Akciğer kanseri ve beslenme

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Kanser Bölümünden Akciğer kanseri ve beslenme ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    kisaoglu
    Yeni Üye
    Reklam

    Akciğer kanseri ve beslenme

    Reklam



    Akciğer kanseri ve beslenme

    Forum Alev
    A vitaminin akciğer kanseri gelişimini önleyici etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu vitamini bol miktarda alanlarda akciğer kanseri gelişme riskinin %50 azaldığı bildirilmektedir. Sigara içen insanlarda A vitamini düzeyi azalmaktadır, onun için sigara içenlerin daha fazla Avitamini almaları gerekmektedir.

    C vitamininin de olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. E vitaminiyle ilgili yeterli çalışma yoktur.

    Kanserin oluşumunda beslenme alışkanlıklarının etkisinin % 30 ile 70 arasında değişmekte olduğu bilinmektedir. Beslenmeye bağlı hangi alışkanlıkların kanserin oluşumunda desteklediğini bilirsek ve besin seçimlerimizi bu doğrultuda yaparsak kanser riskini önleyebiliriz. İşte dikkat edilmesi gereken noktalar:

    Diyetle alınan posa miktarının yetersiz olması kolon kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türünün oluşumunda önemli bir etkendir. Bu sebeple diyet posasının kaynağı olan sebze ve meyvelerin, kuru baklagillerin, kepekli tahıl ürünlerinin bol miktarda tüketilmesi önemlidir.


    Günlük beslenmemizde diyetimizle aldığımız katkı maddelerinin miktarları ve türleri kanserin oluşumunda önemli bir etkendir. Etlerin korunmasında kullanılan nitrit ve nitrat tuzları, doğal veya sentetik antioksidantlar, renk vericiler, zayıflama ve diabet diyetlerinde kullanılan yapay tatlandırıcılar, dikkatli kullanılması gereken katkı maddeleridir.

    Özellikle bulgur, mısır, yer fıstığı ve diğer yağlı tohumlarda üreyen küfler ve onların toksinleri kansere neden olabilmektedir. Bu besinlerin üretiminde neme ve sıcaklığa dikkat edilmelidir. Tahılların yıkanması, havalandırılması, güneşletilmesi bir dereceye kadar toksini azaltmaktadır.

    Kızartma, kavurma, tütsüleme gibi bazı pişirme yöntemleri kanser oluşumuna neden olabilmektedir. Özellikle protein içeriği yüksek besinlerin kızartılması veya tütsülenmesi kanserin öncüsü olan kimyasal bileşiklerin oluşumuna neden olur. Bu sebeple yiyeceklerimizi hazırlarken en sağlıklı pişirme yöntemleri olan haşlama, fırında pişirme veya ızgara tercih edilmelidir.

    Alkol ve sigara kanserin oluşumunda önemli iki etkendir. Bu ürünlerin kullanımları mümkün olduğunca azaltılmalıdır.

    Şişmanlık kanserin ortaya çıkmasını kolaylaştıran etkenlerden birisidir. Şişmanlık ile özellikle meme ve endormetrial kanseri riski artmaktadır, var olan kolon, prostat, rektum, böbrek ve serviks kanser türleri daha hızlı gelişmektedir. Bu sebeple vücut ağırlığının korunması şarttır.

    Ayrıca diyetle fazla miktarda alınan hayvansal kaynaklı protein ve yağın da meme, uterus, kolon kanseri gibi bazı kanser türlerinin ortaya çıkmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir.

    Antioksidant vitaminler olarak bilinen A, C ve E vitaminlerinin yetersiz miktarlarda alınması, kanserin nedenlerinden birisidir. Çünkü bu vitaminler kansere neden olan bileşiklerin oluşumunu engelleyebilmektedir. Bunun yanında riboflavin, kolin, pantotenik asit, tiamin vitaminleri ile çinko, selenyum, nikel, iyot, molibden, demir ve magnezyum minerallerini yeterli miktarlarda alınması kanserin önlenmesi için gereklidir.

    İnek sütünün kanseri engelleyici etkisi de son bilimsel çalışmalarla ortaya konmaktadır

    Tüm bu bilgiler ışığında kanser riskini azaltmak için beslenmemizde dikkat etmemiz gereken noktaları şu şekilde özetleyebiliriz:

    * İdeal vücut ağırlığınızı koruyunuz
    * Diyetinizle aldığınız hayvansal kaynaklı yağı ve proteini azaltınız.Et yemeklerini
    * hazırlarken yağsız sığır,dana ve kuzu etini tercih edin ve görünür yağı temizleyin; tavuk ve hindiyi derisiz tüketin; az yağlı et ürünlerini kullanın; balık ve kabuklu deniz ürünlerini daha sık tüketiniz.
    * Yiyeceklerinizi hazırlarken kızartma, kavurma veya tütsüleme yerine ızgara,fırında pişirme veya haşlama gibi yöntemleri kullanınız.
    * Günde 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketiniz.Antioksidan vitamin ve minerallerin kaynağı olan ıspanak, karnabahar, lahana, brocolli, brüksel lahanası, havuç, domates, kırmızı-yeşil biber ve turunçgilleri bol miktarda tüketiniz.
    * Kuru baklagilleri ve yağlı tohumları daha sık tüketiniz.
    * Yemekleriniz hazırlarken sarımsak, soğan, arpacık soğanı,nane,maydanoz gibi besinleri eklemeyi ihmal etmeyin.

    Süt ve süt ürünlerini satın alırken daha düşük yağlı ürünleri tercih ediniz; yoğurt tercihinizi probiyotik yoğurt olan LC1'den yana kullanırsanız kolon kanseri riskini azaltmış olursunuz.

    kaynaklar: bilkent üni kanser türleri tarama ve tanı yöntemleri sayfasından, onlinehastane.net sitesinin akciğer kanseri , bağırsak kanseri ve meme kanseri sayfalarından alıntı yapılmıştır.



  2. 2
    elifunda
    Yeni Üye

    Cevap: Akciğer kanseri ve beslenme

    Reklam



    Kanser riskini azaltmanın en önemli ve kolay yollarından biri beslenmeye dikkat etmektir. Beslenme pozitif veya negatif olarak hem hastalık oluşumuna hem de oluştuktan sonra tedavisine etki ediyor.

    1. Alınan yağ oranı toplam gıdanın %25’inden az olmalıdır. Zeytinyağı gibi doğal olanı tercih edilmeli. Kızartma yerine buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri tercih edilmeli. Böylece alınan yağ miktarı azalır ve yanmış yağın kanserojen etkilerinden korunursunuz.

    2. Günlük beslenme miktarımızın %15’ini proteinler oluşturmalıdır. Aşırı protein alımı; meme, rahim, bağırsak, pankreas ve böbrek tümörlerinin gelişimini kolaylaştırır. Bu nedenle sürekli kırmızı et yiyen kişilerin kanser olma riski ayda bir kez kırmızı et yiyenlere göre 2,5 kat fazladır. Ancak protein yetersizliği de T-lenfositlerinin faaliyetlerini yavaşlatarak bağışıklık sistemini bozduğu için kanserlerin daha çabuk ilerlemesine sebep olur. Kırmızı et yerine balık, tavuk, hindi tercih edilmelidir.

    3. Nitrat nitrite ve daha sonra da kanserojen bir madde olan nitrozamin’e dönüşür. Et ve türevi şarküteride bozulmayı önlemek için kullanılmaktadır. Bundan dolayı sucuk, sosis, salam gibi ürünlerden kaçınılmalıdır.

    4. Bol miktarda çok iyi yıkanmış taze sebze ve meyve türetilmeli, günde en az beş porsiyon... Satın alırken hormonsuz olanlara dikkat edilmeli. Asıl önemlisi, antioksidan olarak bilinen Beta karoten (A vitamini), C ve E vitamini, selenyum, çinko, manganez ve lifli besinler tüketilmeli.

    5. Bilinen bu anti-oksidanların yanı sıra bilim adamları birçok güçlü anti-oksidan keşfetti.
    Domatesin özellikle pişirilerek bol bol tüketilmesi çok faydalı, bazı tümörlerin oluşum riskini %50 azaltıyor. Zeytinyağı, sarımsak, kırmızı üzüm, yeşil çay, soya fasulyesi (soya tümör önleyici, büyümesini geciktirici, kemoterapi ve radyasyonun yan etkilerini azaltıcı ve hatta bazı tümörleri normale çevirici etkiye sahip), yağlı balığın içinde bulunan omega-3 yağ asitlerinin antioksidan özellikleri nedeniyle tüketilmesi gereken gıdalardır.

    6. Fazla tuzlu ve şekerli yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınılmalı, özellikle tütsülenerek, tuzlanarak, turşu halinde saklanan gıdalardan uzak durmalıdır. Yapılan araştırmalar dondurarak saklama yönteminin tercih edildiği ülkelerde mide kanseri görülme sıklığının %64 azaldığını göstermiştir.

    7. Baklagiller bolca tüketilmeli.

    8. Her türlü konserve, ketçap, mayonez, hardal gibi veya kolalı içecekler gibi içinde zararlı olabilmesi muhtemel katkı maddeleri olan yiyeceklerden sakınmalı.

    9. İnek sütünün kanseri engelleyici etkisi son bilimsel çalışmalarda ortaya konmaktadır. Ayrıca az yağlı süt ürünleri tüketimi ile bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi sağlanmaktadır.

    10. Cox-2 inhibitörleri denilen bazı maddeler tümörü besleyen kan damarlarını engelleme yoluyla tümör savaşına girişirler. Bu maddelerin bulunduğu gıdalar; soya, biberiye (rosemary) üzüm ve havuç.
    Genetik nedenlerle olan kanseri önlemek zor olsa da diğer sebeplere bağlı olarak oluşabilecek tümörleri bilinçli beslenme yoluyla önlemek kanser riskini %90 azaltıyor.

    Akciğer kanseri için Şifalı Bitkiler

    Brokoli
    Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler. Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'indole' adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor. Ayrıca brokolinin diğer bir özelliği de, spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.

    Havuç
    Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.







  3. 3
    forza756
    Yeni Üye
    Tşk ederim.çok önemli bilgiler.







  4. 4
    Ziyaretçi
    Mrb arkadaşlar,
    Benim babamda 10 ay önce ağzından tükürükle gelen yoğun balgam şikayetiyle gittiği hastanede tanı için ilaçlı emar çekildi.Adeno AC Akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Kanserin 3a. evresinde olduğu yapılan tetiklerde anlaşıldı Ankara Keçiören Göğüs Hastalıkları hastanesinde yatarak 2 kür damardan ilaç verilerek kemoterapi gördü. Her ne kadar hastalık ilerlemiş olsada babamın bünyesi ve kemik yapısı iri babayiğit bünyesi vardı. Hastaneye götürdüğüm zaman ben hastanenin merdivenlerine çıkarken hasta sanki bendim, babam merdivenleri ikişer üçer çıkıyordu arkasından yetişemiyordum. Tanı için sırtı delindi burnundan kamera sokulup ciğerler yıkanırken ses telleri parçalanmış sesi kesildi tanı için alınan parçalar bu zorlu tanı ve tespit süreciyle tedavi kemoterapi sonrası ilerleyen süreçte babamın bünyesi eridi bitti beli büküldü ağrıları arttı inanın 10-15 yaş bir den çöktü. Çünkü ameliyat şanşı olmamasına rağmen ( 3a evre ) ısrarla ameliyata zorlanıyordu gir o ağır ameliyata zaten kemoterapi sonrası zayıflamış bünye hastaların işi bitiyor. Oda arkadaşları bir kaç gün içerisinde teker teker vefat ediyordu. Gözümüz korktu babamızı ameliyat ettirmedik hastanesini değiştirdik İbni Sina ve sonra Hacettepe' devam edildi artık ne gerekiyorsa yapılıyordu kemik sintigrafisi çekildi 4. evreye geçmiş dünyam yıkıldı diğer organlarada metaztaz yapıp sıçramış 7 kere ışın tedavisine girdi. 20 gün sonra tekrar kontrole gelin deyip gönderdiler. Bulantı ve kusma genize su ve yiyecek kaçırma gibi yan tesirleri oldu ancak birden babamda bir değişim ve iyileşme süreci oldu sanki ağrı sancı yok oldu iştahı arttı canı işkembe karın haşlaması istermiş tuzlayıp bolca yedi yanmış içerisi turşu suyu içti bir kaç gün. 08.12.2011' Hakkın rahmetine kavuştu. Bu ve benzer sitelerdeki yorumlari dikkatli takip etimde bu gerçeklere önceden kendimi beyin olarak hazırladım. Bu evrelere girmiş bir hasta artık ne yapsan yaşam süresi yüzdesini uzatamıyorsun. Bu tedavi süreci ve yapılanlar gerçekten hastaya eziyet veren git gel çileli bi süreç. Hastane personelide gerek doktoru gerek hemşiresi arge ortamında karşısındaki hasta aynı zamanda argenin yardımcı bi deneği ağırdan alan tavırlarıyla mevzuatla bezgin bi süreç yaşatıyor hastaya; onlar içinde çok içinden çıkılmaz durum binlerce bu durumda hasta var önlerinde .... Bu hastalığa tutulan bu dört evreyi değişen kişi ve koşullarda yaşayıp yaşam kalitesi denen acı ızdırap çekmeden zaten kısa olan yaşam süresini biraz uzatabilme mücadelesidir…. “ Hastanız kimse öpüp koklayın onunla birlikteliğin tadını çıkartın ne istiyorsa yapmaya çalışıp memnun edin, kabul edin geri dönülmez bi geri sayım başlamış durumda, kabul edin artık birlikteliğinizin son günlerinizi yaşıyorsunuz aylar günler artık sayılı bu süre çok kısa geliyor... Babamın dediği gibi " Ölüm ne bir nefes önce ne bir nefes sonradır " Allahın takdir ettiği o vakit geldi ise kanser bahanesi oluyor. Buradan söyleyeceğim, Babam son ana kadar ibadetlerini yapıp Allah'la muhabbet içerisinde ona kavuşmak dileğiyle caresiz af dileyerek O'na sığınarak rahatladı. Allah rahmet eylesin mekanın Cennet olsun. ” Cemal Bilgin

  5. 5
    Makassi
    Yeni Üye
    akciğer nakli şuan yapılabiliyomu.?

+ Yorum Gönder
akciğer kanserinde beslenme,  akciğer kanseri beslenme,  akciğer kanserinde beslenme nasıl olmalı,  akciğer kanseri beslenme şekli,  akciğer kanseri beslenmesi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi