos 1915'te 1. Anafartalar Zaferi'ni kazandı Bu zaferi, 17 Ağustosta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta 2. Anafartalar zaferleri takip etti.

    Çanakkale Savaşı'na katılan Türk Ordusu'ndan, çoğu öğrenim çağında 253.000 subay, er ve erbaş şehit oldu. Çanakkale'nin geçilemeyeceğini anlayan İngiliz ve Fransızlar da, arkalarında Türkler kadar kayıp bıraktılar. 19/20 Aralık 1915'te Anafartalar ve Arıburnu'ndan, 8-9 Ocak 1916'da Seddülbahir'den kesin olarak çekildiler.


  8. 8
    TUANA
    Emekli
    BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

    1914-1918 yılları arasında yapılan ve dünya tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan I. Dünya Savaşı'nda V. Mehmet Reşat yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu İttifak Devletleri denilen Almanya (Wilhelm II) ve Avusturya-Macaristan'ın (Franz Joseph) yanında yer alarak, İtilaf Devletleri'ne; İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya'ya karşı savaştı. Savaşın ilk yıllarında Karadağ, Sırbistan, Romanya, daha sonraki yıllarında da ABD, Japonya, Yunanistan, Belçika, Portekiz İtilaf Devletleri'nin yanında savaşa katıldı. Sömürge durumundaki birçok devlet de dolaylı olarak savaşta görev aldı.

    28 Temmuz 1914'te başlayan I. Dünya Savaşı'na, o dönemde siyasi, ekonomik, sosyal ve askeri yönden bunalım içindeki Osmanlı Devleti, Almanların ekonomik ve askeri yardım vaatleri ve İttihat ve Terakki Partisi önderleri Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talat Paşa'nın şahsi kararları sonucunda katıldı. 2 Ağustos 1914'te önce gizli bir Osmanlı İmparatorluğu-Almanya İttifak Antlaşması imzalandı. Aynı gün seferberlik ilan edildi. Akdeniz'de İngilizlerin baskısından kaçan Goben ve Breslaw (Yavuz ve Midilli) adlı Alman savaş gemilerinin, 27 Ekim 1914'te Karadeniz'e açılıp Sivastopol ve Odesa'yı bombalaması üzerine, Rus Ordusu 2 Kasım 1914'te doğudan taarruza geçti. İngiliz ve Fransız savaş gemileri 3 Kasım 1914'te Çanakkale Tabyalarını topa tutmaya başladı. Böylece, Osmanlı İmparatorluğu fiilen savaşa girdi. 5 Kasım'da, İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. 11 Kasımda bütün Müslümanların Halifenin yanında düşmana karşı savaşa çağrılması anlamına gelen "Cihad-ı Ekber" halka duyuruldu.

    I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti 2.900.000 askeri silah altına aldı. Dört yıl süren savaş boyunca 253.000'i Çanakkale Cephesi'nde olmak üzere, toplam 400.000 şehit verildi. 1.050.000 asker de yaralandı veya esir düştü. Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı'nda 9 ayrı cephede mücadele verdi.

    30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak savaştan çekildi


  9. 9
    TUANA
    Emekli
    GALİÇYA CEPHESİ


    1914 yılında savaş başlayınca Ruslar Galiçya'yı işgal ettiler. 1915 yılında Almanlarca takviye edilen müttefik güçler, Rusları mağlup ederek tekrar Galiçya'yı ele geçirdiler.

    1917 yılı Temmuzunda Ruslar Galiçya'da tekrar taarruza geçtiler. Başlangıçta hızla ilerleyen Rus birlikleri, on gün sonra duraklayarak geri çekildiler. I. Dünya Savaşı'nda Macaristan'ın kuzeydoğusuna düşen Galiçya (Lehistan) bölgesinde bir Osmanlı Kolordusu Alman, Macar ve Avusturya kuvvetleriyle birlikte Ruslara karşı savaştı.


  10. 10
    TUANA
    Emekli
    HÜNKAR İSKELESİ ANTLAŞMASI

    Osmanlılarla Ruslar arasında yapılmıştır. Mehmed Ali Paşa'nın Mısır'da ayaklanması üzerine, devletin güvenliğini sağlamak amacıyla Rusya'dan yardım isteyen II. Mahmud, Fransa'nın Mehmed Ali Paşa'ya destek çıkması üzerine Mehmed Ali Paşa ile anlaşmanın yolunu bulmaya çalıştı. Rus birliklerinin Karadeniz boğazını geçerek Büyükdere önlerinde demirlemesi Fransa ve İngiltere'nin işine gelmedi. Bunun üzerine Fransa ve İngiltere Padişah ile Mehmed Ali Paşa'nın arasını bulmaya çalıştılar.

    Böylece Padişah ile Mehmed Ali Paşa arasında 14 Mayıs 1833'de Kütahya antlaşması imzalandı. Geleceğini güvence altına almak isteyen Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa, Rus Çarı'na ittifak teklifinde bulunmuş, Çar'ın teklifi kabul etmesiyle de Osmanlılarla Ruslar arasında Hünkar İskelesi Antlaşması imzalanmıştır.

    Bu antlaşmaya göre;

    1- Her iki devlette huzur ve güvenlikleri için birbirine yardım edecek.

    2- 1829 yılında imzalanan Edirne antlaşması ile bu antlaşmada geçen diğer maddeleri onanmaktadır.

    3- Osmanlılar Ruslardan yardım istedikleri takdirde, Rusya karadan ve denizden, her iki tarafında kararlaştırdığı sayıda bir kuvvetle yardım edecek.

    4- Yardım isteyen taraf, yardıma gelen tarafın tüm masraflarını karşılayacak.

    5- Antlaşma sekiz yıl geçerli olacak.

    6- Bu savunma antlaşması 2 ay içerisinde onanacak ve onanan nüshalar İstanbul'da karşılıklı takas edilecek.

    Ayrıca antlaşmanın gizli maddesine göre; Rusya herhangi bir Batı devleti ile savaşa girerse, Osmanlı Devleti Çanakkale Boğazı'nı Rusya ile savaşan devletin donanmalrına kapayacak, Rus gemileri ise boğazdan rahatça geçebilecekti.


  11. 11
    TUANA
    Emekli

    --->: Osmanlı Devleti

    Reklam



    ISLAHAT FERMANI

    Osmanlı İmparatorluğu'nun çökme döneminde, devletin yıkılmaktan kurtarılması için, siyasi kuruluşlar, kişi hakları, yeni kurumların kurulması konularınd yapılması düşünülen köklü değişiklikler için Abdülmecid ve Abdülaziz zamanlarında çıkartılan fermanlardır.

    1839'da Gülhane Hatt-ı Hümayunu, 1856 Islahat Fermanı ve 1860 Abdülaziz Fermanıdır. Bu fermanlarla, devletin çöküşünün toplumsal ve ekonomik nedenleri araştırılmadan, bazı batı kuruluşlarını ve anlayışını devlete getirmekle devletin kurtarılabileceği sanılmış fakat bu fermanlarla toplumdaki kuruluş ve anlayış ikileme düşmüş, İslam dünya görüşü ve bu anlayışla kurulan kuruluşlarla birlikte batı taklitçisi kuruluşlar türemiştir. Bu iki ayrı görüş ve kuruluşlar arasındaki çatışmalar sonucunda toplumun içinde daha büyük sorunlar çıkmış, çöküşü önleyeceği düşünülen ıslahat fermanları, beklenen etkiyi gösterememiştir.

    Bu dönemde Batı'nın ekonomik desteğine, vereceği borçlara gerkesinim duyan Osmanlı Devleti, bunları ancak batı devletlerine çeşitli imtiyazlar tanımak koşuluyla elde edebilmiştir. Bu imtiyazlar sayesinde Osmanlı topraklarına giren yabancı sermaye ve yatırım, sahip olduğu imkan ve güçle yerli sanayii büyük ölçüde öldürmüştür. Böylece Osmanlı Devleti yarı sömürge bir devlet haline gelmiş, bütün ekonomiksi ve zenginlik kaynakları Batılı devletlerin eline geçmiştir.

    Bu anlamda Islahat Fermanları, dış görünüşüyle ileriye dönük olmalarına rağmen gerçekte toplumsal ve ekonomik hayatı olumsuz yönde etkilemiştir.


  12. 12
    TUANA
    Emekli
    İSTANBUL ANTLAŞMASI

    I. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında imzalanan antlaşma. Bu antlaşma ile bugünkü Türkiye - Yunanistan - Bulgaristan sınırı çizilmiştir.

    Osmanlı Devleti'nin I. Balkan svaaşından yenilgiyle çıkması sonucunda Osmanlı Devleti Trakya'yı ve Edirne'nin büyük bir bölümünü Bulgaristan'a bırakmak zorunda kalmıştır.

    Osmanlı Devleti, II. Balkan Savaşı'nda (30 Haziran 1913) büyük kayıplar veren Bulgaristan'ın bu durumundan yararlanarak Edirne'yi geri aldı. İki cephede birden savaşan Bulgaristan bu durum karşısında ateşkes istedi ve iki devlet arasında İstanbul'da bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma ile Londra Antlaşması'nın Bulgaristan ve Osmanlı Devleti ile ilgili maddesi iptal edilmiş oldu.

    İstanbul Antlaşması'na göre :

    - Batı Trakya Bulgaristan'a verildi.

    - Edirne Osmanlılar'a bırakıldı.

    - Bulgaristan'da yaşayan Türkler'in dört yıl içinde Türkiye'ye göç etmelerine izin verildi. Kalanlara da her türlü mezhep ve din özgürlüğü tanındı.


+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi