Konya Geleneksel Halı Sanatı

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve İç Anadolu Bölgesi Bölümünden Konya Geleneksel Halı Sanatı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    Reklam

    Konya Geleneksel Halı Sanatı

    Reklam



    Konya Geleneksel Halı Sanatı

    Forum Alev
    Konya Geleneksel Halı Sanatı
    konya ve yöresi halı sanatı - konya geleneksel el sanatı - konya ve yöresi halı motifleri - konya yöresi dokumalarında hayvan postu motifi



    Anadolu-Türk halıcılığının merkezi sayılan Konya ve yöresi Türk Halı Sanatı Tarihi içinde, motifleriyle de dikkat çekici özelliklere sahiptir. Bu motiflerden birisi de “hayvan postu” motifi’dir.

    Türk Sanatı Tarihinde hayvan postu desenli halılar bulunduğu gibi düz dokuma yaygılar da vardır: Sayıları fazla olmamakla birlikte, mevcut örneklerinden sanki Konya yöresinde çok kullanıldığı gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır.

    “Posta oturmak, postnişin olmak” gibi deyimler Türk Kültür Tarihinde değişik anlamlar ifade eder. Halı veya düz dokumalarda görülen post motifi de yine mitolojik anlamlarla yüklüdür.
    Türk Halı Sanatı Tarihinde kullanılan halı motiflerini üç ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; insanların çevrelerinde gördüğü ev, araba, at, köpek, çiçek, böcek gibi günlük kullanım eşyaları, hayvan ve bitkiler ile, tarihten gelen veya tarihi eserler üzerinde gördükleri aslan motifi, rumî deseni gibi tarihi konular ve mitolojik yaratıklardan esinlenerek geliştirilen süslemeler ve İlk ve Ortaçağ dinî inanışlarından kaynaklanan, özelde de İslamî karakterli dinî motiflerdir.

    Eskiden de muhtemelen bugünkü gibi, evde halı dokuyan kadının eşi dışarıda taş ustası veya duvar yapımcı olarak çalışmaktaydı. Herhangi bir bina üzerindeki süslemeyi yapan erkeğin bildiği süslemeleri eşine de öğretmesi, halı dokuyan kadının da bildiği süslemeleri kocasına göstermesi gayet normaldir. Belki de bu nedenle bugün çevremizde gördüğümüz tarihi eserler üzerindeki motiflerin halı, düz dokuma yaygı vb. dokumalar üzerinde de yer almaktadır. Hattâ, Osmanlı döneminde dokumacı esnafının işini evde eşine anlatması, loncalarda tasarlanan süslemelerin eve getirilmesi hatta, birlikte halı ya da kumaş deseni tasarlamaları bile mümkündür. Bunun içindir ki eski halı, düz dokuma ve kumaş dokumaların desenleri birbirine benzemektedir. Bu aynı zamanda geleneğin bugünlere ulaşmasını da sağlamıştır.

    KONYA YÖRESİ DOKUMALARINDA HAYVAN POSTU MOTİFİ

    Ortaasysa ve Anadolu-Türk kültüründe “post sahibi olmak, posta oturmak (postnişin olmak), postuna bürünmek” gibi tasavvuf kökenli gelenekler çok yaygındır. Tarikat şeyhlerine ve bilhassa Mevlevi şeyhlerine “posta oturan” anlamında, “post-nişin” denirdi (M. Önder, 1999, 302-308). Özellikle Tasavvuf inancında ve bu çevrelerin etrafında gelişen Tasavvuf Edebiyatında bu konular çok önemli ve o günün toplum hayatındaki etkileri de çok büyüktü; bir bakıma toplımun yaşama şekliydi (A. T. Karamustafa, 2005, 61-88; O. Türer, 2005, 207- 246). Bu bağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte, Tekkelerin ve Sufi Tarikatlarının 1925 yılında kapatılmasına rağmen, bugün Osmanlı geleneğinin hüküm sürdüğü Anadolu’daki kimi geleneklerde, ata sözlerinde ve inançlarda bazen gizli, bazen açık bir şekilde yaşamaya devam etmektedir (Osmanlı Toplumunda Tasavvuf ve Sufiler, 2005; Tarihten Teolojiye İslam İnançlarında Hz. Ali, 2005; F. De Jong, 2005, 251-276.). Ayrıca, tüm tasavvuf inançlarında post kullanımı ve post ile ilgili sembol ve motifler vardır (Ö. T. İnançer, 2005, 115-171; N. Atasoy, 2005, 173-202; F. De Jong, 2005, 263-276).

    Anadolu-Türk halı veya düz dokumalarının desenleri arasında, eskiden olduğu gibi, bugün de hayvan ve hayvan postu motifi görülür: Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan halı ve düz dokuma örneklerine göre hayvan motifinin gerçeğine benzemesi şart değildir. Gerek Türk düğümünün karakteri, gerekse İslâmiyetin getirdiği figür yasağı nedeniyle (M. Ş. İpşiroğlu, 2005) hayvanlar daima gerçeğine yakın bir şekilde, sitilize edilerek veya üslûplaştırılarak tasvir edilmiştir: Tek başına duran, karşılıklı oturan veya sırt sırta vermiş hayvanlar, bazen de hayvan çiftleri (Alayhan’ın taç kapısındaki tek başlı çift gövdeli aslan figürü gibi- B. Deniz, 2005, 203-216) biçiminde tasvir edilmiştir. Son yıllarda bulunan hayvan figürlü Selçuklu halılarında karnındaki yavrusuyla birlikte tasvir edilen örnekler de vardır (O. Aslanapa, 1997, 10-17). Hayvan figürü o kadar sık ele alınmıştır ki Anadolu-Türk halılarıyla uğraşan Sanat Tarihçiler ve halı uzmanları tarafından XIV-XV. yy. Beylikler Dönemi Halılarına, “Hayvan Figürlü Anadolu Halıları” adı verilmiştir (K. Erdmann, tarihsiz).

    XVI-XVII. yüzyıl Türk Halı Sanatı Tarihinde “Beyaz Zeminli Uşak Halıları (Kuşlu halılar, ejder figürlü halılar ve beyaz zeminli Halılar)” ve “Hayvan Postu Motifli Halılar” adıyla anılan iki halı grubu vardır (Ş. Yetkin, 1975, 93). Bunlardan Beyaz eminli Halıllar zeminin beyaz verilişi bakımından, post desenli halılarla bir benzerlik gösterir. Ancak, Post Desenli Halılar zemini kesilmiş bir hayvanın vücuduna benzeyen bir desenle belirlenmesi ve zeminin beneklerle süslenmesi bakımından başlıbaşına özel bir nitelik taşır: Bu özelliği Ortaasya-Türk kültüründe, hayvan-ata kültünün (ogun) gelişimi ve bunun Anadolu Türk Kültürüne yansıması ve devamı bakımından son derece önemlidir. Bu nedenle de Anadolu- Türk Halı Sanatı Tarihinde, Türk Sanat Tarihçilerin dikkatini çekmiş ve 1953 yılından beri Türk Halı Sanatı Tarihi’nde ayrı bir konu olarak ele alınmış ve tek başına Türk Halı Sanatı Tarihi’ne girmiştir (O. Aslanapa, 1953, 31-36).

    Anadolu-Türk halı ve düz dokumalarında post motifi başları kesik, bacak ve kolları yana açık halde ve post şeklinde (tüylü-havlı) verilir. Bazen bacakların sayısı, süsleme ve sembolik maksatlarla fazla gösterilebilir. Özellikle halılarda tüyler (hav) benek şeklinde görünür. Eski metinlerde “penekli halı” diye anılan bu örnekler günümüzde halı ve düz dokuma ile uğraşanlarca çoğu kez yanlış değerlendirilmiş, post ile beneği (penek) bağdaştıramayanlarca, bugüne değin, “puanlı” (Fr. le point) vb. uydurma isimlerle adlandırılmıştır. Halbuki bugün bile Anadolu’da halk arasında bu tür motifle süslü halılar “post desenli halı” veya “benekli halı” diye anılmaktadır.
    Konya, Anadolu’nun Türkler tarafından vatan (1071) ve başkent yapılmasından bu yana halı, düz dokuma ve kumaş dokuma merkezidir. Bugün Konya ve ilçelerinde halı ve düz dokuma geleneği hâlâ sürmektedir. Özellikle Karapınar, Ereğli ve Keçimuhsine (Keçimusla) çevresi halı ve düz dokumalarında insan, hayvan ve post motifi dokuma geleneği çok yaygındır: İnsan genellikle elibelinde şeklinde verilir. Özellikle cicim ve zili teknikli dokumalarda daha fazla görülür.

    Zililer üzerindeki insan motifi bazen tüm zemini kaplayan “koç başı”, bazen de tüm zemini dolduran “eli belinde” motifi şeklinde görülür. “Omuzlu namazla” denilen örneklerde ise, tülü dokumalardakine benzeyen, üst üste dizilmiş insanı andıran bir motif biçiminde dokunur. Keçimuhsine çevresinde dokunan “hataplı halı”lar ise tüm Konya çevresinin özgün bir motifidir; Keçimuhsine dışında Karapınar, Arısama çevresinde de çok görülür (H. M. Hidayetoğlu, 2007).

    Anılan yörelerde bugün de hayvan motifi daha yaygın olarak karşımıza çıkar. Bazen halı veya düz dokumanın zeminini, bazen de kenar sularını doldurur. Konya’nın ileri gelenelerinden merhum Sefa Odabaşı’nın, 1998 yılında Selçuk Üniversitesi, Selçuklu Araştırma Enstitüsü’nün düzenlediği bir sempozyumda, şifahen “kendi koleksiyonu arasında bulunduğunu” söyelediği ve yayınlanması ricasıyla bize fotoğrafını verdiği Ereğli yöresine ait bir halıdaki figür oldukça ilginçtir (Konya Yörsi dokumalarında hayvan motifi isimli bir çalışmamız yayına hazır hale getirilmiştir): Halının zemininde verilen figür kaplumbağa şeklindedir. Yayvan bir şekilde zemini dolduran figür dört bacaklı ve yürür halde tasvir edilmiştir (Turkısh Handwoven Carpet, 1987, Code: 0575). Halkın “akrep” dediği örnekler, çok kollu ve korkunç bir yaratık şeklinde işlenir. Köpek motifi daha ziyade yastıklar üzerinde kullanılır. Bugün daha çok Karapınar’a bağlı Arısama Kasabası çevresinde yaygındır (B. Deniz, 1987, 9-15).

    Post motifi ise eski örneklerde daha ziyade halılarda, yeni örneklerde ise daha çok kilimlerde karşımıza çıkar. Halılarda zeminde işlenen bu motif kilimlerde kenar suyu üzerinde görülür. Eski kilimlerde henüz örneğine rastlamadığımız bu süsleme yeni dokunan halılarda da vardır fakat yeni örnekler gayet üslûplaştırılmış halde verilir. Eskiyi bilmeden yenisini tanımak neredeyse mümkün değildir.



    Post motifi koyun veya kutsal olduğuna inanılan hayvanın postunun çıkartılarak, bacaklarının dört yöne açılmış ve gerdirilmek suretiyle yere serilmiş veya duvara asılmış şekline benzer biçimde tasvir edilir. Baş kısmı boyun hizasında görünür ve koç başı deseni şeklinde tasvir edilir. Ayaklar diz hizasında kesilmiştir. Motifin üzeri havlıdır ve havlar benek şeklinde işlenir. Bazen süsleme amacıyla yanlarda kalan boşluklara da, yan yana dizilmiş, bir veya birden fazla koç başı motifi işlenir. Kenar suları dokundukları dönemin desenleriyle bezenir. Zeminin beyaz verilmesine karşılık kenar suları daima renkli ve dokunduğu yüzyıla özgü desenlerle süslennir


    Konya civarında düz dokumalar üzerinde görülen post motifi genellikle kenar suyu üzerinde yer alır: Gayet üslûplaştırılmış şekilde işlenir. Motifler genellikle elibelinde ya da koç başı şeklinde bir görünüme sahiptir. Dört bacağı yanlara açılmış vaziyettedir. İçeride ise, tıpkı Selçuklu dönemi hayvan figürlü halılarına benzer şekilde (O. Aslanapa, 1997, 10-17), ikinci bir hayvan motifi daha yer alır. Gördüğümüz örneklerde içteki motif, belki tesadüfen, kurt ağzı deseni şeklindeydi. Dıştaki asıl motifle içteki desen arasında renk farklılığı vardır. Renkler gayet uyumlu verildiğinden deseni algılamak mümkün değildir. Çoğunlukla kenarları parmak deseniyle süslü kare bir alan içine yerleştirilen motifler birbirlerinden yine parmak motifleriyle ayrılmaktadır. Fon rengi, asıl motifin rengi ve içteki desenin rengi, dıştan içe doğru, yeşil, kırmızı, siyah şeklinde uyumlu bir ahenk yaratmaktadır. Bazı örneklerde ise, yine dıştan içe doğru, kırmızı, beyaz ve turuncu şeklinde dizilmektedir. Mevcut kilimlerin tamamı sedir veya yük kilimi tipindedir. Bildiğimiz örneklerin büyük bir kısmı Karapınar’a (Konya) bağlı Hotamış Kasabası çevresinde yaşayan Hotamış
    Yörüklerine aittir


    Ereğli civarında rastladığımız düz dokumalar üzerindeki post motifleri genellikle ilikli kilim teknikli dokumalarda ve kenar suyu üzerinde kullanılmaktadır: Zeminin akrep vb. hayvan figürüyle süslendiği bu örnekler, “akrepli kilim” vb. zemini süsleyen desenlerin adıyla anılmaktadır.

    Sadece Karapınar ve Karapınar’ın Aksaray sınırındaki Sultanhanı, Eşmekaya gibi kasaba ve köylerinde de görülen ve “Karapınar kilimi” diye anılan bu kilimlerde de zemin, simetrik halde ve yan yana dizilmiş birkaç post seniyle süslenmektedir. Kısa kenarları üzerinde eşkenardörtgen şeklinde baş kısımları yer almaktadır. Yine içleri geometrik şekilli hayvan desenleriyle bezenen bu örneklerin hemen hepsi de ilikli kilim tekniğine sahiptir ve yörede daha çok sedir veya yük kilimi olarak kullanılmaktadır. Kenar suları da yine geometrik desenlerle süslüdür




  2. 2
    ADVİE
    Bayan Üye

    Cevap: Konya Geleneksel Halı Sanatı

    Reklam



    konya anadolunun merkezi olan bir yerdir pek çok uygarlığe ev sahipliği yapmış pek çok kültürün izlerini taşımaktadır o sebeple dokumcılıkta bu kültürün bir parçasıdır







+ Yorum Gönder
konya yöresinin halı ve kilimler,  motifli halılar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi