Komik şeyler (yazı fotoğraf video)

+ Yorum Gönder
3. Sayfa BirinciBirinci ... 234 ... Sonuncu8Sonuncu9
Resimler ve Komik Şeyler Bölümünden Komik şeyler (yazı fotoğraf video) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 25
    fbauk3
    Emekli
    Reklam

    --->: komik şeyler (yazı fotoğraf video)

    Reklam



    İzmir'den trene binen yaşlı teyze kondüktöre Ege şivesiyle "Menimen'e gelence beni haber et yavrıım, unutma" der. Gecenin ilerleyen saatlerinde kondüktör Menemen'i geçer geçmez yaşlı teyzenin Menemen'de ineceği aklına gelir hemen makiniste gidip haber verir. Makinistte gecenin bu saatinde teyzeyi buralarda indiremeyeceğimize göre geri geri gideceğiz soran olursa "tren makas değiştiriyor" deriz diyor. Bir yarım saat geri geri giderek Menemen'e geliniyor ve Kondüktör teyzeye gidip haber veriyor "hadi teyze Menemen'e geldik" diye.Teyzem "sağ ol yavrıım" deyip çantasından hapını çıkarıp içiyor.

    1,5 yaşında bir oğlum var. Ee tabi biraz kakada problemliyiz. Oğlumun bezini değiştirirken, eğer bezimizde kakamız varsa hep onu seni haydut, seni diye severek alırım. Bu lafımı öyle benimsemiş ki oğlum.. Bir gün karşıma geçti ve elini kıçına vurarak anne haydut, haydut dedi...:)

    İzmirliler bilir, toplu taşımada Kent kart uygulaması vardır. Karta para yüklersiniz, otobüslerde manyetik okuyucuya tutarsınız ve okuyucu okuduğuna dair sinyal sesi verir. Kent kart uygulamasının ilk yılıydı. Yaşlı ama çok tonton bir teyze elinde Kent kartla otobüse bindi. Nedense kartı şoförün suratına doğru tuttu. (Herhalde paso gibi gösterilecek zannetti.) Şoför iki-üç saniyelik şaşkınlık periyodunu atlattıktan sonra,
    "Biiiiip!" dedi. Teyze bi şey olmamış gibi geçip şoförün arkasına oturdu. Otobüsteki herkes kahkahalarda gülerken bense şoförün zekasına hayran olmuştum.

    Duran ve pek dolu olmayan bir minibüse koşarak bindim pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı -Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın ?

    Muhittinler ailecek İtalya turuna gidiyorlar. Bilirsiniz Roma hırsızlar cenneti bu yüzden kaldıkları otelden Muhittinlere hırsızlara karşı dikkatli olmaları, odalarında hiç bir değerli eşya bırakmamaları tembih ediliyor. Neyse Muhittinlerde tedbirli olup her şeylerini yanlarında gezdiriyorlar. Beklenen oluyor ve Hırsızlar odaya giriyorlar. Tabii ki hiç bir şey bulamıyorlar, diş fırçaları ve bir fotoğraf makinesinden başka. Hırsızlar tabi sinirleniyorlar bunun öcünü almak için çırılçıplak soyunuyorlar ve buldukları diş fırçalarını muhtelif boşaltım organlarına sürüp fotoğraf çektiriyorlar. Muhittinler de olaydan habersiz diş fırçalarını kullanıyorlar taa ki, İstanbul'a dönüp fotoğrafları tab ettirene kadar...

    Lise 2'nci sınıftaydım. Sınıfımızın espri kaynağı Çağın adında bir arkadaş vardı. Dur durak bilmez, sınıf içerisinde espriler yapar, yanık türküler patlatır, derslerin en can alıcı noktalarında bile hocaları ve bizi yerlere yatırmakta tereddüt etmezdi. Yine bir gün kimya dersinde oldukça önemli bir konu işlediğimiz sırada arkadaşımız yine bildik işlerinden birine koyularak durup dururken "23 Nisan kutlu olsun" şarkısını yüksek sesle söylemeye başladı. Herkes onun bu huyunu bildiğinden hafif gülüşmelerle geçeceğini sanıyorduk ama susmak üzereyken Kimya hocamız hızla ona dönüp "Başka bir şey var mı Çağın?" dedi... Herkes suspus olmuş cevabını bekliyordu. Çağın önce bize süzdü,
    sonra hocaya baktı ve hiç istifini bozmadan "HAYDİİİ hep birlikte söööyyyleeeyeeliiimm !!!" diyerek şarkıya devam etti. Sınıf kopma derecesini aşarken Çağın'a da her zamanki gibi disiplin kurulunun yolları gözükmüştü....

    Bu hikaye Trakya'da geçmiş gerçek bir olay; Yaşlı bir amca, eşeğinin üzerinde karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri, amcaya takılmak isterler ve durdururlar.
    Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.)
    Amca: Dakmam be iste!
    Polis: E bak gördün mu, şimdi ceza keseceyik.
    Amca: Kes bakalım ne keseceysan da gidecem, acele isim var.
    Polis: Peki amca, cezayı sana mı yazalim yogsam eşeğe mi?
    Amca: ???
    Polis: Yani cezayı sana yazarsak beş milyon ödeycen, eşeğe üç milyon ödeycen.
    Amca: Bana kes o zaman.
    Polis: Neden sana keseyon amca?
    Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu!

    Tam olarak hatırlamıyorum ama 3 sene öncesiydi galiba.. Mersine tatile gitmiştik. Annemin arkadaşının kızları, ben ve 2 kardeşim. Kızlar ve kardeşim sahilde güneşleniyorlardı. Bense masum masum tabi olacaklardan haberim yok muzır kardeşimi yüzdürüyordum.. Sonra onu denizden çıkardım ve 10 dakika ben kaldım denizde. Bu arada yaşlı amcanın teki beni denizden çıkarttı zorla. Ne olduğunu anlamadım ilk önce.
    Bana bizim muzır kardeşi göstererek 'bu senin kardeşinmiş öyle mi' dedi. Ben de eveeet dedim. Sonra adam deniz kenarındaki boku gösterdi.'bak dedi kardeşin naağapmış 'zavallı ben şoka girdim. Bütün sahil beni izliyor. Bizim kızlar havluları başlarına çekmişler rezil olduk diye ama ben varım ortada. Sahilde genç dolu, hepsi bakıp gülüyor. Varya Allah sizi inandırsın hani şu truffy kartlarında olur ya bok şekli aynı
    onun gibi.. Dahası var. Amca dedi ki boku al git çöpe at! Amca sen ne diyon sahilden milletin önünden bir avuç bokla geçecekmişim :) Nitekim geçtim... Herkes koptu tabi.. Bir daha da inmedim o sahile ..

    Bir arkadaş anlattı. geçenlerde Taksim'de yürürken sıkışınca McDonalds'in tuvaletine girmiş. Tuvaletten sonra elini kolunu sallaya sallaya restorandan çıkarken elemanlardan biri arkasından seslenmiş: "Bir gün yemeğe de bekleriz..."



    Yudumla --->: komik şeyler (yazı fotoğraf video) Hakkında Konu

  2. 26
    fbauk3
    Emekli
    Üstünüze afiyet, o gün biraz mideyi bozmuştum. Ancak aynı gün bir hastamızı ziyarete gitemem gerekiyordu. Otobüs durağına gittim ve beklerken wc alarmı çalmaya başladı. sağa sola wc bulmak için baktım. Az ileride bir pasaj vardı. Orada kesin wc vardır düşüncesiyle başlama atışını duymuş atletler gibi koşmaya başladım. Pasaja daldım ve orada dolaşan çaycıdan wc'nin nerede olduğunu sordum. Çaycı iki kat yukarda sağda olduğunu söylerken ben bir kat çıkmıştım bile. Hemen wc'ye daldım, ve rahatladıktan sonra derin bir oh çektim. Artık wc'den çıkıp yarım kalan yolculuğuma devam edebilirdim. Ancak bir sürprizle karşılaşmıştım. Kapı açılmıyordu. Tüm gücümle kapıyı çektim, yumruklar tekmeler attım, ama kapının açılmaya hiç niyeti yoktu. Tüm gücümle bağırmaya başladım. Kimse yok mu orda? yardım edin, kimse yok mu orda? Bir yandan bağırıyor bir yandan kapıyı yumrukluyordum. Tam yarım saat geçmişti. Kan ter içinde kalmıştım. Birden yaklaşan ayak sesleri duydum. Avaz avaz bağırdım. Yardım edin kapı açılmıyor, çıkarın beni buradan. Kapı açıldı. Karşımdaki, aşağıda bana tuvaletin bulunduğu yeri tarif eden çaycıydı. Pişmiş kelle gibi sırıtarak, -amma gürültü yaptın lo,
    kafamızı ..ktin be, demez mi. Benim şarteller attı. Bağırmaya başladım. Koskoca binada bir insan yok mu? Sesimi duyup ta yardım etmeyen --------dir. Ben merdivenlerden inerken çaycı hala sırıtıyordu. Şerrrrrrefsiz eşşekoğlueşşek çaycı bozuntusu.

    Bir gün bir belediye otobüsünde gidiyordum (yeşil olanlardan yani cep telefonu ile konuşulması yasak olan otobüs), neyse adamın birinin cep tel çaldı ve adam konuşmaya başladı belirli bir süre geçtikten sonra bir bayan adamı uyardı. Lütfen cep telefonunuzu kapatınız diye, adamda gayet sakin bir şekilde konuştuğu kişiye bu otobüs de cep telefonu ile konuşmak yasakmış ben telefonu kapatıyorum sen ara dedi... (ve inanamazsınız otobüsteki herkes yerlere yatmıştı)

    Okuldan eve ilerliyordum ve hava da müthiş yağmurluydu bu arada acayip derecede sıkışmıştım bacaklarımı birbirine dolayıp yürümem bile faydasızdı ben de dayanamayıp salıverdim zaten yağmur sularıyla yeterince ıslanmıştım pek bir şey fark etmemişti tamam tamam biliyorum iğrencim beni anlayabilmen için yaşaman lazım ama itiraf etmeliyim ki çok rahatlatıcıydı işemek kadar güzel bir şey var mı ya?! :)))

    Bir gün arkadaşımla biraz alkol aldık daha sonra eve dönüyoruz. İkimizde de yeterince alkol var dolmuş geldi ve bindik ineceğimiz yere yaklaşırken ona "durmasını sen söyle ben söyleyemeyeceğim "dedim. Oda dolmuşçuya "abi müsait bir yerde iner misin" dedi önce dolmuşçu anlamdı ama daha sonra dolmuştakilere eşlik edip gülmekten kırıldı indikten sonra arkadaşım hala ne yaptığının farkında değildi ve "ulan neden bana bu kadar güldüler" diye sormaya devam ediyordu

    Bir abimize Bayburt'tan misafir gelen hayrettin isimli dostumuzu gezdirmekle mükellef olmuştuk. İlk durağımız alışveriş merkezi olan Gulfstar dı. Daha binanın girişinde kopmuştuk zaten çünkü, otomatik kapıya gelince Bayburtlu arkadaş ilk falsoyu vermişti "LO BU KAPININ KOLU YOK "dedi. Tabi biz bunu fırsat bilip biraz gülmek istedik metin otomatik kapıya yaklaşıp "AÇIL SUSAM AÇIL"dedi. Tabi kapı açılınca Bayburtlu arkadaş kendinden geçmişti. Metine dönerek "LO METİN SEN BÜYÜCİMİSİN" dedi. Tabi biz kırılıyoruz. Neyse içeriye girdiğimizde Bayburtlu kapanmış olan kapıya "AÇIL SUSAM
    AÇIL "dedi. Daha sonra metine dönerek "LO METİN BU KAPI AÇILMIYIR" dedi. Zaten o sırada biz gülmekten paspas şeklini almıştık bile, tabi güvenlik görevlileri de .

    Güzide İstanbul'umuzun meşhur minibüs hatlarından biri ile Kadıköy semalarına doğru yol alıyorduk. Son durağa geldiğimizde, şehrin yabancısı olduğu her halinden belli bir zat minibüs şoförüne eğilerek "Evladım, deniz otobüsleri nereden kalkıyor "diye sordu. Minibüs şoförümüzün yanıtı ise kısa ve öz oldu 'Sahilden'.

    Vakti zamanında Afyon ilimizin Sultandağı belediyesine eğitim vermek için gittik ve verdik. Yaklaşık 3 hafta eğitimden sonra müşterimizin artık olayı kavradığını anlayaraktan Bursa'ya döndük. 1 hafta sonra bizzat 2 hafta bilgisayar eğitimi
    verdiğim muhasebe müdürü telefonda idi. Ve sordu -"xxxxx Bey bilgisayarla çalışırken masam bitti" !! -"Nasıl yani, masa biter mi yahu" -"vallaha bitti çalışamıyorum" -"peki biz gelip bakacağız" Haliyle anlam veremedik şikayete. Olay mahalline vardığımızda manzara su idi: pek maharetli mudur beyimiz mouseyi sağa sürüklerken masanın sonuna gelmiş ve orda kalmış biraz daha gitse mouse düşecek diye korkuyor ve öooyle duruyor Mousecuk masanın ucunda.


  3. 27
    fbauk3
    Emekli
    Anlataçağım anıya inanmayabilirsiniz. Acayip bişiy çünkü. Adını veremiycem bir arkadaşım (biz Tolga diyelim) Çarkıfelek'te yarışçam diye kafayı kırmıştı. Eleman arıyo ama aylarca düşüremiyo numarayı. Neyse bir gün telefon lak diye düşüyo.
    Yarışmadan siz kapatın biz sizi program sırasında arıycaz diyolar. Ama lütfen hattınızı meşgul etmeyin diyolar bir de. Bizimki (tolga) telefonun başına geçiyo sevinçle beklemeye başlıyo. Bi yandan da tv'de yarışmayı izliyo. Ha aradı ha arıycaklar bi vaziyet. Tam o sırada Tolga'nın dedesi kalp kirizi geçirmesin mi? Annesiyle babası hemen telefona koşuyorlar ambulansı aramak için. Tolga deliriyor. Hayatta aratmam, programdan arıycaklar diyo. Yavrum ama deden gidecek diyorlar bir şey olmaz dedeme abartmayın diyo Tolga. Anneyle baba üzerine gelince mutfaktan bıçağı kapıyo.
    Bir elde telefon bir elde bıçak yaklaşırsanız kendimi bıçaklarım diyo. Sonu acı aslında; dede vefat ediyo. Hastaneye yetiştirilirken son nefesini veriyo. Daha fenası (Tolga için en azından) yarışmadan da aramıyorlar.

    Saat geç olmuş. Artık okuldan kalkmışız, dolmuşla gelios. Dolmuş bi pazar mevki-inden geçerken bi amcaya çarpma tehlikesi atlattı. Dolmuşçu da kafasını pencereden çıkarıp, "Amca lütfen kaldırımdan gider misin?" diye rica etti ama bizim amca, "Asıl sensin --------. Ben seni kaldırıp ..kerim!" dedi ve tabii biz yerlere yattık. Dolmuşçu tornavidasını alıp, dolmuştan inip adamın peşinden koşmaya başladı. Devamını bilmiyorum çünkü biz gülmekten yerlere düşmüştük...

    Benim anım değil, Ülkü Tamer'in anısı. Radikalde okudum, süper komik. Tiyatroları varmış, turnede Malatya'ya gidiyorlar, Oyun sahneleniyor. İlk gece şehrin büyükbaşları hep ön safta. Ülkü Tamer oyunda kızın babasını oynuyor, kızını istiyolar vermiyor. Çocuk aşk acısından ölüyor vs. Halk acayip etkileniyor oyundan ağlayanlar falan. Oyun bitiyor iki polis geliyor kulise, komserim sizi istiyor diye. Ülkü Tamer de çok etkilendi tebrik edeçek heralde diye kalkıp gidiyor. Karakola bir giriyor, ortalık buz gibi. Komiser bizimkini görünce sinirle ayağa kalkıyor -"Lan sen ne -------- adamsın be arkadaş. Vermedin kızı, bak ne oldu gül gibi oğlan öldü gitti." Ülkü Tamer "ama efendim, gak guk" diye açıklayacak oluyor. Komiser "Sus diyor yarın akşam da gelip izleyecem eğer yine kızını vermezsen hepinizi karakola alıp falakaya yatırcam lan"
    diyor. Ertesi gün Ülkü Tamerler oyunun sonunu değiştirip oynuyolar. Kızını veriyo oğlana, oyun bombok oluyor ama komiser en ön safta mutluluk gözyaşları döküyomuş.

    Ataköy'de bir arkadaşımda sabahlamıştım. Sabah otobüse bincem ama mekanı bilmediğim için durağı sorcak birilerini arıyorum. Kimseler geçmiyo, neyse sonunda bir polis otosu gördüm. Tarif ettiler durağı. "Şu bakkalı geç ilerle, ağacın ordan sağa kır ordan sola..." Teşekkür edip yürümeye başladım. Biraz yürümemiştim ki arkadan bir megafon "oğlum ağacın ordan sola kırsana lan, bak bak bak dinniyomu hiç, hüşş alooo" Durağı bulana kadar ekip otosu arkamdan bağırıp durdu.

    Bir gün düşünceli düşünceli yolda yürürken, birisine küüüüüüüt diye çarptım. Bu kadarı da yetmiyomuş gibi ona dönerek "afedersiniz" dedim. meğer çarptığım şey direkmiş. üstelik sabahtan beri beni takip eden kişiler de "ne salakmış" diyerek peşimi bıraktılar. arkadaşlarıma anlattım, direkten özür dileyerek benimle dalga geçmeye başladılar. Ne kadar rezil, siz düşünün artık.

    Bir kış günüydü. Evimizin önüdeki kaldırım buz tutmuştu. Sokağın başından eve giderken düşerek yokuş aşağı kaymaya başladım. O sırada balkonda olan oğlum aynen şöyle dedi;- baba eve uğramadan nere gidiyon!!!

    Bizim Erzurum'da Teyyo Dede var. Çok büyük yalancıdır ama çok komiktir yalanları. Neyse bir gün kahvedeler. Teyyo Dede bir av anısı anlatıyo ama millet tv'deki maça dalmış. Teyyo dede bakıyo ki kimse dinlemiyo biraz dikkatleri toplayayım diye başlıyor anlatmaya."Sonra baktim karşıma bir ayi çıkti" Üç beş kişi maçı bırakıp dönüyo Teyyo Dede'ye. Teyyo Dede biraz daha ilgi çekmek için bi daha sallıyo "sağıma döndüm, ola o da ne bi dene kurt" Bi beş on kişi daha dönüyo Teyyo Dede'ye. Bi daha sallıyo "Ola oğlum sola döndüm , bi dene çakkal" Hemen hemen herkes dönüyo Teyyo Dede'ye: ama yine de bir iki kişi maça bakıyo hala. Teyyo Dede son bir kez daha sallıyo "arkama döndüm, ola o da ne arkam uçurum" Herkes merak ediyo. "Ee sonra ne oldu Teyyo Dede?" Teyyo Dede o kadar yalan uydurdu ya şimdi nasıl çıkcak işin içinden diye merak ediyolar bizimkiler. Teyyo dede duruyo duruyo. "Ne olacak, ayı beni yedi" Hahahaha! Millet gülüyo tabi, sonra biri "İyi de Teyyo Dede bu ayı seni nasıl yemiş yav, sen yaşıyon işte" diyo. Teyyo da herife şöyle bakıyo "Bırak Allahın sevirsen, sen buna yaşamak mı diirsen?" diyo.

    Sultanbeyli'ye Tiyatro gelmiş. İslamcı oyun oynuyorlar elemanlar. Neyse oyunun bir yerinde rol icabı İsrail askeri kılığına girmiş elemanlar filistin genci rolündeki gencin kolunu kırıyorlar. Oyunun başından beri gaza gelen hacı amcalardan biri tam o sahnede daha fazla dayanamayıp "Tekbiiiir Allahü ekbeeer " diye bağırarak fırlıyor ve ayakkabısını çıkarıp İsrail askerlerinden birine fırlatıyor. Asker rolündeki herifin suratı kan içinde kalıyor. Oyun iptal ediliyor ama işin komiği ayakkabıyı fırlatan hacı amcaya anlatamıyorlar bunun bir oyun olduğunu. O hala "münafıklar bırakmadınız diğerlerini de devireyim" falan diyormuş.

    Minibüsteyiz, kızın biri bindi minibüse. Kibar olmaya çalışan abuk bir kız bu. Neyse kapıyı kapatmaya çalışıyor açıp kapatıyor açıp kapatıyor ama kapı otomatik olduğu için kapanmıyor. En son dayanamadı bu, "şöfer bey, ay bu kapı kapanmıyo". Dikiz aynasından pis pis kızı gözetleyen şoför döndü. "yeter bacı iki saattir ...ktin bıraktın kapıyı zaten"

    Bi kaç hafta önce tahlil vermek için laboratuardaydım. Neyse hemşire önce kan aldı ve idrar tahlili için şu beyaz kaplardan verdi neyse uzatmayayım bide çizgi çekti buraya kadar manasında, dibinde bi yerde yani benden önceki adamın
    çıkmasını bekledim adam bi çıktı idrarı dolduracağı kabı ağzına kadar doldurmuştu ve idrar yerlere ellerine falan döküldü. Hemşire bu kadarına gerek olmadığını söyleyince adamın verdiği cevapta koptum zaten: -başka kap vermediğiniz için hepsini buna doldurmak zorunda kaldım.

    Yeni bir eve taşınmıştık ev daha yeniydi. 5. katta oturuyorduk, asansörlü bir apartmandı. Annem bankadan eve geliyordu bende balkondan gördüm onu ve kapının merceğinden seyretmeye başladım. Annem kapıya gelip ters ters bakmaya başladı. Ve gidip geliyordu koridorda. Ben de kapıyı açmadım hala seyrediyordum. Zile basmasını bekledim basmadı. Bir kaç kere gitti geldi koridorda en sonunda dayanamayıp aşağı doğru inmeye başladı. O sıra kapıyı açtım anne nereye gidiyorsun dedim. Annem de çok sevinerek den aa orası bizim ev mi dedi. Bende annemin saflığını bildiğimden dolayı gülmedim normal karşıladım. Sonra bana demesin mi ben orayı Naime Kartların evi sanmıştım.orda gülmekten yarıldım tabi. Kapının üstünde Name Card (yani isim kardı ) yazıyordu annem onu Namie Kart anlamış :))) E annem ne de olsa :) yapar böle şeyler.

    Ben ve arkadaşım bir gün bir durakta otobüs bekliyoruz. Bundan yaklaşık 5-6 sene evvel. Takım elbiseli, havalı bakışlar atan bir şehir magandası da yanımızda beklemeye başladı. Bir müddet sonra belinin yan tarafında değil de ön tarafında kemerinde asılı duran, iğrenç renkte kılıflı devasa bir cep telefonunu göstere göstere çıkarttı ve başladı oynamaya. Bu arada da bizi süzüyor hava atacak ya. Birden -şu bizim Almanya'daki Selma'yı bir arayayım, diye bir cümle sarf etti bize kibirli bakışlar atarken. Sonra başladı konuşmaya. Biz de düşünüyoruz: Vay be maganda hakikaten Almanya'yla falan
    konuşuyor be. O zamanlar bizde telefon da yok. Hayıflanıyoruz. Bizimki konuşmayı şova dönüştürüyor. Tam direktifler verdiği sırada pat, konuştuğuna inandığımız telefon kulağındayken zangır zangır çalmaya başladı. Bizimki eşekten düşmüş karpuza döndü bir anda. Ne yapacağını şaşırdı ve ne dese umarsınız: -Yaa bu telefon bozuldu galiba..

    iki arkadaş Kadıköy'deyiz ve acilen telefon açmamız gerekiyor. Her yerde kontürlü telefon aradık. En sonunda bulduk tabi.. Neyse kartı makineye yolladık. Makinenin ekranında çok doğal bir yazı belirdi. ACİL ARAMA İÇİN. bunu gören arkadaş durumun verdiği psikoloji ile tuhaf şeyler sayıklamaya başladı.-oğlum tuşlara hızlı hızlı bas!'acil
    aramadığımızı nerden bilecekler!!!! kahkahalarla altıma sıçtım tabi.

    Postanedeyiz, taahhütlü mektup atıcaz. Adamın birisi memura Amerika'ya göndermek üzere bir zarf uzattı. Memurda gayet saf bir bakışla USA nerenin kazası diye sordu. Herkeste bir kahkaha. Diğer memur arkadaşının durumu kurtarmak için hemen ekledi. Kız orası Amerika yaw.

    Bir gün belediye otobüsündeyim. Durakta teyzenin biri bindi. Şoföre;"evladım acelem var ama biletim yok" dedi. Şoför ; "bin teyzecim, sonraki duraktan alırsın, ama önce bir de yolculara sor" dedi. Bunun üstüne teyze yolculara dönüp; "Pardon, bir sonraki duraktan bilet alabilir miyim?" diye sordu.


  4. 28
    fbauk3
    Emekli
    Komik İsimler
    İsminize şükredin... Neden mi ?! Hayatta hepimizin karşısına çıkmıştır tuhaf isimler veya soy isimler. Ama bu kadarına da pes diyeceksiniz !

    Çoğu kez mizah dergilerine de malzeme olan "Oya Bilir, Nesrin Maloz" gibi isimlerin yanı sıra öylesine tuhaf soy isimler var ki; insanı hayrete düşürüyor. Bu isimleri görünce insanın bu kişilere "Allah kolaylık versin" demekten başka yapacak bir şeyi kalmıyor. Tabi eğer o kişilerden biri de siz değilseniz. İşte o tuhaf isimler...
    Not: Soy isimler Telefon rehberinden kontrol edilmiştir, ama kişilerin rahatsız edilmesi veya buna benzer problemlerin önüne geçmek için numaraları şifrelenmiştir !
    258-742629* Bayram Amca 264-291178* Necati Yenge 346-227402* Meliha Eniste
    284-214091* Zehra Esekcanbazı
    216-359039* Yusuf Ziya Salakoglu
    434-326106* Abudulsamet Döver
    414-563193* Ramazan Öldürür
    262-375270* Ismail Öldürücü
    282-651903* Gülsen Motor
    414-681258* Haci Benzin 216-494004* Menemine Cart
    352-223233* Burhanettin Curt 212-506961* Cafer Cırt
    362-432248* Döndü Cort
    264-278988* Fedakar Pat
    246-456634* Saban Küt
    226-245588* Vesile Aybasi 216-433378* Haziment Pet
    242-651334* Abdurrahman Kıllı
    232-512546* Aytekin Kıllıbacak
    232-831339* Makbule Kıllıbaldir
    342-251421* Atilla Otuzbirogulları
    476-227156* Ahmet Yavsar
    344-221326* Ökkes Ford 216-313501* Nadir Verir 324-647802* Duran Tekerlek
    344-231193* Döndü Yuvarlak
    352-223173* Özdemir Damızlık 212-697331* Izzet Angut 222-320636* Türkan Romantik 252-592765* Hafize Kazma

    BEĞENDİKLERİNİZ ÖDÜLLENDİRİN

  5. 29
    fbauk3
    Emekli
    Komik Kehanetler
    "Radyonun geleceği yok"
    Lord Kevin - İskoçyalı fizik alimi

    "Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi."
    Charles H. Duell - Amerikan Patent Dairesi Başkanı 1899

    "Deniz altıların savaşta ne ise yarayabileceğini anlayamadım.En fazlasından mürettebatın boğularak ölmesine sebep olabilir."
    H. G. Wells - yazar 1901

    "Atlar her zaman kullanılacaktır.Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir."
    Henry Ford'un kredi talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka müdürü 1903

    "Uçaklar hoş oyuncaklar.Ama askeri bir değerleri yok."
    Maresal Ferdinand Foch, I.Dünya Savası'nda Fransız Orduları Başkomutanı 1911

    "Artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?"
    Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi.O sıralarda yeni icat edilen sesli film hakkında 1927

    "Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir.İnsanlar her aksam böyle bir kutuya bakmak istemez."
    Daryik F. Zanuck - Twenty Century Fox'un başkanı 1944

    "Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar."
    Popular Mechanics Dergisi - 1949

    "Sound'larını beğenmedim,ayrica gitar gruplarinin modasi gecti."
    Decca Record Plak Firmasinin bir yoneticisi.
    Beatles'lar hakkinda - 1962

    "İnsanların büyük çoğunluğu için tutun tüketimi gayet sıhhi bir şeydir."
    Doktor Ian G. McDonald, Operator - 1963

    "İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için herhangi bir neden göremiyorum."
    Kenneth Olsen, Digital Equipment Corp.'un (bir
    bilgisayar firması) başkanı - 1977

    BEĞENDİKLERİNİZİ +REPLE ÖDÜLLENDİRİN VE 1 MESAJ YAIZN


  6. 30
    fbauk3
    Emekli
    Kullanım Talimatları
    Bunlar çeşitli ürünlerin üzerindeki kullanma talimatlarından alınıp cümleler ve espri olsun diye değil, ciddi ciddi yazılmış..

    * Sac kurutma makinesinin üzerindeki talimat: "Uyurken kullanmayın"..
    * Kızarmış patates torbasının üzerinde: "Kazanan siz olabilirsiniz.. Üstelik, satın almanız da şart değil.. Ayrıntılı bilgi torbanın içinde"..
    * Dial sabunlarının kutusunda: "Kullanım sekli: Normal sabun gibi"..
    * Donmuş yemek kutusunda: "Öneri: Buzunu çözün...
    * Otellerde verilen duş baslığının kutusunda "İçine bir tek bas sigar."
    * Hazır Tiremi su tatlısının kutusunda: "Altüst etmeyin.." (Uyarı kutunun dibinde, tatlının altında yazılı)
    * Marks & Spencer'e ait bir puding kutusunda: "Ateşin üzerine koyarsanız ısınır."
    * Bir uyku ilacının üzerinde.. "Uyuklamaya sebep olabilir."
    * Rowenta ütü kutusunda: "Giysilerinizi üzerinizde ütülemeyin"..
    * İngiltere'nin unlu eczane zinciri Boots'un çocuklar için hazırladığı öksürük şurubu kutusunda: "İçince Araba kullanmayın"..
    * Çin mali Noel ağacı ışıklı süslemelerinde: "Sadece içeride ve dışarıda kullanılabilir"..
    * Japon mali mutfak robotunun üzerinde:"Baska amaçla kullanılmaz."
    * Fındık paketinin üzerinde: "Dikkat: İçinde fındık var."
    * American Airlines Şirketi'ne ait fıstık paketinin üzerinde: "Talimat: Paketi açın, fıstıkları yiyin.."
    * Bir elektrikli testerenin üzerinde: "Çalışırken elinizle durdurmaya teşebbüs etmeyin."Altı nokta körler derneği, üstü virgül sağırlar derneği


  7. 31
    fbauk3
    Emekli
    Laf Espirileri
    1) Temel koşu yolunda koşuyormuş, sahil yolunda sahil...

    2) -A) Saat kaç? -B) 5i 20 geçio -A) Aferin aferin çalışmış da geçmiş...

    3) -A) Saatin çalışıyomu? -B) Hayır ev hanımı...

    4) -A) Sizin televizyon renklimi? -B) Evet -A) Ne renk..

    5) -A) Saatin çalışıyomu -B) Hayır, durmuş -A) Bende dursun...

    6) -A) Havuzdan çıkalım mı -B) Hayır arkadaş kalalım...

    7) -A) Yeni çanta aldım çatla emiiii -B) Hayır çatlamam ben PH 5.5 kullanıyorum...

    8) -A) Bundan once kimse gözlerinin çok güzel olduğunu söylemiş miydi? -B) Evet -A) Yalan söylemiş.

    9) -A) Don't forget to call me -B) No, i will bacak you...

    10) What is this, this is my diz...

    11) Boşlukta duran file ne denir? Fil in the blanks.

    12) Burası leş gibi cacık kokuyo, üstüne yoğurt mu döktün...

    13)
    Ben köpekleri uzaktan seviyorum. Kollarım çok uzun da ondan.

    14) Hadi Tatilya'ya gidelim, hayır arabayla gidelim.

    15) Sana bi geyik yaparım, parmaklarını yersin.

    16) Sana bi kıllık yaparım, içine kıllarını koyarsın.

    17) Titanik batmış, ciguli ölmemiş neden? çünkü tipi kayık mış...

    18) Geçenlerde yolda boş geziyorduk, Arçelik dava açtı...

    19) -Tolga: Cem Yılmaz'ın AKM ye yeni oyunu gelecekmiş, duydun mu? -Emre: 486 da çalışır mı?

    20) -Görkem: Taksime gidiyorum, istediğin bir şey var mı?
    Taksimetre...

    21) -Osman) Takip ediliyoruz ahmet -Ahmet) Bizde onları takip edelim

    22) Geçenlerde minibüs durdurdum, hala aynı yerde...

    23) -Ali) Hadi güneşe gidelim -Ahmet) Ama güneş çok sıcak -Ali) Ozaman akşam gideriz...

    24) Are you OK? or Durex.

    25) -Güner: Karabiber, tuz, morardın sus... -Hüseyin: Karabiber, şeker, ne güzel bunlar!!!! (Hüseyin, tanıdığınız yanık sesli sanatçı. Onun espri düzeyi bu işte. Bi kafiye bile yapamıyo. Biz onu böyle kabul ettik...)

    26) En arabalı ilimiz hangisidir? Kars

    27) Basketbolda, en iyi zonu hangi şehir yapar? Tabi ki Trabzon diil. Zonguldak.

    28) -Serdar: Olm yağmur yağıyor sağ şartları çok ağar. -Görkem: Yapma yaaaa... kaç kilo?

    29) -Nermin: Müziğin sesini kapatın, mezarlığın yanından geçiyoruz. -Güner: Müzik ruhun gıdasıdır, burdada ruhlar var...

    30) -Görkem: Saat kaç? Emre: Saat bu, nasıl kaçsın? -Güner: Kayış var, koluma sıkı sıkı bağlı... Kayış olmasa başımla beraber...

    --Bikaç saniye sonra--

    Emre: Lan olm... Geçerken arabaya deymeyin ıslak... Güner: Biraz önce soğuk espri yaptım, onun için buğlanmış, nem yapmış...

    31) -Güven: Bilgisayarı güvenli kipte başlatçam... -Güner: Bende günerli kipte başlatiim o zaman...

    32) Dünya yuvarlaktır, döner... Pilav üstü...

    33) -A) Bana bi püre, üstüne et... -B) Bana da püre... Ama benimkinin üstüne etme...

    34) Ben bu dağcılık işini zirvede bırakıyorum...

    35) Güneş hala sıcak... Fazla uzağa gitmiş olamazlar...

    36) Bu elmalar bize bişey mi anlatmaya çalışıyo Newton abi...

    37) ÇOOOOOK UZUN YILLAR ÖNCE... (İnsanoğlunun, maymundan geldiğini söyleyen adam)

    -Hayvanat bahçesine gittik, maymunlardan geliyoruz...

    A) Duydunuz mu? maymundan geliyomuşuz...

    B) Herkese yayalım maymundan geliyomuşuz...

    C) İNSANOĞLU MAYMUNDAN GELİYOMUUUUUUUUUUŞ!!!

    38) -Armstrong Aya gitmiş... -Vay satıcı, insan bizi de çağırır...

    39) Türkiye Milli Maçından sonra: Siz beni koruyun... Ben bi sevinip gelicem...

    40) -Hey dünyalı, biz dostuz... -Miaaaaaaaaaaaaaav

    41) -A) Siz kimi kandırıyosunuz... -B) Şey... Kendimizi hocam...

    42) Salak dünyalılar gene ufo yollamış... Onlar aşmış olayı zaten... Bide bizim teknolojimiz olsa...

    43) -Canımm sıkıldı... -Gevşet ozaman...

    44) -Doktor bey, alnımı ısırdım... -Nasıl ısırdın? -Çıktım sandalyeye ısırdım işte... (Ayberk)

    45) -Kaçın, Rambo geliyoooo. -Gene tek başına ordusun diyip kazıklamışlar adamı... Şimdi musallat oldu... Herkes ölmüş taklidi yapsın gene... Hep aynı numara, hep aynı numara...

    46) -Biliyo musun, Tarkan askerliğini yapmamış... -Bilsemde yapmamış, bilmesem de...

    47) -A) Abi, ısırmaz dimi? -B) Evet ısırmaz... HARRRT

    -A) AHHHHHH -B) Isırmaaaaz, gel oğlum Isırmaz... Bırak amcayı artık Isırmazcığım...

    48) Ben kedilere tapıyorum... Satanistleri kesiyorum...

    49) Geçenlerde bi taksi çevirdim, döne döne geliyo...

    50) -A) Kuleeeee... Ben piloooot... Düşüyoruuuuuuuuuuuuz -B) Yanlış numara, burası Kız Kulesi...

    51) -Uzaylılar geldi, kapıda bekliyolar anne!!! -Şimdi bunlar tanrı misafiri sayılıyo mudur acaba...

    52) At yarışında, atların üstüne jokeylerin binmesi çok saçma... Maratonculara atlar biniyomu...

    53) Gidiş dönüş bileti aldım... Geri dönmeyip kazıklayacağım onları...

    54) -A) Seni o kek aradı... -B) Hangi kek? -A) OBEB OKEK

    55) -Adamın birisi: Pardon bayım, yanınız boş mu acaba? -Adamın ikisi: Hayır Arçelik (Batu)

    56) -A) Baba, vergimizi düzenli olarak ödüyomuyuz? -B) Tabi oğlum, hatta algilerimizi bile ödüyoruz -A) Böööö, iğrençsin baba... -B) Ne diyon sen, gel buraya bakim... (Batu)

    57) -A) Hadi Ali, zil çaldı çıkalım artık... -B) Olmaz Zeynep, bence arkadaş kalalım... (Batu)

    58) -A) Yeni cebime hazır kart aldım baaak!!! -B) Ay sen hazır mı alıyosun, ben evde yapıyorum... (Batu)

    59) -A) Baba, hayvanat bahçesine gidelim mi? -B) Olm neden hayvan atmak için bahçeye gidicez ki? (Batu)

    60) -A) Selin i tanıyan var mı? -B) Ben Selout u tanıyorum... (Batu)

    61) -A) Pardon bayım, burası çıkmaz mı acaba? -B) Evet ama çıkmaz çıkmaz demeyin, şansınızı deneyin... (Batu)

    62) -A) Afedersiniz bayım, bişey sorabilirmiyim? -B) Tabiki, sorun... -A) Sorduk ya...

    63) -A) Sen çok oluyosun haaaaaaaa. -B) Azalt ozaman...

    64) -A) Sirke gidelim mi? -B) Ne sirkesi ya, ben sevmem sirke...

    65) -A) Yeni kaset çalar aldım... -B) Benim kini polisler yakaladı...

    66) -A) Kaçın... -B) 4 ün...

    67) -A) Uykum kaçtı... -B) Ne bilim, 5 ti heralde...

    68) -A) Arkadaşınızın parasını kim çaldı, söyleyin... -B) Hocam zil çaldı...

    69) -A) Anne, sana bişey söylicem ama kızma... Ben sigara içiyorum... -B) Ne var, ben de içiyorum...

    70) -Anne) Oğlum, ne bu çakmak? Yoksa sigara mı içiyosun... -Serdar) Hmmmm... Anne bilmiyomusun... Biz artık ortamlara giriyoruz, kızların sigaralarını yakıyoruz... -Anne) Afferim oğluma benim...

    71) -A) aaaa, bak bukalemun... -A) bu kalem un değil, kurşun...

    72) -A) Pikniğe gelirken MP3 çalarını da getir... -B) Getiremem, tövbeli...

    73) Pazardan dönerken cumartesiyi gördük...

    74) -A) Abi şu sıralar internetten çok düşüyorum... -B) Aman dikkat et biyerine bişey olmasın... (Batu)

    75) -A) Sana boxer alayım mı? -B) Ben slip giyiyorum... -A) Aferin sana, ya silmeden giyseydin... iğğğğ (Batu)

    76) -A) Dün bi espiri yaptım, kimse beğenmedi... -B) Neden? -A) Tuzunu koymayı unutmuşum...

    77) 2 kere 2 kaç? Dursanaaaaa, nereye kaçıyosun...

    78) -A) Dün televizyona çıktım... -B) Eeeeeee? -A) Televizyon kırıldı...

    79) -A) Fıstık ezmesi istermisin? -B) Evet... -A) O zaman, şu karşıdan karşıya geçen kıza çarpalım...

    80) Asansör benide asar mı acaba?

    81) -A) Şu ceketi asarmısın? -B) Suçu ne?

    82) -A) Hadi maça gidelim... -B) Yok gelemem, sen karo yu götür...

    83) -A) Tanrılar kız kardeşini istiyo... -B) Tanrılar dayak istiyo...

    84) Abi, keçiler yolu kapatmışlar... Haraç istiyolar...

    85) Porsyonları mı büyüttünüz, yoksa bu tavuk göğüsleri silikonlu mu?

    86) Cos: 60, Sin: Tutmuş...

    87) -A) Don Kişot geldi... -B) Biz artık Boxer Kişot la iş yapıyoruz, kov gittin...

    88) -Adam) Sarayım mı? Yoksa elde mi yersiniz? -Tolga) Sarayın...

    89) Ayşe Teyze ile Persil Yeşil Güç, Paşa bar da beraber görülmüş...

    90) Bit pazarına gittim, bitlendim...


  8. 32
    fbauk3
    Emekli
    91) Hamçökelek, Bigçökelek, Chickençökelek, Cheeseçökelek...

    92) Adamın vurduğu yerde gül bitmezdi... Eli, kendi yüzüne çarptı, şimdi bitkisel hayatta...

    93) -Cin: Dile benden ne dilersen... -A) Yıldız kaysın, ben de dilek tutim, belki olur...

    94) -A) Nerdeydin, gözüm yollarda kaldı... -B) Yolda bi salağın gözleri vardı, onları çöpe attım geldim...

    95) -A) Yarım ekmek döner mi? dönmez mi?

    96) Makarna yiyiyoduk. Elektrikler kesildi, PİLav yiyiyoruz şimdi...

    97) Aynalı tahir polis oldu, artık Aynasız...

    98) -A) Şu kız seni kesiyo... -B) Yok olm, o yara daha önce vardı...

    99) -A) Şu doğa insanın içini açıyo canım... -B) Demek benim sol böbreği o çaldı...

    100) İstanbul, Ankarayı satmış. Ondan sonra satanİST olmuş...

    101) Kitap yazarmış, defter de şair...

    102) -A) Basketbolda BİLEK atmak çok önemlidir... -B) White?

    103) Mağrada duran şu uçan memeli yarasa mı? Yaramasa mı?

    104) -A) Aaaaa, gemi. -B) Hayır, G diil.

    105) İki orta bi kareli defter, üç kafa bi gol...

    105) Bir doğrudan üç nokta geçer, yanlıştan 4 tane...

    106) Şampiyon biziz. -Biziz- e 1. ligde başarılar...

    107) Server çökmüş, nickler enkaz altında kalmış...

    108) Almanya dan oğlumun elbombası geldi, evimi boşaltın...

    109) Üçgenin alanı kaç? Peki vereni kaç?

    110) 15 kasım... 21 kemiğim...

    110) Allah kızları yarattı, biz erkekler de kadınları... (GöRKeM)

    111) İlahi Azrail, sen adamı öldürürsün...

    112) Bizim Mikafil gene kıyameti kopardı...

    113) Eğer bir kan sıfırdan küçük ise RH(-) , büyük ise RH(+) olur...

    114) Gene geldi, DNA ya gitti...

    115) Şah damarı kesildi, mat oldu...

    116) Şah Mat, Geo, Müz, Alm...

    117) Geçen gün bi kapı çaldım, beni konservatuar a aldılar...

    118) -A) Hocam, Ahmet kopya çekiyo... -B) Çeksin, Çeksin... Ya itseydi nolurdu bi düşünsene. Skandal... Skandal...

    119) Annem bana öksürük şurubu içirdi, Artık hep öksürüyorum...

    120) Bizim kedi yabancı dil öğrendi, artık havlıyo...

    121) Şu zamane sinekleri çok alem oluyo. Geçen gün böcek ilacı sıkıyodum, bana koltuk altını uzattı...

    121) Düşünce suç oluyosa, kalkıncada suç olmalı...

    122) Lafla peynir gemisi yürümez. Yüzer...

    123) Kadın o kadar yaşlıydı ki, Göktürklerle ilgisi olup olmadığını sordum...

    124) Kola gaz yapar. Fanta da devriyaj...

    125) "G" harfini vernelle yıkadık, "Ğ" oldu...

    126) Aaaa kapıda itiniz yazıyo. Yanımda köpek olduğunu nasıl anladı? Şu teknolojiye bak...

    127) -A) Postahane nerde? -B) Bilmem, nerde?

    128) Havuza balıklama atladı... Balık ile Lama havuzdan çıkıp bu sefer de çivileme atladı...

    129) Rüzger çok eser, hatta tarihi eser...

    130) Bu etleri önce kızart, sonra yeşert...

    131) -A) Bugün günlerden ne? -B) Cuma... -A) Yarın? -B) Robinson...

    132) -A) Ben elmaları çok seviyorum... -B) Onlarda seni seviyo mu? yoksa platonik mi?

    133) Salaklığımı yüzüme vurma, davula vur...

    134) Kapı çalıyo, hayırdır işallah... Tüh, bilemedim... Evet gelmiş...

    135) Atletler koşuyomuş, donlarda peşinden... (GöRKeM)

    136) -A) Allah ne muradın varsa versin... -B) Murat 131... (GöRKeM)

    137) -A) Osmanlı Viyana'yı 3. kez neden kuşatamadı? -B) Çünkü atacak kuş kalmadı...

    138) Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark!

    139) Dün güme gittim ama güm evde yoktu.

    140) Asansörün altında durmak yasaktır. Öyleyse yasağın üstünde durmak asansör müdür?

    141) Zorla güzellik olmaz, estetikle olur!

    142) Anneee ben gidiyorum, sabaha dönerim, akşama iskender!

    143) -A) Geçen gün seni koşarken görmüşler. -B) Nerde? -A) Hipodromda

    144) Oğlum bana yamuk yapma, hele kare ve çember hiç yapma...

    145) Sen terlemişsindir, sana terlik getiriyim...

    146) -A) Canım kola istedi... -B) Yürü karakola...


    147) Beni kimseyle karıştırma, sek iç!

    148) -Barış: Bileti mi düşürdün? -Güner: Evet... -Barış: Nasıl düşürdün? -Güner: Çelme taktım, düştü işte...

    149) Viagra kaldırır, suda kaldırır. Viagra suysa, neden reçetekle satılıyo? (EmRe)

    150) Bir an gelmeyeceksin diye çok korktum, beni korku filmi için başrol oyuncusu seçtiler...

    151) -A) Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için. -B) Ne için? -A) Süt için...

    152) Bu bir kuş, yok yok bir uçak, hayır Süpermen... Yok oda değil, Füze... Arkadaşlar, şu füzeye bakın, tam üstümüze geliyo... Ay ne güzel bi füze bu böyle...

    153) -A) Nerdesin? -B) Dayımdayım -A) Hangi dayım? -B) Dönülmez akşamın ufkundayım..
    .

  9. 33
    fbauk3
    Emekli
    Mahkeme Soruları
    Aşağıdakiler mahkemelerde avukatlar tarafından sorulmuş gerçek sorulardan derlenmiştir. Reha Muhtar'dan daha salakça soru sorulabilir mi? diye bir soruyla karşılaşınca artık "evet" diyeceksiniz!..
    "Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz, değil mi doktor?"
    "En genç olan oğlunuz, hani şu 20 yaşında olan, kaç yaşındaydı?"
    "Resminiz çekilirken orada mıydınız?"
    "Yalnız mıydınız, yoksa kendi başınıza mıydınız?"
    "Savaşta öldürülen kardeşiniz miydi yoksa siz miydiniz?"
    "Sizi öldürdü mü?"
    "Çarpışma esnasında araçlar arasında ne kadar mesafe vardı?"
    "Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?"
    "Kaç kere intihar etmeyi başardınız?"
    Soru: "8 ağustosta mı hamile kaldınız?"
    Cevap: "Evet."
    Soru: "peki o anda siz ne yapıyordunuz?"

    Soru: "Üç çocuğunuz var, değil mi?"
    Cevap: "Evet."
    Soru: "Kaçı erkek?"
    Cevap: "Erkek yok."
    Soru: "Hiç kızınız var mı?"

    Soru: "Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, değil mi?"
    Cevap: "Evet."
    Soru: "Peki bu merdivenler yukarı da çıkıyor muydu?"

    Soru: "Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayına çıktınız, değil mi?"
    Cevap: "Evet, Avrupa'ya..."
    Soru: "Eşiniz de sizinle geldi mi?"

    Soru: "İlk evliliğiniz niçin sona ermişti?"
    Cevap: "Ölüm sebebiyle."
    Soru: "Kim ölmüştü?"

    Soru: "Şüpheliyi tarif edebilir misiniz?"
    Cevap: "Orta boyluydu, sakalı vardı."
    Soru: "Erkek miydi yoksa kadın mı?"

    Soru: "Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız, doktor?"
    Cevap: "Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım."

    Soru: "Bütün cevaplarınız sözlü olmak zorunda, anlaştık mı? Şimdi, hangi okula gidiyorsunuz?"
    Cevap: "Sözlü."

    Soru: "Otopsiye başladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?"
    Cevap: "Aksam 8:30 civarında başladık."
    Soru: "Bay___ o esnada ölü müydü?"
    Cevap: "Hayır, sandalyeye oturmuş neden otopsi yaptığımı merak ediyordu."

    Soru: "İdrar örneği verme imkanınız var mı?"
    Cevap: "Kendimi bildim bileli yapabilirim."

    Soru: "Otopsiye başlamadan önce Bay ___'in nabzına baktınız mı doktor?"
    Cevap: "Hayır."
    Soru: "Kalbini dinlediniz mi?"
    Cevap: "Hayır."
    Soru: "Nefes alıp almadığını kontrol ettiniz mi?"
    Cevap: "Hayır."
    Soru: "O halde siz otopsiye başlarken Bay ___ hala yaşıyor olabilir, değil mi?"
    Cevap: "Hayır."
    Soru: "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?"
    Cevap: "Çünkü adamın beyni masamın üstünde bir kavanozun içindeydi."
    Soru: "Yine de hasta hala yaşıyor olamaz mıydı?"
    Cevap: "Evet, hatta şu anda bir mahkeme salonunda avukatlık yapıyor olabilir."


  10. 34
    fbauk3
    Emekli
    Masum Varsayimlar
    Otobüslerdeki "tehlike anında kolu el ele çeviriniz" (ki bööle bile yazmıyo) yazısını her gördüğümde otobüsteki herkesin elele tutuşup, ve birinin lider olup kolu onun çevirmesi gerektiğini sanırdım.

    Bir de herhalde kapıya gelindiğinde mutlaka zile basılmasını gerektiğini sanıyordum ki,boyum yetişmediğinden duvara parmağımı basıp "zelllll" diye bağırırdım filmlerde Kızılderililere yerli dendiği için onları Türk sanırdım bi keresinde, 3-4 yaşlarındayken, mutfağa girmiştim ve ömrümde ilk defa kadayıfla karşılaşmıştım: annem kadayıf yapmıştı ve ben de kadayıfı babam zannettim çünkü babam kıllı bir insandı ve annemin babamı öldürdüğünü sonrada yemek yaptığını düşünmüştüm, babamın piştikten sonra kıllarının o hale geldiğini zannedip babam eve gelene kadar mutfakta oturup ağlamıştım, annemin cok kızdığını hatırlıyorum.

    Annemi ziyaretçiler dizisinden biri zannederdim. uzaydan gelen bi visitors annemi öldürmüş ve yerine geçmiş diye suratından maskesini çıkarmaya çalışıp annemin suratını yolardım.

    Zeki Müren'i zekim üren sanırdım..ne demekse....

    Pırasayı soğanın abisi sanırdım Andımızın 'yurdumu milletimi özümden çok sevmektir' bölümünü üzümden çok sevmektir sanırdım, kafa patlatırdım işin mantığına Anıtkabir'i bir başkan mezarları serisinin ilk üyesi sanır ve Kenan Evren'in anitka-iki'ye gömüleceğine inanırdım ayrıca bir "kültabisi"nin var olduğuna da inandım hep içten içe.

    Lar diye bi deniz var sanırdım.. "Korkma sönmez bu Tafak larda yüzen al sancak" dan kaynaklı.. dolayısıyla bu mısraları toyle yorumlardım Lar'da yüzen bir al sancağın, Şafağın sönmesi konusunda endişe etmemesi gerekir.

    Televizyondaki spikerlerin de bizi gördüğünü sanırdım, bunu anlamak ve açıklığa kavuşturmak için bir gün koltuğun arkasına saklandım, planım spikeri punduna getirip beni aradığını ve kafasını oynattığını yakalamaktı ama nereye saklanırsam saklanayım, ne kadar gizlice kafamı dışarı çıkartıp televizyona bakarsam bakayım spiker hep beni görüyor, gözümün içine bakıyordu. Sonra babama sordum, öğrendim.

    İn cin top oynuyo dediklerinde de, incin adında (Ayşe, Fatma gibi) bi kızın top oynadığını sanırdım. bi türlü anlayamazdım. eee top oynuyo da nooluyo ben de oynuyorum derdim kendi kendime Taksim'deki kat otoparkını, katoto isimli bi Japon devlet büyüğü adına yapılmış "katoto parkı" sanırdım, hep oraya gidip oynamak isterdim Bezirgan başı adlı oyunu hep vezirgen başı diye idrak ederdim. Son zamanlara kadar da öyle sanıyo idim..ulan bi kerede sormamışım kendime şu zamana kadar nedir ki bu vezirgen başı, bi manası var mı acaba diye..

    Futbol maçlarında, hakem sarı veya kırmızı kart gösterdiğinde, birisinin futbolcuya kart gönderdiğini ve herkesin merak içinde hakemin etrafına toplaşıp, kartı okumasını beklediğini sanırdım


  11. 35
    fbauk3
    Emekli
    Medya Kıyameti Nasıl Duyururdu
    Sabah: Biz Öldük!

    Dünya Gazetesi: IMKB'de endeks bir daha yükselmeyecek.

    Hafta Sonu: Ayhan Işık ile Hülya Avşar gizlice buluştular

    Boxer: Ayın hurisi

    Carrefoure Bülteni: Gerçekten Son İndirim

    Fanatik Gazetesi: Bu maçın galibi yok!

    Hürriyet, Ertuğrul Özkök: İyimserliği elden bırakmayalım, hiç olmazsa cehennemde ısınmak için yakıt parası yok!

    Milliyet, Meral Tamer: Zebaniler, delik kazanların üreticisini Şeytan'a şikayet etti.

    Blue Jean: Kızlar, kuponu doldurup gönderen ilk 10 kişi James Dean'le yemek yeme şansı elde edecek.

    Bilim Teknik: Evren hakkında bütün bilmediklerimiz...

    Oyun dergisi: Game Over

    Elle: Yargı gününde anında 10 kilo verin!

    Para: Kıyametten kar yapmanın 100 yolu

    Star Gazetesi: Şok! Kandırıldık, Şeytan aslında iyiymiş!

    Show TV, Reha Muhtar: Sayın Zebani, kazanların yanında terlemiyor musunuz?

    ATV : Mahşer yerinde fordçuluk çok yaygın, izliyorsunuz sayın seyirciler, bıyıklı bey, nasıl arka saflarda çalışıyor...

    Kanal D: İzliyorsunuz sayın seyirciler, kazanların içi bir volkan gibi, insanlar bağrış çağrış yanıyor, kızarıyor...

    Aktüel: Mahşer günü yanınızda olması gereken 2 şey: Sevaplar ve Isıya dayanıklı elbise

    Auto Show: Sırat köprüsünde saniyede 100 km.ye ulaşan son model arabalar

    Arena, Uğur Dündar: Cennete rüşvetle kaçak giren günahkarların tüyler ürperten dosyası

    Başbakanlık, Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi: Devletimiz, bütün yaraları saracaktır!


  12. 36
    fbauk3
    Emekli

    --->: komik şeyler (yazı fotoğraf video)

    Reklam



    Meftanin Son Sözleri
    -Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
    - Teker teker gelin layn...
    - Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
    - Korkma, bu tünelden yıllardr tren geçmiyor...
    - Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
    - Geeel, geeel, sağ yap gel.
    - Abi çok seri bi araba bu yaaa...
    - Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
    - O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
    - Burası Fener tribünü değil mi?
    - Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
    - Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
    - Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
    - Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
    - Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
    - Hala karlı gösteriyor mu hanım?
    - Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
    - Gel abi burası boyu geçmiyo.
    - Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
    - Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
    - Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
    - Baba... Ben hamileyim.
    - Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
    - Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
    - Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
    - Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
    - Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
    - Doktora neyim gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
    - Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
    - Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
    - Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
    - Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
    - Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
    - Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
    - Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
    - Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
    - Amma keskin virajmış yav!!
    - Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
    - Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
    - Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
    - Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
    - Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...


+ Yorum Gönder
3. Sayfa BirinciBirinci ... 234 ... Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi