Allah'ı (c.c.)Yakinen Tanımak İstermisiniz?

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve İman Bölümünden Allah'ı (c.c.)Yakinen Tanımak İstermisiniz? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aygen
    Bayan Üye
    Reklam

    Allah'ı (c.c.)Yakinen Tanımak İstermisiniz?

    Reklam



    Allah'ı (c.c.)Yakinen Tanımak İstermisiniz?

    Forum Alev
    Sözüne, kelâmına güveneceğimiz, itimat edeceğimiz yüce varlığı iyi anlamak, iyi tanımak lâzım. Yüce Rabbimizi yanlış veya noksan bilirsek, her şeyimizde eksiklik ve noksanlık baş gösterir. Tüm peygamberler, yüce yaratıcı Hz. Allah'ı toplumlara tanıtma, anlatma mücadelesi vermişlerdir.
    Peki bu yüce varlığı nasıl biliriz, nasıl tanırız?
    Hiçte zor değil. Çünkü O bilinmez, tanınmaz bir varlık değildir ki. Bir insan, kendisine şah damarından yakın olan Allah'ı bilemez, tanımaz ise, bu. insan peşinen kendisini bilemiyen, tanıyamıyan bir hâle düşmüş demektir.
    Yüce Allah'ı bilmenin, O'na inanmanın ve O'nu tanımanın yolu üçtür. Bu üç ana noktayı hem dağdaki çoban ve hem de bir devletin başı durumunda olan adam anlar.
    Kur'an-ı Kerim'in nazil olduğu dönemde yaşayan ve Kitabımıza ilk olarak muhatap olan insanlar, Allah'ı bir mefhum, bir ıstılah olarak biliyorlardı. Bunun ötesinde bir bilgileri yoktu. Sadece zihinlerinde bir Allah mefhumu mevcuttu. Özellikleri nelerdir? Ne yapar, ne iş görür? Faaliyet alanı neresidir? Niçin karışır? Hususiyetleri, nitelikleri nelerdir?
    İşte bu sorular hep zihinlerine takılıyordu.
    Allah (c.c) kendisini insanlara bildirmek, tanıtmak için Allah mefhumunu izah etmeye başladı. Bu izah etme şekli sistematik bir yapı olarak eserlere zamanla yerleşmiş oldu:
    Rabb olarak Allah,
    İlah olarak Allah ve
    İsim ve sıfat olarak Allah. Allah'ımız kendisini insanlara üç yönden anlatıyordu.

    RABB OLARAK ALLAH (c.c):
    Allah, bu kâinatı tek başına yaratmıştır. Yarattığı her şeyin tek sahibi de O'dur. Diriltir, yaşatır ve öldürür. Sadece hükmeden O'dur.
    Özet olarak söyleyecek olursak:
    Rabb olarak Allah (c.c):
    1) Benzeri olmayandır,
    2) Yaratma ve emretme sahibidir,
    3) Terbiye eder, idare eder ve yönetir.
    4) Rızık verir, her şeye ve herkese hükmeder.
    Dört maddede özetlediğimiz bu özellikleri kendisinde toplayan varlık ancak Allah'tır. Öyle ise biz müslümanlar rahatlıkla diyebiliriz ki:
    - Bizim Allah'ımız, aynı zamanda bizim Rabbimizdir de.
    - Veya Rabbimiz, bizim Allah'ımızdır.
    Allah'ımızın Rabblık vasfinı, müşrikler bile kabul etmişlerdir. Yani o dönemin Ebu Cehil'i Allah'ın Rabbhk yönüne itiraz etmemiştir. Mesela: Zuhruf suresinin 87. ayeti, onları yaratan kimdir? diye sorulsa, hemen, Allah'tır, diye cevap verdiklerini anlatır.
    Peki arzı, semayı, güneşi kim yarattı? Cevap: Allah (c.c) (Ankebut: 61)
    Semadan yağmuru kim indirir? Cevap: Allah (c.c) (Ankebut: 63)
    İşi düzene koyup, kim yönetiyor? Cevap: Allah (c.c) (Yunus suresi: 31)
    Görülüyor ki ayetlerin suallerini cevaplandıran insanlar müşrik insanlardır. Ve cevaplan hep "Allah" olmuştur. Yani Allah'ı rabb olarak kabul etmişlerdir.
    Ama iş bununla bitmiyor ki. Allah (c.c), Rabbdır, Rabb olmaya da; aynı zamanda ilâhtır da.

    İLAH OLARAK ALLAH (c.c):
    İşte insanların çoğunun kâfir olduğu, dinden çıktığı ve Allah'a şirk koştuğu husus buradadır. Yani Allah'ın ilâh olarak kabul edilmemesinde. Eğer insan, kalple veya sözle veya amelle Allah'ın ilâhlığını kabul etmezse bu adam müşriktir.
    Allah'ı ilâh olarak da kabul etmiş olanlar, Yüce Allah'a kalp ve azalar ile ve kendisinin belirlediği ibadet şekilleriyle ibadet etmek mecburiyetindedirler.
    Allah'ı ilâh olarak kabul edenler, zahiri ve batini tüm ibadetlerini sadece Allah için yaparlar. Hiç bir ibadeti Allah'tan başkası için yapmazlar.
    Şimdi özet olarak şu gerçeği görmemiz lâzım. Bir insan inandığı Allah'ı, Rabb kabul ettiği gibi, ilâh da kabul etmesi gerekir. Öyle ise ilah olarak Rabbimizin hususiyetleri nelerdir?
    1) Tüm ihtiyaçları giderir,
    2) Çalışanların karşılığını O verir,
    3) İnsana sükunet yani; huzur verir,
    4) Ancak kendisine ibadet ve dua edilir,
    5) Koruyucu olarak ancak O vardır.
    6) Tanzim edilen ve teşbih edilen sadece O dur.
    Yukarıda altı madde olarak özetlediğimiz hususiyetler, Allah'ımızı İlâh olarak anlatan özelliklerdir. Bu özellikleri kim kabul etmez ise bilsin ki o insan Allah'a ortak koşmaktadır.
    Biri dese ki, ben Allah'ın Rabblık yönünü kabul ediyorum, amma, ilâhlık yönü beni bağlamaz. İşte bu adam müşriktir.
    Veya "Ben Allah'ın ilâhlık yönünü kabul ettim ama, Rabblık yönü bana göre değil" o da müşriktir.
    Şimdi diyebiliriz: Bizim Allah'ımız, aynı zamanda bizim İlâhımızdır.
    Allah'ımız, hem Rabbimiz ve hem de ilahımızdır.
    Günümüzdeki ateistleri, inkarcıları, hatta lâik zihniyeti hangi tarafa yerleştirmek lâzımdır, onu siz çözün.
    Allah'ımız Rabb ve ilâh olarak kendisini işte böyle bildiriyor. Acaba iş burada bitiyor mu? Hayır. Üçüncü bir husus kaldı. O husus da bilinmeli ki, insan tam olarak Allah'a inanmış olsun. İnanmış olsun ki O'nun kelamını sözlerini, vahyini baş tacı yapsın.


    İSİM VE SIFAT OLARAK ALLAH (c.c):
    Allah'ın (c.c) kendisine has bir takım isim ve sıfatlan vardır. Kendisine layık olan isim ve sıfatlan ve kendisine layık olmayan isim ve sıfatlan bir bir saymıştır. Müslüman insana düşen vazife eksiltmeden ve fazlalaştırmadan bu güzel isim ve sıfatlan kabul etmektir.
    Tüm varlıklar, Allah'ımızın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Mesela, Allahımız konuşur. Onun konuşması kelâm sıfatıdır. Kulların konuşmasına benzemez. Allah'ımızın konuştuğunun belgesi, Kur'an-ı Kerimdir. Kur'an Allah kelâmıdır.
    Aynen bunun gibi, tüm varlık O'nun zatinin değil, isim ve sıfatlarının tecellisidir. Dağ, taş, toprak, çiçek, yağmur, ırmak, göl, bulut, şimşek, ot, ekin, su, el, ayak, baş, göz, uzuvlar. Evet bütün bunlar Rabbimiz ve İlâhımız olan Allah'ın isimlerinin tecellisidir.
    Bütün varlıklar Rabbimize tam bir itaatla ibadet etmektedir. Hayvan kuş, bitki, canlı ve cansız varlıkların hepsi için ibadet etmek mecburdur. Ancak insan hariçtir. Hiç bir varlık fıtratı dışına çıkıp Allah'a isyan etmezken, İnsan bu güce sahip olarak yaratılmıştır, ve imtihan halindedir.
    İşte Rabbimizi yakinen tanımanın üç yolu. Rububiyette, Uluhiyette, isim ve sıfatlarda Allah'ı bilmek ve O'na, Onun kabul edeceği, şekilde inanmak.

    ABDULLAH BÜYÜK




  2. 2
    fecr
    Özel Üye

    --->: Allah'ı (c.c.)Yakinen Tanımak İstermisiniz?

    Reklam



    sAĞOL aygen Allah raı oslsun ;)








  3. 3
    aygen
    Bayan Üye
    Allah cümlemizden razı olsun







  4. 4
    aSsude
    Usta Üye
    Eline sağlık aygen Allah (c.c) razı olsun.

  5. 5
    selametler
    Emekli
    Risale-i nur tavsiye ederim:)

    Altıncı Mesele

    Risale-i Nur’un çok yerlerinde izahı ve kat’î hadsiz hüccetleri bulunan iman-ı billâh rüknünün binler küllî bürhanlarından birtek bürhana kısaca bir işarettir.
    Kastamonu’da lise talebelerinden bir kısmı yanıma geldiler. "Bize Hâlıkımızı tanıttır; muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar" dediler.
    Ben dedim:
    Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusuyla mütemadiyen Allah’tan bahsedip Hâlıkı tanıttırıyorlar. Muallimleri değil, onları dinleyiniz.
    Meselâ, nasıl ki mükemmel bir eczahane ki, her kavanozunda harika ve hassas mizanlarla alınmış hayattar macunlar ve tiryaklar var; şüphesiz gayet maharetli ve kimyager ve hakîm bir eczacıyı gösterir.
    Öyle de, küre-i arz eczahanesinde bulunan dört yüz bin çeşit nebatat ve hayvanat kavanozlarındaki zîhayat macunlar ve tiryaklar cihetiyle bu çarşıdaki eczahaneden ne derece ziyade mükemmel ve büyük olması nisbetinde, okuduğunuz fenn-i tıb mikyasıyla, küre-i arz eczahane-i kübrasının eczacısı olan Hakîm-i Zülcelâli, hatta kör gözlere de gösterir, tanıttırır.
    Hem, meselâ, nasıl bir harika fabrika ki, binler çeşit çeşit kumaşları basit bir maddeden dokuyor; şeksiz, bir fabrikatörü ve maharetli bir makinisti tanıttırır.
    Öyle de, küre-i arz denilen yüz binler başlı, her başında yüz binler mükemmel fabrika bulunan bu seyyar makine-i Rabbâniye ne derece bu insan fabrikasından büyükse, mükemmelse, o derecede, okuduğunuz fenn-i makine mikyasıyla, küre-i arzın Ustasını ve Sahibini bildirir ve tanıttırır.
    Hem meselâ, nasıl ki, gayet mükemmel bin bir çeşit erzak etrafından celb edip içinde muntazaman istif ve ihzar edilmiş depo ve iaşe ambarı ve dükkân şeksiz, bir fevkalâde iaşe ve erzak mâlikini ve sahibini ve memurunu bildirir.
    Öyle de, bir senede yirmi dört bin senelik bir dairede muntazaman seyahat eden ve yüz binler ve ayrı ayrı erzak isteyen taifeleri içine alan ve seyahatiyle mevsimlere uğrayıp, baharı bir büyük vagon gibi, binler ayrı ayrı taamlarla doldurarak, kışta erzakı tükenen biçare zîhayatlara getiren ve küre-i arz denilen bu Rahmânî iaşe ambarı ve bu sefine-i Sübhâniye ve bin bir çeşit cihazatı ve malları ve konserve paketleri taşıyan bu depo ve dükkân-ı Rabbânî, ne derece o fabrikadan büyük ve mükemmel ise, okuduğunuz veya okuyacağınız fenn-i iaşe mikyasıyla, o kat’iyette ve o derecede küre-i arz deposunun Sahibini, Mutasarrıfını, Müdebbirini bildirir, tanıttırır, sevdirir.
    Hem nasıl ki dört yüz bin millet içinde bulunan ve her milletin istediği erzakı ayrı ve istimal ettiği silâhı ayrı ve giydiği elbisesi ayrı ve talimatı ayrı ve terhisatı ayrı olan bir ordunun mucizekâr bir kumandanı, tek başıyla bütün o ayrı ayrı milletlerin ayrı ayrı erzakların ve çeşit çeşit eslihalarını ve elbiselerini ve cihazatlarını, hiçbirini unutmayarak ve şaşırmayarak verdiği o acip ordu ve ordugâh, şüphesiz, bedahetle o harika kumandanı gösterir, takdirkârâne sevdirir.
    Aynen öyle de, zemin yüzünün ordugâhında ve her baharda yeniden silâh altına alınmış bir yeni ordu-yu Sübhânîde nebatat ve hayvanat milletlerinden dört yüz bin nev’in çeşit çeşit elbise, erzak, esliha, talim, terhisleri gayet mükemmel ve muntazam ve hiçbirini unutmayarak ve şaşırmayarak, birtek kumandan-ı âzam tarafından verilen küre-i arzın bahar ordugâhı, ne derece mezkûr insan ordu ve ordugâhından büyük ve mükemmel ise, sizin okuyacağınız fenn-i askerî mikyasıyla dikkatli ve aklı başında olanlara o derece küre-i arzın Hâkimini ve Rabbini ve Müdebbirini ve Kumandan-ı Akdesini hayretler ve takdislerle bildirir ve tahmid ve tesbihle sevdirir.
    Hem nasılki bir harika şehirde milyonlar elektrik lâmbaları hareket ederek her yeri gezerler. Yanmak maddeleri tükenmiyor bir tarzdaki elektrik lâmbaları ve fabrikası, şeksiz, bedahetle elektriği idare eden ve seyyar lâmbaları yapan ve fabrikayı kuran ve iştial maddelerini getiren bir mucizekâr ustayı ve fevkalâde kudretli bir elektrikçiyi hayretler ve tebriklerle tanıttırır, yaşasınlar ile sevdirir.
    Aynen öyle de, bu âlem şehrinde, dünya sarayının damındaki yıldız lâmbaları, bir kısmı kozmoğrafyanın dediğine bakılsa küre-i arzdan bin defa büyük ve top güllesinden yetmiş defa sür’atli hareket ettikleri halde, intizamını bozmuyor, birbirine çarpmıyor, sönmüyor, yanmak maddeleri tükenmiyor. Okuduğunuz kozmoğrafyanın dediğine göre, küre-i arzdan bir milyon defadan ziyade büyük ve bir milyon seneden ziyade yaşayan ve bir misafirhane-i Rahmâniyede bir lâmba ve soba olan güneşimizin yanmasının devamı için, her gün küre-i arzın denizleri kadar gazyağı ve dağları kadar kömür veya bin arz kadar odun yığınları lâzımdır ki sönmesin. Ve onu ve onun gibi ulvî yıldızları gazyağsız, odunsuz, kömürsüz yandıran ve söndürmeyen ve beraber ve çabuk gezdiren ve birbirine çarptırmayan bir nihayetsiz kudreti ve saltanatı, ışık parmaklarıyla gösteren bu kâinat şehr-i muhteşemindeki dünya sarayının elektrik lâmbaları ve idareleri ne derece o misâlden daha büyük, daha mükemmeldir; o derecede, sizin okuduğunuz veya okuyacağınız, fenn-i elektrik mikyasıyla, bu meşher-i âzam-ı kâinatın Sultanını, Münevvirini, Müdebbirini, Sâniini, o nuranî yıldızları şahit göstererek tanıttırır, tesbihatla, takdisatla sevdirir, perestiş ettirir.
    Hem meselâ, nasıl ki bir kitap bulunsa ki, bir satırında bir kitap ince yazılmış ve herbir kelimesinde ince kalemle bir sûre-i Kur’âniye yazılmış. Gayet mânidar ve bütün meseleleri birbirini teyid eder ve kâtibini ve müellifini fevkalâde maharetli ve iktidarlı gösteren bir acîp mecmua, şeksiz, gündüz gibi kâtip ve musannifini kemâlâtıyla, hünerleriyle bildirir, tanıttırır. Mâşâallah, bârekâllah cümleleriyle takdir ettirir.
    Aynen öylede, bu kâinat kitab-ı kebîri ki, birtek sayfası olan zemin yüzünde ve birtek forması olan baharda, üçyüz bin ayrı ayrı kitaplar hükmündeki üç yüz bin nebatî ve hayvanî taifeleri beraber, birbiri içinde, yanlışsız, hatasız, karıştırmayarak, şaşırmayarak, mükemmel, muntazam ve bazan ağaç gibi bir kelimede bir kasideyi ve çekirdek gibi bir noktada bir kitabın tamam bir fihristesini yazan bir kalem işlediğini gözümüzle gördüğümüz bu nihayetsiz mânidar ve her kelimesinde çok hikmetler bulunan şu mecmua-i kâinat ve bu mücessem Kur’ân-ı ekber-i âlem, mezkûr misaldeki kitaptan ne derece büyük ve mükemmel ve mânidar ise, o derecede sizin okuduğunuz fenn-i hikmetü’l-eşya ve mektepte bilfiil mübaşeret ettiğiniz fenn-i kıraat ve fenn-i kitabet geniş mikyaslarıyla ve dürbün gözleriyle¦bu kitab-ı kâinatın Nakkaşını, Kâtibini hadsiz kemâlâtıyla tanıttırır, Allahu Ekber cümlesiyle bildirir, Sübhânallah takdisiyle tarif eder, Elhamdülillâh senâlarıyla sevdirir.
    İşte bu fenlere kıyasen, yüzer fünûndan her bir fen, geniş mikyasıyla ve hususi aynasıyla ve dürbünlü gözüyle ve ibretli nazarıyla bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelâlini esmâsıyla bildirir, sıfâtını, kemâlâtını tanıttırır.
    İşte bu muhteşem ve parlak bir bürhan-ı vahdaniyet olan mezkûr hücceti ders vermek içindir ki, Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan çok tekrarla, en ziyade -1- ve -2- âyetleriyle Hàlıkımızı bize tanıttırıyor, diye o mektepli gençlere dedim. Onlar dahi tamamıyla kabul edip tasdik ederek "Hadsiz şükür olsun Rabbimize ki, tam kudsî ve ayn-ı hakikat bir ders aldık. Allah senden razı olsun" dediler.

    1 Gökleri ve yeri yarattı. En’âm Sûresi, 6:1.

    2 Göklerin ve yerin Rabbi. Ra’d Sûresi, 13:16.


  6. 6
    Ziyaretçi
    Ben de risele i nurları satın almak istiyorum. Türkçesini nasıl yapabilirim ve fiyatları nedir.

  7. 7
    Hakan
    Administratör
    Ben de risele i nurları satın almak istiyorum. Türkçesini nasıl yapabilirim ve fiyatları nedir.
    Bütün kitapçılardan temin edebilirsiniz fiyatları 180 lira civarında.

+ Yorum Gönder
allahı nasıl tanırız,  allahi nasil taniriz,  rabbimizi nasıl tanımalıyız,  allahı nasıl tanımalıyız,  allahı nasıl tanıyabiliriz
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi