Allaha inanan, fakat peygamberlere inanmayan, Cennete girer mi?

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve İslami Sorular - Cevaplar Bölümünden Allaha inanan, fakat peygamberlere inanmayan, Cennete girer mi? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gölge Adam
    Usta Üye
    Reklam

    Allaha inanan, fakat peygamberlere inanmayan, Cennete girer mi?

    Reklam



    Allaha inanan, fakat peygamberlere inanmayan, Cennete girer mi?

    Forum Alev
    Allaha inanan, fakat peygamberlere inanmayan, Cennete girer mi?
    CEVAP

    Allahü teâlâ, insanı yaratınca, ona hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırabilmesi için aklı verdi. Akıl bir ölçü aletidir. Allahü teâlâya ait bilgilerde ölçü olmaz. Mahluklara ait bilgilerde ölçü olur. Akıl, insandan insana değiştiği için, bazı insanlar mahluklara ait bilgilerde isabet ettiği hâlde, bazıları yanılabilir.
    Acaba insan, bir yol gösterici, bir kılavuz olmadan aklı ile Allahın bildirdiği doğru yolu bulabilir miydi? Tarih incelenirse, insanların kendi başlarına gittiklerinde, hep yanlış yollara saptıkları görülür.
    İnsan, kendini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklı sayesinde düşündü. Fakat, ona giden yolu bulamadı. Bunu önce etrafında aradı. Kendine en büyük faydası olan güneşi, yaratıcı sandı ve ona tapmaya başladı. Sonra büyük tabiat güçlerini, fırtınayı, ateşi, denizi, yanardağları gördükçe, bunları yaratıcının yardımcıları sandı. Her biri için bir suret, simge yapmaya kalktı. Bundan da putlar doğdu. Bunların gazabından korkarak kurbanlar kesti. Her yeni olayla, o olayı simgeleyen putların miktarı da arttı. İslâmiyet başladığı zaman, Kâbede 360 put vardı. Bugün bile güneşe, ateşe tapanlar vardır. Rehbersiz karanlıkta doğru yol bulunamaz.
    Akıl, göz gibidir, din bilgileri de ışık gibidir. Gözümüz, maddeleri, cisimleri karanlıkta göremez. Allahü teâlâ, görme aletimizden faydalanmamız için, güneşi, ışığı yaratmıştır. Güneşin ve çeşitli ışık kaynaklarının nuru olmasaydı, gözümüz işe yaramazdı. Tehlikeli cisimlerden, zararlı yerlerden kaçamaz, faydalı şeyleri bulamazdık. Evet, gözünü açmıyan veya gözü bozuk olan, güneşten faydalanamaz. Fakat, bunların güneşe kabahat bulmaya hakları olmaz.
    Hiçbir akıl ahiret bilgilerini bulamaz, çözemez
    Akıl da, yalnız başına manevîyatı, faydalı-zararlı şeyleri anlıyamaz. Allahü teâlâ, akıldan faydalanmak için, peygamberleri, dinin ışığını yarattı. Peygamberler, dünya ve ahırette rahat etmek yolunu bildirmeseydi, akılla bulunmazdı. Tehlikelerden, zararlardan kurtulamazdık. İslâmiyete uymıyan veya aklı az olan, Peygamberlerden faydalanamaz. Zararlardan kurtulamaz.
    Peygamberlere tabi olmak, aklın gösterdiği bir lüzumdur ve aklın istediği ve beğendiği bir yoldur. Peygamberlerin, aklın dışında ve üstünde bulunan sözlerini, akla danışmaya kalkışmak, akla aykırı bir iş olur. Gecenin koyu karanlığında bilinmiyen yerlerde, pervasızca yürümeye ve engin denizde, acemi kaptanın, pusulasız yol almasına benzer ki, her an uçuruma, girdaba düşebilirler. Nitekim, felsefeciler ve tecrübeleri hayalleri ile izaha kalkışan maddeciler, akılları dışında bulunan sözlerinin çoğunda yanılmış, bir yandan birçok hakikatleri meydana çıkarırken, bir taraftan da, insanların saadet-i ebediyyeye kavuşmalarına mani olmuşlardır. Tecrübelerin dışına taşmıyan akıl sahipleri, bu acıklı hali, her zaman görmüş ve bildirmiştir.
    Dinimizde aklın ermediği şeyler çoktur. Fakat, akla uymayan birşey yoktur. Ahıret bilgileri ve Allahü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler ve Ona ibâdet şekilleri, eğer aklın çerçevesi içinde olsalardı ve akıl ile doğru olarak, bilinebilseydi, binlerce Peygamberin gönderilmesine lüzum kalmazdı. İnsanlar, dünya ve ahıret saadetini kendileri, bulabilirdi ve Allahü teâlâ, hâşâ peygamberleri boş yere ve lüzumsuz göndermiş olurdu. Hiçbir akıl, ahıret bilgilerini bulamıyacağı, çözemiyeceği içindir ki, Allahü teâlâ, kullarına çok acıyıp, onların rahat ve huzur içinde yaşamalarını istediği için, her asırda insanlar arasından seçtiği en üstün, en iyi kimseleri peygamber yapmış, bunlara kitaplar göndererek huzur, saadet yolunu göstermiştir.
    Allahü teâlâ, en son ve kıyamete kadar değiştirmemek üzere ve bütün dünyaya, peygamber olarak, Muhammed aleyhisselamı göndermiştir. Her peygamber, akıl ile bulunacak dünya işlerine dokunmayıp, yalnız bunları araştırmak, bulup faydalanmak için çalışmayı emretmiş, Allahü teâlânın beğendiği ve beğenmediği şeyleri açık olarak bildirmiştir.
    Allahü teala, çaresizlikten şaşırmış olan hastanın merhametli doktorlara kendini teslim etmesi gibi, insanların da, aklın ermiyeceği faydalara kavuşabilmeleri için, gönderdiği peygamberlere teslim olmalarını diledi. Saadete kavuşmak için, önce Allaha ve peygamberlerine inanmak gerektiğini bildirmiş, sonra kitaplarındaki emirlere uymayı emretmiştir.



  2. 2
    HADİE
    Bayan Üye

    Cevap: Allaha inanan, fakat peygamberlere inanmayan, Cennete girer mi?

    Reklam



    imanın şartları 6 dır allaha iman ,peygambere iman,meleklere iman,ahiret gününe inanmak ,kader hayır ve şerrin allahtan geldiğine iananmak , ahiret gününen inanmak bunlara inanmazsanız olmaz imansız olursunuz







  3. 3
    HADİE
    Bayan Üye
    olmaz nasıl olur peygamber allahı bilelim diye gelen allahın seçtiği kullardır şimdi peygamberi kabul etmezseniz allahı kabul etmezsiniz zaten o sebeple çelişki durumu var







+ Yorum Gönder
peygamberlere inanmayanlar,  allaha inanip peygamberlere inanmayan
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi