KÂbe Nasil Kıble Oldu?

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Kıssalar - Hikayeler Bölümünden KÂbe Nasil Kıble Oldu? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    alay_753
    Yeni Üye
    Reklam

    KÂbe Nasil Kıble Oldu?

    Reklam



    KÂbe Nasil Kıble Oldu?

    Forum Alev
    Rasulullah s.a.v. Efendimiz, Hicret'in on altıncı ya da on yedinci ayına kadar namazlarını Mescid-i Aksa'ya yönelerek kıldı. Bununla birlikte, kıblenin Mescid-i Haram'a döndürülmesini gönülden arzu eder, bunun için dua ederdi. Sonra bir gün ilâhi emirle bu da gerçekleşti.

    Beş yüz kişilik bir kafile…

    Medine'den yola çıktılar. Çoğunluğu puta tapıyor, fakat Kâbe'yi ve Arafat'ı kutsal biliyorlar ve kendi inançlarına göre hacca gidiyorlar. Aralarında yetmiş kadar müslüman da var.

    Birinci Akabe beyatında iman etmiş olan Medineliler, kavimlerinin hidayetine vesile olmak için çok gayret etmişti. Kur'an'ı öğretmesi için Peygamber Efendimiz tarafından gönderilen Mus'ab b. Umeyr, gece gündüz demeden insanlara Allah'ın dinini anlatmıştı. İşte şimdi yetmiş küsur müslüman olarak Mekke'ye, Rasulullah s.a.v.'e gidiyorlar. Yine Akabe'de O'nunla buluşacaklar.

    ‘Kudüs'e yönelmek istemiyorum'

    Kafiledeki müslümanların çoğu Allah Rasulü s.a.v.'i henüz tanımıyor. O'nu ilk kez görecek olmanın heyecanı içindeler.

    Müslüman Medine' lilerin ileri gelenlerinden Bera b. Ma‘rur r.a. arkadaşlarıyla konuşuyor:

    - Arkadaşlar! Benim bir düşüncem var. Ama bana uyar mısınız, uymaz mısınız bilmiyorum.

    - Nedir o? diye sordular. Bera Kâbe'yi kasdederek:

    - Bu binayı arkamda bırakmak istemiyorum, namazımı ona yönelerek kılmak istiyorum.

    Arkadaşları şöyle karşılık verdi:

    - Bize, Peygamberimiz'in sadece Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya doğru namaz kıldığı haber verildi. O'nun yaptığının aksini yapmak istemeyiz.

    Bera b. Ma‘rur yine de:

    - Ben Kâbe'ye yönelerek kılacağım, dedi.

    Kafiledekiler yol boyunca namaza durduklarında Mescid-i Aksa'ya yönelirken Bera b. Ma‘rur Kâbe'ye dönerek namaz kıldı. Fakat Mekke'ye vardıklarında içine bir kurt düştü; acaba doğru mu yapmıştı? Yeğeni şair Kaab b. Malik r.a.'a durumu açtı. Rasulullah s.a.v.'e gidip yaptığı işin doğru olup olmadığını soracaklardı.

    Yola çıktılar ama ikisi de Allah Rasulü s.a.v.'i tanımıyordu. Karşılaştıkları bir adama, O'nu nerede bulabileceklerini sordular. O da Kâbe'nin yanında amcası Abbas r.a. ile birlikte bulunduğunu söyledi. Bu habere memnun oldular, çünkü ikisi de Abbas r.a.'ı ticaret için arada bir Medine'ye uğradığı için tanıyorlardı.

    ‘Keşke sabretseydin'

    Mescid-i Haram'a girdiklerinde Rasulullah s.a.v.'i amcası ile otururken buldular. Selam verip oturdular. Efendimiz s.a.v. amcasına sordu:

    - Bu iki adamı tanıyor musun?

    Abbas r.a. cevap verdi:

    - Evet. Bu, Bera b. Ma‘rur. Kavminin ileri gelenelerindendir. Bu da Kaab b. Malik.

    - Şair olan mı?

    - Evet.

    Kaab r.a., Allah Rasulü tarafından gıyaben tanınıyor olmasına çok sevindi. Bera b. Ma‘rur söz aldı ve meselesini şöyle arz etti:

    - Ey Allah'ın Nebisi! Bu yolculuğa çıktım, Allah beni İslâm'a hidayet etti. Bu binayı arkama almamayı düşündüm ve namazlarımı ona doğru kıldım. Arkadaşlarım bu konuda bana uymadı. Benim içime de bir kurt düştü. Ne buyurursunuz ya Rasulallah?

    Efendimiz s.a.v. şöyle buyurdu:

    - Bir kıblen (Mescid-i Aksa) vardı. Onun üzerine sabretseydin ya!

    Bu görüşmeden sonra arkadaşlarıyla birlikte Mescid-i Aksa'ya doğru namazlarını kılmaya başladı. (Ahmed b. Hanbel: Müsned)

    Bera b. Ma‘rur r.a., bu görüşmenin gerçekleştiği günlerde yapılmış olan İkinci Akabe Beyatı'nda Medinelilerden seçilen on iki kişiden birisi oldu. Medine'ye döndüklerinde pek fazla yaşamadı. Bir süre sonra, Efendimiz'in hicretinden bir ay önce vefat etti. Malının üçte birinin Rasulullah s.a.v.'e verilmesini vasiyet etmişti. Diğer bir vasiyeti de yüzü Kâbe'ye dönük olarak defnedilmesiydi. Böyle yapıldı.

    Efendimiz s.a.v. Medine'ye hicret ettiğinde onu sordu. Bir ay önce vefat ettiği bildirildi, vasiyetlerinden söz edildi. Efendimiz s.a.v. vasiyet etmiş olduğu malının çocuklarına verilmesini emir buyurdu ve mezarının başına gidip cenaze namazını kıldı.

    Rastlantı olabilir mi?

    Bir gün Rasulullah s.a.v. Efendimiz, namazlarını Kâbe'ye yönelerek kılmak isteyen Bera b. Ma‘rur r.a.'ın mahallesine gitmişti. Öğle vakti girdiğinde, oradaki Benî Seleme mescidinde namazı kıldırdı. Her zaman olduğu gibi Kudüs'e doğru namaza durdu ve ilk iki rekatı o şekilde kıldı. Tam bu esnada Yüce Mevlâ, bundan sonra kıble olarak Kâbe'yi seçtiğini şöyle ferman buyurdu:

    “Biz senin yüzünün göğe doğru dönüp durduğunu görüyoruz. İşte şimdi seni, memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, yüzlerinizi o tarafa çevirin. Şüphe yok ki Ehl-i Kitap, onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapmakta oldularından habersiz değildir.” (Bakara, 244)

    Rasulullah s.a.v. Efendimiz kılmakta olduğu namazın son iki rekâtını Kâbe'ye dönerek kıldı. Bu haber kısa zamanda yayıldı. Artık o günden sonra Kâbe müslümanların kıblesi oldu.

    Benî Seleme mescidi, böyle önemli ve mübarek bir olaya şahitlik ettiği için iki kıbleli mescid anlamında “Mescidü'l-Kıbleteyn” diye anıldı.

    KIBLE NEDİR?

    Kıble, yön ve yönelinen taraf ya da yönelinen şey anlamında bir kelimedir. Dinimizde müslümanların namaz kılarken dönmeleri gereken istikameti yani Kâbe'yi ifade




  2. 2
    gfb_234
    Üye
    Reklam



    paylaşım için saol kardeş







  3. 3
    bozo2
    Üye
    paylasım ııcın cok guzel







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi