Zikir ve gaflet ne demektir? Rahata kavuşmak için ne yapmak lazımdır?

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve İslami Sorular - Cevaplar Bölümünden Zikir ve gaflet ne demektir? Rahata kavuşmak için ne yapmak lazımdır? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gölge Adam
    Usta Üye
    Reklam

    Zikir ve gaflet ne demektir? Rahata kavuşmak için ne yapmak lazımdır?

    Reklam



    Zikir ve gaflet ne demektir? Rahata kavuşmak için ne yapmak lazımdır?

    Forum Alev
    Zikir ve gaflet ne demektir? Rahata kavuşmak için ne yapmak lazımdır?
    CEVAP

    Allahı anmak, yani zikir, kendini gafletten kurtarmak demektir. Gaflet, Allahü teâlâyı unutmak demektir. Zikir, her ne şekilde olursa olsun, kendini gafletten kurtarmak, zikir olur. O hâlde, dinin emirlerini yapmak ve yasaklarından sakınmak zikirdir. Dinin emirlerini gözeterek yapılan alışveriş zikirdir. Çünkü, bunları yaparken, emirlerin, yasakların sahibi hatırlanmakta, gaflet gitmektedir.
    Allahü teâlâyı anan, Onun büyüklüğünü, sıfatlarını, emir ve yasaklarını düşünür, tefekkür eder, iyi şeyleri yapma, kötü şeylerden kaçma arzusu doğar. Bu bakımdan Allahü teâlâyı zikretmek çok faydalıdır. Hasan-ı Basri hazretleri buyurdu ki:
    Allahü teâlâyı anmak iki türlüdür:
    1- Kalbden hatırlamak büyük sevabdır.
    2- Daha iyisi ise, haramları işleyeceği anda, Allahü teâlâyı hatırlayıp vazgeçmektir.

    Rahata kavuşmak için

    Allahü teâlâ buyuruyor ki:
    (Kalbler ancak Allahü teâlâyı anmakla, itminana, rahata kavuşur.) [Rad 28]
    Allahü teâlâyı anmak her şeyden büyüktür.) [Ankebut 45]
    (Allahın nimetlerini anın ki, kurtulasınız.) [Araf 69]
    (Beni anmayan, sıkıntılara mâruz kalır, kıyamette de kör olarak haşrolur.) [Taha 124]
    (Beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin; nankörlük etmeyin.) [Bekara 152]
    (Beni anan, şükretmiş, beni unutan da nankörlük etmiş olur.) [Hadisi kudsî]
    (Ya Musa, seninle beraber olmamı istersen, beni zikredenin yanında ol. Kim Beni nerede ve ne zaman ararsa bulur.) [Hadisi kudsî]
    (Beni bir gün hatırlayan ve bir defa benden korkanı cehennemden çıkartırım.) [H.Kudsî]
    (Kulum ne vakit beni hatırlayıp anarsa, onunla birlikte olurum. Şayet kulum beni bir topluluk içinde anarsa, ben de onu daha iyi bir topluluk içinde anarım.) [H.Kudsî]
    Topluluklarda

    Bir toplulukta, Allahı anmadan kalkmamalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir yere toplanıp da Allahı anmadan kalkanlar, sanki eşek leşinden kalkmış gibi olur ve Kıyamette bunun üzüntüsünü duyarlar.)
    (Bir toplulukta Allah anılmaz, resulüne salevat getirilmezse, kıyamette pişmanlık çekilir.)
    (Gece ibâdet edemiyen, malını hayra harcayamıyan, Allahı çok zikretsin.)
    (Deli deninceye kadar Allahı çok anın!)
    (Allahı gizli zikreden, düşmanlarla tek başına savaşan gibidir.)
    (Şükreden kalb, zikreden dil, uygun bir ev ve saliha bir kadına sahip olan, dünya ve ahiretin hayrına kavuşmuş demektir.)
    (Allahı anan ile anmayan arasındaki fark, diri ile ölü arasındaki fark gibidir.)
    (Herşeyin bir cilası vardır; kalbin cilası da Allahü teâlâyı anmaktır.)
    (Zikrin en faziletlisi la ilahe illallah demektir.)
    (Gafiller içinde Allahı zikreden, cepheden herkes kaçarken, savaşan asker gibidir.)
    (Sabah akşam Allahı anmak, düşmanla savaşmaktan üstündür.)

    Allahı anmanın önemini bildiren bir şiirim şöyledir:

    Dosta koşanlar
    Allahı anar.
    Aşkla coşanlar
    Allahı anar.

    Hak yola uyan,
    Kalbini yuyan,
    Pek az uyuyan
    Allahı anar

    Huzura varan
    Edeble duran
    Okuyan Kur'an
    Allahı anar

    Rızâdır kastı.
    Arayan dostu.
    Çıkarır postu.
    Allahı anar

    Hakta buluşan,
    Aşkla çalışan,
    Dili alışan
    Allahı anar

    Baksana kardeş
    Yanıyor ateş
    Ay ile güneş
    Allahı anar

    Kim ki imânsız
    Yanar amansız.
    Hep canlı cansız
    Allahı anar.

    Allaha dayan
    Gafletten uyan
    İlim okuyan
    Allahı anar.



  2. 2
    makaskterh
    Yeni Üye

    Cevap: GAFLET NE DEMEKTİR

    Reklam



    Gaflet psikiyatri literatüründe olmayan bir terimdir. Genel anlamda bir şeylerin haberinde olsa da; eyleme geçmek konusunda sıkıntı vardır. İnsan için yeri geldiğinde faydalı olurken, bazense zararlı olmaktadır. Gaflet akıl ile koordineli çalışan, fakat gerekli tedbirlerin ve çalışmaların yapılmadığı hal olarak özetlenebilir. İnsan belli zaman sonra öleceğini bilse de veya bir gün mutlaka hasta olabileceğini tahmin etse bile, gerekli önlemleri alma konusunda sıkıntı vardır. Zengin olabilmenin asgari şartının ya miras yolu ile veya çok çalışarak olduğunu bilse de, yeterli çalışmayı göstermemektedir. Bir başka husus çok çalışarak sınıfta veya üniversite de iyi netice alacağını bilen kişi, işine gelmediğinden çok çalışamamaktadır. Asıl sebep bazı şeylerin yeteri kadar öğretilip sevdirilmemesinden köken alır. Mesela insan bazı şeyleri yapmadığında yaşayabileceği zorlukları yakinen bilse, kesinlikle yapmayacağını idrak eder. Gaflet akıllı insanın yapmayacağı şey görünse de bundan kendini uzak tutabilen kişi yoktur. O nedenle önemli işlerde mutlaka danışarak hareket etmek insanların yapacağı hataları önlemektedir.

    İnsan beyni ve idraki elektronik beyin gibi çalışıyorsa, gaflet ne anlama gelmektedir. Nasıl olmaktadır. Asıl olan gafletin beden ve dünyamız elektromanyetik yapısının etkileşmesi neticesi sistem blokajından hareket eden ve algıyı bozan sistem söz konusudur. Aslen bu durum beden elektriğinde her zaman hayat bulmaktadır. Yani yüzeysel acıları ileten sinir lifleri aktif olduğunda, derin dokulardan gelen uyarıların bloke olması ve algılanmaması söz konusu olmaktadır. İşte gaflet sistematiğinde aynı mekanizma rol almaktadır. Bu durum birçok yerde işe yaramaktadır. Nasıl olduğu sorgulandığında gafletin olmadığı sistemde ölüp başına bazı şeylerin geleceğini bilen insanın veya çürüyeceğini bilen hayvanın hayattan zevk alması veya yaşayabilmesi yemek yemesi ilişkide bulunması söz konusu olamaz. İnsaflı düşünülürse ne demek istendiği anlaşılır. Gaflet denilen hadiseyi çeşitli kazalarda birebir yaşamışızdır. Sorumsuzca sürülen bir araba veya sorumsuzca atılan bir adım veya yapılan hareket yaşama mal olabilir. Büyük çapta mal kaybına sebep olabilir.

    Gafletin diğer bir adı uyumak demektir. Yani uyku sırasında insan doğal olarak gaflettedir. Gaflet ile yapılan çalışmadan öğrenme hadisesi olamaz. O nedenle öğrenme yapılırken mutlaka uyanık ve cevval olmak gerekir. Diğer bir ismi açıkgözlü demektir. İkiyüzlü ile açıkgözlü farklı tabirlerdir. Açıkgözlü demek aslında zeki demektir. Zeki olan kişi her konuda açıkgözlü davranamaz. Bazı konularda atik hareketli ve cevval davranırken, diğer bazı konularda gayet pısırık içe kapanık olabilir. Çok yırtık her yere dalabilen bir kişilik yapısında olan insan, özellikle okumamış ve kültür konusunda insanları tanımıyorsa, bu kez tanımadığı bir kişilik yapısında insan ile karşılaşınca ne yapacağını şaşırabilir. Genelde daha evvelden beri devamlı hareketli ve ticaret ile uğraşan birisi, yeni olay ile karşılaştığında tamamen afallayıp kalabilmektedir. Genelde insanlar bir yönlerini geliştirirler. Diğer bazı konularda gelişim bloke olmuş gibi görünse de o taraf yeteri derecede çalıştırılmadığı için problem olmaktadır. Zekâ gelişiminde insanların sosyal olaylardaki zekâsı ile matematiksel zekâ arasında farklılıklar çok sık görülmektedir. Bu ayrışma genelde çevre yapısına göre şekillenir. Çevresinde sosyal anlamda belli düzeye erişmiş ciddi zeki kimseler olduğunda insanın o tarafı güçlü olacaktır. Zeki bir insan bazı konularda zevkinin esiri olarak gafil davranabilir. Bu gafleti dolayısıyla çok çeşitli zararlar görebilir. İnsanların çok kullandığı bir sözcük olarak başkalarına yaptığı işten dolayı onları gafil avladığı, büyüklük vesilesi olarak kullanılmaktadır. Peki, hangi hak nerede başlar ve nerede başkalarının yaptığı açıkgözlük ve uyanıklık dolayısıyla insanlar zarar çekmektedir. Burada yapılmış olan başkalarının hakkına girmek ve adaletsizlik ise mazlum duruma düşmenin veya zalim olmanın neresinde olmaktayız. Uyanık geçinen bizler aslında başkalarının haklarını yemekte hırsızlık etmekte olduğumuz farkına neden varmıyoruz. Başkalarının hakkını yemek ile onların malını veya ırzını çalmak konusunda ne gibi farklılıklar içinde olduğumuzu sanmaktayız.

    Gaflet konusunda insanları yoğun olarak düştükleri durum geleceğe ve ahirete yönelik işlerde olmaktadır. Çünkü ahiret ve geleceğe dair işlerde, geleceğin olup olmaması şüphelidir. Geleceğin şüpheli olmasında insanlar kötü şeylerin olmasında gözlerini kapatırken iyi şeylerin olması da polyanacılık olmasını çok fazla umarlar. Sanki gelecek yaşantıda iyi şeyler devamlı olması gerekirken, olumsuzluklar hiç olmayacakmış gibi gelmektedir. Ancak yaşam ile karşı karşıya kaldığımızda olumsuzlukların ne kadar sık olarak karşımıza çıktığını fark etmiş oluruz. Olumlu işlerin olacağını ummak kadar olumsuzların olabileceği konusunda da yeteri özeni gösterip temkinli davrandığımızda, olay daha rahat çözümlenecektir. Mesela insan bir iş yapacakken bir takım arzular ve isteklerin olması hesabı ile iş peşine gider. Çoğu insan beklediğini alırken birçoğu da beklediklerinin onda birini alamaz hatta dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olur. Hayat konusunda iş konusunda para kazanma ve iktidar konularında kadınlar elde etmek konusunda olayları yaşar gideriz. Ancak arzu ve istekler hiçbir zaman bizim peşimizi bırakmayacaktır.

    Gaflet bizim olumsuzlukları ve yapınmayacağımız şeylerin toplamı yani risk olarak nitelendirebiliriz. Her yapılan işte bir risk yönetimi vardır. Yoğun karşımıza çıkan insanların gaflete düşerek bir takım sıkıntılara meydan vermeleridir. Sıkıntı olmakta iken bunların olacağını fark etmeden gafilce bir işe girdiğimizde, olayın sıkıntısı çok fazlalaşmakta olduğunu zaman geçince geriye bakma suretiyle algılayabiliriz.

    Aslında gaflet bir takım sıkıntılara veya olumsuzluklara düşürse de insanın teşebbüs kabiliyetini artırıcı bir durumdur. Şöyle ki; insan yaşamında ve çevresinde yaşanabilen olumsuzlukların hepsini bilse iş yapma kapasitesini kayıp edecektir. Zamanında bir hastam vardı. Yakınlarının birisine vergi memurları gelip ceza kestikleri için yaptığı üç kuruşluk ticaretten vaz geçmişti. Her gün rüyalarında vergi memurlarının gelip kendisine astronomik cezalar kestikleri kâbusları ile yatıp kalkıyordu. Yaşamı azap içinde geçmekte idi. Bunu gibi yaptığı işten dolayı işyeri kazası geçirmiş bir patronun tüm işleri tasfiye etmesi bilinen bir olaydır. Aslında kendi sorumluluğu olmasa da kanunlar işverenlerin yaptıkları hatalara suçla ilintisiz cezalar kesmekte olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Şu andaki vergi sisteminin ve devletin halktan almaya çalıştığı vergileri adaletli ve işveren açısından düşündüğümüzde legal yollarla çalışmakta olan patronların, mutlaka belli süreler sonunda sisteme isyan ettiklerini de bilmekteyiz. Bu yaşamların hepsini kontrol ettiğimizde insanların elektronik beyinlerdeki gibi matematiksel ifadeler ile yaşamasının kabil olmadığını görmekteyiz. Yani sınırları belli duygudan noksan ve arındırılmış insanlar ile sosyal diyalogları olmayan çevrelerin bayağı bir sıkıntı çektikleri kesin gibidir. İnsan yaşamında keskin ayrıştırılmış sınırlar, hiçbir zaman olmamıştır, olamazda. Çünkü insanın yaşam enerjisini sağlayan ruh ve kalp insanın maddi olarak görünen bir şeyi değildir. Görünmeyen şeylerin idaresinde olanların maddi yaşam ile şekillendirilmesi ve o şekilde yönlendirme insan hayatı için mutlaka gerekli olmazsa olmazlardandır. İnsan hayatının madde den ibaret olmadığını daha önceki yazılarımızda defalarca anlatmış bulunmaktayız. Maddi yaşam ile manevi duygusal yaşam arasında çok büyük farklılıklar vardır. Hatta birbirine hiç benzememektedir. Maddi yaşamda bedenin ihtiyaçlarının bir şekilde karşılaşması esas alınırken manevi yaşamda ilişkiler o derece giftleşir ki; anlayabilmek mümkün olmaz. Duygusal veya manevi yaşam ne kadar çok işlenirse o kadar fazla lezzet ve zevk vermeye başlar. İşte sevgi ve muhabbetin çok olduğu insanların gaflet diye bir sıkıntıları kalmayacaktır. Burası çok önemlidir. Günahlar ve haramlar bilinse de bilinmese de gafleti ve unutkanlığı artırır. Uykuyu ve ya huzursuz uyku miktarını artırır. İnsan yaşamında sevgi ve duygunun yeri o derece fazladır ki maddi yaşamın veremediği lezzet ve güzelliklerin hemen hepsini burada bulmaktayız.

    Netice olarak gafletin kendine has güzellikleri olduğu gibi bazen de insan yaşamında sıkıntı üreten uyku ile hayatın uyuşmasına sebep olan durumlara sebep olmaktadır. Asıl olarak insan ruhu ve kalbinin duyguyu taşıyamamasından kaynaklanmaktadır.

    Saygılarımla.


    Dr.F.Efser GÖKÇEN

    MANYETİK DUNYAMIZ








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi