Bayramlarımız olmasaydı neler olurdu

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kısa Bilgi Bölümünden Bayramlarımız olmasaydı neler olurdu ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Bayramlarımız olmasaydı neler olurdu






    Soru: bayramlarımız olmasaydı neler olurdu ayrıntılı bir şekilde açıklar mısınız ?







  2. 2
    Suskun Karizma
    Özel Üye





    Cevap: Bayram Olmasa İnsan Depresyona Girer


    Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

    Eski bayramların tadı herkesin dilinde. Yenilen tatlılar daha tatlıymış, gezilen yerler daha güzelmiş, akrabalar daha sık görüşürmüş, şekerlemelerin tadına doyum olmazmış. Hayat bayram gibiymiş!

    Bunlar pek çok kişiye bir masal gibi gelse de Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, yeniden o günlere dönüş olduğu müjdesini veriyor. Ekinci’ye göre eskiye nur yağıyor, bayramlar insana terapi gibi geliyor.

    Kaynak/ Yazar: İnci Döndaş / idondas@stargazete.com

    “Nerede eski bayramlar” demekte haklı mıyız? Katılıyor musunuz bu söze?

    Bütün insanlarda muhafazakar bir tabiat vardır; zaman geçtikçe eskiyi hep iyi hatırlar, her şeyin eskisini özlerler. Maziye hasretiz, bu yüzden hep ‘Nerede o eski bayramlar’ deriz. Umumiyetle sosyal ilişkiler insani münasebetler eskiden iyiydi. Şimdi şartlar değişti, şehirleşme oldu. Elbette birtakım gelenekleri insanlar muhafaza etmek istiyor çünkü bu bizim tabiatımızda var. Ama zaman ve şartlar değişiyor, yapamıyorsunuz. Eski bayramlarda bir sokak düşünün herkes birbirini tanır ve bilir, birbirine gider, gelirdi. Şimdi sitelerde 50-60 dairelik blokta oturanlar birbirleriyle nasıl tanışacak?

    Bu bahsettiğiniz metropollerde yaşanan bir durum. Anadolu’da eski bayramlar yaşanıyor mu?

    ‘Küçük şehirlerde gelişim her zaman daha yavaştır’ sözü 1950’den sonrası için doğru değil. Çünkü bu tarihten sonraki gelişim o kadar başdöndürücü oldu ki köy ve kasabalara da sirayet etti. Günümüzde köy ve kasabaların şehirlerden farkı yok. Çünkü şartlar değişti, göçler oldu, insanlar köy ve kasabaları terk etti. Köylerde ümitsiz yaşlılar kaldı. Türkiye’de normal köy hayatı artık yaşanmıyor. Eskiden mahalle yaşamı vardı, şimdi site. İnsanların iş imkanları değiştikçe kendi hemşehrilerinden de koptu. İstanbul ve Ankara gibi değil taşraların hali. Bunu sadece bayramlarda görmezsiniz. Örneğin bir yakınınız vefat ettiğinde eşiniz dostunuz gelir ya da gerekçe sunar gelmez. Ama küçük yerde öyle değil biri öldüğü zaman orda insanın kıymeti vardır günlerce evinizin kapısı çalınır. Yemek getirir, acınızı paylaşırlar. Bir miktar da olsa taşrada bu tür adetler yaşıyor.

    Eskiye dair en çok neyi özler insan? Bu konuda gözleminiz nedir?

    Bayramlar neşe, sevinç günleridir. Bunlar dini menşelidir, dinin ‘Eğlenin, neşelenin’ dediği günlerdir. Türkler beraber sevinir, beraber üzülür. Tek başına eğlenmek, acı çekmek, yalnız kalmak Amerikan filmlerinde olur. Bayramların asıl amacı beraber olmaktır ama insan her zaman eşiyle dostuyla beraber olamaz. Bayramlar bir araya gelme vesilesidir. Sevdiği kişiyi gördüğü zaman insan neşelenir. Bu psikolojik bir durumdur. Akrabalarla görüşmek bir terapidir. Aynı sosyal seviyede olmasalar bile bir kişi onları görünce sevinir, morali düzelir depresifse serbestleşir.

    Geleneklere başkaldırı yok

    Birlikte olmak diyorsunuz ama artık dokuz günlük tatil olunca inanlar bunu deniz tatili ya da yurtdışına giderek değerlendiriyor.

    Aile bağları o kadar kuvvetli değil. Eskiden bir amca çocuğu çok kıymetliyken artık o kadar şey ifade etmiyor. Biri zengin diğeri fakir, belki biri şehirde yaşıyor öteki kasabada… Sosyal şartlar değişince ortak paydalar azalıyor, birbirlerine karşı sevinç hissetmiyor. Eskiden insanların işleri evine yakın olurdu, bu kadar çok çalışmazdı. Günümüzde zorlu bir iş hayatı var. Kişinin kendisine ve ailesine ayıracağı zaman azalıyor. Yoğun hayat meşkalesine molayı ancak bayram tatilleriyle veriyor. Ben tatile gidenleri kınamıyorum. Geleneklere başkaldırmak olarak görmüyorum açıkçası.

    Sizce 50 yıl sonra bayramlarda ne olacak?

    Son 20 yılda başdöndürücü bir teknolojik gelişim yaşadık. Sosyal hayat alt üst oldu. Bundan 20 yıl öncesiyle çok fark var. Bu yoğun değişiklik artık çok hızlı değil normale döndü. Globalleşme denen hadise dünyayı küçük bir köy haline getirdi. İnsanlar da ister istemez değerlerini ruh yapısını koruyabilmek için lokal bir direniş gösteriyor. Akrabalarıyla ilgileniyor, soyağacını araştırıyor, memleketine gidiyor, eski evini tamir ettiriyor. Ümitsizce de olsa bir geriye dönüş var. Dolayısıyla ben gelecekte bu gibi hadiselerin şimdiki gibi soğuk olmayacağını düşünüyorum.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi