Köpek Bilgileri

+ Yorum Gönder
Hayvanlar Alemi ve Kedi ve Köpekler Bölümünden Köpek Bilgileri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    ENGİN
    Özel Üye
    Reklam

    Köpek Bilgileri

    Reklam



    Köpek Bilgileri

    Forum Alev
    GENEL BİLGİLER

    Vücut Isısı
    38-39 0C
    Solunum Sayısı
    10-40 / Dakika
    Nabız Sayısı
    60-160 / Dakika (Yetişkin)

    200-220 / Dakika (Yavru)
    Diş Sayısı
    42 (Yetişkin)
    İlk Süt Dişi Çıkışı
    4-5 Haftalık
    Diş Değişim Yaşı
    4 Aylık (Diş Değişim Yaşı Irklara Göre Değişim Gösterebilir. Ortalama 4 Aylıkken Başlayan Değişim 6 Aylık Olduklarında Tamamlanır.)
    Kızgınlık Süresi
    6 Ayda Bir 21 Gün
    Ergenlik Yaşı
    7 – 12 Ay
    Gebe Kalma Dönemi
    Kızgınlığın 9-13 Günleri Arası
    İlk Çiftleşme Yaşı
    18 Aylık
    Gebelik Süresi
    Ortalama 60 Gün (57-63 Gün)
    Doğumdaki Yavru Sayısı
    1 – 14
    Gözler
    Parlak Ve Canlı
    Ağız Ve Dil
    Pembe Renkte
    Burun
    Nemli
    Kalori İhtiyacı
    Küçük Irk (2Kg-10Kg)--200 Kcal – 750 Kcal /Günlük

    Orta Boy Irk (10Kg–25Kg)--800 Kcal – 1500 Kcal /Günlük

    Büyük Irk (26Kg–40Kg)--1600 Kcal – 2100 Kcal/Günlük
    Tüy Değiştirme
    Senede 2 Kez


    Öğrenme
    Köpeklerde öğrenme tekrarlarla gerçekleşir. Öncelikle dağarcıklarında bulunan (daha önce öğrendiği) davranışları uygularlar. Bu davranışlar amaçlarına ulaşmaya yeterli gelmezse değişik yollar denerler. Denemeler ve yanılmalardan sonra doğru davranışı bulurlar. Yani ödülü elde ederler. Aynı davranışı her tekrar ettiğinde ödüle ulaşıyorsa, bu davranış köpeğinizin dağarcığına gittikçe yerleşir ve aynı uyaran olduğu müddetçe benzeri davranışları sergiler. Yani bu tepki öğrenilmiş olur.
    Köpeklerde bir diğer öğrenme yöntemi ise şartlı reflekstir. Örnek vermek gerekirse; mama verilmeden önce her zaman “mama vakti” diye sesleniliyorsa, konuşma esnasında kullanılacak bir mama kelimesi kendisine yemek verileceğini zannetmesine neden olur. Dışarıya çıkmak için sahibinin mantosunu giydiğini gören köpeğin, sahibine karşı sevgi gösterilerinde bulunması da başka bir şartlı refleks örneğidir. Bunun nedeni, mantonun giyilmesi ile dolaşmaya çıkarılacağını ilişkilendirmesidir.
    Ödüllendirme
    Ödül, köpeğinizin nasıl davranması gerektiğini öğrenmesinde ve davranış şeklinde istediğiniz değişiklikleri gerçekleştirmenizde en büyük yardımcınızdır. Köpeğinizin hoşuna giden herhangi bir şey ödül olabilir. Yiyecek, okşanma, sıcak bir sevgi gösterisi, “aferin” gibi belirli bir kelime, dışarı çıkma… Bunlar köpeğinizin doğru davranışları yapmasını teşvik eder.
    Köpeğinizin sahip olduğu davranışların çoğu teşvik edilmenin sonucunda şekillenir. Ödül ya da teşvik, yapılan davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını arttırır. Aynı zamanda hızlı bir şekilde öğrenmeyi sağlar.
    Ödüllendirmenin zamanı da önemli bir konudur. Köpeğiniz hoşunuza giden bir davranışı gerçekleştirdiğinde, onu bir iki saniye içinde ödüllendirmelisiniz. Köpekler sürekli hareket halinde olan canlılardır. Bu yüzden geç yapılan bir ödüllendirme, onun hangi davranışı için ödüllendirildiğini anlamasını güçleştirecektir. Ödüllendirdiğiniz anda köpeğiniz ne yapıyorsa teşvik ettiğiniz davranış da o olur. Örneğin; köpeğinize oturmayı öğrettiğinizi düşünelim. Köpeğiniz oturduğunda ödüllendirmek için ayağa kalkmasını bekleyip ödülünü verirseniz, onun oturmasını değil ayağa kalkmasını ödüllendirmiş olursunuz. Özellikle tuvalet ve otur kalk eğitiminde, ödül en büyük yardımcınız olacaktır.
    Aslında bu işin mantığı çok basittir. ''Köpeğiniz hoşunuza giden bir şey yaptığında siz de onun hoşuna giden bir şey yapın''
    Cezalandırma
    Yavru bir köpeğin elbette bir takım yaramazlıkları olacaktır. Bu istenmeyen davranışların bir daha tekrarlanmaması için genel olarak, cezalandırma ya da yüksek sesle ikaz etme yöntemlerine başvurulur. Bu noktada en önemli şey, dozu iyi ayarlamaktır. Eğer çok sert bir cezalandırma yöntemi (aç bırakmak, dövmek ya da karanlık bir odaya kapatmak gibi) izlenecek olursa, köpeğiniz hayatı boyunca sizden hep korkacak ve bu yüzden sözünüzü dinleyecektir. Bu da sevgiden çok korkuya dayalı bir itaat anl----- gelir. Bu nedenle köpeğinize fiziksel ceza vermekten kaçının. Hata yapmasını ufak tefek tedbirler alaraktan engelleyin. Ses tonunuzda yapacağınız bir takım değişikliklerle onun üzerinde hakimiyet kurun.
    Yapılacak en güzel şey, daha ilk günlerden başlayarak köpeğinize “HAYIR” kelimesinin anlamını en iyi ve doğru biçimde öğretmek olacaktır. Bu şekilde köpeğinizle birlikte çok daha kolay ve rahat bir yaşam sürdürebilirsiniz.
    Egzersiz
    Köpeklerde enerji ihtiyacı ve yem tüketimi aktivite, yaş ve çevre ısısına bağlı olarak değişir. Köpeğinize, enerjisini sarf edecek aktiviteyi gerçekleştirmesi için yeterli egzersiz imkanı sağlamalısınız.
    Yavru köpekler çok hareketli olduklarından dolayı bol egzersize gereksinim duyarlar. Egzersiz ihtiyacı yaş kadar köpeğinizin ırkı ile de alakalıdır. Örnek vermek gerekirse, bir Av köpeğinin günlük egzersiz ihtiyacı bir Terrier’e göre çok daha fazladır. Köpeğinizin ırk özelliklerini inceleyerek onun egzersiz gereksinimini daha iyi anlayabilirsiniz. Ancak köpeğiniz hangi ırk olursa olsun günlük kısa yürüyüşler tüm köpekler için şarttır.
    Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim süreci ve kemik gelişimi daha uzun sürede tamamlandığından egzersizler sınırlı tutulmalıdır. Çok uzun koşular, yüksek yerlerden atlamalar ve ağır egzersizler kemik gelişimi tamamlanıncaya kadar yapılamamalıdır.
    Tüy Bakımı ve Fırçalama
    Tüy bakımı köpeklerde üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Çünkü yılda en az iki kez olmak üzere tüy değiştirirler. Bahçede yaşayanlarda bu genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha yoğun dökülme şeklindedir ve daha kısa sürer. Fakat evde yaşayanlarda bütün yıla yayılarak devam eder.
    Eğer bir beslenme bozukluğu, bir hastalık, lokal bir açılma yoksa bu tüy değiştirme olarak adlandırılır. Bizim yapacağımız onu her gün hatta yoğun tüy değiştirme zamanlarında sabah akşam olmak üzere iki defa fırçalamaktır. Bu işlem için en uygun olanı tel fırçalar ve ele geçirilebilen çeşitli eldivenlerdir.
    Yavru köpeğinizi fırçalamaya ne kadar erken alıştırırsanız ileride o da siz de rahat edersiniz. Çünkü fırçalama genel bakım için beslenme kadar önemli bir işlemdir. Fırçalama yaparken köpeğiniz üzerinde gerekli olan günlük kontrolleri de uygulamış olursunuz. Bu özellikle deri problemlerine yatkın olan ırklarda sorunu erken keşfetmek bakımından önemlidir.
    Fırçalama yaparken ele geçirilebilen fırça tipleriyle deriye masaj yapıp kan dolaşımını da uyarmış olursunuz.
    Banyo
    Sanıldığı gibi köpekler kolay kolay kokmaz ve sık yıkamak daha iyi temizlik anl----- gelmez. Çünkü köpeklerde ter bezleri yoktur. Yani köpekler patileri dışında terlemezler. Dolayısıyla tere bağlı koku oluşmayacağından bizim gibi sık olarak yıkanmaya ihtiyaç duymazlar.
    Sık yıkandığında derinin Ph değeri değişir ve aslında koruyucu olan derinin üzerindeki yağımsı tabaka kaybolur, köpeğiniz mantar ve uyuz gibi hastalıklara daha duyarlı hale gelebilir. Genellikle aşılama döneminde doktorunuz yıkamaya zaten izin vermez. Daha sonrasında ise eğer deride medikal bir problem yoksa, ama yıkamak istiyorsanız ayda bir kez yıkama önerilir. Çoğu tüylü köpek sadece fırçalamakla temizlenebilir.
    Yıkayacağınız zaman onu önce ılık suyla ıslatmalısınız. Bu işlem için genellikle bir küvet tavsiye edilir. Küvetin altına onun kaymayacağı paspas şeklindeki malzemeden konursa iyi olur. Doktorunuz özel bir şampuan önermediyse köpek şampuanını bir kasede bir kaç misli su ile çoğaltın. Bir sünger parçası alın. Su ile dilüe ettiğiniz şampuanı emdirip köpeğinizin üzerine sürün. Şampuanı direkt dökmeyin ve kesinlikle insan için üretilen şampuan ve sabunları kullanmayın. Köpek şampuanları insan şampuanları gibi üretilmediğinden çok köpürmesini beklemeyin. Kulağına su kaçırmamaya ve gözüne şampuan gelmemesine dikkat edin. Bunun için kulağına vazelinli pamuk koyun. Çünkü kaçan su kulakta kronik (uzun süreli) otitis externa dediğimiz dış kulak yolu enfeksiyonuna sebep olabilir. Durulamayı ılık suyla (sıcak veya soğuk olmayacak) çok iyi yapın. Eğer çok kirli ise aynı işlemi ikinci kez tekrar uygulayabilirsiniz. Sonrasında onu önce bir havlu ile silin ve fön makinesinin ılık ayarıyla (sıcak değil) iyice kurutun. Köpeklerin derileri zor kuruduğundan cereyandan uzakta bir yerde tutun ve mümkünse o gün (en azından 4 - 6 saat dışarı çıkarmayın. Kendiniz rahat yıkayamıyorsanız köpek kuaförlerinde yıkatabilirsiniz. Ancak herhangi bir nedenle farklı bir şampuan kullanması gerekiyorsa kuaföre giderken şampuanını da beraberinizde götürmelisiniz.
    Diş Değişimi
    Yavru köpekler 3,5 aylıktan 8 aylığa (genellikle 6. aya) kadar süt dişlerini dökerler. Yerine hayat boyu kalıcı olan ana dişler çıkar. Dökülen dişleri zaman zaman yerlere düşmüş olarak görebilirsiniz. Çoğu zaman da yemek yerken kendileri yutarlar. Bu dönemde diş kaşıntısı çok fazla olduğu için bulduğu her şeyi kemirecektir. Siz kendisine zarar vermemesi için potansiyel olarak kemirebileceği her eşyayı, sanki evde emekleyen bir çocuk varmış gibi düşünüp ortadan kaldırmalısınız.
    Bu dönemde onun kemirmesi için hazır ürünler verebilirsiniz. Kalın halat şeklinde, düğümlenmiş, uçları püsküllü olan diş ve oyun ipleri, doğal malzemelerin işlemden geçirilmesiyle elde edilmiş yapma kemikler kullanabilirsiniz.
    Sanılanın aksine köpeklerde diş bakımı da gereklidir. Yani onların da dişlerinin fırçalanmasına ihtiyaç vardır. Normalde tartar oluşumu 1,5 yaşından sonra başlar. Fakat daha yavruyken, fırçalamaya alıştırmak gerekir. Bu işleme en küçüklerinden çocuk diş fırçası veya köpekler için hazır satılanlardan temin ederek başlayabilirsiniz. Öncelikle diş fırçasını ıslatarak alıştırıp sonra da köpek diş macunu ile devam edebilirsiniz. Fırçalama aynı bizde olduğu gibi yukarı aşağı ve daha az olarak da sağa sola doğru olmalıdır.
    Tabi ki köpeklerin dişleri sadece fırçalanarak temizlenemez. Bunun için yukarıda diş kaşıntısı dolayısıyla kullandığınız yardımcı malzemeler ve yöntemlere ilave olarak özel olarak tartar temizliği için üretilmiş mamaları da verebilirsiniz.
    Sosyalleşme ve Sosyalleştirilme
    Köpekler sosyal canlılardır ve her zaman yeni dostluklar kurmaya heveslidirler. Meraklı ve öğrenmeye aç bir şekilde tecrübe ettikleri her şeyi hafızalarına kayıt ederler. Bu çok önemli dönemde karşılaşmadıkları ya da kötü tecrübe ettikleri her şey, onlar için erişkin yaşamlarında, korkuyla tepki verdikleri davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle özellikle 1.5 - 3 ay arasındaki ana sosyalleşme dönemi köpeğin psikolojik dünyasında çok büyük bir önem taşır.
    Köpek yavrularının dünyaya insanlar ve yaşadıkları çevre hakkında bilgi sahibi olmadan geldikleri unutulmamalıdır. Bu nedenle köpekler; her türlü insanla (kadın, erkek, çocuk, yaşlı…), hayatları boyunca karşılaşabilecekleri diğer evcil hayvanlarla (kedi, köpek..), her çeşit taşıtla (otobüs, araba, bisiklet…) bu aylarda tanıştırılmalı ve çağrışımlarının daima pozitif olmasına dikkat edilmelidir.
    Köpeğiniz size ve yeni çevresine alıştıktan sonra, onu diğer canlılarla tanıştırmalısınız.
    Çocuklar ve diğer insanlarla kontrolünüz altında oyun oynamasına ve dostluklar kurmasına izin verin.
    Aşıları tamamlandıktan sonra dış çevreyi tanımalarına olanak sağlamalısınız. Diğer köpeklerle kontrollü bir şekilde oynamasına izin vererek kendi türü arasındaki doğal ve sosyal davranışları öğrenmesine yardımcı olmalısınız.
    Yavru köpeğinizi çok uzun süre yalnız bırakmayın. Bu ona aşırı stres yükleyecektir.
    Kalabalık caddelerde gezdirerek çevresini kabullenmesini sağlayın. İlk başlarda havlayarak kalabalığa tepki verecektir. Ancak bir süre sonra onları kabullenecek ve yürürken diğer insanları rahatsız etmeyecektir.
    Bu listeyi daha da uzatabilirsiniz. Ancak unutmayın ki; sosyalleştirilmeyen köpekler insanlara ve diğer hayvanlara karşı saldırgan ve güvenilmez olacaktır.
    Tuvalet Eğitimi
    Tuvalet eğitiminde bütün mesele şartlandırmadır. Bunun için ödüllendirme yöntemini kullanabilirsiniz. Eğitim için öncelikle köpeğinizin çiş ve kaka yapacağı yeri belirleyin. Bu amaçla seçtiğiniz yerin fazla ayak altı olmamasına ve yemek ile su kabından uzak olmasına dikkat edin. Daha sonra seçtiğiniz yeri gazete kağıtları ile kaplayın. Köpeğinizin çiş ve kaka zamanları genel olarak yemek sonrası, oyun sırasında, uykudan kalktıktan sonra veya su içtikten sonradır. Bu zamanları takip ederek onun çiş ve kaka için etrafı koklayıp kendi etrafında sık sık dönmeye başladığını gördüğünüzde alıp onun için seçtiğiniz yere götürün ve başında bekleyin. Seçtiğiniz yere çiş ve kakasını yaptığında severek ödülünü verin.(Köpek çikolatası veya bisküvisi gibi).
    Sizin istemediğiniz bir yere yaptığında sert ve otoriter bir sesle azarlayın ancak daha aşırı tepki göstermeyin. Sizi anlayacağından kesinlikle emin olabilirsiniz. Unutmamanız gereken bir şey de onun çok küçük olduğu ve çişini ya da kakasını uzun zaman tutamayacağıdır. Bu nedenle çiş ve kaka için ayrılan yere yetişemeyebilir. İkinci önemli nokta ise öğrendiğini yaşının küçüklüğünden dolayı çok çabuk unutur. Öğrendiklerini pekiştirebilmek için en az 15 gün eğitimi aksatmadan devam ettirin.
    EĞİTİM KOLAY OLSUN DİYE YEMEK, SU VERMEMEK VEYA ÇİŞ KAKA YAPMASI GEREKEN YERE KAPATMAK GİBİ SAĞLIKSIZ YÖNTEMLERE KESİNLİKLE BAŞ VURMAYIN...
    Veteriner Hekime İlk Ziyaret
    Köpeğinizi aldığınız gün yada ertesi günü veteriner hekiminize götürüp genel bir kontrolden geçirmeniz onun sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. Bilindiği gibi yavrularda bağışıklık sistemi tam olarak gelişmediğinden hastalığa yakalanma riskleri fazladır. Bu hastalıkların bazıları ölümcüldür. Zamanında yapılacak bir kontrol böyle bir hastalığa yakalanmış yavrunun yaşama şansını artıracaktır.
    Veteriner hekiminiz köpeğinizin kulaklarını, gözlerini, burnunu, ağzını, dişlerini, derisini ve ateşini kontrol edecek ve herhangi bir sorun olup olmadığına bakacaktır. Ayrıca ciğerlerini ve kalbini dinleyecektir. Kemik gelişimi, vücut büyüklüğü, kilosunun uygun olup olmadığı, hangi mamayı yemesi gerektiği, beslenme düzeni ve yemesi gereken mama miktarı gibi konularda sizi bilgilendirecektir. Diğer ihtiyaçlarınız (mama kabı, oyuncak, fırça…) konusunda da size yol gösterecektir.
    Önemli olan diğer bir nokta da parazit varlığıdır. Yavrularda parazit varlığı ciddi sorunlara yol açabilir. Kancalı ve şerit parazitler gibi birkaç bağırsak paraziti türü yavrunuzun bedeninden beslenir. Bu parazitler anneden yavruya geçebildiği gibi kaldıkları ortamlardaki hijyen koşullarının kötü olması sonucunda da yavruya geçebilirler. Karın bölgesinde şişlik, ağız kokusu, kötü kokulu gaz çıkarma, kaşıntı, ishal ve ateş gibi belirtilere neden olurlar. Bu nedenle yavrunun dışkısı mikroskobik bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Dışkısından alınan küçük bir parçanın incelenmesi sonucunda parazit varlığı tespit edilirse gerekli tedavi düzenlenmeli ve bu parazitlerin daha erken yaştaki yavrunun gelişiminde meydana getirebilecekleri olumsuz etkiler ortadan kaldırılmalıdır. Bu nedenle yavrunun dışkısı formu, kıvamı ve kokusu gibi özellikler yönünden incelenmeli ve dışkıda değişiklik görülünce veterinere hekime başvurulmalıdır.
    Yavru köpeğiniz ile birlikte yaşamaya başladığınız ilk günlerde davranışlarını, etrafına karşı ilgisini, oyunculuğunu, yemeğini yiyip yemediğini, sağlık durumunda bir değişiklik (ishal, kusma…) olup olmadığını dikkatli bir şekilde gözlemlemelisiniz. Çünkü bazı hastalıklar belirtilerini hemen göstermeyebilir. Bu tip hastalıkların ilk kontrolde ( eğer bir semptom görülmüyorsa ) tespiti zordur ve veteriner hekiminiz tarafından tespit edilemeyebilir. Bu yüzden yavru köpeğinizi iyi gözlemlemeli ve durumunda oluşabilecek değişikliklerde veteriner hekiminize başvurmalısınız.
    Notlar
    Yüksek sesler, kalabalık ve çocukların onu sevmek için yakalamaya çalışmaları gibi faktörler ilk günlerde köpeğinizin korkmasına neden olabilir.
    Köpeğinize evde sıcak ve hava cereyanından uzak bir yaşam alanı sağlayınız. Köpeğiniz bu alanı uyumak ve dinlenmek için kullanacak ve burada kendini güvende hissedecektir. Bu alan bir kapısı olan kapalı bir kutu ya da yuva olabilir. Bunun dışında yere koyacağınız onun boyutlarına uygun bir yatak ya da sepet de olabilir.
    Yavru bir köpek günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Hatta bazen deyim yerindeyse “ölü gibi uyur”. Çünkü uyku da yavru için büyük bir gereksinimdir. Bazen köpek sahipleri bu durumdan telaşlanıp köpeğinin hasta olduğunu zanneder. Ancak endişe etmeyin. Bu durum çok normaldir.
    Köpeğinizi yerinden zorla çıkarmaya çalışmayın. Eğer orada durmak istiyorsa bırakın kalsın. Kendi istediği zaman zaten çıkacaktır. Çocukların onu orada sıkıştırmasına ve kızdırmasına izin vermeyin.
    İlk günlerde bütün evi kullanmasına izin vermeyin. Hem ortama yabancı olduğundan hem de ev ona başlangıçta büyük bir alan geleceğinden korkacaktır. Aynı zamanda bu olay tuvalet eğitimi açısından da yanlış bir davranıştır. Köpeğinize evinizi sizin gözetiminiz altında yavaş yavaş tanıtmalısınız. Kullanmasını istemediğiniz alanları (yatak odanız, mutfak…) ona öğretmelisiniz.
    Evde yanlış bir davranış yaptığında biri ona kızdıysa, diğer bir kişi gidip onu sevmemeli ve onla ilgilenmemelidir. Çünkü bu davranış köpeğinizin gelecekte kızan kişinin sözünü dinlememesine ve şımarmasına neden olacaktır. Şımarık bir köpek söz dinlemez ve kendi kafasına buyruk yaşar. Böyle bir şeyle karşılaşmak istemiyorsanız daha ilk günlerden tedbirinizi almalı, köpeğinize ondan üstün olduğunuzu, onun sahibi olduğunuzu ve sözünüzü dinlemesi gerektiğini hissettirmelisiniz.



  2. 2
    ENGİN
    Özel Üye

    --->: Köpek Bilgileri

    Reklam



    Beslenme

    Köpekler etoburdurlar. Sindirim sistemleri, tek bir mideden ve kısa bir bağırsak sisteminden oluşur. Bu sistem et ve et bazlı besin maddelerini kolayca sindirebilir.
    Yavruların sütten kesilmesi yaklaşık 4 - 6 haftalıkken gerçekleşir. Irklara göre değişiklik göstermekle birlikte yavru bir köpeğin erişkin hale gelinceye kadar geçen gelişme süreci 10 -16 ayda tamamlanır. Gelişme çağında onları en iyi şekilde beslemek gerekir. Bu nedenle gelişme dönemi boyunca beslenme yavru kuru mamaları veya yavru konserve mamalarıyla yapılmalıdır.
    Köpeklerin farklı hayat evrelerinde farklı gereksinimleri vardır. Yavru köpeklerin besin gereksinimleri, erişkin bir köpeğin ihtiyacından daha fazladır. Bu fazlalık yavruların büyüme dönemindeki ihtiyaçlarından ve aktivitelerinden kaynaklanır. 3 aylık yavru ile 8 aylık yavrunun gereksinimlerinde bile farklılıklar görülür. Bu yüzden yavrular, gereksinimlerine uygun yüksek biyolojik değerli ve kolay sindirilebilir protein, yeterli kalsiyum ve uygun kalsiyum/fosfor oranıyla yüksek vitamin içeren diyetlerle beslenmelidir. Proteinler, doğru vücut büyümesi ve kas gelişimi açısından önemlidir.
    Yavrular 4 - 5 haftalık olduklarında kuru mama, ıslatılarak ya da yavru konserveleriyle karıştırılarak verilmelidir. Böylece yavruların mamalarını koklamaları, yalamaları ve ısırmaya başlamaları teşvik edilir. Bu ıslatma işlemi, kuru mamaya daha fazla aroma kazandırarak tadını, kokusunu ve lezzetliliğini arttırır. Ayrıca mamanın daha yumuşak olmasını ve sütten yeni kesilen yavruların çiğneme refleksini uyarak mamayı daha kolay almalarını sağlar. Bu uygulamanın yavrularda şekillenebilen mide şişkinleri, mide dönmeleri ve gaz oluşumunu engellediği uzmanlar tarafından belirtilmektedir.
    Mamanın ıslatılması ilk 2 - 3 aylık dönemde yarı yarıya sulandırılmış süt ile yapılabilir. Daha sonraki dönemde mamanın ıslatılması gerekirse bu işlem su, et suyu yada yemeklerin sularıyla yapılmalı, süt kullanılmamalıdır. Köpeklerin süte gereksinim duyduğu dönem ilk 2 - 3 aydır. Bundan sonraki dönemlerde süt sindirim sisteminde problemlere ve ishale neden olabilir. Yapılan araştırmalar köpeklerin % 80’inin süte karşı alerjik olduğunu göstermektedir. Sütün sulandırılmadan direkt verilmesi ishale neden olabilir. Bu nedenle ilk 2 - 3 aydan sonra süt vermekten kaçınılmalıdır.
    Yavrunun anne sütünden sonra birden bire kuru mamayla beslenmesinin kabızlığa yol açabildiği de bilinmektedir.
    Mamanın partikül büyüklüğü köpek yavrularına uygun olmalıdır. Büyük partiküllü bir mamayı yavrunun ağzına alması ve çiğnemesi zor olacağından beslenmeyi olumsuz etkileyecektir. Köpeklerin arasında bireysel farklılıkların da olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle yavru maması hazırlayan ticari firmalar, farklı gelişme dönemleri için farklı partikül büyüklüğüne ve farklı formülasyonlara sahip mamalar hazırlamışlardır. Bu konuda en büyük yardımcınız veteriner hekiminiz olacaktır. Köpeğinize mama alırken mutlaka veteriner hekiminizin tavsiyeleri doğrusunda hareket edin.
    Mamanın küçük parçalar halinde verilmesi, yavrunun yeme alışkanlığı kazanması açısından da önemlidir.
    Köpeğinizin kabına mama koyduğunuzda, “gel” veya “ye” gibi bazı tek heceli komutlarla onu mama yemeye teşvik edebilirsiniz.
    Yavruların mide kapasiteleri, günlük ihtiyaçlarını bir sefer yemeyle karşılayacak kadar gelişmediğinden, yavrular yiyeceklerini birkaç öğünde tüketirler.
    Yavruların diyetleri 6. haftadan 3. aya kadar günde 4 öğün, 3. ayda 6. aya kadar günde 3 öğün, 6. aydan 12. aya kadar günde 2 öğün, 12. aydan sonra ise günde 1 öğün olarak verilmelidir.
    Yemek zamanı ve yemek yedikleri yer olabildiğince sabit olmalı ve değiştirilmemeye çaba gösterilmelidir. Günde 3 öğün yapılan beslemede yemek zamanlarının sabah, öğlen ve akşam olarak düzenlenmesi yararlıdır.
    Beslenme amacıyla uyuyan yavruların uyandırılmaları doğru değildir. Yavruların beslenme kadar uykuya da gereksinimi olduğu unutulmamalıdır.
    Yavrular 6 - 7 haftalık olduktan sonra diş değiştirme dönemine kadar, kuru mamanın ıslatılmasına gerek yoktur. Çünkü ilk 6 - 7 haftadan sonra köpeklerde çiğneme refleksi iyice gelişir ve katı partikülleri ağızlarına rahatça alınıp sindirilebilirler.
    Su katılmak suretiyle hazırlanan ve kendi yapısında yüksek miktarda su bulunduran (konserve gibi) mamalar, küf mantarlarının üremesi için uygun bir ortam yaratır. Bu tip su miktarı fazla olan mamalar, 30 - 60 dakika içersinde tüketilmediklerinde köpeğin önünden alınmalıdır. Islatılarak verilen mamaların tüketilmeyen kısımlarının da süratle bozulabileceği unutulmamalıdır.
    Yavru köpekler 4 aylık olduklarında geçici dişleri dökülmeye başlar ve 42 adet kalıcı diş süt dişlerinin yerini alır. Diş değiştirme döneminde kuru mamaların ıslatılarak verilmesinde yarar vardır. Bunun nedeni bu dönemde kuru mamanın sert gelmesi ve yavrunun kuru mamalardan yeterince yararlanamamasıdır. Bu dönemde yavrunun biraz iştahsız olması normaldir. Ancak gene de bir miktar yumuşatılmamış (ıslatılmamış) kuru mama verilerek dişlerin temizlenmesi sağlanmalıdır.
    Çok sık olmamakla birlikte kırılmadan temizlenmiş ve pişirilmiş ilikli büyük kemiklerin verilmesi, köpeklerde dişlerin temizlenmesinde ve çene kaslarının çalışmasında faydalıdır.
    Kuru mamayla beslenme köpeklerin gelişimi açısından daha uygundur. Çünkü profesyonel ticari mamalar, gelişim açısından gerekli olan bütün unsurları dengeli bir şekilde ve yeterli miktarlarda içermektedir. Ev yemekleri ile yapılan beslemenin, gelişim için gerekli olan besin unsurlarını yeterli ve dengeli bir şekilde sağlayamadığı klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Gene de köpeğinizi ev yemekleri ile beslemek niyetindeyseniz, mutlaka veteriner hekiminize danışıp onun verdiği diyetleri uygulayın. Yapılacak yanlış besleme, köpeğinizde gelişme bozukluklarına neden olabileceği gibi, kalıcı problemlere de yol açabilir.
    Köpeğinizi ev yemekleri ile besliyorsanız vitamin, kalsiyum gibi maddelerle diyetini takviye etmeniz gerekir. Kuru mamayla yapılan beslemede veteriner hekiminiz gerek duymadıkça, bu besin unsurlarını diyete katmanıza gerek yoktur. Ancak unutulmamalıdır ki, piyasada bulunan ticari mamalarında arasında kalite farkları vardır. Bu konuda en büyük yardımcınız her zaman olduğu gibi yine veteriner hekiminiz olacaktır.
    Ev yemekleriyle yapılan beslenme, köpeğinizin seçici bir beslenme alışkanlığına sahip olmasına neden olabilir. Çeşitli tatlarda ve lezzetlerde yemek vermek, beslenme uzmanlarının yanlış olarak vurguladığı bir harekettir. Çünkü ne kadar çok çeşitlilik yaratılırsa, köpeğinizin beğenmeme ve yememe olasılığı da o oranda artacaktır. İyi kalite ticari mamalara erken yaşta alıştırılan yavrularda, seçici yem tüketiminin önüne geçilir.
    Kalsiyum ve fosfor gibi iki temel besin maddesi, yavruların diyetinde yeterli ve dengeli bir düzeyde bulunmalıdır. Çünkü kalsiyum ve fosfor düzeyi düşük mutfak artıklarıyla beslenen yavrularda sıklıkla raşitizm gelişmektedir.
    Köpeklerin aşırı yağlanmasına izin verilmemelidir. Aşırı kilo alma ve yağlanma bir taraftan güzelliklerini diğer bir taraftan da sağlıklarını bozmakta ve hayatlarını kısıtlamaktadır. Bu yüzden iyi dengelenmiş ve denetimden geçmiş köpek mamalarının paketlerinde yazılı bulunan beslenme talimatlarına ve miktarlarına, veteriner hekiminiz aksi bir şey söylemedikçe mutlaka uygun olarak davranın. Aşırı mama tüketiminin midede rahatsızlıklara ve ishale neden olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
    Yavru köpeklerin kişisel gereksinimlerine göre, ihtiyaç duydukları günlük mama miktarı değişiklik gösterebilir. Köpeğiniz her öğünden sonra yemek kabında mama bırakıyorsa, kaba koyduğunuz mama miktarını % 10 azaltınız.
    Kuru mamayla beslenen köpeklerin içme suyu gereksinimleri daha fazladır. Bu yüzden önlerinde her zaman taze ve yeterli miktarda temiz su bulunmalıdır.
    Köpeğinizin mama ve su kabı ayrı olmalıdır. Bu kaplar ayak altından uzak bir yere konulmalı ve her öğün sonrasında temizlenmelidir. Köpeğinizin deviremeyeceği büyüklükte ve şekilde su ve mama kabı seçmeye özen gösterin.
    Köpeklerin diyetlerinde ani değişiklikler yapmaktan kaçınılmalıdır. Böyle bir işlem gerekliyse kademeli olarak yapılmalıdır. Köpeğinizin mamasını yeni bir mama ile değiştirirken, bu değişimi ortalama 7 günlük süreç içersinde yapmanız hem onun alışması hem de sindirim sistemi açısından faydalı olacaktır. Köpeğinizin eski mamasıyla yeni mamasını karıştırın ve bu karışımdaki yeni mamanın miktarını her gün arttırarak mamayı verin. Bu barsak mikroorganizmalarının yeni mamaya adaptasyonu açısından önemlidir. Yeni mamaya alışıncaya kadar dışkıda; miktar, kıvam ve renk açısından oluşabilecek değişikler normaldir. Adaptasyon sürecinden sonra bunlar normale dönecektir. Değişiklik ani bir şekilde yapılırsa ishal olma ihtimali çok yüksektir.
    Yavru bir köpek normal olarak günde 4-5 kez dışkılama yapar.
    Bazı köpeklerde dışkısını yeme (kaprofaji) olayı görülebilir. Bu davranış vahşi yaşamdan kalma bir alışkanlıktır. Bunun yanı sıra dışkı yeme, diyetteki besin maddeleri eksikliğinde ya da dengesizliğinde, özellikle de lifli maddelerin noksanlığında ortaya çıkmaktadır. Mamada bulunan lifli maddeler, besinlerin barsaklardan geçiş süresinden sorumludur. Bu eksikliklerin sonunda dışkı yemenin yanı sıra toprak yeme olayı da görülebilir.
    Köpekler bazen ot yerler ve kusarlar. Çok sık karşılaşılmadığı sürece bu olay normal olarak kabul edilir. Bunun nedeni, köpeklerin yaşadığı karın ağrısı, yuttukları tüyleri ve kendilerini rahatsız eden safrayı dışarı çıkarmaktır.
    Temel olarak köpeklerin tatlıya gereksinimleri yoktur. Çikolata ve şeker gibi yiyeceklerin uzun süre verilmesi sonucunda sindirim sisteminde bozukluklar, diş çürümesi, yağlanma ve şeker hastalıkları gibi metabolizma hastalıkları şekillenebilmektedir.
    Köpekler havuç, yeşil sebzeler ve elma gibi bazı meyveleri de hoşlanarak tüketirler. Aşırıya kaçmadan bunun beslenme açısından bir zararı yoktur.
    Köpeğinize balık kılçıklarıyla tavuk gibi ufak kümes hayvanlarının kemiklerinin verilmesi, sindirim sistemine takılmaları ve batmaları gibi istenmeyen rahatsızlıkların meydana gelmesine neden olacağından tercih edilmemelidir.
    Köpeklere asla çok sıcak yada çok soğuk yiyecekler verilmemelidir.
    Evde kendimiz için hazırladığımız salçalı, baharatlı ve yağlı yemeklerin verilmesinin köpeklerde sindirim ve alerjik deri problemlerine neden olabileceği unutulmamalıdır. Köpeklerde alerjik reaksiyonların tedavisi uzun süren, zaman alıcı ve dikkat isteyen bir işlemdir.
    Kuru mamayla beslenen bir köpeğe peynir, salam gibi maddelerin verilmesi gereksiz ve de yanlıştır. Bu tip besin maddeleri de köpeğiniz için alerjik olabilir.
    Köpekler için hazırlanmış ticari mamaların zaman zaman pahalı oldukları iddia edilmektedir. Bununla birlikte ticari mamalar dengeli beslenme, yüksek sindirilebilirlik, sağlık, iştahla tüketim, dışkılamada düzen, az dışkı, temizlik ve pratik olmaları bakımından avantajlıdırlar.
    Erişkin (adult) mamaya geçişiniz, köpeğinizin büyümesi durduktan sonra olmalıdır.
    Irklara göre erişkin mamasına geçme yaşı aşağıda verilen tablodaki gibidir.
    Küçük ırk (2.5-10 kg.) 8-12 aylık
    Orta boy ırk (10-25 kg.) 12-18 aylık
    Büyük ya da dev ırk (>25 kg) 12-24 aylık
    Genel olarak köpeğinizin beslenmesinde bu hususlara dikkat etmeli ve özen göstermelisiniz. Ancak büyük yada dev ırk (erişkin ağırlığı 25 kg.’ın üzerinde olan köpekler) bir köpek yavrusu sahibiyseniz bunların dışında size birkaç tavsiyemiz daha olacak. Bu tip ırkların gelişim süreci 12 - 24 ay kadar sürmektedir.
    Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim, hayatlarının ilk aylarında gayet değişkendir. Haftalar geçtikçe vücut ağırlığı ve kemiklerin büyümesi artış gösterir. Bu tip ırklarda çok hızlı bir canlı ağırlık artışı, kemikler ve eklemlerde düzeltilmesi zor gelişim bozukluklarına neden olduğundan aşırı beslenmeden kaçınılmalıdır. Canlı ağırlık artışı belirli zaman aralıklarıyla düzenli bir şekilde izlenmelidir. Veteriner hekiminiz aylık büyüme süreçleri hakkında size bilgi verecektir.
    Köpeklerin yağlanmasına izin verilmemelidir.
    Büyük ve dev ırk köpekler genel olarak bazı ortopedik hastalıklara (osteochondrosis, dirsek displazisi, kalça displazisi gibi) yatkınlık gösterirler. Bu hastalıkların genellikle 4 - 8 aylık yaş gurubunda görüldüğü ve bazı ırklarda (Alman Çoban köpekleri, Labrador Retriever, Rottweiller, Alman Kurt köpeği, Boxer, Golden Retriever, Danua, Dobermen) kalıtsal olduğu bilinmektedir. Yanlış beslenme (aşırı besleme ve fazla kalsiyum verilmesi) bu hastalıklar için risk faktörünü ortaya çıkarır. Büyük ve dev ırk köpekler genetik olarak hızlı gelişim gösterdiklerinden daha fazla risk altındadırlar.
    Büyük ırk köpeklere fazla kalsiyum verilmesi kemiklerin gelişimini olumsuz etkilemekte hatta durdurabilmektedir. Böyle olunca kemikler zayıf kalır. Aşırı kilo alımı sonucunda da zayıf olan kemikler bu yükü kaldıramaz ve kemiklerde deformasyon, eğrilik ve kırılmalar şekillenebilir.
    Bu riskleri en aza indirmek, büyük ve dev ırklar için özel olarak geliştirilmiş mamaların kullanılması ile sağlanır. Eğer böyle bir mama kullanıyorsanız hiç bir ilave vitamin ve mineral katkısı yapmanıza gerek yoktur. Ayrıca mama tüketimi kontrol altında tutulmalıdır.
    Köpeğinizin mamasına dışarıdan ekstra bir takım takviyeler yaparken mutlaka veteriner hekiminizin bilgisine başvurun.
    Beslenmede Dikkat Edilmesi Gereken Konular
    Yetişkin bir köpeğin gıdasında yüksek oranda protein, karbonhidrat ve yağ bulunmasına dikkat edilmeli
    Günde bir ya da iki öğün beslenmeli
    Temiz su sürekli bulundurulmalı
    Aktivitelerden hemen önce ve sonra yemek vermemeli
    Özel faaliyetleri olan bir köpekse (koşucu, polis köpeği, av köpeği vb.) uygun diyetler hazırlanmalı ve gerekli takviyeler yapılmalı. Bu amaçla yoğun aktivite sırasında vücudu gerek duyacağı oksijen ve demir ihtiyacını karşılanmak amacı ile uygun oranlarda E vitamini ve Selenyum gibi elementlerin takviyesi faydalıdır.
    Kalsiyum ve fosfor oranının dengeli olmasına dikkat edilmelidir. Aşırı ve oransız kalsiyumun kireçlenmelere neden olabileceği unutulmamalıdır.
    Irkına özgün erişkin ağırlığının korunmasına dikkat etmeli aşırı kilo alması veya aşırı zayıflaması önlenmeli
    Sindirilebilirliği yüksek gıdalar tercih edilmeli
    Selülozun gıdasında yeterli bulunmasını sağlamalıdır. Böylece bağırsakların rahat çalışması sağlanacağı için sindirim sistemi hızı artırılmış olacaktır. Ayrıca selüloz doygunluğu artıracağından gıdasında yeterli oranda bulunması faydalı olacaktır.
    Gıdasında yeterli düzeyde vitamin ve mineraller bulundurulmalıdır.
    Köpeklerin sindirim sisteminin laktozu (süt şekeri) sindiremediği dikkate alınmalı ve gıdasında bulundurulmamalıdır.
    Gıda değişimi yapmanız gerektiğinde değişimi ani olarak değil yavaş ve günlük artırımlar şeklinde yapmanız sindirim sisteminin adaptasyonu için önemlidir.
    Günümüzde yetişkin köpekler için profesyonel mama firmaları tarafından köpeğinizin ırkına özgün boyutları üç ana sınıfa ayrılarak tüm gereksinimi olan temel besin maddelerini yeterli ve uygun oranlarda içeren pek çok mama bulunmaktadır. Bu amaçla ;
    Küçük ırk yetişkin köpek mamaları
    Orta ırk yetişkin köpek mamaları
    Büyük ırk yetişkin köpek mamaları bulunmaktadır.
    Yüksek aktiviteye sahip yetişkin köpekler için ‘performans‘
    Alerjik yapıda ki köpekler için ‘lamb & rice‘
    Metabolik hastalığı olan köpekler için de çeşitli ‘prescription‘ mamalar bulunmaktadır.
    Ev Yemeği İle Profesyonel Hazır Mamalar Arasındaki Farklar
    Profesyonel mamalar köpeklerin yaş durumları, boyutları, vitamin ve mineral ihtiyaçları, sağlık durumları, protein ve lif ihtiyaçları detaylı bir şekilde gözetilerek yapılmışlardır. Dolayısı ile böyle bir gıda ile beslenen köpekler sağlıklı ve dengeli bir şekilde gelişerek cinsinin tüm özelliklerini gösterebilmektedirler.
    Ev yemeklerinde ise bu dengeyi sağlamak oldukça zordur ve tüm kurallara uyularak hazırlanmak istenirse oldukça pahalı ve zahmetlidir. Diyelim ki tüm bunları sağladınız ve ev yemeği verdiniz. O zaman da sindirim sistemi problemleriyle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. Yani bir gün ishal olabilirken bir günde kabız olabilir.
    Köpeğinize;
    Kesinlikle sakatat vermeyin.
    Fazla yağlı yiyeceklerden uzak tutun.
    Baharatlı gıdalar vermeyin.
    Doktorunuzdan hangi proteinleri (kırmızı et, beyaz et, balık) kullanabileceğinizi öğrenin. Çünkü bu köpeğinizin sağlık durumuna göre değişebilir.
    Gıdasındaki tuz oranını yine onun sağlık durumuna göre ayarlayın. Örneğin, böbreklerinde bir rahatsızlık söz konusu ise bu çok önemli bir faktör olabilir.
    Gıdadaki protein ve lif oranı dengesini koruyun. Bu sağlıklı bir sindirim için çok önemlidir.
    İshal ya da kabız olduğunda doktorunuzla konuşarak diyetini tekrar düzenleyin.







  3. 3
    ENGİN
    Özel Üye
    Gelişim

    1-4 hafta
    Yavrular sağlıklıysa genellikle birşey yapılmaz.Konjenital malformasyonlar yönünden muayene edilir.Fazla tırnaklar (parmaklar) kesilir.
    Gözler ve kulaklar 10.günde açılır.15 günlük olduklarında yavrular ayağa kalkabilir.20 günlükken yürümeye başlarlar.Annelerine gereksinmeleri vardır.
    Anneleriyle ilişki kurmayı öğrenirler.Bu durum daha sonra diğer hayvanlarla ilişki kurmalarında öenmlidir.
    4-8 hafta
    Endoparaziter yönden kontrol edilirler.Aşı programları başlar.
    Anne, yavrularını sütten kesmeye başlayabilir.Normal beslenmeye adım adım başlanır.İlk dişler görülür.
    Yavrular diğer köpeklerle ilişki kurmaya başlar, sürü hiyerarşisi gelişir.Oyunlar sırasında birbirlerine üstünlük sağlamaya başlarlar.
    8-12 hafta
    Aşı programı devam eder.
    Yavruların insanlarla ilişkisi artar.Sütten tamamen kesilip anneden ayrılabilirler.
    Ev eğitimine başlanır.
    12-16 hafta
    Aşı programı devam eder.Endoparaziter yönden kontrol yapılır.
    Yavrunun motor kontrolleri hızla gelişmeye başlar.Dış dünya ile ilgilenmeye başlar.
    Yavrunun kendine güveni gelişir.Yeni durumlara alışmaya başlar (kapılardan geçme,mama saatleri..vs.).
    4-6 ay
    Sahibinin isteğine bağlı olarak kısırlaştırılabilir.Endoparaziter yönden kontrol yapılır.
    Süt dişleri dökülmeye başladığı için herşeyi kemirir.Diş çıkışına yardımcı olmak için özel diş kaşıyıcıları verilebilir.Gece bekçilik yapmaya başlarlar.
    Otur,kalk,gel,yat gibi basit komutları öğrenebilir.Adını öğrenmiştir.
    6-12 ay
    Tekrarlanacak aşıları yapılır,yıllık aşı programı belirlenmiştir,aşıları sadece yılda 1kere yapılır.Endoparaziter ve ektoparaziter uygulamaları belirlenir.Beslenme şekli konuşulur.
    Kalıcı dişleri tamamlanmıştır.Boyca gelişimi büyük oranda tamamlanmıştır,ancak gelişimi 1 yıl daha devam eder.Cinsel olgunluğa erişmiştir.Dişiler ilk kızgınlık periyodunu gösterirler.Kıl örtüsü yetişkin kıl örtüsü ile değişmiştir.
    Temel itaat eğitimine başlanabilir.







  4. 4
    ENGİN
    Özel Üye
    Yavrular İçin ideal Ortam

    Yavrular için anneleri; ısıtma, nem, bakım, güven ve süt sağlamanın yanı sıra kan dolaşımı ve boşaltım sistemi için de yalayarak uyarım sağlar. Yavrular sütten kesilmiş olsalar bile iki aylıktan önce annelerinden ayrılmamalıdır. Annelerinden ayrılmak zorunda kalan yavrular için öncelikle temiz, nemli, sıcak ve hava akımının olmadığı rahatça hareket edebilecekleri bir yaşama alanı sağlanmalıdır. Sert plastikten yapılmış bir kutu ile bu yaşama alanı sağlanabilir, ısınma lambayla ya da havlu sarılmış buyot (sıcak su torbası) ile yapılabilir. Annesi olmayan yavrular birbirlerinin genital organlarını, ayaklarını, kulaklarını ve kuyruklarını yalayacağı için, ilk 4 hafta boyunca birbirlerinden ayrı olarak bakılırlarsa enfeksiyon riski azaltılmış olunur. Yaşama alanındaki ısı yavruların hizasında yerleştirilmiş bir termometre ile izlenmelidir. Yavrular büyüdükçe ihtiyaç duydukları ortam ısısı azaltılabilir.
    Yavrular için ideal yaşama alanı ısısı:

    Yaş Isı0 – 7 günlük33 0C8 – 14 günlük30 – 28 0C15 – 28 günlük28 0C29 – 35 günlük24 – 21 0C35. günden sonra21 0C

  5. 5
    ENGİN
    Özel Üye
    Köpeğinizi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
    Evinize evcil hayvan almaya karar vermeden önce, eve gelecek yeni bir canlının getireceği sorumluluklara hazır olup olmadığınızı iyice düşünmeniz gerekir. Evinize gelen canlı sizinle beraber yaşayacağı için sorumluluklarını iyi bilmeniz ve ona ayırabilecek vaktinizin olması gerekir. Örneğin köpekler sabah ve akşamları ihtiyaçları için dışarı çıkarılmalı, uzun tüyleri fırçalanmalı, 20 günde bir banyo yaptırılmalıdır, kedilerin ise tuvaletleri yeterince temiz olmalıdır.
    Ailenizdeki herkes eve hayvan alınması konusunda hemfikir mi? Sorumlulukları sizinle paylaşacaklar mı? Çünkü evcil hayvanlar kendilerine yöneltilen duyguları bizlerden çok daha fazla güçlü algılamaktadırlar.
    Yavru köpekler ilk 4 - 6 haftalık gelişim süreci sonunda annesinden ayrı yaşayabilecek duruma gelir. Yeni arkadaşınızla tanışmanız genellikle bu dönem sonunda olur. Bu tanışma barınaklarda, sokaklarda, pet-shoplarda, köpek yetiştirme çiftliklerinde ya da annenin yanında gerçekleşir. Bu yeni arkadaşlığın uzun sürecek mutlu ve eğlenceli bir dostluğa dönüşmesinin ilk şartı, hayat şeklinize en iyi uyum sağlayacak yavruyu seçmek olacaktır.
    Küçük, orta veya dev? Uzun tüylü yada kısa? Tembel ya da oyuncu? Bunlar seçeneklerinizin sadece küçük bir kısmı. Bu yüzden köpek seçimi aklınızı karıştırabilir. Ama biraz dikkat ve araştırmayla size en uygun köpeğe sahip olabilirsiniz.
    Bu noktada cevaplandırmanız gereken en önemli soru “Nerede yaşıyorsunuz ve köpeğiniz için sağlayabileceğiniz olanaklar nelerdir?” olacaktır.
    Büyük ve bahçeli bir evde kalıyorsanız aktif ve koruyucu bir ırk sizin için daha uygun olacaktır.
    Küçük bir apartman dairesinde yaşıyorsanız ve gerekli egzersizleri yapması için ona ayıracak yeterli zamana sahip değilseniz, büyük ırk bir köpek sizin için doğru bir seçim olmayacaktır. O da bu yaşama uyum sağlayamayacaktır. Bu noktada en iyi seçenek ufak mekanlarda yaşayabilen ve fazla egzersize ihtiyaç duymayan küçük bir ırk olacaktır. Unutmayın ki büyük ırklar, küçük ırklara göre daha fazla egzersize ihtiyaç duyarlar. Ayrıca apartman dairesinde yaşıyorsanız, havlama ve gürültü çıkarma olasılıklarını da değerlendirmeniz gerekecektir. Apartman dairesinde oturanlar, diğer apartman sakinlerine evlerinde evcil hayvan beslemek istediklerini bildirmek zorundadırlar.
    Alacağınız köpeğin bölgeniz iklim koşullarına uygun olup olmadığını araştırın.
    Ufak bir çocuğunuz varsa, onunla iyi iletişim kurabilecek bir ırkı tercih etmelisiniz.
    Bazı ırklar ev hayatını daha çok severler. Ancak siz gezmeyi seven özgür ruhlu biriyseniz, seçiminizi böyle bir ırktan yana kullanmanız yanlış olacaktır.
    Uzun tüylü bir ırkın taranması için daha fazla zamana gereksiniminiz olacaktır. Uzun tüylü ırkların kısa tüylü ırklara göre daha fazla tüy dökeceği unutulmamalıdır.
    Doğru ve özenli bir bakım ve de eğitimle bir sokak köpeğinden de çok iyi sonuçlar alabilirsiniz.
    Köpek alma kararını ailenin tüm bireyleri ile ortak karar vererek almalısınız.
    Bunlar köpeğinizi seçerken düşünmeniz ve değerlendirmeniz gerekenlerin sadece küçük bir kısmı. Doğru cevaplar ve doğru seçim için mutlaka veteriner hekiminizle konuşun. Köpek sahibi arkadaşlarınızdan fikir alın.
    Uzmanlar bazı köpek davranış bozukluklarının, seçilen köpeğin özelliklerinin bilinmemesi ve beklentilerinin karşılanamaması sonucunda, köpeğe yapılan yanlış tutumdan kaynaklandığını vurgulamaktadır.
    Bu yüzden yaşam tarzınıza ve karakterinize en uygun köpeği seçmek, yaşamınızı daha zevkli hale getirecektir.
    Eğer yukarıdaki ve benzeri sorular sizleri hayvan edinme sorumluluğundan vazgeçirmemişse güvendiğiniz bir veteriner hekimden yardım alabilirsiniz.Yine de alırken hareketliliğine, oyunculuğuna, kıllarının temizliğine, göz ve burun akıntısının olmamasına, ishal-kusma gibi belirtilere, annesinden çok erken ayrılmamış olmasına, bir aylıktan büyük olmasına ve aşı karnesinde yapılan ilaç ve aşı gibi uygulamaların bir veteriner hekim tarafından uygulandığını gösteren imza ve kaşenin bulunmasına mutlaka dikkat ediniz.

+ Yorum Gönder
köpek bilgileri,  köpek bilgiler,  köpek bilgisi,  kopek bılgılerı
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi