Anneler gününde anneme vereceğim mektup kendi yazım

+ Yorum Gönder
Sohbet Forumları ve Konu Dışı Başlıklar Bölümünden Anneler gününde anneme vereceğim mektup kendi yazım ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    ersan
    Emekli
    Reklam

    Anneler gününde anneme vereceğim mektup kendi yazım

    Reklam



    Anneler gününde anneme vereceğim mektup kendi yazım

    Forum Alev
    Bir İnsan Ne Kadar Sevebilir ki…

    Sevgi elle tutulmaz tarifi olmayan bir şeydir Annem. Anlatmaya çalışırsın anlatamazsın hissetmesini sağlamaya çalışırsın hisetiremezsin. İnsana ayrılmış zaman sürecinde kimi zaman incitici, kimi zaman mutluluk veren sihirli bir kelimedir. Anlamazsın Sen onu değil o seni bulur. İlk Anne kelimesini kullanmaya başladığın andan itibaren hep seninledir artık. İlk sevgiyi anne’den alırsın. O’nun kokusuna, gülüşüne, hareketlerine karşı artık yaşarsın. Bir tebessümü seni başka diyarlara götürür. Ellinde en kıymetlin olan elma şekerin çamura da düşse onun bir tebessümü senin ağzına verdiği tadı bastırır ve susarsın.
    Hayat başlamıştır artık okula gidersin. O ana kadar hayatındaki tek kadın olan annenin yerini başka kadınlar alır. Âşık olursun. Onu gördüğün zaman kalbin yerinden fırlar. Ona karşı sevgini göstermeye çalışırsın ama nafile sevgini gösteremezsin. Orda ilahi bir el sana yardım eder bir papatya koparıp ona hediye edersin. Evet, şaşkınsındır çünkü sevgiyi görmüş ve göstermişsindir. Ama nasıl gösterdiğini halen fark edememişsindir.
    Artık kocaman adam olmuşsundur. Patik yerine çorap giyemeye başlamışındır. Artık yeni çorabını sevinmişsindir. Ama sevgini onada gösteremezsin.
    Sen artık liselisindir. Fiziği değişmiş kızlar vardır etrafında bende büyük biri olmuşum diye düşünmeye başlamışsındır. Onu’ da sevmişsindir. Bu kez papatya basit kalmıştır ona olan sevgini anlatmaya ve yeni çevrende buna sevgi denmiyormuş. Adı aşk olmuştur. Aşkını anlatmak için çok çaba sarf etmişsindir. Ama nafile aşk da anlatılmaz bir şeymiş. Ve aşkı ilk defa vücudunda hissetmişsindir. Onu gördüğünde kalbinin sesini duyabiliyormuşsun. Kalbinin sesini ona da dinletmek için harekete geçersin. Bu kez papatyanın yerini ellerin alır. Elini tutuğunda kalbinin atışını duymuştur. Ve bir kez daha sevgini göstermenin rahatlığını bütün damarlarında hisseder olmuşsundur.
    Ama hayat kısa ve aldatıcıdır. Elini tutuğunda kalbini eline bıraktığın aşkının eli başkalarının elindedir artık. Sol yanında bir incimle hissedersin. Acını geçmesini istersin bu acı seni incitiyor… Doktora gidemezsin çünkü doktor sebebini bilmez. Korkarsın… Ve o ilahi el seni annene götürür. Bir kez daha sana yardım etmiştir bu el sol yanın sızlar annene anlatırsın.
    Ağlarsın…
    Sevgiye ihtiyacın vardır. Papatya anlatamaz içindeki sevgiye olan özlemi elini tutsan da fayda etmez çünkü kalbin diğer elde kalmıştır. Bu kez sen değil annen bunu yapar sana sevgisini gösterir. Seni bağrına basar seninle beraber o da ağlar sen aşkına o evladına yanar.

    Artık sakalların çıkmıştır. Çevrendekiler sana değer vermeye başlar. Bir sofra adabı öğretmişlerdi sana büyükler oturmadan sofraya oturulmaz diye hep beklemiştin büyüklerin oturmasını ama artık az da olsa senin oturmanı bekleyenler vardır…
    Büyük adam olmanın rehavetine bir de askerlik geldi. Bunun adını da büyükler vatan sevgisi koymuşlarmış. Evet, ama sende artık büyük adamsın sende vatanı sevmek zorundasınızdır. Ve bu sevgiyi de göstermenin yollu farklıymış bu sevgi yi göstermek için bütün sevdiklerinden feragat etmen gerekliymiş. Eğer büyük adamsan bunu da yapmalıymışsın. Ayrılık günü gelip çatığında vatan sevgisini göstermenin vakti geldiğinde değerinin farkına varmadığın ama her fırsatta sana sevgisini gösteren annenden ayrılacaksındır. .
    Gözler… Aman allahım… İlk gerçek acıyı hissettirir sana annen bu vatan sevgisi ne kadar acı çektiriciyiymiş annenin bakışlarının arasında erirsin… Hani büyük adamlar ağlamazmış hani askere gitmeyen adam olmazmış. Sen adam olmak istemezsin annen üzülmüştür sen üzümlüsündür dünya üzülmüştür annen üzülmüş diye… Koparırlar seni annenden ilk ayrılıktır bu.
    Yalnızsın artık… Sevginin yanına başka bir kavram daha eklenmiştir. Bunun adını da büyüklerin özlem koymuşlardır. Özlem sadece sol yanını incitir. Bu özlemin hayatına girmesiyle hiç mutlu olmamışsındır. Hep acı veriyordur. Tek tesellin baki olmamasıdır geçip gidecektir… Hayatında meğer ne kadar sevdiğin şey varmış. Hiç farkına varmamışsın kıymetlilerinin. Özlemin iyi yanı bu olsa gerek diye düşünmeye başlarsın. Evini, bahçeni, kardeşlerini, arkadaşlarını kısacası adını bildiğin her şeyi özlersin. Eğer özlemişsen seviyorsun demekmiş… Bu özlemde biter…

    Evine dönmüşsündür artık sevdiklerin için bir şeyler vermek zorunda olmadığını hissedersin ki… Bir fısıltı duyarsın evlenmeyen adam olmaz diye. Hani ben askerliği yaptığımda adam olmuştum… İçini bir kurt kemirmeye başlar acaba tatmadığım başka sevgiler demi var diye. Bu sevginin tadına nalsı varırım düşünmeye başlarsın. Bir papatya bu işi çözer mi… hayır o kadar basit değil sanırım. Hızla atan bir kalp mi sana yardımcı olması gerekir. Hayır o acı çektiriyor sen ondan uzak durursun. Peki özlem… Özlem hiç mutluluk getirmedi ki. Yine o ilahi sese kulak vermen gerekli Annen ona güvenebilirsin… o ses annen senin acı çekmeni istemez. Eğer tatmadığın bir sevgi varsa bunun yerini annen bilir. Annene güvenirsin artık renkler karışmıştır. Siyahı da, beyazı da, yeşillide, pembe görmeye başlarsın. Ne güzel bir şeymiş bu ona papatya alırsın, ellini tutarsın, onu görmediğin zaman özlem duyarsın. Artık seninle birlikte atan ikinci bir kalp varmış bunu benliğinde hissedersin. Bu da bir anne klasiği olmuştur senin için annenin eseridir. Ama onunda farkında değilsindir. Bitti artık bundan büyük sevgi olmaz dersin en kutsalı bu olsa gerek diye düşünürsün. Yine kulağına rüzgârla karışık bir fısıltı gelir. Bir eser yapma sırası sana geldi der… En büyük sevgi ondadır der. O kutsanmış bir sevgidir der… Bu ses den sonra hayat gerçek renklerine bürünür. Bunun adı çocukmuş… Sevgisine evlat sevgisi derlermiş… İçindeki kurt yine kemirmeye başlar. Hiç çekinmeden yaparsın çünkü çocuğun olması telkinini de annen vermiştir sana. O senin hep mutluluğunu istedi onun için ona güvenirsin.
    Annen yene haklıymış evet bundan büyük sevgi yokmuş. Bu sevginin tadanını çıkarırken bu kez sana kimse bir şeyler fısıldamaz. Durgunlaşırsın bitti mi derken. Ne derece aptal olduğunu nu hissedersin. Boşuna başka sevgilerin peşine koşma bundan büyük sevgi olmaz dersin çünkü bu senin eserindir. O ana kadar ki dağıtığın bütün sevgini toplar onda birleştirirsin. Artık hiçbir sevgiden zevk almazsın senin için hayat odur. Deli bir nehir çocuğum diyerek ehlileştirebilir. Bütün rüzgârlara onun ismi ile hükmedebilirsin. O istese gündüzü gece geceyi gündüz yaparsın. Bunların karşılında tek istediğin ise onun üzülmemesidir.
    Şimdi anlamaya başlıyorum. Bunların hepsi beni sana getiriyor. Şimdiye kadar benim gözümden dünyayı sen izliyormuşsun, anne… Sana bütün inandıkların üzerine yemin ederim ki; bundan sonra ben senin gözünden dünyayı izleyeceğim. Sevgi denen varırlığı meçhul şey demek sadece senin gözlerinde saklıymış ve bütün sevgileri ben senden almışmışım, ya sen olmasaydın… Ben bütün güzellikler den mahrum olurdum iyi ki sen varsın anne iyi ki varsın …




    alıntı değildir!!!!



  2. 2
    captain_41
    Yeni Üye

    --->: anneler gününde anneme vereceğim mektup kendi yazım

    Reklam



    Abı emegıne saglık cok guzel olmus hepsını okumak zor gelır gıbı gorunuyor ama ınsanın okudukca okuyası gelıyor ....







  3. 3
    murti
    Usta Üye
    emeğine, yüreğine, o yazdığın eline sağlık paylaştığın için teşekkürler







  4. 4
    cansel06
    Usta Üye
    Adı Gül'dü
    Gülleri severdi en çok
    Güldü mü güller açardı gül yüzünde
    Güllerle bölüşürdü yalnızlığını
    Hep gül beklerdi sevdiğinden
    Bir de 'gül mevsimini' takvimlerden

    Bir gül kokusuna
    Bir de 'gül reçeline' dayanamazdı
    Hep güller kurutmuştu
    Hayatının en hazin sayfalarında
    Hep gülerek büyütmüştü sevdasını
    Ve her sabah
    Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya
    Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi
    Ahşap bir evin avlusunda
    Mis kokulu gülleri derlerdi
    Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi
    Ne zaman bir haksızlık görse
    Kanayan bir gül gibi
    Ahh bu dünyada
    Gülü gülle tartsalar derdi

    Ne okur ne yazardı
    Ağlasa gülleri sular
    Gülse gülleri okşardı
    Ama ne zaman içli bir şarkı duysa
    Güllere bakar uzun uzun dalardı
    İşte öyle bir çiçekti
    Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi
    İşte o kadın
    Benim annemdi...

    Bu Alıntı ;)
    _________Yüreğine Sağlık Ersan


+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi