Günümüzde uluslararası ilişkiler

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kısa Bilgi Bölümünden Günümüzde uluslararası ilişkiler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Günümüzde uluslararası ilişkiler







  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: günümüzde uluslararası ilişkiler



    günümüzde uluslararası ilişkiler hakkında bilgi



    İnsanlık var olduğu günden beri insanlar, yakın ve uzak çevreleri ile daima ilişki içinde olmuşlardır. İlk zamanlarda uzak çevrelerini hep öteki olarak bazen de düşman olarak görmüşler ve ona göre tavır almışlardır. Bu tavrın derecesine göre komşuları ile ya iyi geçinmişler ya da boyutları değişen kavga ve savaşlara girmişlerdir.

    Asırlarca devam eden bu anlaşmazlıklar ve savaşlar neticesinde birçok medeniyet ve insan yok olmuştur. Ayrıca bunların yan etkileri yıllarca sürecek düşmanlıklara yol açmıştır.

    Her defasında yaralar sarılmış, ancak uzun süreli olmayan barış dönemleri yerlerini yine savaşlara bırakmıştır.

    Birinci ve ikinci dünya savaşları dünyaya çok acılar çektirmiştir. Bu iki savaştan sonra ülkeler, uluslararası birliktelikler kurarak anlaşmazlıkları savaşlar yerine görüşmelerle çözmeye çalışmışlardır. Ama maalesef savaşlar yine devam etmiş ve halen de devam etmektedir.

    Türkçemizde güzel bir atasözü vardır: “ Koçlar vuruşa vuruşa insanlar da konuşa konuşa anlaşırlar” diye. Ama maalesef, bu atasözünün hep tersi yapılmış, halen de yapılmaktadır. Yıllar önce, belki de asırlar önce söylenmiş olan bu söz eğer yerine getirilebilmiş olsaydı, belki bugünkü dünya daha farklı olurdu. Düşmanlıklar da yok olmasa bile neredeyse yok olma derecesine kadar indirilebilirdi.

    Bu konuda hiçbir gayret ve ümit yok mu? Tabii ki var ama yetersiz. Aslında karşılıklı diyaloglarla her şey çözülebilir. Ama maalesef dünyada şu anda yeteri kadar diyalog kültürü de yok. Diyalog, her ne kadar iki kişinin karşılıklı konuşması anlamına gelse de bugün beşeri münasebetler, karşılıklı görüşmeler şeklinde daha geniş bir çerçevede anlaşılmaktadır.

    Diyalog bir yandan çok iyi öğretilmeli, her seviyede eğitim kurumlarında ele alınmalı ve yaşanması gereken bir hayat tarzı olmalıdır. Bu konu, aynı zamanda insanın olmazsa olmazlarındandır.

    “İnsan tanımadığının düşmanıdır”, “yüz yüzden utanır” atasözlerimizce karşılıklı temaslar, görüşmeler, şahsi dostluk kurmalar bu daireleri genişleterek herkesi kendi konumunda kabul etme prensipleri uygulandığında ne kadar güzel neticeler elde edilebildiği bir gerçektir ve herkesin malumudur.

    Bir düşünürün “maalesef memleketimizde de gittikçe artan boşanmalar karşısında keşke hemen her ilde, herkesin kabul ettiği, saygı duyduğu, belli yaş ve tecrübedeki insanlar aracı olsalar da boşanmayı düşünen insanlarla karşılıklı konuşsalar, aradaki problemleri çözseler ve artık bu sıkıntılı durumu en aza indirgeseler” diye bir sözü vardı. Bu sözün devamında aynen şunu söylemişti: “Aynı ekipler, aslında ülke çapında olabilir ve ülkedeki sadece evliliklerle ilgili problemleri değil ama insanlar arasındaki her türlü problemi çözmek için çaba sarf ederler ve çözebilirler de. Bu daire daha da genişletilse dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir problem olduğunda sadece insanlık adına ve bir beklenti içinde olmadan bu ekipler her tarafa gidip insanları anlaştırabilirler ve onların dertlerine çözüm bulabilirler” demişti. Ve devamla, “aslında özellikle birinci dünya savaşı, sonra ikinci dünya savaşında çıkan sıkıntılı durumlarda da öncesindeki sebebler de halledilebilirdi. Bunun için toplumların kabul ettiği, başta akademisyenler olmak üzere, bu şekildeki insanlar, kendi başlarındaki insanları savaş yerine barışa yönlendirebilirlerdi. Liderlerine karşı, kışkırtıcı değil yatıştırıcı uslupları önerebilirlerdi.

    Böylece bugünün dünyası da çok farklı olabilirdi, insanlar düşmanlıklar, kavgalar ve savaşlarla ilgilenmek, kafa yormak, planlar yapmak, modern silahlar üretmek yerine kendilerine daha fazla fayda getirecek işlerle ilgileniyor olabilirlerdi” demişti ki ne kadar doğru bir tespitti bu aslında. Bu fırsat hiçbir zaman kaçmış değildir. İnsanlık halen bu şekildeki ciddi, samimi gayretleri beklemektedir. Madem kıyamet kopmadı, demek ki bundan sonra bu tür çalışmalara şiddetle ihtiyaç duyulacaktır. Bundan dolayı da başta akademisyenler olmak üzere, bizim tabirimizce “sazı sözü dinlenilir” insanların öncelikle kendi çevrelerinde, sonra ülkelerinde, daha sonra da bütün dünyada bunları yapmaları gerekmektedir.

    Günümüzde uluslararası ilişkiler denilince dar kalıplara sıkışmış “mütekabiliyet” (karşılıklılık) anlaşılmaktadır. Bu dar kalıplarda, karşıdakini daima öteki kabul ederek baştan güven ve itimat yokluğuna dayanan bir yaklaşım sergileyerek işe başlanır. Yıllardan beri süre gelen bu yaklaşımlar maalesef dış ilişkilerde, sanki Allah’ın kanunuymuş gibi dikte ettirilir, ettirilmiştir. Bu yaklaşımlarla eğitimlerini tamamlayıp da dış ilişkilerde görev alanlar da maalesef bu dar kalıplardan bir türlü kurtulamazlar ve kurtulamamışlardır. Şu anda da, kurtulabilenler müstesna halen kurtulamıyorlar.

    Artık günümüzde bu dar, statükocu anlayış terk edilerek, önce güven ve itimada dayalı asla mütekabiliyet sınırları içinde olmayan bir politika geliştirilmelidir. Ben bir ülkeye-cinsi, şekli, miktarı ve mahiyeti ne olursa olsun- bir yardım yapacaksam bir ilişkide bulunacaksam - devlet veya şahsi olarak- bir beklenti veya karşılık bekleme durumunda olmayabilmeliyim. Tabii ki ticaret yapılıyorsa onun da kendine göre kuralları işleyecektir. Ve burada karşılıklı kar zarar düşünülecektir. Ama genel anlamdaki uluslararası ilişkilerde sözü edilen, iki kere iki dört eder netliğinde “her selamımın bir karşılığı mutlaka olmalı” düşüncesinin artık terk edilmesi durumudur. Hatta böyle yaparken belki şimdi değil ama seneler sonra bu selamımın bana veya ülkeme faydası olur düşüncesinde bile olmama çok önemlidir.

    İnsanı sadece ve sadece insan olma ortak paydasından ele alarak onunla diyalog kurma, ilişkileri geliştirme bir insanlık görevidir. O zaman bu şekilde kurulan bu dostluklar dalga dalga tüm topluma, toplumlara yayılır ve bir sevgi atmosferi gelişir. Böylece dünya barış adacıklarından oluşan bir hal alır. Bu kürede her renk kendini ifade edebilme imkânı bulur, bulabilir ve bulmalıdır da.

    Eğer gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak ve en büyük miras da bu ise, -ki budur- bu durum ancak ve ancak bu şekildeki yaklaşımlarla meydana gelebilir. Her halde en güzel miras da bu olacaktır.

    Netice olarak, dünyada ve kainatta, her alanda yaşanabilir ve sürdürülebilir bir barış adası inşa etme,bir amaç olarak ele alınmalıdır. Gerek ülke içinde, gerekse uluslararası ilişkilerde herkesi kendi konumunda kabul eden ve diyalogla her şeyin çözülebileceğine inanan nesiller yetiştirme günümüzün en önemli konusu olmalıdır.

    Çevre, eğitim, sağlık, enerji, su, güvenlik, terör gibi hayati öneme haiz konularla ilgili problemler ve çözümleri artık ulusal olma yanında uluslararası özellikler de taşımaktadırlar.

    Bir yerdeki bir çevre kirliliği dünyanın diğer bir yerine bugün olmasa da yarın ulaşabilmektedir. Keza diğer konular da bundan farksızdır. Dolayısıyla, küreselleşen dünyada problemler de, çözümleri de küresel bir hal almıştır. Durum böyle olunca uluslararası ilişkilerde artık yeni bir anlayışla ele alınmak zorundadır. Yeni tabirlerle, update ve upgrade edilmelidirler. Dar bakış ve düşünceler yerine evrensel insani değerler açısından yeniden değerlendirilmeleri gerekir.

    Ülkem dışındaki bir ülkedeki açlık, terör, dram beni direk ilgilendirmelidir. Bunları acilen çözmek için gayret göstermeliyim. Bunu yaparken de asla bu insanların önüne bir fatura koymamalıyım. O zaman benim başıma değil ama benden sonra nesillerimin başına bir şey geldiğinde bu insanlar da böyle davranacaktır.

    Hele şükür ki en azından fark edilen bu gerçek insani yaklaşımların küçük küçük, az az da olsa örnekleri görünmeye başlanmıştır. Bize düşen bu yöndeki çarkların daha hızlı döndürülmesidir.
    Ümitleri kaybetmeden, dünyanın geleceği için bu yolda gayret etme yanında bu yönde çalışanları da tebrik etmeli, yüreklendirmeli ve hatta ödüllendirmeliyiz.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi