Namazı Terk Etmenin Bahaneleri...

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Namaz Bölümünden Namazı Terk Etmenin Bahaneleri... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    mynq
    Emekli
    Reklam

    Namazı Terk Etmenin Bahaneleri...

    Reklam



    Namazı Terk Etmenin Bahaneleri...

    Forum Alev
    “Zamanım yok” iddiası

    Namazın mazereti ancak ölüm riski, koma hâli ve bayılma gibi aşılamayacak engeller olabilir. Bunun dışında bizim nefsimizin gösterdiği engeller, çok basit ve kolayca aşılabilecek bahanelerden başka bir şey değildir.

    Kimi insanlar, “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde, “Zamanım yok” gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman var, ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok. Kim inanır buna?
    Bir gün taksiyle gidiyorduk. On yaşındaki kardeşim öne oturmuş, şoförle sohbete tutuşmuştu. Bir ara söz namazdan açıldı. Şoför:
    — Biz kılmıyoruz, dedi.
    Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle:
    — Vakit mi bulamıyorsunuz, diye sordu.
    Meğer adam çok mert birisiymiş:
    —Ne vakit bulamaması oğlum, dedi. Tembellik ve ihmalkârlık.
    Bunun üzerine ister istemez güldük. Şoför, saf gerçeği çekinmeden, eğip bükmeden söylemişti. Çünkü namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak gibi bir problem olamaz.
    Hem söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan, bizim emrimize veren Allah değil mi? Allah bizi yaratıp, her şeyi emrimize veriyor, namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruz ki, “Ya Rabbi, kılacağım, ama zamanım yok.” Ne kadar tuhaf değil mi?
    Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış. Günde 24 saatten birini namaza vermemizi istiyor. O kadar şefkatli ve merhametli ki, 24 saatimizi ibadetle geçirsek, Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden bir saat istiyor.
    Acaba kudretli bir zat size 24 altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim. Vermezsen hapse attıracağım” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çevirebiliriz?

    KAYNAK : Sabah Namazına Nasıl Kalkılır? - Cemil Tokpınar




  2. 2
    mynq
    Emekli

    --->: Namazı Tek Etmenin Bahaneleri...

    Reklam



    Önemini Bilmemek

    Namazın mazereti ancak ölüm riski, koma hâli ve bayılma gibi aşılamayacak engeller olabilir. Bunun dışında bizim nefsimizin gösterdiği engeller, çok basit ve kolayca aşılabilecek bahanelerden başka bir şey değildir.
    Namaz kılmamanın en büyük sebebi, önemini bilmemektir. Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman, “İşin var, sonra kılarsın”, “Neyse sonra kaza edersin” gibi cümleler kullanırlar.
    Oysa namaz o kadar önemlidir ki, insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur.
    Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur´an´da meâlen, “Ben cinleri ve insanları, ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım” buyuruyor. (Zâriyât Sûresi: 56)
    Daha ötesi var mı? Hem Rabbimiz, hem Peygamberimiz (a.s.m.), en büyük ibadetin namaz olduğunu belirtiyorlar. Bu kadar açık gerçek ortada iken farklı bir şey düşünmek mümkün mü?
    Bizim ve her şeyin yaratıcısı, bizi dirilten ve öldüren, ahirette bizi hesaba çekerek sonsuz bir mükâfat veya azap verecek olan Allah, çok açık ve net bir şekilde, bizi ibadet ve namaz için yarattığını buyuruyor, ısrarla namazı emrediyor. Bizim farklı bahanelerle namazı terk etmemiz, kendi kendimizi aldatmak ve başımızı kuma sokmak olmuyor mu?
    Evet, içinde bulunduğumuz gafletten uyanalım. Namazı vaktinde, hiç kaçırmadan, ezan okunur okunmaz, dosdoğru ve hakkını vererek kılalım. Eğer hemen uyanmazsak, bilelim ki, Cehennemde uyanmak çok geç olacaktır.

    KAYNAK : Sabah Namazına Nasıl Kalkılır? - Cemil Tokpınar








  3. 3
    mynq
    Emekli
    “Allah Gafûr ve Rahîm´dir, affeder” düşüncesi

    Namazın mazereti ancak ölüm riski, koma hâli ve bayılma gibi aşılamayacak engeller olabilir. Bunun dışında bizim nefsimizin gösterdiği engeller, çok basit ve kolayca aşılabilecek bahanelerden başka bir şey değildir.
    Namaz kılmayan insanlardan bazıları ve en başta nefsimiz, “Canım ne olacak, Allah affeder” der. Namazı terk eden nice insan, Rabbimizin af ve mağfiretinin sonsuz olduğunu, Onun her şeyi affedeceğini söyler. Oysa bu, şeytanın bir tuzağıdır.
    Elbette Rabbimiz şirkin dışında bütün günahları affeder. Ama nasıl?
    Şu ayet meali bizi bu konuda daima uyanık tutmalıdır:
    Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Ve öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına, ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz. Allah´ın vaadi şüphesiz haktır; sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O çok aldatıcı şeytan da, Allah´ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.” (Lokman Suresi: 33)
    Son cümle apaçık bir şekilde “Nasıl olsa Allah affeder” diyerek, namaza karşı ilgisiz olmanın yanlışlığını ortaya koyuyor.
    “Gafûr ve Rahîm” olduğu için namaz konusundaki ihmalimizden dolayı bizi affedeceğini umduğumuz Rabbimiz, açıkça bu konuda bizi uyarıyor, aldanmamızı istemiyor.
    Biz şimdi, Rabbimizi Kendisinden daha mı iyi tanıyoruz ki, “Affeder, affeder” diye namazı terk ediyoruz? Sanki, “Allah her ne kadar Kur´an´da 70 defa namazı emrediyorsa da, merak etmeyin O merhametlidir, affeder” diyoruz.
    Öncelikle şu gerçeği unutmayın: Rabbimizin merhametine ve affına güvenerek günah işlenmez. Ancak gafletle günah işlenmiş, ama sonunda pişmanlık duyulup af dilenmişse, o başka. Şu uyarıya dikkat edin:
    “Allah katında makbul olan tövbe, o kimsenin tövbesidir ki, onlar bilmeyerek kötülük işlerler de, çok geçmeden pişman olup tövbe ederler. İşte onların tövbesini Allah kabul eder. ” (Nisâ: 17)
    Demek ki, tövbenin kabul olabilmesi için günahın “bilmeyerek” işlenmesi ve çok geçmeden pişman olunması gerekir. Oysa namazını kılmayan nice insan, hem bile bile bu günahı işliyor, hem de hiç pişman olmadan her gün aynı günahı işlemeye devam ediyor. Eğer bilerek işlese, arkasından samimî bir tövbe edip bir daha işlemese, inşallah yine affedilir.
    Evet, Rabbimizin güzel isimleri içinde en fazla olan, “şefkat, af ve merhamet” manasını taşıyanlardır. Rahmetinin, gazabını geçtiğini belirten de Odur. Kendisine ortak koşmaktan başka her şeyi affedeceğini de belirtmiştir.
    O kadar ki, ömrünü günahla geçirdiği halde samimî bir tövbe ettiği için affına mazhar ettiği ve Cennete koyacağı insanlar vardır. Ama, bütün ömrünü iyilikle geçirdiği halde böbürlenip, ibadetiyle övünüp, ayağı kayıp Cehenneme yuvarlananlar da bulunmaktadır.
    Gafletle günahı işleyip, sonradan ayılan, kendine gelen, şuurlanan bir insan, “Ben ne yaptım, ne büyük hata işledim” diye sarsılır, ciddi bir pişmanlık duyar ve affedilmesi için yalvarırsa, Rabbimiz affedebilir.
    Dikkat edin: “Affedebilir” diyoruz. Çünkü Allah´ın af ve mağfireti hiç kimsenin ipoteği altında değildir. Hiç kimse Ona ait bir yetki hakkında fikir yürütemez, Onu etkileyemez.
    Ve en büyük günahlardan birisi, “Allah bana azap etmez” düşüncesi, bir başkası, “Ben nasıl olsa Cennetliğim” anlayışıdır.
    Tabiî, “Allah beni affetmez”, “Allah beni Cennetine sokmaz”, “Ben kesinlikle Cehennemliğim” gibi düşünceler de yanlıştır.
    Çünkü Allah´ın ikramı, ihsanı, affı, bağışı, adaleti hiç kimsenin etkisi altında değildir. Rabbimiz, her hususta olduğu gibi, bütün fiillerinde de tek, bağımsız ve sorumsuzdur.
    Bunun için diyoruz ki, bırakın günah işlemeden önce, samimiyetten uzak ve çelişki içinde, “Allah affeder” diye düşünmek; günahtan sonra içten ve yürekten tövbe ve istiğfar etsek bile neticeyi bilemeyiz. Ne, “Affedildik” dememiz, ne de, “Affedilmedik” diye düşünmemiz doğrudur. Ölünceye kadar affını ümit eder, azabından korkarız.
    Bu bakımdan namaz kılmayıp, “Allah affeder” diye düşünmek, büyük hatadır ve namaz için bir özür olamaz.

    KAYNAK : Sabah Namazına Nasıl Kalkılır? - Cemil Tokpınar








  4. 4
    mynq
    Emekli
    Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın

    Namazın mazereti ancak ölüm riski, koma hâli ve bayılma gibi aşılamayacak engeller olabilir. Bunun dışında bizim nefsimizin gösterdiği engeller, çok basit ve kolayca aşılabilecek bahanelerden başka bir şey değildir.
    Namazın bahanelerinden birisi de, henüz genç olmaktır. Gariptir ki, ibadete ve namaza daha bir şevkle sarılmamızı sağlaması gereken gençlik, bazen engelmiş gibi gösterilir. Hatta nefsimiz ve çevremiz, “Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın” diyebilir.
    Halbuki yaşlanıncaya kadar yaşayacağımıza dâir kimin garantisi var? Kim Azrail´le sözleşme yapmış ki? Ölüm genç ihtiyar dinliyor mu?
    Diyelim bize özel olarak garanti verildi, 100 sene yaşayacağız. Namaza ne zaman başlayacağız? Ölçü nedir? 60 yaşında mı, 80 mi, 90 mı, yoksa ölmeden bir gün önce mi?
    Peki ergenlik çağından itibâren yaptıklarımızın hesabı sorulmayacak mı bize? Allah, “Ey yaşlılar, namaz kılınmı diyor, yoksa Ey iman edenler, namaz kılın” mı diyor?
    İslâmı yaşamak yaşlıların işi mi? Peygamberimiz (a.s.m.), her insanın Allah huzurunda gençliğini nerede geçirdiğinden hesaba çekileceğini buyuruyor. Bu gerçekleri bildiğimiz halde nasıl olur da ezan okunurken ilgisiz kalabiliriz?
    Evet genç olmak, bizi namaza dört elle sarılmaya sevk etmelidir. Çünkü gençlik, hayırlı işler yapmaya en güzel vasıtadır. Gençlikteki enerji, faaliyet, gayret, güç ve kudret, yaşlanınca bulunamaz. Bu enerji ve heyecanı, Allah yolunda değerlendirmek gerekir.

    KAYNAK : Sabah Namazına Nasıl Kalkılır? - Cemil Tokpınar


  5. 5
    mynq
    Emekli
    “Çalışmak da ibadettir” gerçeğini yanlış anlamak

    Namazın mazereti ancak ölüm riski, koma hâli ve bayılma gibi aşılamayacak engeller olabilir. Bunun dışında bizim nefsimizin gösterdiği engeller, çok basit ve kolayca aşılabilecek bahanelerden başka bir şey değildir.
    Kimi Müslümanlar, namaz kılmamalarına bahane olarak, “Çalışıyoruz ya, çalışmak da bir ibadettir. Ailemizin rızkını kazanıyoruz” diyorlar.
    Şu bahanedeki mantıksızlık apaçık ortada değil mi?
    Her şeyden önce “ibadet” kelimesi, dinî bir kavram. Bir söz veya fiile “ibadet” diyebilmemiz için onun Allah ve Resulü (a.s.m.) tarafından emredilmesi gerekir.
    Kur´an´ın neresinde, “Namaza gerek yok, çalışmanız da ibadettir” diyor? Hangi hadis kitabında, “Çalışırken namaz kılmayın, o da bir ibadettir” diyor?
    Aksine Rabbimiz, hiçbir alış verişin kendilerini namazdan alıkoymayan mü´minleri bakın nasıl övüyor:
    Onlar öyle kimselerdir ki, ne bir ticaret, ne bir alışveriş, Allah´ı anmaktan, namazlarını dosdoğru kılmaktan ve zekâtlarını vermekten onları alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin dehşetten dönüvereceği bir günden korkarlar. Ta ki, Allah onları yaptıklarının daha güzeliyle mükâfatlandırsın ve lûtfuyla daha da fazlasını versin. Allah dilediği kulunu hesapsız şekilde rızıklandırır.” (Nur: 37-38)
    Bu ayetler, geçim için çalışmanın ibadete engel olamayacağını kesin bir şekilde ortaya koyuyor. Hem düşünsenize: Namazı emreden Rabbimiz, bizim çalışacağımızı bilmiyor muydu? Evet, çalışmak ibadettir. Sadece çalışmak değil, yaptığımız her mübah iş, ibadet olabilir. Ama bir şartla: Önce namazı kılacaksınız, sonra güzel bir niyet taşıyacaksınız.
    Yani, “Asıl mal sahibi Rabbimdir. Rızkımızı O veriyor. Ancak bu rızkı kazanmak için bizim çalışmamızı emrediyor. Biz de Onun emri ve rızası dairesinde, helâl bir surette rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz” diyecek, bu niyetle çalışacaksın. İşte bu niyet ve namazla her yaptığınız davranış ibadet olabilir.
    Ama namaz kılmadan, mübah işlerimiz ibadet olmaz. Hem ibadet olsa bile, bir ibadet bir başka ibadete bahane olamaz. Söz gelişi, “Namaz kılamam, zaten oruç tutuyorum veya zekat veriyorum” demek, yanlıştır, çelişkidir. Çünkü namazı da, orucu da emreden aynı zattır. Hiçbir ibadet bir başka ibadete engel değildir. Her birinin yeri ve zamanı ayrıdır.

    KAYNAK : Sabah Namazına Nasıl Kalkılır? - Cemil Tokpınar


  6. 6
    mynq
    Emekli
    Yazıları okurken akla gelenlerden bir iki demet. İlmi kısım için lütfen yazıları okuyunuz. Bu karalananlarla iktifa etmeyiniz.
    Başta nefse hitaptır.
    Alıntı:
    “Zamanım yok” iddiası
    Sevdiğin birisine acil kan lazım oldu. Zamanım yok der misiniz? Kendinize sevginiz niçin bu kadar az. Yemek yeme nasıl cesedin ihtiyacı ise onsuz hayat olmayacak namaz ruhun ihtiyacıdır. Hem gıda değil havasıdır. Nefe almaya zaman bulan namaza da zaman bulmalı. Hem zamanı ve insanı yaratana emrinin -hafizanallah- saçma olduğunu mu beyan ediyorlar. Zamanı olmayanlar sonsuz hayatta -ölümün öldürülüp kabir kapısı kapanınca- zaman bulmayı mı ümit ediyorlar.
    Alıntı:
    Önemini Bilmemek
    Acaba zehirin zehir olduğunu bilmeden içmek kurtulmaya sebeb midir? Hem aklı yaratanın emirlerini öğrenmemek onu sevmemek, rızasını aramamak değil midir? Allah'ın kelamını Rasulullah'ın sallallahu aleyhi vesellemin yaşayışını öğrenmemek, buna bedel çok şey öğrenmeye çalışmak onları ihmal etmek neden? Kuranda defaatle emredilen namazın emredilme sayısı önemini belirtmiyor mu ve nefse ne kadar nankör müşüm bir kere de anlamamışım dedirtmiyor mu?
    Alıntı:
    “Allah Gafûr ve Rahîm´dir, affeder” düşüncesi
    Acaba Allah Rasulü sallallahu aleyhi vesellem'i affetmeyecek miydi ki her an huzurda -mekandan münezzehin- kemerbeste-i ubudiyetle duruyordu. Hem Allah kul haklarını affeder mi? Emanete ihaneti sormaz mı? Herşeyin sahibi ve maliki olan Allah'a bedenimiz ve ruhumuz için bir fiyat mı ödedik. Ve acaba el ve ayakların ve... konuştuğu hesap gününde namazsızlık sebebiyle neler hakkını isteyecek. Hem acaba affeder düşüncesi Allah'ın emirlerini ciddiye almamaktan mı? Korku ve ümit dengede değilse ne dengededir ki...
    Alıntı:
    Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın
    Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz. Gençlik gecesinden yaşlılık sabahı ile uyandığımızda ağlamamak için... Acaba neleri erteliyoruz kıymet verdiklerimizi mi yoksa ehemmiyetsizleri mi? Ve ne ehemmiyetli! Kati senet mi var yarına çıkacaksın. Hem sporculara bak neden yaşlanınca yapmıyorlar. Güçlü iken yapmayan güçsüzken ne yapar ki. Namaz fıtrat haline gelmemişse nasıl kılınacak ki... Hem acaba din yaşlılara ve kabir kapısındakileri mi gönderilmiş iddiasındasın.
    Alıntı:
    “Çalışmak da ibadettir” gerçeğini yanlış anlamak
    Boynunda kement varken kementi çözmeden sandalyeden inip karnını doyurmak ne kadar akıllıca bir davranışsa, gemi su alırken direkleri boyamak ne kadar akıllıca davranışsa, Allahın önem verdiğini geri bırakmakta o kadar akıllı bir davranıştır. En ebleh bunu anlamaz mı ve namazını kılıp çalışmaya koyulmaz mı?

  7. 7
    bilmemkiben
    Emekli
    evet böyle diyorlar hep.çok güzel anlatmışsın sağolasın

  8. 8
    Börtecine
    Emekli
    Allah razı olsun.Çoğunu okumadım ama zamanım oldukça okuyacağım..İnşallah konuyu açanda bu bahaneleri üretmiyordur..:)

  9. 9
    jaqal
    Üye
    öncelikle emeğine sağlık;teşekkürlerimi iletiyorum böle konuları paylaştığınız için.insanlığın en önemli kurtuluş yolu olan namazı o kadar hafife alıyoruz ki orda yazılanlar gibi en ufak bahanelerle namazı terk ediyoruz..ALLAH yolunda gidenlerden eylesin.....

+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi