Deniz Küstü (Yaşar Kemal) Roman Özeti...

+ Yorum Gönder
Kültür-Sanat ve Kitap - Dergi Tanıtımları Bölümünden Deniz Küstü (Yaşar Kemal) Roman Özeti... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    rengigül
    Usta Üye
    Reklam

    Deniz Küstü (Yaşar Kemal) Roman Özeti...

    Reklam



    Deniz Küstü (Yaşar Kemal) Roman Özeti...

    Forum Alev
    Deniz Küstü (Yaşar Kemal)


    ESER HAKKINDA GENEL BİR DEĞERLENDİRME

    Deniz Küstü romanında Yaşar Kemal ana tema olarak İstanbul’un çürüyen doğasını seçer. Deniz insanının kentteki yaşam serüveninden hareketle bir kentin çöküşünü, yozlaşmasını, yabancılaşmasını ve deniz doğasının yok oluşunu anlatır.

    Bu romanda büyük kentin tüm karmaşası, sorunları, güzelliği anlatılıyor. İstanbul’un çürümüşlüğü gözler önüne seriliyor. Yaşar Kemal’e göre küsme, aslında hayattan bir kopuş değildir. Yaşama sevincinin bir parçasıdır.

    Romanın kötü kişisi Zeynel’in kişiliğine bağlı olarak İstanbul’unda kötüleştiğine değiniliyor.

    ESERİN KONUSU

    Deniz insanının kentteki yaşam serüveninden hareketle bir kentin çöküşü, yozlaşması, yabancılaşması ve deniz doğasının yok oluşu.



    ESERİN ANA FİKRİ

    Bir kentte yaşayan insanların yozlaşmasıyla birlikte, o kentte yozlaşır ve çöker.

    ROMANIN ÖZETİ

    Zeynel kahveye elinde bir tabancayla gelir ve İhsan’ı vurur. İhsan oracıkta hemen ölür. Selim balıkçı, balyoz gibi elleriyle Zeynel’e birkaç kez vurun ve yüzüne tükürerek kahveden çıkar. Daha sonra Zeynel polisler gelmeden kahveden çıkar ve kaçar. Kahve ahalisi Selim balıkçıya Zeynel’e engel olmadığı için tepki gösterirler ve aleyhinde konuşurlar.

    Selim balıkçı bir kılıç balığının peşindedir. Onu yakalayıp satmak ister. Böylece çok para kazanacağını düşünür. Ancak bir türlü yakalayamaz.

    Selim balıkçının yunus balığı bir arkadaşı vardır. Selim balıkçıyla yunus balığı birbirlerini çok severler. Selim balıkçık ne zaman denize balık avlamaya çıksa, yunus balığı hemen yanına gelir ve onun balık avlamasına yardımcı olur.

    Marmara’da balıkçılar yunus balığı avlamaya başlarlar. Çünkü yunus balığı yağı çok para etmektedir. Selim balıkçı buna engel olmaya çalışır; fakat başarılı olamaz. Yunusların denizin neşe kaynağı olduğuna inanır. Eğer yunuslar öldürülürse denizin küseceğini ve bir daha balıkçılara mahsül vermeyeceğine inanır. Nitekim de böyle olur. Marmara’da hiç yunus kalmayınca deniz adeta küser ve mahsül vermez. Selim balıkçının arkadaşı olan yunus ta öldürülür. O günden sonra Selim balıkçı artık insanlarla konuşmaz, kendi başına yaşar gider. Adeta insanlara küser.

    Zeynel İhsan’ı öldürdükten sonra İstanbul’a kaçar. Tutuklanma korkusu içinde arkadaşı Hüseyin Hüri’ye sığınır.

    Selim balıkçı askerde yaralandığında Cerrahpaşa hastanesinde tedavi edilir. Burada Gülizar adında bir hemşireye aşık olur. Fakat kendisin ona layık görmez ve ondan kaçar. Ama hemşireyi asla unutmaz. Onunla bir gün evlenme hayalleri kurar. Bu nedenle çok para kazanmak ister.

    Hüseyin Hüri Zeynel’i polise ihbar eder. Zeynel polisin elinden kaçar. Daha sonra Zeynel bir banka soyar ve paraları Topkapı’da büyük kapının altına gömer. Zeynel’i tüm İstanbul polisi arar ancak bir türlü yakalayamaz. Zeynel Dursun Kemal adında bir çocukla tanışır. Çocuk Zeynel’i evlerine götürür. Zeynel Dursun Kemal’in annesiyle birlikte olur.

    Zeynel hakkında çeşitli söylenceler dolaşır. İstanbul’da işlenen bütün suçlar Zeynel’e yüklenmektedir. Zeynel’i adeta bir kahraman ilan ederler ve herkes ondan korkar.

    Menekşe halkı Zeynel’in Menekşe’ye gelip burayı yakacağını düşünürler ve çok korkarlar. Çünkü Zeynel’e Menekşe halkı çok kötü davranmıştır. Zeynel’e kötülük yapanlar bir bir Menekşe’yi terk ederler.

    Zeynel olduğu söylenen bir kişinin fotoğrafları boy boy gazetelerde çıkar. Ancak bu fotoğraftaki kişi Zeynel değildir. Polis Zeynel için vur emri çıkartır. Zeynel polise yakalanmamak için sürekli saklanır. Dursun Kemal de yanındadır. Zeynel ölmek istemez ve kurtulmanın çarelerini arar. Menekşe’deki Topal Hasan’a gider ve yardım ister. Topal Hasan da onu ancak Selim balıkçının kurtarabileceğini söyler. Zeynel Dursun Kemal’i köprü altında uyurken bırakır ve Selim balıkçının yanına gider. Selim balıkçıdan kendisini Yunan adası Limni’ye , Vasili’nin yanına götürmesini ister. Selim balıkçı bir süre tereddüt eder ancak Zeynel’in öldürülmesine gönlü razı olmaz ve onu kaçırmaya razı olur.

    Dursun Kemal uyandığında yanında Zeynel abisini bulamaz. Herkese sorar ama kimse Zeynel’i görmemiştir. Zeynel’i her yerde aramaya başlar. Bu sırada Ahmet adında annesi ve babası olmayan bir çocukla tanışır ve onunla arkadaş olurlar.

    Limni adasına giderken teknede Selim balıkçı ve Zeynel arasında bir arbede yaşanır ve Selim balıkçı Zeynel’i boğarak öldürür. Bu günden sonra Selim balıkçı günlerce utancından evden çıkamaz. Sanki herkes onun Zeynel’i öldürdüğünü biliyordur.

    Selim balıkçı yıllardır hayalini kurduğu evi yaptırır. Yıllarca hayalini kurduğu evi yaptırarak içinde bulunduğu bunalımdan kurtulacağını sanır ama yanılır. Yine bir bunalım halinde teknesine atlar ve Hayırsızada’nın yakınlarında kendisini vurur. Menekşeliler silah sesini duyunca hemen oraya giderler ve Selim balıkçının ölmediğini anlarlar, onu hastaneye kaldırırlar.

    Zeynel ölmesine rağmen İstanbul’da işlenen her yeni suçun zanlısı Zeynel’di. Gazeteler her gün yeni bir cinayet haberi yazar.

    Selim balıkçı iyileşir ve tekrar Menekşe’ye döner. Selim balıkçı çok değişmiştir. İnsanlarla konuşmaya ve onların dertlerine derman olmaya başlar.

    Halim Bey Veziroğlu İstanbul’un hemen hepsine sahip olur, ve İstanbul’da insanlara kan kusturur. Selim balıkçı buna daha fazla dayanamaz ve Halim Bey Veziroğlu’nu öldürür. Sonra Menekşe’ye gelir ve denize açılır.

    Birden bir yunus familyasının kendisine doğru geldiğini görür ve sevinçten deliye döner. Deniz masmavi ve apaydınlıktır, dibinden ışık verilmişçesine yumuşacık bir sevinç çiçeği olup açar.

    ROMANDAKİ ŞAHISLAR DÜNYASI

    I. Derecedeki Şahıslar Dünyası



    Zeynel : Roman kahramanlarından gangster Zeynel sanki Toroslar’dan bir megapol ortamına getirilip konmuş eşkıya tipine bir ölçüde İnce Memed’e benzemektedir.

    “Sarı kıvırcık saçları ensesinden ceketinin yakasına kadar lüle lüle dökülüyordu. Bıyıkları kızıla çalıyordu ve sarkıktı, Zeynel’in yüzünde yeni terlemiş gibi duruyordu.”(sayfa:116)

    “Ağ örmeden motor onarımına, badanacılıktan muslukçuluğa kadar akla ne iş gelirse yapıyor, bunlara karşılık birisi ona para verecek olursa, yumuşacık, başı yerde, yerin dibine geçerek, <<İstemez, neye gerek!>> diye savuşuyordu oradan. Bu hiç kimsenin isteğini geri çevirmeyen utangaç, hemen hemen hiç konuşmayan çocuğa da Menekşeliler yüklendikçe yükleniyordu.”(sayfa:113)

    “Zeynel’in bir kere olsun ağzını açıp bir kişiye bir kötü söz söylediği, bu kadar işten bir kerecik olsun yakındığı görülmüş değildi. Hep düşünceli, hep başı yerde, hep gülümseyen hep sabırlı, dayanıklı, her işe sevinçle koşan, hep çok utangaç…”(sayfa:115-116)

    Zeynel saygılı, terbiyeli, ağır başlı, utangaç, hiç kimsenin isteğini geri çevirmeyen, hep sabırlı, dayanıklı, her işe sevinçle koşan bir gençti. Ancak İhsan’ı öldürdükten sonra şartlar onu gangster olmaya sürükler.

    Selim balıkçı : Sait Faik Abasıyanık’ın hikayelerindeki kahramanlarına daha yakındır.

    “Selim balıkçı o kadar az konuşur ki, konuştuğunda da konuşması öyle bizim bildiğimiz gibi bir konuşma değildir ki, o konuşmaz patlar, sonra da rahatlamış, patladığı yerden utangaç bir yüzle başı yerde uzaklaşır gider.” (sayfa: 25-26)

    “Selim balıkçı hiç kıpırtısız, yalnız gözlerini kısarak açarak, kalın kaşlarını kaldırarak keskin şahin gözleriyle denizi tarıyordu.”(sayfa: 32)

    “Gün kavuşurken Selim balıkçı düzgün, yakışıklı endamı, pos bıyıkları, birer masmavi damla olan kenarları kırış kırış gözleri, kocaman boğum boğum elleriyle ayağa kalktı, kollarını geniş geniş açarak gerindi, ellerini gözlerini siper ederek…”(sayfa: 43)

    “Duygusal adamdır Selim balıkçı, alıngan adamdır.”(sayfa: 46)

    “Selim, nemrud, gaddar, içi kötülük, kin, öç dolu bir adam değildir. Değildir ya , Selim küsen adamdır. İnsana, balığa, kuşa kurda, börtü böceğe, ağaca, denize, göğe de küser.”(sayfa: 47)

    “<<Çık>> dedi Osman, Selim balıkçının kendisiyle konuştuğunda dolayı kıvanca boğularak….”(sayfa: 61)

    Selim balıkçı az konuşan, utangaç, duygusal, alıngan bir adamdır. Kötü bir adam değildir. Ancak her şeye küsen biridir. Selim balıkçı öyle kimseyle konuşamaz; biriyle konuştuğunda ise konuştuğu kişi kıvanca boğulur.

    Selim balıkçı düzgün, yakışıklı endamı, pos bıyıkları, masmavi gözleri, kocaman boğum boğum elleri olan biridir.

    II. Derecedeki Şahıslar Dünyası

    İhsan : Zeynel’in öldürdüğü adamdır.

    “İhsan şu Çekmeceyle Menekşe arasındaki gazinonun, yeni randevu evinin sahibesi Gelibolulu Meliha’nın dostu ve hem de fedaisiydi. İstanbul’un da tanınmış namlı kabadayılarındandı. Hep kemerinin altına sokulu çifte nagant tabancayla dolaşır, en küçük bir dalaşta tabancasına sarılırdı. Dört tane adam öldürdüğü, yıllarca hapis yatıp çıktığı burada biliniyor, herkes ona göre İhsan’a karşı ayağını denk alıyordu.”(sayfa: 114)

    “Florya plajlarının, gazinolarının, Yeşil yuva, Mimar Sinan körhanelerinin haracını alıyor, sabahlardan akşamlara kadar ya kahvede kumar oynuyor, ya da ceketi sırtına atılı kıyıda, denize tükürerek dolaşıp duruyordu, sarı uzun bıyıklı, geniş omuzlu, geniş yüzlü, çift çeneli birisiydi. (Sayfa 114)

    İhsan İstanbul’un tanımmış namlı bir kabadayısıydı. Herkese kötülük yapan karaktersiz birisidir.

    Topal Hasan: Zeynel’e çok yardımı olan kişi

    “Topal Hasan en güzel barbunyaları, tam yirmi altı santim burada yakaladı.. Tuttuğu balık yirmi altı santimden küçükse, Topla Hasan kayığının kenarına çizdiği ölçüye vururdu balığı, var sen büyü, diye denize atardı, büyükse, sen kartaldın arkadaş, var git sen de bol bol yumurtla da yeni barbunyalar yetişsin, diye genisin geniye onu da denize incitmeden yollardı. (Sayfa – 219)

    “Topal Hasan has balıkçıdır, usta balıkçıdır ya, onun asıl gönlü lodosçuluktadır.” (sayfa – 334)

    Topal Hasan balıkçıdır. O tuttuğu her balığıda beğenmez. T. Hasan Zeynel’e çok yardım etmiştir. Onu bir gece evinde saklamış, sonra onu selin balıkçıya kaçırsın diye göndermiştir.

    Kadir Ağa: Zeynel’e küçükken çok yardım eden kişi.

    “Kadir Ağaç çok yıllar önce buraya, Menekşeye Romanya’dan gelmişti.” (Sayfa 215)

    “Kadır Ağa Romanya’dan geldiğinden beri kırk elli yıldır, ev, oda, çadır yüzü görmemişti. Kış yaz teknesinin içinde uyurdu. Balıkçılığı Menekşe’yi o kat etmişti buraya. Öyle Topal Hasan gibi ince eleyip sık dokumamış her tür balığı tutmuş, her biçim balıkçılığı yapmış…” (Sayfa – 219)

    “Kadir Ağa: Ben Zeynel’e çok balık verdim. Bir selim balıkçı bakardı ona, bir de ben. O karlı kışlarda başını sokacak bir tekne içi bulamaz da geceleri benim yanıma gelir, küçücük teknenin içinde iki kişi üst üste yatardık.” (Sayfa 220)

    Kadir Ağa balıkçılığı Menekşeye getirmiştir. İyilik sever ve fedakar biridir. Zeynel’e çok yardım etmiştir.

    Halim Bey Veziroğlu: Selim balıkçının en büyük düşmanı.

    “Bu adam kötüydü, zalimdi, kan içici yalancı, mendeburdu, kimseye bir iyiliği dokunmaz bir bencildi. Hırsızların kaçakçıların başıydı. İnsafsız, kimsenin gözünün yaşına bakmayan gaddar kişiydi. Karşısına çıkan adamı babası, kardeşi de olsa bağışlamaz yok ederdi.” (Sayfa 308)

    Halim Bey Veziroğlu Selim balıkçının yıllardır almak istediği arsanın sahibidir. Bu arsayı Selim balıkçıya vermez. Bu nedenle Selim balıkçı Halim Bey’e düşmandır. Halim Bey Veziroğlu çok kötü, insafsız, yalancı, mendebur biriydi.

    Hüseyin Hüni: Zeynelin arkadaşıdır; ancak Zeynel’i polise ihbar etmiştir. “Hüseyin Huri şimdi yirmi birini sürüyordu. Babası, ta ozamanlar bir yolunu bulup Urfa’dan Almanya’ya çalışmağa gitmiş, anası da ölünce Hüseyin Hüri el aralığında kalmış, sonra da bu kimsesiz çocuğu genel ev anası evine almıştı.” (Sayfa – 109)

    “Hüseyin Huri, Anadolu’dan İstanbul’un fukara semtlerinden kopup gelen her çocuk kuşağını kumarda, yankesicilik, fafacılık ve söğüşcülükte, kaçakçılıkta ve sigara satışlarında o yönetti.” (Sayfa – 112)

    Hüseyin Hüri de bütün kötü alışkanlıklar mevcuttur. Zeynel’in arkadaşıdır ancak Zeynel’i polise ihbar etmiştir. Polisle birlikte Zeynel’i İstanbul’un her yerinde aramaktadır.

    Dursun Kemal Alceylan:

    “Dursun Kemal Akceylan daha on ikisini sürüyor, bıyıkları çıkmış mı, diye, her sabah uyanır uyanmaz ilk iş olarak aynaya bakıyordu.” (sayfa – 136)

    “Kemal epeydir Bursalı Adem Usta’nın çırağıydı.” (Sayfa – 139)

    “Dursun Kemal elini minnettarlıkla koydu, elleri dostluktan, insanlıktan yanarak, içinde ılık ılık, bir güvenle karışık bir sevgi uyanarak, yüreğinin aydınlığının dibine ağır ağır, bir çakıltaşı güzelliğinde bir ışıklı tortu gibi çökerek… (Sayfa – 128)

    Dursun Kemal’in hayatı Zeynel ile tanıştıktan sonra tamamen değişir. Dursun Kemal’in annesi babası ayrıdır. Annesiyle birlikte yaşamaktadır.

    Zühre Paşalı: Dursun Kemal’in annesidir.

    Hriota Usta: Selim Balıkçı’nın ustasıdır. Yunanlıdır.

    Sözü Edilen Şahıslar

    Loz Erkan Balıkçı Kemal Teslim Reis Vasili

    Süleyman Leon Usta Kürt Cemil Dursun Kemal’in babası

    İbo Efendi Zeki Bey Cezayirli Loz Rüştü

    Kahveci Şaban Yusuf Çolak Zühtü Ahmet

    Remzi Mahmut Loz Hamdi Murat

    Hasan Bey Atom Salih İşportacı

    Özkan Kürt Hasan Kâzım Ağa

    Kürt Resul Osman İlyayı

    Hatçe Nebile Tatar Ali



    Vaka Örgüsü

    Ana düğüm noktası: Zeynel’in saldırması üzerine Selim Balıkçı’nın Zeyneli boğarak öldürmesi

    Bu roman klasik anlatımla kaleme alınmıştır. Düğüm noktası ortadadır.

    Ara düğüm noktaları

    1. Zeynel’in İhsan’ı mahalle kahvesinde herkesin gözü önünde öldürmesi. Bunun üzerine Selim Balıkçı’nın Zeynel’i dövmesi

    2. Zeynel’in teslim olmamak için polislerden kaçması

    3. Zeynel’in arkadaşı Hüseyin Hüri’ye sığınması ve ancak Hüseyin Huri’nin onu polislere ihbar etmesi

    4. Zeynel’in Paraya ihtiyacı olduğu için banka soyması

    5. Zeynel’in Dursun Kemal’le tanışıp onun annesiyle birlikte olmasıyla birlikte, Dursun Kemal’in babasının annesini öldürmesi, suçu da Zeynel’e atması

    6. Zeynel’in Selim Balıkçı’nın evini yakması

    7. Zeynel’in Selim Balıkçı’nın evini yakması

    8. Zeynel’in Selim Balıkçı’yı öldürmeye kalkışması

    9. Bebekte zengin çiftin öldürülmesi, s uçun Zeynel’e atılması.

    10. Zeynel’in beş polisi esir alması

    11. Zeynel için vur emri çıkarılması

    12. Zeynel’in polislere yakalanmamak için Selim Balıkçı’dan yardım istemesi.

    Yukarıda da bahsettiğim gibi ana düğüm noktasıda Zeynel’in Selim Balıkçı’nın kendisini öldüreceğini düşünerek, Selim Balıkçı’ya saldırması, bunun üzerine Selim Balıkçı’nın Zeynel’i öldürmesi.





    Giriş Bölümü

    Zeynel İhsan’ı mahalle kahvesinde herkesin gözleri gönünde öldürür. Bunun üzerine Selim Balıkçı Zeynel’e birkaç kez tokat atar, kahveden ayrılır. Zeynel’de polise yakalanmamak için Menekşe’den kaçar.

    Gelişme Bölümü

    Bu bölümde Selim Balıkçı’nın insanlara neden küstüğü anlatılır. Nedeni ise Selim Balıkçı’nın arkadaşı olan yunusun balıkçılar tarafından öldürülmesidir. Ayrıca yunusların öldürülmesi denizinde küsmesine neden olur. Denizin küsmesiyle birlikte artık eskisi gibi balıkçılara balık vermez olur.

    Zeynel’in polislere yakalanmamak için arkadaşı Hüseyin Hûri’ye sığınması, Hüseyin Hurinin’de onu polislere ihbar etmesi anlatılır. Artık bundan sonra Hüseyin Hûri önde polisler arkada İstanbul’un her yerinde Zeynel’i ararlar. Bu sırada Zeynel’in Dursun Kemal ile tanışır ve artık bundan s onra Dursun Kemal Zeynel’in yoldaşı olur.

    İstanbul’da her işlenen suç Zeynel’in üzerine atılır. Bu yüzden Zeynel halk arasında gangster olarak tabir edilmeye başlanır. Zeynel için vur emri çıkartılır. Zeynel ölmek istemez. Selim Balıkçı’ya sığınır ve Selim Balıkçı’dan kendisini Yunan adası Lumni’ye kaçırmasını ister. Selim Balıkçı kabul eder ve tekneyle denize açılırlar. Zeynel’in teknede aklına binbir türlü şey gelir. Selim Balıkçı’nın kendisini öldüreceğini zanneder. Bunun üzerine Selim Balıkçı’yı öldürmek için ona saldırır. Ancak Selim Balıkçı Zeynel’i öldürür.

    Selim Balıkçı Zeynel’i öldürdükten sonra sanki herkes biliyormuş gibi kimsenin yüzüne bakamaz. Adeta hayata küsmüştür. Yıllardır özlemi kurduğu evini yaptırır. Fakat eski evinde oturmaya devam eder. Geçirdiği bir bunalım ani neticesinde ihbara kalkışır ama başarılı olamaz.

    Sonuç Bölümü

    Selim Balıkçı iyileştikten sonra çok değişir. Menekşelilerle konuşmaya onlarla maddi ve manevi yardımlar yapmaya başlar. Bu sırada Hâlim Bey Veziroğlu adında biri insanlara kan kusturmaya başlar. Buna dayanamayan Selim Balıkçı Hâlim Bey Veziroğlu’nu öldürür ve Menekşe’ye gelir denize açılır. Kendisine doğru yunus familyasının geldiğini görür. Gözlerine inanamaz. Deniz masmavi ve apaydınlıktır. Dibinden ışık verilmişçesine yumuşacık bir sevinç çiçeği olup açar.

    MEKAN

    - İstanbul’dur. Olayın büyük bir kısmı ise Menekşe’de geçmektedir. Menekşe İstanbul’un bir ilçesidir.

    - Zeynel İhsan’ı Menekşe’deki mahalle kahvesinde öldürür. Romanda yer alan şahısların hemen hemen hepsi Menekşelidir.

    - Kumkapı Selim Balıkçınınönceden gittiği lokanta buradadır.

    - Galata Köprüsü: Zeynel’ile Dursun Kemal burada tanışırlar.

    - Yeni Cami: Zeynel bankadan çaldığı paraları burada bir mahseni saklar.

    - Cerrahpaşa Hastanesi: Selim Balıkçı yaralanınca bu hastahaneye yatırılır.

    - Mısır Çarşısı: Zeynel’in Hüseyin Hurîyle karşılaştığı yerdir.

    - Limini Adası: Selim Balıkçı’nın Zeynel’i kaçıracağı yerdir.

    - Zeynel’in polislerden kaçarken gittiği yerler.

    Mısır çarşısı, Rüstem Paşa Cami, Yeni Cami, Galat Köprüsü, Halaiç, Karaköy, Kadıköy, Unkapanı köprüsü, Mahmut Paşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Bakırköy.

    Selim Balıkçı’nın balık tutmak için gittiği yerler.

    Hayırsızada, Sedef Adası, Tavşan Adası

    ZAMAN

    Kozmik Zaman: Bir yıldır.

    Varsayılan Zaman: Romanda çok sayıda varsayılan zamandan söz ediliyor.

    “Yunus, yani Selim Balıkçının dostu, arkadaşı, kardeşi, familyası koca yunus, Selim Balıkçı eğer adam olmuş olsaydı o zamanlar, onu zengni, onu korun ederdi. Ama o zamanlar Selim Balıkçı böylemiydi insanlara sırtını dönmemiş, onlara böyle küsmemişti.” (Sayfa – 47)

    “Eskiden Selim arada sırada dünyaya, insanlara, denize, börtü böceğe, İstanbul’a kızar, küserdi. İşte bu sıralar görmeliydi yunus, tekneni yöresinde ne şaklabanlıklar yapmazdı. Selim’i güldürmek için.” (Sayfa – 47, 48)

    “Eskiden, Menekşe koyunda daha dalyan, dururken kumsala ateşler yakılırdı, baharda, kış sonlarında, güz başlarında. Balıktan dönen her balıkçı teknesi yanan ateşin dumanını görür görmez, Menekşe koyuna demir atar, tuttuğu balığın, türüne göre kıyıya bir kii, beş on, yirmi balığı ardı ardına fırlatırdı…” (Sayfa – 217)

    “Zeynel Menekşe’ye on, on bir yaşlarında gelmişti. Gelip buraya dokuz yıl önce yetişen hemşerilerine sığınmıştı. Bir gece düşmanları Zeynel’in *******, babasını, kardeşlerini, amcalarını, amcalarının karılarını, çocuklarını kurşundan geçirmişlerdi. Zeynel’in altı yaşındaki küçük kardeşini bile öldürmüşlerdi. Zeynel’e tek bir kurşun bile değmemişti. Zeynel korkudan gözlerini günlerce ne gece ne gündüz bir kere olsun açamadı… (Sayfa 75-76)

    ANLATICI

    Romandaki olaylar I. tekil kişi ağzından anlatılmıştır.

    Genel Değerlendirme

    Deniz Küstü romanı alay, olayın kuruluşu, konusu ve teması bakımından başarılı bir romandır. Yaşar Kemal olayı anlatırken olayın gerçekleşmesini hazırlayan gerekçeleride başarılı bir şekilde sunmuştur. Bu nedenle roman kurgu açısından başarılıdır.

    Romanda yer alan olay İstanbul’da geçmektedir. Romanda yer alan olayla birlikte İstanbul’un çürümüşlüğü gözler önüne seriliyor.

    Romanda deniz insanının kentteki yaşam serüveninden hareketle bir kentin çöküşü, yozlaşması, yabancılaşması ve deniz doğasının yok oluşu anlatılıyor.

    İnsanların başından geçen maceralar, değişik ruh halleri ve toplumu ve insanı ilgilendiren pek çok olay romanda yer verilmiştir.

    Romanda çok geniş bir şahıs kadrosu vardır. Ancak Zeynel ve selim balıkçı romanın ana kahramanlarıdır.

    Romanda Zeynel baş kahramandır. Zeynel’in İhsan’ı öldürmesiyle birlikte olaylar zinciri başlamıştır. Zeynel İhsan’ı öldürdükten sonra teslim olmamış ve sürekli polislerden kaçmıştır. Böylece bir gangster olup çıkmış ve herkes Zeynel’den korkar hale gelmiştir. Zeynel daha yirmi bir yaşlarındadır, saygılı, terbiyeli ağır başlı, utangaç, hiç kimsenin isteğini geri çevirmeyen, hep sabırlı, dayanıklı her işe sevinçle koşan bir gençti. Ancak İhsan’ı öldürdükten sonra şartlar onu gangster olmaya zorlamıştır Aslında Zeynel gerçektende bir gangster değildir. Şehirde işlenen her cinayet Zeynel’in üzerine yüklenmiştir .Böylece halkın gözünde gangster olup çıkmıştır.

    Zeynel sanki toroslardanh bir megopol ortamına getirilip konmuş eşkıya tipine bir ölçüde İnce Memed’e benzemektedir.

    Selim balıkçı ise Sait Faik Abasıyanık’ın hikâyelerindeki kahramanların daha yakındır. Az konuşan, utangaç, duygusal, alıngan bir adamdır. Kötü bir adam değildir. Ancak küseğen ruhludur, her şeye küsen biridir. Selim balıkçı kimseyle konuşmaz; biriyle konuştuğunda ise konuştuğu kişi kıvanca boğulur.

    Romanda yer alan bu iki şahıs ana karakterlerdir. Bu iki insanın bir mekan içinde yer yer birbirini izleyen, yer yer çakışan maceralarından, psikolojilerden bahsedilir.

    Zeynel İhsan’ı öldürdükten sonra teslim olmaz, kaçar ve arkadaşı Hüseyin Huri’ye sığınır. Ancak Hüseyin Huri onu polise ihbar eder. Ancak polis Zeynel’i yakalayamaz. Bundan sonra koskocaman İstanbul’da Zeynel sürekli polisten kaçatr. Dursun Kemal diye bir çocukla tanışır. Dursun Kemal’in hayatı Zeynel ile tanıştıktan sonra tamamen değişir. Dursun Kemal Zeynel’in kader arkadaşı olup çıkar.

    İstanbul’da işlenen bir cinayet, her suç Zeynel’in üzerine atılmaktadır. Zeynel için polis vur emri çıkartır. Zeynel ölmek istemez Dursun Kemal’i bırakır ve Selim balıkçının yanına gelir. Ondan kendisini Yunan adasına, kaçırmasını ister. Selim balıkçının da bu çocuğun ölmesine gönlü razı olmaz ve onu kaçırmaya razı olur. Ancak teknede giderken Zeynel ile Selim balıkçı arasında bir tartışma yaşanır ve Selim balıkçı Zeynel’i öldürür.

    Selim balıkçı Zeynel’i öldürdüğü için kendisini suçlu hisseder kimsenin yüzüne bakamaz. Ancak hiç kimse Zeynel’in öldüğünü bilmez. Selim balıkçı bunalım halinde kendini vurur. Ancak Menekşeliler Selim balıkçıyı kurtarırlar.

    Hâlim Bey Veziroğlu İstanbul halkına kan kusturmaktadır. Buna daha fazla dayanamayan Selim balıkçı, Halim Bey Veziroğlu’nu öldürür.



  2. 2
    AYSEVEN
    Bayan Üye

    Cevap: Deniz Küstü (Yaşar Kemal) Roman Özeti...

    Reklam



    usta yazar Yaşar Kemal'in lin 1978 yılı eseridir Deniz Küstü İstanbul'u anlatan romanıdır. Bu romanda yazar insanları, ağaçları, suları, balıkları, otomabilleri, minareleri, kuşları, camileri ile bütün bir şehrin dokusunu ve bu dokunun çürüyüşünü anlatmaktadır.







+ Yorum Gönder
yaşar kemal roman özetleri,  yaşar kemal kitap özetleri,  yaşar kemal in hikayelerin deki kahramanlar,  yaşar kemal romanları ve özetleri,  yaşar kemal eserlerinin özeti
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi