T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Öğretim ve Mustafa Kemal Atatürk Bölümünden T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Reklam

    --->: T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

    Reklam



    Misak-ı Milli’nin kapsamı:

    1-30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi imzalandığı andaki sınırlar esas alınarak kabul edilecektir. Düşman kuvvetlerinin işgali altında bulunan, çoğunluğu Arap olan yerlerin kaderi, ora halkının serbestçe vereceği karara bağlı kalacaktır.
    2-Halkın oyu ile Anavatana katılan Kars, Ardahan, Artvin için gerekirse tekrar oylama yapılacaktır.
    3-Batı Trakya’nın hukuki durumu, ora halkının serbestlikle beyan edeceği oya uygun olacaktır.
    4-İstanbul ve Marmara her türlü tehlikeden uzak tutulursa, boğazların dünya ticaretine açılması mümkün olacaktır.
    5-Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki müslüman halkın haklarının korunması koşuluyla kabul edilecektir.
    6-Milli ve ekonomik gelişmemizi sağlamak amacıyla, tam bir bağımsızlık sağlanması gerekir. Kapitülasyonlar kaldırılmalıdır. Bunlar kabul edilmezse barış yapmak imkansızdır.

    Önemi:

    1-Milli ve bölünmez bir Türk ülkesinin sınırları belirlenmiştir.
    2-Kongrelerde belirlenen ulusal isteklerin Osmanlı Parlamentosuna yansımasıdır. Bu bakımdan Anadolu hareketinin ilk büyük siyasal zaferidir.
    3-Kars, Ardahan, Artvin, Batı Trakya ve Arap topraklarında halk oylamasının yapılması önerilerek, tartışma konusu olan topraklarda, sorunların barışçı yollarla çözümünden yana olunduğu gösterilmiştir.

    Misak-ı Milli’nin sonuçları:

    1-Alınan kararlar, Anlaşma Devletlerini kızdırdı. İstanbul hükümetine karşı baskılarını artırdılar.
    2-Ali Rıza Paşa hükümeti görevden ayrıldı, yerine Salih Paşa hükümet kurdu.
    3-Kararın geri alınması için milletvekillerine baskı yaptılar. Milletvekillerini tutukladılar.
    4-16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal ettiler.

    14-İstanbul’un İşgali (16 Mart 1920)

    Sonuçları:
    1-İstanbul’dan kaçan milletvekilleri, asker, yazar ve memur Ankara’ya gelerek ulusal mücadeleye güç kattılar. TBMM’nin toplanması için haklı bir neden ve ortam hazırlandı.
    2-Salih Paşa görevinden çekildi, yerine Damat Ferit Paşa tekrar atandı.
    3-Osmanlı Mebuslar Meclisi padişah tarafından 11 Nisan 1920’de kapatıldı.
    4-Kuvayi Milliye hareketine karşı Kuvayi İnzibatiye (Halifelik Ordusu) oluşturuldu.
    5-Saltanat ve halifelik yanlıları bu kurumları kurtarabilmek için ulusal mücadeleyi desteklemeye başladılar.
    6-Ulusal mücadeleye karşı bir fetva yayınlandı. (4 Mayıs 1920)
    7-Bu işgalle beraber Osmanlı Devleti tarihe karıştı. Bu durum Lozan’da tüm devletlerce kabul edildi.
    Not: Mustafa Kemal, İstanbul’un işgali üzerine ilk önlem olarak, bütün illere ve komutanlara gönderdiği telgraflarla, Hıristiyan halka karşı bir tepki olmamasını sağladı. İşgali İstanbul’daki elçilikler nezdinde protesto etti. İşgalci güçlerin yayınladığı bildirilerin de telgrafhanelerden geri çevrilmesini sağladı.
    ForumAlev --->: T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

  2. 14
    AGMEHMET
    Özel Üye
    TBMM’nin Açılması (23 Nisan 1920)

    TBMM 23 Nisan 1920’de Ankara’da kurulmuştur.
    Bu meclisin temeli Erzurum kongresinde atılmış, Sivas kongresinde de Milli Meclis kurulması yolunda karar alınmıştır.
    Meclisin açılmasıyla Temsil Kurulunun görevi sona ermiştir.
    Kapatılan Meclis-i Mebusan’ın üyelerinden bir kısmı da yeni meclise üye olarak kabul edilmişlerdir.
    Meclis başkanlığına Mustafa Kemal seçilmiş, onun teklifiyle Meclis aşağıdaki kararları almıştır.
    1-Hükümet kurmak gereklidir.
    2-Geçici bir hükümet başkanı tanımak ya da padişah vekili atamak doğru değildir.
    3-Mecliste beliren milli iradenin yurdun alın yazısına doğrudan doğruya el koymasını kabul etmek temel ilkedir. TBMM’nin üzerinde bir kuvvet yoktur.
    4-Yasama ve yürütme görevleri TBMM’ye aittir.
    5-Meclis içerisinden seçilecek olan bir kurul, hükümet görevi görür. Meclis Başkanı da hükümet başkanıdır.
    6-Padişah ve halife, baskı ve zordan kurtarıldığı zaman, meclisin koyacağı yasal kurallar uyarınca durumunu alır.

    Kararların önemi:
    1-“Hükümet kurmak gereklidir.” maddesi ile Meclis kuruculuk niteliğinin bulunduğunu göstermiştir.
    2-İkinci madde ile devamlılığını belirtmiştir.
    3-“TBMM üstünde bir kuvvet yoktur.” maddesi ile İstanbul hükümetinin hukuken yık saymış, millet iradesi hakim kılınmıştır.
    4-TBMM önce yasama ve yürütme sonra da “gaflet, hıyanet” içinde bulunanlara karşı çıkarılan Hıyaneti-i Vataniye Kanunu ile yargı gücünü aldı. Buna “Güçler Birliği” ilkesi denir.
    5-Bir ihtilal meclisidir. Millet iradesine dayandığı ve milli egemenlik ilkesini esas aldığı için demokratik karakterde ve yapıdadır.
    6-İlk zamanlarda, ulusal birliğin bozulmasını önlemek, padişah ve halife yanlılarını da mücadeleye çekmek amacıyla TBMM bu kurumların durumlarını askıya almış ve her türlü tartışmanın dışında tutmuştur.
    7-23 Nisan 1920’de açılıp, 1 Nisan 1923’te seçimlerin yenilenmesine kadar görev yapan meclise I.TBMM denir.Hem millet egemenliğini geliştirmiş hem de Kurtuluş savaşını yönetmiştir.
    I.Meclis inkılap olarak sadece saltanatı kaldırmıştır.

    TBMM ile İstanbul Hükümeti Arasındaki Mücadele

    TBMM ve Anadolu’da kurulan düzeni yıkmak isteyen Damat Ferit, amacına ulaşmak için her türlü yola başvurmuştur. Bunlardan birincisi halkı ayaklandırarak TBMM’yi güçsüz ve yetkisiz bir duruma düşürmek ve etkisiz kılmaktı. İkincisi ise, işgalci devletlerle hemen bir antlaşma yapmaktı. Böylece savaş hali sona ermiş sayılacak, halk yeni bir savaş için uğraşan Mustafa Kemal’i Takip etmeyecek ve çabaları boşa gidecekti.

    TBMM’ye Karşı Ayaklanmalar

    Doğrudan İstanbul Hükümetince Yürütülen Ayaklanmalar
    Anzavur ayaklanması
    Kuvayi İnzibatiye ayaklanması
    İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletlerinin Kışkırtmasıyla Çıkan Ayaklanmalar
    Bolu, Düzce, Hendek; Adapazarı ayaklanmaları
    Yozgat ayaklanması
    Afyon ayaklanması
    Konya ayaklanması
    Milli Aşireti ayaklanması
    Azınlıkların çıkardığı ayaklanmalar
    Kuvayi Milliye yanlısı olup saha sonra ayaklananlar
    TBMM’nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Tedbirler

    TBMM’nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Tedbirler

    TBMM varlığını tehdit eden bu ayaklanmaların İstanbul hükümeti ve işgal devletleri tarafından çıkarıldığını biliyordu. Bu nedenle de önlemleri de bunlara yönelik almıştır.
    a-İstanbul ile her türlü resmi ilişkilerin ve haberleşmenin kesilmesi
    b-İstanbul hükümetinin tüm işlemlerin yok sayılması
    c-Şeyhülislamın halkı kışkırtıcı nitelikteki fetvalarına karşılık, Ankara müftüsü (Rıfat Börükçü) nün gerçek vatan hainlerinin İstanbul hükümetinin başında bulunanlar olduğuna ilişkin fetvalarının yayınlanması
    d-TBMM ayaklanmaları önlemek ve gücünü artırmak için 29 Nisan 1920’de Hıyanet-, Vataniye kanununu çıkarmıştır.
    TBMM, ulusu temsil üstün bir güç olduğundan, ona karşı ayaklananlar sözle bile olsa varlığını inkar edenler vatan haini sayılacak ve cezalandırılacaktı.
    İstanbul’dan gelen hiçbir evrak kabul edilmeyecek ve geri gönderilecektir. Buna uymayanlar vatan haini sayılacak ve cezalandırılacaktır.
    Bütün bunlar, yeni bir devlet düzeninin kurulduğunun işaretleri olduğu gibi, İstanbul’un Ankara üzerindeki yıkıcı etkilerini silmeye yönelik tedbirlerdir.
    Ayaklananları yargılayıp cezalandırabilmek amacıyla TBMM milletvekilleri arasında seçilecek kişilerin oluşturduğu İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur.
    Ayaklanmaların bastırılmasında önemli rol oynayan İstiklal Mahkemeleri düzenli ordunun kurulmasında etkili olmuş, Meclis otoritesini sağlanmış, Cumhuriyet ilkelerinin yerleştirilmesinde de çok önemli rol oynamıştır.







  3. 15
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Sevr Barış Antlaşması (10 Ağustos 1920)

    Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde yenen devletler, yenilen devletlere ağır koşullarda antlaşmalar imzalatırken, Osmanlı Devleti ile ateşkes antlaşması imzalamakla yetinmişlerdir. Ancak 10 Ağustos 1920’de Sevr Barış Antlaşması imzalanmıştır.
    İtilaf devletlerinin aralarında anlaşmazlıklar olmasına rağmen bu antlaşmanın imzalanma nedenleri:
    1-TBMM’nin açılması. Yeni Türk Devletinin kuruluşunun 30 Nisan 1920’de dünyaya duyurulması
    2-Anadolu hareketinin güçlenmesi karşısında İstanbul hükümetinin varlığını sürdürebilmek amacıyla anlaşma devletleriyle hemen bir barış anlaşması imzalayarak Anadolu Hareketine son vermek istemesi
    3-Anlaşma devletlerinin Anadolu hareketinin güçlenmesi üzerine kendi anlaşmazlıklarının bir kenara bırakmaları
    4-İngiltere’nin desteklediği Yunan kuvvetlerinin 22 Haziran 1920’de Bursa-Uşak çizgisini aşarak Batı Anadolu’da işgallere başlaması, Trakya’yı işgal etmeleri üzerine Osmanlı yöneticilerinin telaşa düşmesi
    Barış imzalanırsa; savaş sona erecek, halk rahat edecek, Mustafa Kemal de yalnız kalacaktı.
    Osmanlı tarihinin kara lekesi olan Sevr Barış Antlaşması 10 Ağustos 1920’de Damat Ferit Paşa tarafından imzalandı.

    Anlaşmanın koşulları

    1-Boğazlar bütün devletlere daima açık olacak, Türklerin bulunmadığı bir komisyon tarafından yönetilecekti.
    2-Ege Bölgesinin büyük bir bölümü ile Doğu Trakya Yunanlılara verilecekti.
    3-Doğu Anadolu’da Bağımsız Ermenistan ve Kürdistan isimli iki devlet kurulacaktı.
    4-Antalya ve Konya dahil İç Batı Anadolu İtalya’ya verilecekti.
    5-Adana’dan Sivas’a kadar İç Anadolu Fransızlara ait olacaktı.
    6-Osmanlı İmparatorluğuna bağlı Suriye, Irak, Arabistan Fransızlarla İngilizler arasında paylaşılacaktı.
    7-İç güvenliği sağlamak için 50.000-70.000 kişilik ordu bulundurulabilecek ancak ağır silahlar olmayacaktı.
    8-Ekonomik, adli ve mali kapitülasyonlar galip devletlerin çıkarına yeniden düzenlenecek, azınlıklara geniş haklar verilecekti.
    9-Osmanlı Devleti anlaşmaya uymazsa, İstanbul elinden alınacaktı.

    Özellikleri

    Osmanlı Devletini fiilen sona erdirmiştir.
    Osmanlı Devletinin imzaladığı son antlaşmadır.
    Osmanlı parlamentosunun onayından geçmediği için Kanun-i Esasiye ters düşmüştür. Osmanlı Parlamentosu yurdunun parçalanmasına razı olmayarak Misak-ı Milliyi kabul etmişti. Padişah anlaşmayı imzalayarak milli iradeye de karşı geliyordu.
    TBMM ve Türk halkı tarafından kabul edilmediği için yürürlüğe girmemiştir.

    Sevr’e Karşı Tepkiler

    Sevr Barışına TBMM’nin tepkisi çok daha büyük olmuştur.
    1-TBMM, 19 Ağustos 1920’de yaptığı toplantıda, Sevr Barışını imzalayanları ve onaylayanları vatan haini ilan etmiştir.
    2-Sevr Barışını kesinlikle tanımadığını tüm ilgili devletlere bildirmiştir.
    3-Padişah ve Osmanlı yöneticilerinin vatan haini olduklarının anlaşılması halkın direnme gücünü kamçılamış ve ulusal mücadeleye katılım hız kazanmıştır.

    İstiklal Mahkemelerinin Kurulması

    Olağanüstü yetkiler taşıyan İstiklal Mahkemeleri Hıyaneti Vataniye Kanunu ile 18 Eylül 1920’de kurulmuştur.
    1949’da İstiklal Mahkemelerinin kuruluşunu oluşturan kanun kaldırılmıştır.

    Düzenli Ordunun Kurulması

    Osmanlı İmparatorluğunda ordu gerilemiştir. Modern esaslara dayanan ordu II.Mahmut tarafından kuruldu. Kurulan bu ordu XIX. Yüzyıldaki yenilik hareketlerine öncülük etti. II.Meşrutiyet ordunun eseridir.
    8 Kasım 1920’de TBMM ile kurulan devletin buyruğunda Ordu, tekrar örgütlendirilmiştir. Gücünü ulusal egemenlikten alan ordu Kurtuluş Savaşını başarıyla tamamlayacaktır.

    Düzenli ordu kurulmasının sebepleri
    1-Kuvayi Milliye birliklerinin askerlik yeteneğinden yoksun olması otorite altına alınamaması
    2-Olumsuz çalışmaları sonucunda halkın, Kuvayi Milliye birliklerine güven duygusunun azalması
    3-Yunan ilerleyişini durdurulamaması Batı Anadolu’nun büyük bir kısmının Yunanlıların eline geçmesi
    Mustafa Kemal Paşanın TBMM’de yaptığı konuşmalar sonuç verdi. Batı cephesi yeni ordunun ihtiyaçlarına göre Çerkez Ethem birlikleri dışında yeni baştan düzenlendi. Güneyde Kuvayi Milliye birlikleri Fransızlara karşı başarılıydı. Buradaki birlikler düzen ve disiplin altına alındı.

    Doğu Cephesi Ermeni Sorunu

    1878 Berlin antlaşmasından sonra İngiltere ve Rusya’nın çıkarları doğrultusunda Ermeni ayaklanmaları başladı. Birinci Dünya Savaşı başlayınca Ruslar ülkelerinden getirdikleri Ermeni birliklerini Doğu Anadolu’da kullandılar. Osmanlı ülkesinde yaşayan Ermeniler de Rusların yanında yer almıştır. Doğu Anadolu’nun savunmasını zorlaştırdıkları için hükümet orada yaşayan Ermenileri bir başka yere göç ettirdi. (1915 Tehcir Yasası) Ermeniler Suriye ve Lübnan’a yerleştiler. Göç ettirilen Ermenilerin bir bölümü savaş hali, salgın hastalık ve asayişsizlik nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Bu olay Ermeniler tarafından günümüze kadar kullanılmıştır.
    Wilson ilkelerinden hareketle batılı devletler ABD’nin mandasında Doğu Anadolu’da bir Ermenistan devletinin kurulmasını kararlaştırmışlardı. Amerikan senatosunun Ermenilerin Doğu Anadolu’da çoğunlukta bulunup bulunmadığını incelemek üzere gönderdiği General Harbord’un araştırması sonucunda Ermenilerin azınlıkta olduğu ortaya çıktı.
    Not: Birinci Dünya Savaşı sırasında yayınlanan Wilson ilkeleriyle ilk defa bağımsız bir Ermeni devletinden söz ediliyordu.
    Sevr antlaşmasında Doğu Anadolu’da Ermeni devleti kurulması maddesi yer almıştır.







+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi