Tokat Genel Bilgi

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Karadeniz Bölgesi Bölümünden Tokat Genel Bilgi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    MaviAdam
    Özel Üye
    Reklam

    Tokat Genel Bilgi

    Reklam



    Tokat Genel Bilgi

    Forum Alev
    Tokat Genel Bilgi


    Topraklarının küçük bir bölümü İç Anadolu Bölgesi, daha büyük bölümü de Karadeniz Bölgesi’ne yer alan Tokat, kuzeyinde Samsun, kuzeydoğusunda Ordu, güney ve güneydoğusunda Sivas, güneybatısında Yozgat, batısında Amasya ile çevrilidir. Yeşilırmak vadisi üzerinde yer alan il topraklarını Kuzey Anadolu Dağlarının uzantıları engebelendirir. İl topraklarının kuzeyini Canik dağları (Killiktepe 1.546 m.), doğu kesimini Köse Dağları ve Asmalıdağ, güneyini doruğu il sınırları dışında kalan deveci Dağları ile Çamlıbel Dağı, batısını Buzluk ve Sakarat dağları, iç kesimini de Yaylacık Dağı (Büyük Yaykıl Tepesi’nde 1.622 m.) ile Mamo Dağı (İmamgazi Tepesi’nde 1.792 m.) engebelendirmektedir. İlin en yüksek noktası güneydoğusunda Asmalıdağ’ın 2.416 m.ye ulaşan doruğudur. Dağların yüksek kesimleri kayın ve sarıçam ormanları ile kaplıdır.

    Çoruh-Kelkit Vadi oluğunun batı bölümünü oluşturan Kelkit Irmağı Vadisi tabanının genişlediği kesimlerde yer alan ve birer çöküntü alanı olan Niksar ve Erbaa ovaları, Taşova’nın güneydoğu bölümü, Yeşilırmak Vadisinde Tokat ile Turhal arasında uzanan Kazova ile güney kesimindeki Artova Ovası ilin belli başlı düzlükleridir. Zile, Omala ovaları ile Topçam, Batmantaş, Muhat, Dumanlı, Seleman, Bozçalı, Kızılcaören Çamiçi yaylaları da ilin diğer düzlükleridir.

    İl topraklarını Kelkit Irmağı ile Yeşilırmak sulamaktadır. İl sınırlarından kaynaklanan tüm akarsular Karadeniz’e ulaşır. Bu suların büyük bir bölümünü toplayan kelkit Irmağı ile Yeşilırmak Erbaa Ovasının kuzeybatı kesiminde birleşirler. Yeşilırmak’a katılan başlıca kollar Çekerek ve Karakuş Çaylarıdır. Yeşilırmak’ın başlangıç kolu olan Tozanlı Çayı batı ve kuzeyde doğal sınırı oluşturur. Sakarat Dağı’nın doğu uzantıları ve Köse Dağları, kelkit Irmağı ile Yeşilırmak’ın il sınırları içerisinde kalan bölümlerinin su toplama alanlarını birbirinden ayırır. İlin kuzey kesiminden kaynaklanan Yıldız Çayı Kızılırmak’ın kollarındandır.

    İl sınırları içerisindeki başlıca göller Göllüköy Gölü ve Zinav Gölü (Çukurgöl), Almus, Ataköy, Belpınar ve Boztepe Baraj gölleridir. Hasan Uğurlu Baraj Gölünün bir bölümü de Tokat ili sınırları içerisindedir. Deniz seviyesinden 623 m. yükseklikteki İlin yüzölçümü 9.958 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 828.027’dir.

    Tokat ili Karadeniz kıyısı ile İç Anadolu arasında geçit alanı durumunda olup, bölgede değişik yörelerde değişik iklim hüküm sürmektedir. Kelkit Vadisinde kışlar ılık ve yazlar sıcak geçerken, Reşadiye’nin güneyinde Akdeniz Bölgesi iklimini andıran bir iklim görülmektedir. Tozanlı vadisinde kışlar ılık, yazlar serin geçerken, Çekerek bölümünde, yayla karakteri sert kışlar, serin yazlar görülür.

    Tokat’ın doğal bitki örtüsü genelde step görünümündedir. Ormanlarla kaplı dağların yüksek kesimlerinde yaylalar yer almakta olup, dağların hemen hemen hepsi ormanlarla kaplıdır.

    Tokat, Kuzey Anadolu Kırık Fay hattı üzerinde yer almasından ötürü Birinci derecede deprem bölgesinin sınırları içerisindedir. Bundan dolayı 1942 yılında meydana gelen Niksar-Erbaa depremi Tokat yöresinde büyük can kaybı ve yıkıma neden olmuştur.

    İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, endüstri ve ticarete dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında buğday, arpa, mısır, baklagiller, tütün, şekerpancarı, ayçiçeği, patates, soğan, üzüm, mısır, karpuz, tütün ve diğer sebzeler gelmektedir. Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvan yetiştirilmekte olup, ovalık alanlarda sığır ve manda, yaylaların bulunduğu dağlık kesimlerde de koyun ve kıl keçisi, Zile yöresinde de Ankara keçisi yetiştirilir. Ayrıca süt hayvancılığını geliştirmek amacı ile her türlü ıslah çalışmaları yapılmaktadır. Montofon ırkının yanında Holstein ırkı ile Kelkit vadisinde önemli miktarda Newjersy melezi yetiştirilmektedir. Koyunculukta Karagül koyunlarının yetiştirilmesi için üreticiler teşvik edilmektedir. Tavukçuluk ve arıcılığın yanı sıra göllerde az miktarda balıkçılık yapılmaktadır.

    Orman bakımından oldukça zengin olan ilde ormancılık da çok önem taşımaktadır. 1973-1980 arasında kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınan Tokat ilinde sanayii pek fazla gelişmemiştir. İlde sanayii kuruluşu olarak; Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Tokat Sigara fabrikası ile un, süt ürünleri, yem, şarap, konserve, tuğla ve kiremit, orman ürünleri, tarım alet ve makineleri üreten fabrikalar bulunmaktadır. Küçük sanayii kuruluşu olarak da metal eşya üreten, dokumacılıkla uğraşan, orman ürünlerini işleyen, çeşitli araçların onarım ve bakımını yapan atölyeler bulunmaktadır.

    İl topraklarında çimento hammaddesi, Reşadiye’de betonit, Turhal yöresinde de antimon, kireçtaşı ve traverten içeren cevher yatakları vardır.

    Tokat ve çevresinde, özellikle Maşathöyük ve Horoztepe’de yapılan arkeolojik kazılarda ele geçen buluntular yörenin Kalkolitik Çağdan (MÖ.5500-3500) beri yerleşim alanı olduğunu göstermiştir. MÖ. XVII.yüzyılda Hititlerin egemenliği altında kalan yöre, MÖ.XV. ve VIII.yüzyıllar arasında Kaşkalar tarafından istilaya uğramış ve yakılıp yıkılmıştır. Ege göç kavimleriyle Batı Anadolu’yu istila eden Frigler Tokat yöresindeki Çekerek, Tozanlı, Kelkit Çayı boylarında kurulu Hitit kentlerini işgal etmişlerdir. Maşathöyük’te Frig dönemine ait yapılar ve çeşitli buluntular ele geçmiştir. Karadeniz’den gelen Kimmerlerin Frig egemenliğine son vermesi ile Yöreye MÖ.VI.yüzyılda Medler, daha sonra da Perslerin hakim olmuşlardır. Pers yönetimi sırasında Büyük Kapadokya Satraplığı’nın sınırları içerisinde kalmıştır. Bu dönemde yöredeki başlıca yerleşme, dinsel ve ticari açıdan büyük önem taşıyan Komana idi.

    Bugünkü Tokat ili’nin yakınlarında yer alan Gömenek Kalesi’nin bulunduğu yerde kurulmuş olan Komana kenti, Kapadokya’daki Komana ile karıştırılmamak için Komana Pontika adı ile anılmıştır. Daha sonra Kapadokya’nın kuzeyindeki Pontus Kapadokiası’na bağlanan yöre MÖ.IV.yüzyıl sonlarında Makedonyalıların egemenliği altına girmiştir.Büyük İskender’in ölümünden sonra, komutanları arasındaki anlaşmazlıktan doğan karışıklık sırasında Pers kökenli I.Mithradetes, MÖ.IV.yüzyıl başlarında yöreyi de içerisine alan topraklarda Pontus Krallığını kurmuştur. Giderek güçlenen Pontus Kralları Niksar, Turhal ve Zile’de Gazafilaklia denen güçlü kaleler, Komana ve Erbaa’da da tapınak, saray ve villalar yapmışlardır.

    Karadeniz kıyılarında güçlenen, zamanla Anadolu’nun büyük bir bölümünü egemenlik içine alan Pontus Krallığı, Anadolu’yu istila eden Roma ordularına karşı uzun yıllar süren savaşmışlar, bu savaşlar sonucunda da MÖ.I.yüzyılda yöre kesin olarak Romalıların eline geçmiştir. Pontus’un güçlü direnişini kırmak için Roma, en güçlü generallerini Küçük Asya’ya göndermiş, Amiral Triarius, Sulla, V.Flaccus, Lucullus ve Pompeius büyük mücadeleler vermişlerdir. MÖ. 47’de J. Sezar Zile’ye gelmiş ve Roma’ya başkaldıran Pontus asıllı Basforos kralı II.Pharnake’nin orduları ile Altıağaç mevkiinde karşılaşmış ve büyük zafer kazanmıştır. Sezar “Veni, Vidi, Vici” (Geldim, gördüm, yendim) diyerek Roma’ya bildirmiştir. 400 yıl süren Roma egemenliği sırasında Tokat ve yöresinde ticaret, bayındırlık ve ulaşım gelişmiş, kentler imar edilmiş, Komana, Niksar, Zile ve Sulusaray’ın önemi artmıştır.

    Roma İmparatorluğu’nun 395’te ikiye ayrılmasından sonra Doğu Roma (Bizans) sınırları içerisinde kalan yöre, bu dönemde VIII.yüzyıldan sonra Arap akınlarına uğramış, Bizanslılar ile Araplar arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

    Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve Gümüştekin Ahmet Gazi’nin orduları Anadolu’nun büyük bölümünü ele geçirerek bağımsız beylikler kurmuşlardır. Büyük Selçuklu İmparatoru Sultan Melik Şah’ın komutanlarından Gümüştekin Ahmet Gazi, Önce Sivas’ı ve 1095 yılında da Niksar’ı başkent yapmış, daha sonra Tokat, Zile, Turhal, Zonusa’yı birliğine katmıştır. Anadolu Selçuklu devletinden ayrı, bağımsız bir devlet kuran Danismendoğuları daha sonra Kayseri ve Malatya’yı da alarak güçlenmişler, güneye inerek Antakya Bohemont Prensliğine, Akdeniz’de de Klikya krallığına son vermişlerdir.

    1240’ta çıkan Baba İshak Ayaklanmasından etkilenen yöre Kösedağ Savaşı’nın (1243) ardından Moğolların egemenliği altına girmiştir. İlhanlı yönetimi sırasında Anadolu Selçuklularının hanedan çekişmelerine sahne olmuş ve Moğollar tarafından yağmalanmıştır.Daha sonra doğrudan İlhanlı yönetimine giren yöre 1340’ta Eretna Beyliği’ne, 1388’de Kadı Burhaneddin devleti’nin yönetimine girmiştir. Ardından Akkoyunluların eline geçen yöre, 1399’da Osmanlı topraklarına katılmıştır. XV.yüzyıl başlarında bir süre Timur’un yönetimi altında kalmış, 1413’te yeniden Osmanlı topraklarına katılmıştır.

    XVI. ve XVII.yüzyıllarda çıkan Celali Ayaklanmalarından büyük zarar görmüştür. Eski ismi Dar Ün-Nasr olan yöre, XIX.yüzyıl sonlarında Sivas Vilayetine bağlı Tokat sancağının yönetimi içerisinde idi.

    1872’de Belediyesi kurulan Tokat, 1863’te nahiye, 1878’de Mutasarrıflık. 1920’de müstakil Liva olmuştur. 1920’de Zile Ayaklanmasından etkilenmiş, aynı yılın sonlarında silahlı Pontus çetelerinin giriştiği eylemler, 1921’de Nurettin Paşa komutasındaki bir ordu tarafından ve yöre halkının bir bölümünü oluşturan Rumların Anadolu’daki başka bölgelere yerleştirilmesi ile bastırılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1923 yılında İl konumuna getirilmiştir.

    Tokat’a günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Komana antik kenti kalıntıları, Tokat Kalesi, Sulusaray, Maşathöyük, Gök Medrese, Yağıbasan Medresesi (XII.yüzyıl), Hatuniye Medresesi (1485), Garipler Camisi, Sümbül Baba Zaviyesi (1292), Hamza Bey Camisi (1412), Meydan Camisi (1485), Behzat Camisi (XVI.yüzyıl), Tokat Ulu Camisi (1679), Ali Paşa Camisi (XVI.yüzyıl), Takyeciler Cami, Sefer Beşe Mescidi (1251), Alacamescit (1310, ikinci yapımı 1505), Ebu’-Kasım Türbesi (1234), Halef Sultan Türbesi (1292), Vezir Ahmet Paşa Türbesi (1288), Nureddin İnb Sen Timur Türbesi (1314), Abdülmuttalip Türbesi (1317), Niksar Çöreğibüyük Tekkesi (XIV.yüzyıl), Mevlevihane, Pervane Hamamı (XIII.yüzyıl), Mustafa Hamamı, Yörgüç Paşa Hamamı (1613), Taşhan, Suluhan, Paşahan, Yazmacılar Hanı, Bedesten, Behzat Çarşısı, Sulu Sokak Çarşısı, Tokat Köprüsü (1250) Saat Kulesi (1902) ile Türk sivil mimari örneklerinden başta Latifoğlu Konağı, Madımağın Çelal’in evi olmak üzere Tokat evleri ve konakları bulunmaktadır.

    Ayrıca, Ballıca Mağarası, Sulusaray ve Reşadiye Kaplıcaları ilin doğal oluşumları olup, kaplıcalar turizm açısından önem taşımaktadır. Gıj Gıj Tepesi, Gümenek, Topçam Tekmezar, Batmantaş Yaylası, Alan yaylası, Gözova Regülatörü, Gökçeyol Göleti, Almus Orman evleri, Almus Belediye Parkı, Çatak Yaylası, Niksar Çamiçi Yaylası, Ayvaz Parkı, Erbaa Düden Gölü, Reşadiye Zinav Gölü, Kurt Gölü, Selemen Yaylası, Zile-Şeyh Ahmet, Esvap Çayı, Başçiftlik Düden Yaylası, Artova Alçakgedik ilin başlıca mesire yerleridir.

    Tokat Tokat Doğal Güzellikleri


    Orta Karadeniz Bölgesi’nde Yeşilırmak Havzası’nda yer alan Tokat genellikle dağlık bir doğal yapıya sahiptir. Dağlar il topraklarının yarısına yakın bir bölümünü kaplamaktadır. İlin büyük bir bölümü Yeşilırmak ve kollarının açtığı vadilerle parçalanmıştır. Bu dağlık alanların güneyinde Kelkit Çukurluğu ve ovalık bir kesim yer almaktadır. Reşadiye çevresindeki bu düzlükler Niksar ve Erbaa’da geniş ovalara dönüşmektedir.


    Dağlar

    Tokat il topraklarındaki dağlar üç sıra halindedir. Bunlardan kuzeyde yer alan Canik Dağları Karadeniz’e paralel uzanır ve ortalama yükseltileri de 1.500 m. ye ulaşır. Bunlar küçük akarsularla yer yer parçalanmıştır. İlin kuzey kesimini kapsayan birinci dağ sırası Canik Dağları olarak isimlendirilir. Bu dağ sıraları üzerinde Erbaa’nın kuzeyinde Killik Tepesi (1.546 m.), Niksar’ın kuzeyinde Gölağa Tepesi (1.502 m.), Kel Tepe (1.794 m.), Somun Tepesi (1.781 m.), Erdembaba Tepesi (2.181 m.)’dir. Bunlardan Erdembaba Tepesi Canik Dağları’nın en yüksek tepesidir.

    Kelkit ve Tozanlı vadileri arasındaki ikinci dağ sırası Yaylacık (1.620 m.) ve Bugalı (1.945 m.) Dağı ile Dönek Dağı’ndan oluşmaktadır. Bu kesimin en yüksek tepesi Mercimek tepesi (1.203 m.), Poyrazlık Tepesi (1.535 m.), Yaylacık Dağı (1.621 m.), Dikmen Tepesi (1.628 m.), Topçam Tepesi (1.628 m.), Güvenlik Tepesi (1.707 m.)’dir.

    Yeşilırmak Vadisi’nin güneyindeki üçüncü dağ sırası Tokat’ın en yüksek kesimini oluşturur ve burada yükselti birçok yerde 2000 m. yi aşar. Bu dağ sırası üzerinde Akdağ (1.926 m.), Deveci Dağı (1.892 m.), Köroğlu Dağı (1.930 m.), Toraç Dağı (2.112 m.) ve Asmalı Dağ (2.116 m.) bulunmaktadır.

    Bu dağ sıralarının birleştiği kesimlerde daha alçak tepeler bulunmaktadır. Bu tepelerin başında Payık Baba Tepesi (2.090 m.), Şehnakayası Tepesi (2.385 m.), Kabasakal Tepesi (1.882 m.) gelmektedir. Bu dağ sıralarının güneyinde de Çekerek Vadisi ile Çamlıbel Dağları bulunmaktadır.


    Vadi, Ova ve Yaylaları

    Tokat ilinde Ova ve Vadiler geniş yer tutmaktadır. Yeşilırmak Vadisi’nden sonra geniş ve verimli ovalar bulunmaktadır. Bu vadiler arasında Tozanlı Vadisi Reşadiye’nin Eyüp Köyü kuzeyinde bulunmaktadır. Tozanlı Vadisi Almus Baraj Gölü’nden sonra Güzelova Köyü yakınlarında genişler ve Omala Ovası’nı oluşturur. Tokat il merkezinin kuzeyinden sonra yeniden genişleyerek Tokat ve Turhal ovalarının en geniş şekline dönüşür. Bunlardan Omala, Tokat ve Turhal ovaları üretim açısından yörenin en zengin bölgesidir.

    Tozanlı Çayı’nın Turhal il merkezi yakınlarında Kurucuk Deresi Vadisi’ni oluşturur. Dar bir vadi olan Kurucuk Vadisi Zile yakınlarında genişleyerek Zile Ovası’nı meydana getirir. Zile Ovası, 2.000 hektarlık Maşat Ovası, 2.000 hektarlık Iğdır Ovası ve Yeşilırmak'ın kolu Hotan Deresi’nin iki yanında yer alan, 6.000 hektarlık ovalarla birlikte toplam 10.000 hektardır.

    Reşadiye’nin Umurca Köyü yakınlarında Tokat il topraklarına giren Kelkit Çayı güneydoğu-kuzeybatı yönünde uzanırken Kelkit Vadisi’ni de oluşturur. Bu vadi aynı zamanda ilin orta kesiminde uzanan ikinci dağ sırasını birbirinden ayırır. Daha sonra bu vadi Reşadiye Ovası’nı oluşturur. Niksar yakınlarında genişleyerek bu kez de Niksar Ovası’nı meydana getirir. Reşadiye Ovası da ilçe merkezi yakınlarında genişler ve yörenin önemli bir tahıl merkezine dönüşür.

    Kelkit Çayı’nın taşıdığı alüvyonlar Erbaa Ovası’nı ilin en önemli ovalarından biri konumuna getirmiştir. Doğu-batı yönünde uzanan bu ova, doğuda Niksar Ovası’na, batıda da Taşova’ya açılır. Burada ovanın en yüksek yeri olan Karınca Dağı bulunmaktadır. Bu alan oldukça engebelidir.

    Yeşilırmak’ın önemli kollarından olan Çekerek Suyu’nun açmış olduğu vadi ilin güney topraklarındaki dağlık kesimi parçalar, Çamlıbel Dağları’nın batısından güneybatıya doğru dar bir şerit halinde uzanır. Vadi Artova’da genişleyerek Artova Ovası’nı meydana getirir.

    Tokat ilinde yaylalar devlet orman sınırları içerisinde korumaya alınmışlardır. Bu yaylaların başında; Tokat'ta, Topçam, Batmantaş, Muhat ve Dumanlı yaylaları, Reşadiye'de Selemen, Bozçalı ve Kızılcaören yaylaları ile Niksar'da Çamiçi Yaylası gelmektedir.

    Tokat il merkezine 15. km uzaklıkta,1.600 m. yükseklikteki Topçam yaylası temiz havası ve gür ormanları ile olağanüstü bir güzelliğe sahiptir.

    Selemen Yaylası il merkezinde tarih, kültür ve doğal zenginliğin bir arada toplandığı bir yayladır. Yavuz Sultan Selim Çaldıran Seferine çıkarken (1514) bu yaylada konaklamıştır.

    İl merkezine 28 km uzaklıkta, 1850 m. yükseklikteki Batmantaş Yaylası sık ve gür çam ormanları tertemiz yayla havası ve soğuk suları ile ilin yayla turizmi yönünden önemli bir yaylasıdır.

    Tokat il merkezine 29 km uzaklıktaki Akbelen (Bizer) Yaylası, yörenin en büyük yaylasıdır. Geniş kırsal alanı, çam ve kayın ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrilidir.

    İl merkezine 70 km. uzaklıkta, 2.578 m. yükseklikteki Dumanlı yaylası bitki örtüsü yönünden oldukça zengindir. Bu yaylanın çevresinde Başta Çatak Yaylası olmak üzere çok sayıda küçük yayla bulunmaktadır.

    Tokat’ın Karadeniz’e açılan dağları üzerinde bulunan Çamiçi Yaylası, turizm yönünden yörenin önemli bir yaylasıdır. Burada Niksar Belediyesince her yıl Çamiçi Yayla Şenlikleri düzenlenmektedir. Çamiçi yaylasında turistik tesislerin yanında konaklama yerleri ve lokantalar bulunmaktadır.


    Akarsular

    Tozanlı Çayı

    Yeşilırmak’ın ana kolunu oluşturan, 468 km. uzunluğundaki Tozanlı Çayı Sivas ilindeki Köse Dağı’nın (2.801 m.) batı yamaçlarından kaynaklanmaktadır. Reşadiye’nin Eyüp Köyü’nün kuzeyinden Tokat İli’ne giren Tozanlı Çayı il toprakları içerisinde doğu-batı yönünde akar ve Tokat’ın ikinci ve üçüncü dağ sıralarını birbirinden ayıran vadiyi oluşturur. Akarsu irili ufaklı derelerle beslenir. Tozanlı Çayı’nın 365 km. uzağında Almus Baraj Gölü bulunmaktadır. Almus Baraj Gölü’nden sonra Dönek ve Mamu dağları arasındaki 12 km.lik boğazdan geçerek Omala Ovası’na girer. Buradan Kazova'ya yönelir, bu arada Gümenek regülâtöründen Turhal'a kadar uzanan alanda, başta Behzat Deresi olmak üzere birçok küçük dereleri de toplar. Kazova'dan sonra Turhal Ovası’na girer ve Gülüt ile Hotan dereleri ile birleşir. Turhal Ovası’ndan sonra takriben 30 km. lik bir boğaza girer.


    Kelkit Çayı

    Yeşilırmak’ın en büyük kolu olan, 313 km. uzunluğundaki Kelkit Çayı Erzincan'ın kuzeyinde Sipikör, Pülür, Otlukbeli, Sarhan ve Balaban dağlarından doğan ufak derelerin, Kelkit kasabası civarında birleşmesi ile meydana gelmiştir. Yusuf Bey Köprüsü altından Tokat'a girer. Bundan sonra Niksar ovasına girer. Kuzeybatı doğrultusunda akmaya devam edip, Erbaa ovasını geçerek bu ovanın kuzeyindeki kale boğazında, Kale Köyü güneyinde Yeşilırmak’la birleşir.


    Çekerek Suyu

    Yeşilırmak’ın önemli kollarından biri olan, 256 km. uzunluğundaki Çekerek Suyu Tokat’ın güneyindeki dağlık yöreden doğar buradaki küçük dereleri de suyuna katar. İl toprakları içerisinde kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda akarak Artova ilçesinin güneyinden geçer ve Deveci Dağları’nın güney yamaçları boyunca da akar. Bundan sonra da Alanyurt Köyü’nün batısından Yozgat topraklarına girer. Burada geniş bir yay çizdikten sonra Zile’nin Acıpınar yakınlarında yeniden Tokat topraklarına girer. Doğu ve batı yönünde aktıktan sonra Zile Gümüşkaş Köyü’nün güneybatısından ikinci kes Yozgat topraklarına girer.


    Göller

    Zinav (Çukur Göl) Gölü (Reşadiye)

    Reşadiye’nin Yolüstü (Megedün) Köyü’nün 3 km. uzağında bulunan bu gölün suları tatlıdır. Yaklaşık 1.50-2.00 km2’lik bir alana yayılmaktadır. Zinav (Çukur Göl)Gölü Zinav Deresi ile beslenir, fazla suları da Kelkit Çayı’na karışır. Ortalama derinliği 10-15 m. olan gölün çevresi ormanlık alan olup, koruma altına alınmıştır.

    Göl içerisinde kızılkanat denilen tatlı su balık türü yaşamaktadır.

    Güllü Köy Gölü (Reşadiye)

    Reşadiye ilçesi Güllü Köy’de bulunan bu göl, köyün ismi ile tanınmıştır. Yuvarlak bir şekilde olan gölün derinliği 7 m. olup, yeraltı sızıntıları ile beslenmektedir.


    Almus Baraj Gölü (Almus)

    Almus ilçesinin 3,5 km. kuzeydoğusunda bulunan Almus Baraj Gölü Yeşilırmak’ın Omola Ovası’na girdiği yerde, toprak dolgusu ile oluşturulmuştur.

    Baraj gölü 1966 yılında yapılmıştır. Yüksekliği 95 m., uzunluğu 350 m., genişliği de 12 m. dir. Toplam su hacmi 35.000.000 m3’tür. Bu baraj taşkınları önlemek, elektrik enerjisi üretmek ve çevreyi sulamak amacı ile yapılmıştır.

    Gölün çevresi yöre halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

    Almus Barajı dışında küçük ölçüde Belpınar, Bozpınar, Bedirkale, Akbelen, Akınköy , Sulugöl, Koçaş, Aşagığüçlü, Ortaören, Boldacı, Üçyol, Kızık, Güzelbeyli, Büğet göl ve barajları bulunmaktadır.


    Mesire Yerleri

    Tokat ili mesire yerleri yönünden zengindir. Özellikle ormanların geniş yer kapladığı alanlarda orman içi dinlenme yerleri bulunmaktadır. Göllerin çevresi de yöre halkı tarafından mesire ve dinlenme yerleri olarak kullanılmaktadır.

    Gümenek Mesire Yeri (Merkez)

    Tokat il merkezine 10 km. uzaklıkta bulunan Antik Komana Pontika yerleşim yerinde ve Tozanlı Çayı’nın çevresi mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Tozanlı Çayı’nın çevresi ağaçlık bir bölge olup, özellikle hafta sonu yöre halkının uğrak yerlerindendir.


    Belediye Şehitler Parkı (Merkez)

    Tokat il merkezinde Tozanlı Deresi çevresindeki Şehitler Parkı, Tokat Belediyesince mesire yeri olarak düzenlenmiştir. Etrafında turistik tesisler bulunmaktadır.


    Çamiçi Mesire Yeri (Niksar)

    Niksar ilçe merkezine 17 km. uzaklıkta, Niksar-Ünye karayolu üzerinde bulunan Çamiçi Mesire Yeri çevresinde tesisler ve dinlenme yerleri vardır. Burası Mayıs-Eylül aylarında rağbet görmektedir.


    Çukurgöl (Zinav Gölü) Mesire Yeri (Reşadiye)

    Reşadiye ilçe merkezinden 25 km. uzaklıkta bulunan Çukurgöl ve çevresi doğal güzelliğinin yanı sıra önemli bir mesire yeridir. Gölün çevresinde tesisler bulunmaktadır. Burası da Mayıs-Eylül ayları içerisinde rağbet görmektedir.

    Bunların dışında Tokat ilinde; Topçam Tekmezar, Batmantaş Yaylası, Alan Yaylası, Gözova Regülatörü, Gökçeyol Göleti, Almus Orman Evleri, Almus Belediye Parkı, Çatak Yaylası, Ayvaz Parkı, Erbaa Düden Gölü, Kurt Gölü, Selemen Yaylası, Zile-Şeyh Ahmet, Esvap Çayı, Başçiftlik Düden Yaylası, Sulusaray-Kaplıcalar, Artova Alçakgedik, Barajı gibi mesire yerleri bulunmaktadır.


    İçme ve Kaplıcalar

    Tokat içme ve kaplıca yönünden de oldukça zengin bir ildir. Bunların başında Sulusaray ilçesinde Sulusaray Kaplıcası, Reşadiye Çermiği, Merkez’de Beşören Maden Suyu, Reşadiye Maden Suyu ve Niksar’ın Ayvaz Suyu gelmektedir.


    Beşören Maden Suyu (Merkez)

    Tokat il merkezi yakınında Beşören Köyü’nden çıkan bu maden suyu Sarılık Suyu olarak da isimlendirilmektedir. Suyun sıcaklığı 16.5 derece olan bu su saniyede 0.07 lt. kaynamaktadır. Bu suyun mide, karaciğer ve safra yolları hastalıklarına iyi geldiği, böbrek taşı ve kum düşürmekte etkilidir.


    Ayvaz Suyu (Niksar)

    Niksar ilçesine 2 km uzaklıkta bulunan bu suyun sertlik derecesi 0’dır. Safra kesesi, böbrek rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları ve yüksek tansiyona iyi gelmektedir. Bu su aynı zamanda şişelenerek içme suyu olarak dağıtılmaktadır.


    Reşadiye İçmesi (Reşadiye)

    Reşadiye ilçesinde, yeraltından kaynayan bu içmenin sıcaklığı 18.50 derecedir. Saniyede 0.7 lt. kaynamaktadır. Yöre halkı tarafından da şifalı olarak tanınmıştır.


    Reşadiye Çermiği (Reşadiye)

    Reşadiye ilçesindeki bu çermiğin suyu hafif tuzlu ve ekşidir. Aynı zamanda da kokusuz ve renksizdir. Sıcaklığı 55 derece civarında olup, saniyede 2 lt. kaynamaktadır. Bu çermiğin çeşitli ağrılı hastalıklarına, deri hastalıkları ve romatizmaya iyi geldiğine inanılmıştır.


    Sulusaray Kaplıcası (Sulusaray)

    Sulusaray ilçesinde bulunan bu kaplıca buradan geçen bir fay hattından kaynamaktadır. Yaz ve Kış 2 lt. kaynayan suyun sıcaklığı 50 derece civarındadır.


    Mağaraları

    Kunduz Mağarası (Artova)

    Tokat ili Artova ilçesine 4 km. uzaklıkta, Kunduz Köyü’nde bulunan bu mağara üzerinde yeterli bir araştırma yapılmamıştır. Bu bakımdan mağara ile ilgili bilgiler yetersizdir. Eski Çağlarda bu mağaranın darphane olarak kullanıldığı söylenmektedir.

    Mağaranın giriş kısmı yuvarlak bir kemere benzemektedir. İçerisi toprak ve taşla dolmuştur.


    İndere (Ballıca) Mağarası (Pazar)

    Tokat ili Pazar ilçesinin 6 km. güneydoğusunda, Ballıca Köyü yakınında bulunan bu mağaranın ikisi giriş katının üzerinde, beşi de giriş katı ile onun altında olmak üzere yedi katlı bir mağara görünümündedir. Mağaranın bütün katlarında su birikintileri ve doğal havuzlar bulunmaktadır. Tabanda su akımı olmadığından ötürü zemin çamurla kaplıdır.

    Bu mağara Ankara Mağara Araştırma Derneği speleologları tarafından 1987 yılında ilk defa incelenmiş, 1990 yılında ikinci inceleme yapılarak mağaranın haritası çıkarılmıştır. Bunun ardından Tokat Valiliğinin isteği üzerine Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nden Prof.Dr. Baki Canik ve ekibi tarafından 13-15 1992 tarihinde yeni bir araştırma yapılmıştır. Bunu Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Jeolojik Etütler Dairesi'ne bağlı Mağara Araştırmaları Bölümü'nden Dr. Jeomorfolog Lütfi Nazik başkanlığındaki Bekir Aksoy, Emrullah Özel ve Hamdi Mengi'den oluşan ekip tarafından 1994 yılında yeni bir araştırma izlemiştir.

    Ballıca Mağarası kristalleşmiş kireçtaşlarından meydana gelmiştir. Sınırlı kireçtaşı oluşumu göz önüne alındığında, mağaranın hacmi inanılmaz derecede büyüktür. Buradaki kireçtaşlarının yatağı yoktur; özürlü ve kırılmıştır ayrıca çatlaklar kalsiyum karbonatla doldurulmuştur.

    Mağaranın girişi doğu-batı yönünde aşağıya doğru devam etmektedir. Girişten 40-50 m. sonra geniş bir salona ulaşılmaktadır. Bu salonda tarihi çağlardan itibaren bir yerleşim olduğunu gösteren kalıntılarla karşılaşılmıştır. Ayrıca burada sarkıt, dikit, sütun ve gölcükler bulunmaktadır. Bu girişten sonra salon kuzey ve kuzeybatıya doğru iki farklı kata açılmaktadır. Bunlardan birinci kat olarak tanımlanan bölüm girişe 150 m. uzaklıktadır. Bunun 10 m. altında da ikinci katta büyük bir salon bulunmaktadır. Burada da sarkıt, dikit ve sütunlara rastlanmaktadır.

    Mağaranın girişinden dördüncü katın sonuna kadar da 350 m. uzunluğunda bir mesafe vardır. Beşinci katta bir de göl bulunmaktadır.

    Tokat ilinde bu mağaralar dışında; Reşadiye ilçesinde de mağaralar bulunmaktadır. Bu mağaraların başında; Çamlıkaya Köyü’nde Kokurdan Mağarası, Baydarlı’da Güngerit ve Tilkidibi Mağarası, Demircili Köy’de Kızıl Mağara, Cimetekke-Kavaklıdere arasında; Deliklikaya Mağarası, Yolüstü Köyü’nde İnkaya Mağarası, Nebişeyh-Kapaklı Köyü arasında Kayadibi Mağarası, Büşürüm Köyü’nde Abudeliği Mağarası gelmektedir.
    Tokat Tokat Türbeleri


    Vezir Ahmet Paşa Türbesi (Merkez)

    Tokat Meydan Mahallesi, Mahkemeönü Semtinde bulunan bu türbe ve mescit, İsfendiyaroğullarından Vezir Ahmet Paşa tarafından 1288 yılında yaptırılmıştır.

    Türbe moloz taştan kare planlı olarak yaptırılmıştır. Üzeri kubbeli olan türbenin kesme taştan yuvarlak kemerli bir kapısı bulunmaktadır. Bu yapı yanındaki mescit ile birlikte 1925 yılında onarılmıştır. 1939 yılındaki deprem sırasında harap olmuştur.


    Şeyh Meknun Türbesi (Merkez)

    Tokat Yeşilırmak Köprüsü’nün yanında bulunan bu türbe, XIII. yüzyılda yanındaki imaret ile birlikte Mesut bin Keykavus tarafından yaptırılmıştır. Türbe içerisindeki mezarın kitabesi bulunmamaktadır. Bu bakımdan türbede gömülü kişinin kimliği kesinlik kazanamamıştır. Halk arasında Şeyh Meknun’a ait olduğu söylenmektedir.

    Türbe moloz taştan yapılmış, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Uzun süre harap bir durumda olan türbe, yakın tarihlerde imaret ile birlikte onarılmıştır. Bu onarım sırasında mimari yönden özelliğini yitirmiştir.


    Sümbül Baba Türbesi (Merkez)

    Tokat Gazi Osman Paşa Caddesi üzerinde bulunan Sümbül Baba Zaviyesi’nin yanında bulunan türbenin Hacı Sümbül’e ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu zaviyeyi ve yanındaki türbeyi Muinüddin Pervane’nin kızı Safiyeddin’in bağışlanmış kölesi olan Hacı Sümbül 1492 tarihinde yaptırmıştır.

    Evliya Çelebi Sümbül Baba’nın Hacı Bayram-ı Veli’nin öğrencisi, Hacı Bektaş-i Veli’nin halifesi olduğunu belirtmiştir.

    Türbe ve yanındaki zaviye günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir. Kesme ve moloz taştan yapılan türbe, kare planlı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür.

    Sefer Beşe Türbesi (Merkez)

    Tokat Cami-i Kebir Mahallesi’nde bulunan bu türbe ve yanındaki mescit, Ebubekir bin Lokman tarafından 1251 yılında yaptırılmıştır. Halk arasında Kömlekli Baba ismi ile anılan bu türbede kimlerin gömülü olduğu kitabesi bulunmadığından anlaşılamamıştır. Bazı iddialara göre de türbenin Sefer Baba’ya ait olduğu söylenmektedir.

    Türbe kesme taştan yapılmış olup, kare planlıdır. Üzeri piramidal bir külah ile örtülmüştür.


    Ali Tusi Türbesi (Merkez)

    Tokat Halit Mahallesi’nde, Sulu Sokak’ta bulunan bu türbe, Ebu’l Kasım bin Ali El Tusi tarafından 1233 yılında kendisi için yaptırılmıştır. Ali Tusi, Alâeddin Keykubat, Gıyaseddin Keyhüsrev ve İzeddin Keykavus’un hükümdarlığı sırasında yaşamış bir devlet adamıdır.

    Türbe kesme ve moloz taştan yapılmış olup, kare planlıdır. Üzeri tromplu içten kubbe dıştan da konik bir külah ile örtülmüştür. Sonraki yıllarda yıkılan bu külahın yerine ahşap bir çatı yapılmıştır. Türbenin iki kenarında sivri alınlıklı dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış, bir kenarda yan yana iki, diğer kenarda da tek penceresi bulunmaktadır. Bu pencereler mozaik çini alınlıklıdır. Bu alınlıklarda türkuaz, mor ve lacivert renkli çini desenleri görülmektedir. Ayrıca pencerelerin üst bölümünde sarı zemin üzerine mavi renkte kufi yazı ile Kuran’dan alınmış iki ayet yazılıdır.

    Türbe içerisinde Ali Tusi’nin ve üç yakınının sandukaları bulunmaktadır.


    Burgaç Hatun Türbesi (Merkez)

    Tokat il merkezinde, Ali Paşa Camisi’nin doğusunda bulunan türbenin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi ve kime ait olduğu kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber halk arasında Burgaç Hatun Türbesi olarak anılmaktadır. Yapı üslubundan XIII. yüzyıla tarihlendirilmektedir.

    Türbe moloz taş ve tuğladan altıgen planlı olup, üzeri tuğla ile örtülüdür. Kenarların üzerine yuvarlak tuğla kemerler ve bunların ortasına da uzun, yuvarlak kemerli birer pencere açılmıştır. Bu kemerlerdeki tuğla kakmalar dikkati çekmektedir.

    Günümüzde harap bir durumdadır.

    Erenler Türbesi (Merkez)

    Tokat il merkezi dışında, güneydoğudaki bir tepe üzerinde bulunan Erenler Mezarlığındaki bu türbenin kime ait olduğu bilinmemektedir. Mimari yapısından türbenin XIII.-XIV. yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır.

    Türbe kesme taştan, kare planlı olarak yapılmış, üzeri tuğladan bir kubbe ile örtülmüştür. Türbenin dört yanına sivri kemerli, dört açıklık yapılmış, dört yönden açık bir baldakin durumundadır. Bu açıklıkların kemer taşları yıldızlı rölyefli bordürlerle bezenmiştir.


    Sevdakar Türbesi (Merkez)

    Tokat Dokuz Başlar semtinde bulunan bu türbenin kitabesi günümüze gelemediğinden ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Yapı üslubundan XIII. Yüzyılda Selçuklu döneminde yapıldığı sanılmaktadır.

    Türbe moloz taş ve tuğladan kare planlı olarak yapılmış, üzeri de tuğladan bir kubbe ile örtülmüştür. Duvarlardaki kalıntılara dayanılarak türbenin çini mozaik ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde harap olan türbenin içerisinde dağınık şekilde mezarlar bulunmaktadır.


    Sentimur Türbesi (Merkez)

    Tokat Gazi Osman Paşa Caddesi’nde bulunan bu türbe Moğol emiri Sentimur oğlu Nurettin’e ait olup, 1313 yılında yaptırılmıştır. Türbe içerisinde üç kitabe bulunmaktadır. Bunlardan doğu cephesindeki kemerde h.713 (1313) yılında yapıldığı yazılıdır. Bunun altındaki pencere üzerinde Firdevsi’den alınmış bir beyit yazılıdır. Güney yönündeki pencere üzerinde de “Küllü nefsin zaikatül mevt” yazılıdır.

    Türbe kesme taştan kare planlı olarak yapılmış, üzeri içten tromplu kubbe, dıştan tuğladan sekizgen cepheli konik bir külah ile örtülmüştür. Türbenin üç kenarında birer pencere bulunmaktadır. Bu pencerelerin etrafı palmet motifleri ve Selçuklu sülüs yazıları ile bezelidir. Bu bezemeler renkli taşlar üzerine yapılmıştır. Türbenin giriş kapısı yuvarlak bir niş içerisinde, yuvarlak kemerlidir. Kare kaideden üst örtüye geçiş yüksek bir kasnak şeklinde olup, buradaki dörtkenarın üzerine tuğladan yuvarlak sağır kemerler oturtulmuştur.

    Türbe, 1935 yılında restore edilmiş, çevresi park haline getirilmiş olup, günümüzde iyi bir durumdadır.


    Acepşir Türbesi (Merkez)

    Tokat İvaz Paşa Mahallesi’nde bulunan bu türbenin kitabesi kırık olduğundan kime ait olduğu okunamamıştır. Ancak, Ebu Sait zamanında, 1318 yılında yapıldığı yazılıdır. Bu türbe halk arasında Başağrısı Tekkesi ismi ile de tanınmaktadır. Bunun da nedeni, türbe içerisinde bulunan bir şamdana başı ağrıyanların başlarını sürdüklerinde iyileştiklerine inanılmasıdır.

    Türbe moloz taştan kare planlı bir yapı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür.


    Pir Ahmet Bey Türbesi (Merkez)

    Tokat Meydan Mahallesi’nde, Meydan Camisi’nin güneyinde bulunan bu türbenin Ertena Beylerinden Ali Bey’in oğlu Pir Ahmet Bey ve ailesine ait olduğu sanılmaktadır. Halk arasında Horozoğlu Türbesi de denilen türbenin, Şehzade Mehmet Çelebi’nin kardeşi Süleyman Çelebi ile yaptığı savaş sırasında ölen komutanlarından Horozoğlu Ahmet Bey’e ait olduğu da iddia edilmiştir.

    Türbe kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Türbe içerisinde biri ahşap, on ikisi mermer sanduka bulunmaktadır. Türbe 1939 depreminde hasar görmüş ve bu sandukalar müzeye götürülmüştür. Türbe günümüzde harap durumdadır.


    Kemer Ali Paşa Türbesi (Merkez)

    Tokat il merkezinde, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Ali Paşa Camisi’nin avlusunda bulunan bu türbe 1572 tarihinde yapılmıştır.

    Kesme taş ve tuğladan kare planlı olan türbenin üzeri kubbe ile örtülüdür. Türbe içerisinde Kemer Ali Paşa, eşi ve oğlu Mustafa’ya ait üç sanduka bulunmaktadır. Bunlardan Kemer Ali Paşa’nın h.980 (1572) tarihli mezar taşında kitabe bulunmaktadır.

    Kitabe:
    “Aleme bâki kalalı Bünyad
    Kıldı dinârı Ademi üstad
    Geldi gitti nice bin mahlûk
    Bâkidir ancak kâinât âbad
    Müddeti ömrü erdi paşanın
    Oldu tarihi nühsadı heştad 980”.


    Melik Ahmet Gazi Türbesi (Niksar)

    Tokat ili Niksar ilçe merkezinde Melik Gazi Mezarlığında bulunan bu türbenin kitabesi günümüze gelemediğinden, yapım tarihi ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Türbenin Sultan Alparslan’ın emirlerinden Melik Danişmend Gazi’ye ait olduğuna dair bir belgeye de rastlanmamıştır. Giriş kapısı üzerinde bulunan ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın sözünü ettiği, günümüze de gelemeyen kitabede de bununla ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Osman Turan herhangi bir kaynak göstermemekle beraber, Danişmend Gazi Türbesi’ni Yağıbasan’ın yaptırdığını yazmıştır. Ancak bu bilgiler de yeterli değildir.

    Türbe Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1987 yılında restore edilmiş ancak, mumyalık kısmına rastlanmamıştır.

    Türbe kesme taştan, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Türbenin doğu ve batı cepheleri tamamen dışa kapalıdır. Yalnızca güney cephesinin ortasına mihrabın üst kısmında yuvarlak kemerli küçük bir pencere açılmıştır. Giriş kapısının iki yanına dikdörtgen söveli iki pencere açılmıştır. Bunlar sivri kemerli alınlıklıdır. Kuzey cephesinin önünde kaynaklarda üç kubbeli bir revağın olduğu söylenirse de bunlar günümüze ulaşamamıştır. Türbenin üzeri Türk üçgenleri ile kubbeli olarak yapılmıştır. Ancak bu kubbe 1930 depreminde yıkılmıştır. Son restorasyon sırasında da alaturka kiremitli ahşap çatı ile örtülmüştür.

    Türbenin içerisindeki çiçek bezemeli ayet ne yazık ki bilinçsizce boyanmıştır. Türbenin avlu ve bahçesinde Roma, Bizans ve Türk dönemlerine tarihlenen mezar taşları bulunmaktadır.


    Kulak (Emir Arslan Doğmuş) Kümbeti (Niksar)

    Tokat ili Niksar ilçesi, Melik Gazi Mezarlığında bulunan bu kümbetin yapım tarihi bilinmemekle beraber kitabesinden Arslan Doğmuş tarafından yaptırıldığı öğrenilmektedir. Mimarı bilinmemektedir. Türbenin kufi yazılı kitabesinde;

    “Büyük hacip Esedü’d-Tin Arslan Doğmuş bin Abdullah. Allah Ona rahmet etsin” yazılıdır.

    Türbe, kesme taştan sekizgen planlıdır. Bu plan düzeni iç ve dışarıda aynen uygulanmıştır. Kümbet içten tromplu kubbe, dıştan da büyük olasılıkla piramidal bir külah ile örtülü idi. Türbenin üst örtüsü yıkılmış ve günümüze gelememiştir. Türbenin giriş kapısı dışındaki cephelerine yuvarlak kemerli birer pencere yerleştirilmiştir. Kümbetin en üst noktasında bir silme çepeçevre dolaşmaktadır. Ancak, kubbe eteğinde bununla ilgili çok az bir taş örgü günümüze ulaşabilmiştir. Türbenin güneybatı duvarında yarım daire şeklinde mihrap nişi bulunmaktadır.

    Türbe içerisindeki iki sanduka günümüze gelememiştir. Alt kısmında bir de mumyalığı bulunmaktadır. Günümüzde harap bir durumdadır.

    Hacı Çıkrık (Atabey Şahinşah) Türbesi (Niksar)

    Tokat ili Niksar ilçesi Benfgiler Mahallesi’nde, Çöreğibüyük Tekkesi’nin yakınında bulunan bu türbe, sanduka kaidesindeki bir kitabeden anlaşıldığına göre; II.Kılıç Arslan’ın komutanlarından Bedrüddin Atabeg Ebu Mansur Şahinşah bin Arslan Doğmuş tarafından h.578 (1182–1183) yılında yaptırılmıştır.

    Türbe dikdörtgene yakın bir plan düzeni göstermektedir. Ancak, bu türbenin daha önce bir medreseye ait olduğu ve sonradan eyvan kısmının türbeye dönüştürüldüğü sanılmaktadır. Kesme ve moloz taştan yapılmış olan bugünkü türbe, günümüzde harap bir durumdadır.

    Türbe içerisinde üç sanduka bulunmaktadır. Bu sandukalar bir seki üzerinde olup, üzerleri yarım silindir şeklinde iki ayrı parça taştan meydana gelmiştir. Bu sekilerin doğu ve batı yüzeylerinde üçer satırlık kitabeler bulunmaktadır. Yalnızca güney yüzünde kitabe yoktur.

    Kitabelerin mealen anlamı:
    “Bu mübarek türbenin yapılmasını beş yüz yetmiş sekiz senesinde adil ve âlim ve şanı büyük emir İsfehsâlâr Bedreddin Atabeg Ebu Mansur Şahinşah bin Arslan Doğmuş es-sultanı emretti”.

    Türbe günümüzde harap bir durumdadır.


    Doğan Şah Alp Türbesi (Niksar)

    Tokat ili Niksar ilçesi Melik Gazi Mezarlığının girişinde yer alan bu türbe içerisinde bulunan lahit üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre, Doğan Şah Alp bin Savcı’ya aittir. Türbenin yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak, türbe içerisindeki lahtin Atabeg Şahinşah Türbesi ile aynı üslupta yapılmış olması bu türbenin de XII. Yüzyılın ikinci yarısına ait olduğunu göstermektedir.

    Kitabenin okunabilir kısımlarının mealen anlamı:
    “Bu, murabıt, mücahid, büyük emir, İsfehsâlâr Sıracüddin Doğan Şah Alp bin Savcının kabridir. Allah Ona rahmet etsin.”

    Türbe moloz taştan, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Üzeri beşik bir tonozla örtülmüştür. Türbenin bir eyvana ait olduğu sanılmaktadır. Bu eyvanın giriş kısmına bir lahit yerleştirilmiştir.


    Kırk Kızlar Kümbeti (Niksar)

    Tokat ili Niksar ilçesi Cedid Mahallesi, Kırk Kızlar Sokağı’nda bulunan bu kümbet yeni yapılanmaların arasında kalmıştır. Kümbetin yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XIII. Yüzyılın ilk yarısına ait olduğu anlaşılmaktadır.

    Kümbet kesme taş ve tuğladan, içeriden ve dışarıdan sekizgen planlı olarak yapılmıştır. Üzerini içeriden tromplu kubbe, dışarıdan da piramidal bir külah örtmüştür. Kümbetin altında mumyalık kısmı bulunmaktadır. Kuzeydoğu cephesinden kümbetin içerisine girilmektedir.

    Türbe içerisindeki türkuaz sırlı tuğla ile örgülü kufi yazıyla yazılı bir kitabede; “Amel-i Ahmed bin Ebubekr el Marendi” yazısı bulunmaktadır. Bu da kümbeti yapan mimarın ismidir. Kümbetin kuzeybatısındaki pencere alınlığında çini mozaik tekniğinde yapılmış on iki köşeli yıldız şekillerinden ibaret bir bezeme görülmektedir.

    Türbe günümüze harap bir durumda gelmiş olup, üst kısmı yıkılmıştır.

    Sungur Bey Türbesi (Niksar)

    Tokat ili Niksar ilçesi, Cami-i Kebir Mahallesi Halil Efendi Sokağı’nda bir evin bahçesi içerisinde kalmış olan bu kümbetin Sungur Bey’e ait olduğuna dair bir bilgiye rastlanmamıştır. Yalnızca Michael Meinecke, Danişmend Gazi’nin oğlu İsmail’in burada gömülü olduğuna ilişkin bir halk söylentisini belirtmiştir. İsmail Hakkı Uzunçarşılı ise, İsmail Bey’in oğlu Sungur Bey’in burada gömülü olduğunu belirtmiştir. Bu konuda araştırma yapan Halit Çal’a göre çini tekniği itibarı ile bu türbenin XII. Yüzyılda yapılmış olması, yani İsmail Bey’e veya oğlu Sungur Bey’e ait olmasının çok uzak bir ihtimal olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca Sungur Bey’in mezarının Amasya’da bulunduğunu kaydetmiştir.

    Türbeden günümüze yalnızca mumyalık kısmı gelebilmiştir. Türbe meyilli bir arazide yapıldığından mumyalığın batı cephesi yol zeminindedir. Doğu duvarı ise tamamen toprağa gömülüdür.

    Türbe Sungur Bey Zaviyesi’ne bitişik olarak yapılmıştır. Türbenin çini ile kaplı olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. Bu kaynaklarda iç mekânının mozaik kakma tekniğinde yıldız ve üçgen şekillerinde, patlıcan moru renginde sırlı tuğlalarla bezendiği günümüze gelebilen kalıntılarından anlaşılmaktadır.

    Türbenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı konusunda bilgi bulunmamaktadır. Günümüze gelebilen mumyalık kare planlı olup, üzeri basık bir kubbe ile örtülmüştür. Batı duvarındaki küçük bir pencere ile de mumyalık aydınlatılmıştır. Türbenin yapımında moloz taş, kubbeye geçiş ve kubbe tuğladan yapılmıştır.

    Türbe 1939 yılında bir deprem sonucunda harap olmuş, belediye tarafından yıktırılmış, batı duvarının bir kısmı ile kuzey ve doğu duvarları tamamen yenilenmiştir.


    Akyapı Kümbeti (Niksar)

    Tokat ili Niksar ilçesi Melik Gazi Mezarlığında, Melik Gazi Türbesi’nin doğusunda bulunan bu kümbetin kime ait olduğu ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Ancak, yapı üslubundan XIII. Yüzyılda, Selçuklu döneminde yapıldığı sanılmaktadır.

    Türbe kesme taş ve moloz taştan kare planlı olarak yapılmış, üzeri kubbe ile örtülmüştür. Bu kubbe doğrudan doğruya duvarlar üzerine oturtulmuştur. Güney cephesinde dikdörtgen söveli tek bir penceresi vardır. Türbe içerisine doğu cephesinin ortasındaki sivri kemerli bir kapıdan girilmektedir. Giriş kapısının iki yanında birer niş bulunmaktadır.

    Türbe içerisindeki sanduka günümüze gelememiştir. Mumyalık kısmı da bulunmamaktadır. Depremden hasar gören bu türbenin kuzey yarısı tamamen yıkılmış, 1987 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.


    Yağıbasan Türbesi (Niksar)

    Tokat ili, Niksar ilçesinde, Niksar kalesi içerisinde bulunan Yağıbasan Medresesi’nin batısındaki bu türbe 1939 depreminde tamamen yıkılmıştır. Bu türbenin XII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

    Albert Gabriel’in daha önce yayınlamış olduğu eserdeki fotoğraftan türbenin sekizgen planlı moloz taş duvarlar üzerine kesme taş kaplı olduğu görülmektedir. Türbenin üzeri kubbe ile örtülü idi. Her cephesinde yuvarlak kemerli birer penceresi bulunuyordu.


    İmam Melikiddin Türbesi (Zile)

    Tokat ili Zile ilçe merkezindeki zaviye ve medresenin yanında bulunan bu türbe Melik Ahmet Gazi’nin şeyhülislamı İmam Melikiddin’e aittir. Yanındaki medrese ve zaviye ile birlikte yaptırılmıştır. Halk arasında bu türbeye Davunlu Dede ismi de verilmiştir.

    Kesme taş ve tuğladan yapılan türbe XII. Yüzyılın ilk yıllarına tarihlendirilmektedir. Türbe mimari özelliğinden tamamıyla uzaklaşmıştır.


    Şeyh Fakih Türbesi (Zile)

    Tokat ili, Zile ilçesi Ali Kadı Mahallesi’nde bulunan bu türbe Nizameddin Yağıbasan zamanında yaptırılan medrese ve zaviye ile birlikte aynı tarihte yapılmıştır. Türbe içerisinde 1106 ve 1305 tarihli iki kitabeye rastlanmışsa da bu kitabelerin hangi yapıya ait olduğu anlaşılamamıştır.


    Beyazıt Bestami Türbesi (Zile)

    Tokat ili, Zile ilçesi Ali Kadı Mahallesi’nde bulunan bu türbe Ertena Beyliği zamanında yaptırılmış olan caminin yanındadır. Türbe ve cami değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özelliğini tamamen yitirmiştir.


    Arkadaşlar biraz önceki yorum için özür dilerim ben sadece çok güzel bir paylaşım açmışsın demek istemiştim kusura bakmayın ahmehmet ve hasan kardeşlerim özür dilerim




  2. 2
    sagocu_kız
    Bayan Üye

    --->: Tokat Genel Bilgi

    Reklam



    Memleketimde yaşayıp, gidemediğim bir yer. :D
    Nasıl oluyor demeyin, oluyor işte ; yakın olmasına ve gitmek istememe rağmen. :p







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi