Kuran-ı Kerim Fihristi 5.Bölüm Güzel Sözler Söyleyin Şeytana Uymayın

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Kuranı Kerim Bölümünden Kuran-ı Kerim Fihristi 5.Bölüm Güzel Sözler Söyleyin Şeytana Uymayın ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Kemal Bektaş
    Cezalı
    Reklam

    Kuran-ı Kerim Fihristi 5.Bölüm Güzel Sözler Söyleyin Şeytana Uymayın

    Reklam



    Kuran-ı Kerim Fihristi 5.Bölüm Güzel Sözler Söyleyin Şeytana Uymayın

    Forum Alev




    KUR'ANI KERİM FİHRİSTİ-5


    *******************
    قَالَفَالْحَقُّوَالْحَقَّأَقُولُ
    “Kale fel hakku vel hakka ekul “ Sad-84
    لَأَمْلَأَنَّجَهَنَّمَمِنكَوَمِمَّنتَبِعَكَمِنْهُمْأَجْمَعِينَ
    “Le emleenne cehenneme minke ve mimmen tebiake minhüm ecmeiyn” Sad-85
    “Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım ” Sad-84-85

    *******************
    قَالَاخْرُجْمِنْهَامَذْؤُومًامَّدْحُورًالَّمَنتَبِعَكَمِنْهُمْلأَمْلأنَّجَهَنَّمَمِنكُمْأَجْمَعِينَ
    “Kalehruc minha mez'umem medhura le men tebiake minhüm le emleenne cehenneme minküm ecmeiyn”
    Allah, dedi ki: “Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum ” ”Araf-18
    *******************
    إِنَّهُلَيْسَلَهُسُلْطَانٌعَلَىالَّذِينَآمَنُواوَعَلَىرَبِّهِمْيَتَوَكَّلُونَ
    “İnnehu leyse lehu sültanün alellezine amenu ve ala rabbihim yetevekkelun”
    Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur Nahl-99



    HZ İBRAHİM’İN RABBİMİZİN VARLIĞINI ARAŞTIRMASI:
    Hz İbrahimin,yıldızları,güneşi,ayı, rabbimmi diye etüt edip hakka yönelmesi
    فَلَمَّاجَنَّعَلَيْهِاللَّيْلُرَأَىكَوْكَبًاقَالَهَـذَارَبِّيفَلَمَّاأَفَلَقَالَلاأُحِبُّالآفِلِينَ
    “Felemma cenne aleyhil leylü raa kevkeba kale haza rabbi felemma efele kale la ühibbül afilin”
    Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü “İşte Rabbim!” dedi Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi Enam-76
    فَلَمَّارَأَىالْقَمَرَبَازِغًاقَالَهَـذَارَبِّيفَلَمَّاأَفَلَقَالَلَئِنلَّمْيَهْدِنِيرَبِّيلأكُونَنَّمِنَالْقَوْمِالضَّالِّينَ
    “Felemma rael kamera baziğan kale haza rabbi felemma efele kale leil lem yehdini rabbi le ekunenne minel kavmid dallin “
    Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi Enam-77
    *******************
    فَلَمَّارَأَىالشَّمْسَبَازِغَةًقَالَهَـذَارَبِّيهَـذَاأَكْبَرُفَلَمَّاأَفَلَتْقَالَيَاقَوْمِإِنِّيبَرِيءٌمِّمَّاتُشْرِكُونَ
    “Felemma raeş şemse baziğaten kale haza rabbi haza ekber felemma efelet kale ya kavmi inni beriüm mimma tüşrikun”
    Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi Enam-78
    *******************
    إِنِّيوَجَّهْتُوَجْهِيَلِلَّذِيفَطَرَالسَّمَاوَاتِوَالأَرْضَحَنِيفًاوَمَاأَنَامِنَالْمُشْرِكِينَ
    “İnni veccehtü vechiye lillezi fetaras semavati vel erda hanifev ve ma ene minel müşrimin”
    “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim ” Enam-79
    *******************
    وَحَآجَّهُقَوْمُهُقَالَأَتُحَاجُّونِّيفِياللّهِوَقَدْهَدَانِوَلاَأَخَافُمَاتُشْرِكُونَبِهِإِلاَّأَنيَشَاءرَبِّيشَيْئًاوَسِعَرَبِّيكُلَّشَيْءٍعِلْمًاأَفَلاَتَتَذَكَّرُونَ
    “Ve haccehu kavmüh kale e tühaccunni fillahi ve kad hedan ve la ehafü ma tüşrikune bihi illa ey yeşae rabbi şey'a vesia rabbi külle şey'in ilma e fe la tetezekkerun”
    Kavmi onunla tartışmaya girişti Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?” Enam-80
    *******************
    وَكَيْفَأَخَافُمَاأَشْرَكْتُمْوَلاَتَخَافُونَأَنَّكُمْأَشْرَكْتُمبِاللّهِمَالَمْيُنَزِّلْبِهِعَلَيْكُمْسُلْطَانًافَأَيُّالْفَرِيقَيْنِأَحَقُّبِالأَمْنِإِنكُنتُمْتَعْلَمُونَ
    “Ve keyfe ehafü ma eşraktüm ve la tehafune enneküm eşraktüm billahi ma lem yünezzil bihi aleyküm sültana fe eyyül ferikayni ehakku bil emn in küntüm ta'lemun”
    “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin ” Enam-81
    İBADET :
    وَإِذْأَخَذْنَامِيثَاقَبَنِيإِسْرَائِيلَلاَتَعْبُدُونَإِلاَّاللّهَوَبِالْوَالِدَيْنِإِحْسَاناًوَذِيالْقُرْبَىوَالْيَتَامَىوَالْمَسَاكِينِوَقُولُوالِلنَّاسِحُسْناًوَأَقِيمُواالصَّلاَةَوَآتُواالزَّكَاةَثُمَّتَوَلَّيْتُمْإِلاَّقَلِيلاًمِّنكُمْوَأَنتُممِّعْرِضُونَ
    “Ve iz ehazna misaka beni israile la ta'büdune illellahe ve bil valideyni ihsanev ve izl kurba vel yetam vel mesakini ve kulu lin nasi husnev ve ekiymus salate ve atüz zekah, sümme tevelleytüm ila kalilem minküm ve entüm mu'ridun”
    Hani, biz İsrailoğulları’ndan, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz” diye söz almıştık Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz Bakara-83
    İBADET-GECE YARISI İBADET :
    يَاأَيُّهَاالْمُزَّمِّلُ
    “Ya eyyuhelmuzzemmilu ”
    Ey örtünüp bürünen (Peygamber)! Müzzemmil-1
    قُمِاللَّيْلَإِلَّاقَلِيلًا
    “Kumilleyle illa kaliylen ” Müzzemmil-2
    نِصْفَهُأَوِانقُصْمِنْهُقَلِيلًا
    “Nisfehu evinkus minhu kaliylen ” Müzzemmil-3
    Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir Yahut bundan biraz eksilt Müzzemmil-2-3
    أَوْزِدْعَلَيْهِوَرَتِّلِالْقُرْآنَتَرْتِيلًا
    “Ev zid 'aleyhi ve rettililkur'ane tertiylen ”
    Yahut buna biraz ekle Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku Müzzemmil-4


    İBADET-GECE YARISI İBADET :
    إِنَّرَبَّكَيَعْلَمُأَنَّكَتَقُومُأَدْنَىمِنثُلُثَيِاللَّيْلِوَنِصْفَهُوَثُلُثَهُوَطَائِفَةٌمِّنَالَّذِينَمَعَكَوَاللَّهُيُقَدِّرُاللَّيْلَوَالنَّهَارَعَلِمَأَنلَّنتُحْصُوهُفَتَابَعَلَيْكُمْفَاقْرَؤُوامَاتَيَسَّرَمِنَالْقُرْآنِعَلِمَأَنسَيَكُونُمِنكُممَّرْضَىوَآخَرُونَيَضْرِبُونَفِيالْأَرْضِيَبْتَغُونَمِنفَضْلِاللَّهِوَآخَرُونَيُقَاتِلُونَفِيسَبِيلِاللَّهِفَاقْرَؤُوامَاتَيَسَّرَمِنْهُوَأَقِيمُواالصَّلَاةَوَآتُواالزَّكَاةَوَأَقْرِضُوااللَّهَقَرْضًاحَسَنًاوَمَاتُقَدِّمُوالِأَنفُسِكُممِّنْخَيْرٍتَجِدُوهُعِندَاللَّهِهُوَخَيْرًاوَأَعْظَمَأَجْرًاوَاسْتَغْفِرُوااللَّهَإِنَّاللَّهَغَفُورٌرَّحِيمٌ
    “İnne rabbeke ya'lemu enneke tekumu edna min suluseyilleyli ve nisfehu ve sulusehu ve taifetun minelleziyne me'ake vallahu yukaddirulleyle vennehare 'alime en len tuhsuhu fetabe 'aleykum fakreu ma teyessere minelkur'ani 'alime en seyekunu minkum merda ve aharune yadribune fiyl'ardi yebteğune min fadlillahi ve aharune yukatilune fiy sebiylillahi fakreu ma teyessere minhu ve ekiymussalate ve atuzzekate ve akridullahe kardan hasenen ve ma tukaddimu lienfusikum min hayrin teciduhu 'indallahi huve hayren ve a'zame ecren vestağfirullahe innallahe ğafurun” rahiymun ”
    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti ) Artık, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir O hâlde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz Allah’tan bağışlama dileyin Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir Müzzemmil-20
    İKİ KALP YARATMAK :
    مَّاجَعَلَاللَّهُلِرَجُلٍمِّنقَلْبَيْنِفِيجَوْفِهِوَمَاجَعَلَأَزْوَاجَكُمُاللَّائِيتُظَاهِرُونَمِنْهُنَّأُمَّهَاتِكُمْوَمَاجَعَلَأَدْعِيَاءكُمْأَبْنَاءكُمْذَلِكُمْقَوْلُكُمبِأَفْوَاهِكُمْوَاللَّهُيَقُولُالْحَقَّوَهُوَيَهْدِيالسَّبِيلَ
    “Ma cealellahü li racülim min kalbeyni fi cevfih ve ma ceale ezvacekümüllai tüzahirune minhünne ümmehatiküm ve ma ceale ed'iyaeküm ebnaeküm zaliküm kavlüküm bi efvahiküm vallahü yekulül hakka ve hüve yehdis sebil”
    Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır Kendilerine zıhâr yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır Yine evlatlıklarınızı da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir Ahzab-4


    İLİMİN RABBİMİZDE Kİ SONSUZLUĞU :
    وَكَيْفَتَصْبِرُعَلَىمَالَمْتُحِطْبِهِخُبْرًا
    Ve keyfe tasbiru ala ma lem tühit bihi hubra
    “İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?” Kehf-68
    *******************
    قَالَيَاآدَمُأَنبِئْهُمبِأَسْمَآئِهِمْفَلَمَّاأَنبَأَهُمْبِأَسْمَآئِهِمْقَالَأَلَمْأَقُللَّكُمْإِنِّيأَعْلَمُغَيْبَالسَّمَاوَاتِوَالأَرْضِوَأَعْلَمُمَاتُبْدُونَوَمَاكُنتُمْتَكْتُمُونَ
    “Kale ya ademü embi'hüm bi esmaihim, felemma embeehüm bi esmaihim kale e lem ekul leküm inni a'lemü ğaybes semavati vel erdi ve a'lemü ma tübdune ve ma küntüm tektümun”
    Allah, şöyle dedi: “Ey Âdem! Onlara bunların isimlerini söyle ” Âdem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, “Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?” dedi Bakara-33
    *******************
    قُلْإِنتُخْفُوامَافِيصُدُورِكُمْأَوْتُبْدُوهُيَعْلَمْهُاللّهُوَيَعْلَمُمَافِيالسَّمَاوَاتِوَمَافِيالأرْضِوَاللّهُعَلَىكُلِّشَيْءٍقَدِيرٌ
    “Kul in tuhfu ma fi suduriküm ev tübduhü ya'lemhüllah, ve ya'lemü ma fis semavati ve ma fil ard, vallahü ala külli şey'in kadir “
    De ki: “İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir ” Ali İmran-29
    *******************
    هُوَالَّذِيجَعَلَالشَّمْسَضِيَاءوَالْقَمَرَنُورًاوَقَدَّرَهُمَنَازِلَلِتَعْلَمُواعَدَدَالسِّنِينَوَالْحِسَابَمَاخَلَقَاللّهُذَلِكَإِلاَّبِالْحَقِّيُفَصِّلُالآيَاتِلِقَوْمٍيَعْلَمُونَ
    “Hüvellezi cealeş şemse diyaev vel kamera nurav ve kadderahu menazile li ta'lemu adedes sinine vel hisab ma halekallahü zalike illa bil hakk yüfassilül ayati li kavmiy ya'lemun “
    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir edendir Allah, bunları (boş yere değil) ancak gerçek ile (hikmeti gereğince) yaratmıştır O, âyetlerini, bilen bir topluma ayrı ayrı açıklamaktadır Yunus-5
    *******************
    إِنَّفِياخْتِلاَفِاللَّيْلِوَالنَّهَارِوَمَاخَلَقَاللّهُفِيالسَّمَاوَاتِوَالأَرْضِلآيَاتٍلِّقَوْمٍيَتَّقُونَ
    “İnne fihtilafil leyli ven nehari ve ma halekallahü fis semavati vel erdi le ayatil li kavmiy yettekun “
    Şüphesiz gece ve gündüzün ard arda değişmesinde, Allah’ın göklerde ve yeryüzünde yarattığı şeylerde, Allah’a karşı gelmekten sakınan bir toplum için pek çok deliller vardır Yunus-6
    *******************
    اللّهُالَّذِيخَلَقَالسَّمَاوَاتِوَالأَرْضَوَأَنزَلَمِنَالسَّمَاءمَاءفَأَخْرَجَبِهِمِنَالثَّمَرَاتِرِزْقًالَّكُمْوَسَخَّرَلَكُمُالْفُلْكَلِتَجْرِيَفِيالْبَحْرِبِأَمْرِهِوَسَخَّرَلَكُمُالأَنْهَارَ
    “Allahüllezi halekas semavati vel erda ve enzele mines semai maen fe ahrace bihi mines semerati rizkal leküm ve sehhara lekümül fülke li tecriye fil bahri bi emrih ve sehhara lekümül enha”
    Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır İbrahim-32
    *******************
    وَسَخَّرلَكُمُالشَّمْسَوَالْقَمَرَدَآئِبَينَوَسَخَّرَلَكُمُاللَّيْلَوَالنَّهَارَ
    “Ve sehha lekümüş şemse vel kamera daibeyn ve sehhara lekümül leyle ven nehar”
    O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir İbrahim-33
    *******************
    لَّـكِنِاللّهُيَشْهَدُبِمَاأَنزَلَإِلَيْكَأَنزَلَهُبِعِلْمِهِوَالْمَلآئِكَةُيَشْهَدُونَوَكَفَىبِاللّهِشَهِيدًا
    “Lakinillahü yeşhedü bi ma enzele ileyke enzelehu bi ilmih vel melaiketü yeşhedun ve kefa billahi şehida “
    Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder Melekler de buna şahitlik eder Şahit olarak Allah yeter Nisa-166
    *******************
    وَلَقَدْآتَيْنَادَاوُودَوَسُلَيْمَانَعِلْمًاوَقَالَاالْحَمْدُلِلَّهِالَّذِيفَضَّلَنَاعَلَىكَثِيرٍمِّنْعِبَادِهِالْمُؤْمِنِينَ
    “Ve le kad ateyna davede ve süleymane ilma ve kalel hamdü lillahillezi faddalena ala kesirim min ibadihil mü'minin”
    Andolsun! Biz Dâvûd’a ve Süleyman’a ilim verdik Onlar, “Hamd, bizi mü’min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a mahsustur” dediler Neml-15
    *******************
    وَلَقَدْجَعَلْنَافِيالسَّمَاءبُرُوجًاوَزَيَّنَّاهَالِلنَّاظِرِينَ
    “Ve le kad cealna fis semai bürucev ve zeyyennaha lin nazirin”
    Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik (ÇOK ANLAMLI AYET) Hicr-16
    وَحَفِظْنَاهَامِنكُلِّشَيْطَانٍرَّجِيمٍ
    “Ve hafiznaha min külli şeytanir racim”
    Onu kovulmuş her şeytandan koruduk (ÇOK ANLAMLI AYET) Hicr-17
    إِلاَّمَنِاسْتَرَقَالسَّمْعَفَأَتْبَعَهُشِهَابٌمُّبِينٌ
    “İlla menisterekas sem'a fe etbeahu şihabüm mübin”
    Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir Hicr-18
    *******************
    قَالَإِنَّمَاأَشْكُوبَثِّيوَحُزْنِيإِلَىاللّهِوَأَعْلَمُمِنَاللّهِمَالاَتَعْلَمُونَ
    “Kale innema eşku bessi ve huzni ilellahi ve a'lemü minellahi ma la ta'lemun”
    Yakub, “Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah’a arz ederim Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” dedi Yusuf-86
    *******************
    فَلَمَّاأَنجَاءالْبَشِيرُأَلْقَاهُعَلَىوَجْهِهِفَارْتَدَّبَصِيرًاقَالَأَلَمْأَقُللَّكُمْإِنِّيأَعْلَمُمِنَاللّهِمَالاَتَعْلَمُونَ
    “Fe lemma en cael beşiru elkahü ala vechihi fertedde besiyra kale elem ekul leküm inni a'lemü minellahi ma la ta'lemun”
    Müjdeci gelip gömleği Yakub’un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi Yakub, “Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?” dedi (Hz Yakup) Yusuf-86-96
    *******************
    كَمَاأَرْسَلْنَافِيكُمْرَسُولاًمِّنكُمْيَتْلُوعَلَيْكُمْآيَاتِنَاوَيُزَكِّيكُمْوَيُعَلِّمُكُمُالْكِتَابَوَالْحِكْمَةَوَيُعَلِّمُكُممَّالَمْتَكُونُواتَعْلَمُونَ
    “Kema erselna fiküm rasulem minküm yetlu aleyküm ayatina ve yüzekkiküm ve yüallimükümül kitabv vel hikmete ve yüallimüküm ma lem tekunu ta'lemun”
    Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik Bakara-151
    *******************
    وَظَلَّلْنَاعَلَيْكُمُالْغَمَامَوَأَنزَلْنَاعَلَيْكُمُالْمَنَّوَالسَّلْوَىكُلُوامِنطَيِّبَاتِمَارَزَقْنَاكُمْوَمَاظَلَمُونَاوَلَـكِنكَانُواأَنفُسَهُمْيَظْلِمُونَ
    “Ve zallelna aleykümül ğamame ve enzelna aleykümül menne ves selva, külu min tayyibati ma razaknaküm, ve ma zalemuna ve lakin kanu enfüsehüm yazlimun”
    Bulutu üstünüze gölge yaptık Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” (dedik) Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı (Sürekli güneş olsaydı?) Bakara-57
    *******************
    وَأَمَّاالْجِدَارُفَكَانَلِغُلَامَيْنِيَتِيمَيْنِفِيالْمَدِينَةِوَكَانَتَحْتَهُكَنزٌلَّهُمَاوَكَانَأَبُوهُمَاصَالِحًافَأَرَادَرَبُّكَأَنْيَبْلُغَاأَشُدَّهُمَاوَيَسْتَخْرِجَاكَنزَهُمَارَحْمَةًمِّنرَّبِّكَوَمَافَعَلْتُهُعَنْأَمْرِيذَلِكَتَأْوِيلُمَالَمْتَسْطِععَّلَيْهِصَبْرًا
    “Ve emmel cidaru fe kane li ğulameyni yetimeyni fil medineti ve kane tahtehu kenzül lehüma ve kane ebuhüma saliha fe erade rabbüke ey yeblüğa eşüddehüma ve yestahrica kenzehüma rahmetem mir rabbik ve ma fealtühu an emri zalike te'vilü ma lem testi' aleyhi sabra”
    “Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi Altında onlara ait bir define vardı Babaları da iyi bir insandı Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur ” Kehf-82
    *******************
    قَالَسَآوِيإِلَىجَبَلٍيَعْصِمُنِيمِنَالْمَاءقَالَلاَعَاصِمَالْيَوْمَمِنْأَمْرِاللّهِإِلاَّمَنرَّحِمَوَحَالَبَيْنَهُمَاالْمَوْجُفَكَانَمِنَالْمُغْرَقِينَ
    “Kale seavi ila cebeliy ya'simüni minel ma' kale la asimel yevme min emrillahi illa mer rahim ve hale beynehümel mevcü fe kane minel muğrakiyn”
    O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu Hud-43
    وَقِيلَيَاأَرْضُابْلَعِيمَاءكِوَيَاسَمَاءأَقْلِعِيوَغِيضَالْمَاءوَقُضِيَالأَمْرُوَاسْتَوَتْعَلَىالْجُودِيِّوَقِيلَبُعْداًلِّلْقَوْمِالظَّالِمِينَ
    “Ve kiyle ya erdubleiy maeki ve ya semaü akliiy ve ğidal maü ve kudiyel emru vestevet alel cudiyyi ve kiyle bu'del lil kavmiz zalimin”
    Ey yeryüzü! Yut suyunu Ey gök! Tut suyunu” denildi Su çekildi, iş bitirildi Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi Hud-44
    وَنَادَىنُوحٌرَّبَّهُفَقَالَرَبِّإِنَّابُنِيمِنْأَهْلِيوَإِنَّوَعْدَكَالْحَقُّوَأَنتَأَحْكَمُالْحَاكِمِينَ
    “Ve nada nuhur rabbehu fe kale rabbi innebni min ehli ve inne va'dekel hakku ve ente ahkemül hakimin “Hud-45
    Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da âilemdendir Senin va’din elbette gerçektir Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin ”Hud-45
    قَالَيَانُوحُإِنَّهُلَيْسَمِنْأَهْلِكَإِنَّهُعَمَلٌغَيْرُصَالِحٍفَلاَتَسْأَلْنِمَالَيْسَلَكَبِهِعِلْمٌإِنِّيأَعِظُكَأَنتَكُونَمِنَالْجَاهِلِينَ
    “Kale ya nuhu innehu leyse min ehlik innehu amelün ğayru salihin fe la tes'elni ma leyse leke bihi ilm inni eizuke en ketune minel cahilin”
    Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi Hud-46
    *******************
    وَلاَتَقْفُمَالَيْسَلَكَبِهِعِلْمٌإِنَّالسَّمْعَوَالْبَصَرَوَالْفُؤَادَكُلُّأُولـئِكَكَانَعَنْهُمَسْؤُولاً
    “Ve la takfü ma leyse leke bihi ilm innes sem'a vel besara vel füade küllü ülaike kane anhü mes'ula “
    Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur (ÖNEMLİ) İsra-36
    *******************
    وَإِذَامَسَّالْإِنسَانَضُرٌّدَعَارَبَّهُمُنِيبًاإِلَيْهِثُمَّإِذَاخَوَّلَهُنِعْمَةًمِّنْهُنَسِيَمَاكَانَيَدْعُوإِلَيْهِمِنقَبْلُوَجَعَلَلِلَّهِأَندَادًالِّيُضِلَّعَنسَبِيلِهِقُلْتَمَتَّعْبِكُفْرِكَقَلِيلًاإِنَّكَمِنْأَصْحَابِالنَّارِ
    “Ve iza messel insane durrun dea rabbehu müniben ileyhi sümme iza havvelehu ni'metem minhü nesiye ma kane yed'u ileyhi min kabül ve ceale lillahi endadel li yüdille an sebilih kul temetta' bi küfrike kalilen inneke min ashabin nar”
    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin ” Zümer-8
    أَمَّنْهُوَقَانِتٌآنَاءاللَّيْلِسَاجِدًاوَقَائِمًايَحْذَرُالْآخِرَةَوَيَرْجُورَحْمَةَرَبِّهِقُلْهَلْيَسْتَوِيالَّذِينَيَعْلَمُونَوَالَّذِينَلَايَعْلَمُونَإِنَّمَايَتَذَكَّرُأُوْلُواالْأَلْبَابِ
    “Emmen hüve kanitün anael leyli sacidev ve kaimey yahzerul ahirate ve yercu rahmete rabbih kul hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun innema yetezekkeru ülül elbab”
    (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar Zümer-9
    *******************
    وَعَلَّمَآدَمَالأَسْمَاءكُلَّهَاثُمَّعَرَضَهُمْعَلَىالْمَلاَئِكَةِفَقَالَأَنبِئُونِيبِأَسْمَاءهَـؤُلاءإِنكُنتُمْصَادِقِينَ
    “Ve alleme ademel esmae külleha sümme aradahüm alel melaiketi fe kale embiuni bi esmai haülai in küntüm sadikiyn”
    Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi Bakara-31
    *******************
    فَوَجَدَاعَبْدًامِّنْعِبَادِنَاآتَيْنَاهُرَحْمَةًمِنْعِندِنَاوَعَلَّمْنَاهُمِنلَّدُنَّاعِلْمًا
    “Fe veceda abdem min ibadina ateynahü rahmetem min indina ateynahü rahmetem min indina ve allemnahü mil ledünna ilma”
    Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik (Hz Musa) Kehf-65
    *******************
    فَإِنلَّمْيَسْتَجِيبُوالَكُمْفَاعْلَمُواأَنَّمَاأُنزِلِبِعِلْمِاللّهِوَأَنلاَّإِلَـهَإِلاَّهُوَفَهَلْأَنتُممُّسْلِمُونَ
    “Fe illem yestecibu leküm fa'lemu ennema ünzile bi ilmillahi ve el la ilahe illa hu fe hel entüm müslimun”
    Eğer size (bu konuda) cevap veremedilerse, bilin ki o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur Artık müslüman oluyor musunuz? Hud-14
    *******************
    هُوَالَّذِيَأَنزَلَعَلَيْكَالْكِتَابَمِنْهُآيَاتٌمُّحْكَمَاتٌهُنَّأُمُّالْكِتَابِوَأُخَرُمُتَشَابِهَاتٌفَأَمَّاالَّذِينَفيقُلُوبِهِمْزَيْغٌفَيَتَّبِعُونَمَاتَشَابَهَمِنْهُابْتِغَاءالْفِتْنَةِوَابْتِغَاءتَأْوِيلِهِوَمَايَعْلَمُتَأْوِيلَهُإِلاَّاللّهُوَالرَّاسِخُونَفِيالْعِلْمِيَقُولُونَآمَنَّابِهِكُلٌّمِّنْعِندِرَبِّنَاوَمَايَذَّكَّرُإِلاَّأُوْلُواالألْبَابِ
    “Hüvellezi enzele aleykel kitabe minhü ayatüm muhkematün hünne ümmül kitabi ve üharu müteşabihat, fe emmellezine fi kulubihim zeyğun fe yettebiune ma teşabehe minhübtiğael fitneti vebtiğae te'vilih, ve ma ya'lemü te'vilehu illellah, ver rasihune fil ilmi yekulune amenna bihi küllüm min indi rabbina, ve ma yezzekkeru illa ülül elbab “
    O, sana Kitab’ı indirendir Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır Diğerleri de müteşabihtir Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar Ali İmran-7
    *******************
    قَالَلَهُمُوسَىهَلْأَتَّبِعُكَعَلَىأَنتُعَلِّمَنِمِمَّاعُلِّمْتَرُشْدًا
    “Kale lehu musa hel ettebiuke ala en tüallimeni mimma ullimte ruşda”
    Mûsâ ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi Kehf-66
    *******************
    وَلَمَّابَلَغَأَشُدَّهُوَاسْتَوَىآتَيْنَاهُحُكْمًاوَعِلْمًاوَكَذَلِكَنَجْزِيالْمُحْسِنِينَ
    “Ve lemma beleğa eşüddehu vesteva ateynahü hukmev ve ilma ve kezalike neczil muhsinin”
    Mûsâ, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik Biz, iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız Kasas-14
    *******************
    وَسَخَّرَلَكُمُاللَّيْلَوَالْنَّهَارَوَالشَّمْسَوَالْقَمَرَوَالْنُّجُومُمُسَخَّرَاتٌبِأَمْرِهِإِنَّفِيذَلِكَلَآيَاتٍلِّقَوْمٍيَعْقِلُونَ
    “Ve sehhara lekümül leyle ven nehara veş şemse vel kaner ven nücumü müsahharatüm bi emrih inne fi zalike le ayatil li kavmiy ya'kilun”
    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır (UZAY ÇALIŞMASI) Nahl-12
    *******************
    اللّهُلاَإِلَـهَإِلاَّهُوَالْحَيُّالْقَيُّومُلاَتَأْخُذُهُسِنَةٌوَلاَنَوْمٌلَّهُمَافِيالسَّمَاوَاتِوَمَافِيالأَرْضِمَنذَاالَّذِييَشْفَعُعِنْدَهُإِلاَّبِإِذْنِهِيَعْلَمُمَابَيْنَأَيْدِيهِمْوَمَاخَلْفَهُمْوَلاَيُحِيطُونَبِشَيْءٍمِّنْعِلْمِهِإِلاَّبِمَاشَاءوَسِعَكُرْسِيُّهُالسَّمَاوَاتِوَالأَرْضَوَلاَيَؤُودُهُحِفْظُهُمَاوَهُوَالْعَلِيُّالْعَظِيمُ
    “Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum, la te'huzühu sinetüv vela nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, men zellezi yeşfeu indehu illa bi iznih, ya'lemü ma beyne eydihim ve ma halfehüm, ve al yühiytune bi şey'im min ilmihi illa bi ma şa', vesia kürsiyyühüs semavati vel ard, ve la yeudühu hifzuhüma, ve hüvel aliyyül aziym”
    Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır Diridir, kayyumdur O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir ) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez O, yücedir, büyüktür (Ayet-el Kürsü) Bakara-255
    *******************
    وَلَمَّابَلَغَأَشُدَّهُآتَيْنَاهُحُكْمًاوَعِلْمًاوَكَذَلِكَنَجْزِيالْمُحْسِنِينَ
    “Ve lemma beleğa eşüddehu ateynahü hukmev ve ilma ve kezalike neczil muhsinin”
    Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız (Hz Yusuf''a) Yusuf-22
    *******************
    انظُرْكَيْفَفَضَّلْنَابَعْضَهُمْعَلَىبَعْضٍوَلَلآخِرَةُأَكْبَرُدَرَجَاتٍوَأَكْبَرُتَفْضِيلاً
    “Ünzur keyfe faddalna ba'dahüm ala ba'd ve lel ahiratü ekberu deracativ ve ekberu tefdiyla”
    Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür İsra-21
    *******************
    وَهُوَالَّذِيجَعَلَكُمْخَلاَئِفَالأَرْضِوَرَفَعَبَعْضَكُمْفَوْقَبَعْضٍدَرَجَاتٍلِّيَبْلُوَكُمْفِيمَاآتَاكُمْإِنَّرَبَّكَسَرِيعُالْعِقَابِوَإِنَّهُلَغَفُورٌرَّحِيمٌ
    “Ve hüvellezi cealeküm halaifel erdi ve rafea ba'daküm fevka ba'din deracatil li yeblüveküm fi ma ataküm inne rabbeke seriul ikabi ve innehu le ğafurur rahiym”
    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir Enam-165
    *******************
    فَبَعَثَاللّهُغُرَابًايَبْحَثُفِيالأَرْضِلِيُرِيَهُكَيْفَيُوَارِيسَوْءةَأَخِيهِقَالَيَاوَيْلَتَاأَعَجَزْتُأَنْأَكُونَمِثْلَهَـذَاالْغُرَابِفَأُوَارِيَسَوْءةَأَخِيفَأَصْبَحَمِنَالنَّادِمِينَ
    “Fe beasellahü ğurabey yebhasü fil erdi li yüriyehu keyfe yüvari sev'ete ehiyh kale ya veyleta eaceztü en ekune misle hazel ğurabi fe üvariye sev'ete ehiy fe asbeha minen nadimin”
    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu Maide-31
    *******************
    وَيَسْأَلُونَكَعَنِالرُّوحِقُلِالرُّوحُمِنْأَمْرِرَبِّيوَمَاأُوتِيتُممِّنالْعِلْمِإِلاَّقَلِيلاً
    “Ve yes'eluneke anir ruh kulir ruhu min emri rabbi ve ma utitüm minel ilmi illa kalila”
    Sana ruh hakkında soru soruyorlar De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir Size pek az ilim verilmiştir ” İsra-85
    *******************
    وَلَئِنْأَتَيْتَالَّذِينَأُوْتُواالْكِتَابَبِكُلِّآيَةٍمَّاتَبِعُواقِبْلَتَكَوَمَاأَنتَبِتَابِعٍقِبْلَتَهُمْوَمَابَعْضُهُمبِتَابِعٍقِبْلَةَبَعْضٍوَلَئِنِاتَّبَعْتَأَهْوَاءهُممِّنبَعْدِمَاجَاءكَمِنَالْعِلْمِإِنَّكَإِذَاًلَّمِنَالظَّالِمِينَ
    “Ve le in eteytellezine utül kitabe bi külli ayetim ma tebiu kibletek, ve ma ba'duhüm bi tabiin kiblete ba'd, ve leinitteba'te ehvaehüm mim ba'di ma caeke minel ilmi inneke izel le minez zalimin”
    Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar Sen de onların kıblesine uyacak değilsin Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun Bakara-145
    İLİM/ ALLAH'A ALİMLER SAYGI DUYAR :
    وَمِنَالنَّاسِوَالدَّوَابِّوَالْأَنْعَامِمُخْتَلِفٌأَلْوَانُهُكَذَلِكَإِنَّمَايَخْشَىاللَّهَمِنْعِبَادِهِالْعُلَمَاءإِنَّاللَّهَعَزِيزٌغَفُورٌ
    “Ve minen nasi ved devabbi vel en'ami muhtelifün elvanühu kezalik innema yahşellahe min ibadihil ulema' innellahe azizün ğafur”
    İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır Fatır-28



    ARAŞTIRMACI YAZAR MUSTAFA KEMAL BEKTAŞ




  2. 2
    AYKIZ
    Bayan Üye

    Cevap: Kuran-ı Kerim Fihristi 5.Bölüm Güzel Sözler Söyleyin Şeytana Uymayın

    Reklam



    Kuran-ı Kerim Fihristi 5.Bölüm Güzel Sözler Söyleyin Şeytana Uymayın;bu söz yeterli olur Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir







+ Yorum Gönder
güzel sözler,  KURAN-I KERİM,  kuran kerim
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi