Çukurova'da Türkmenler Ve Halk Oyunları

+ Yorum Gönder
Her Telden ve Halk Oyunları - Dans Bölümünden Çukurova'da Türkmenler Ve Halk Oyunları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    xRockİnGirLx
    Süper Moderator
    Reklam

    Çukurova'da Türkmenler Ve Halk Oyunları

    Reklam



    Çukurova'da Türkmenler Ve Halk Oyunları

    Forum Alev
    ÇUKUROVA'DA TÜRKMENLER VE HALK OYUNLARI

    Çukurova'da folklor (halkbilim) ya da halk kültürü deyince ilk
    olarak Türkmenlerin ve özellikle Türkmen yörüklerinin gelenek ve
    görenekleri aklımıza gelmektedir.

    Bilindiği gibi toplumların ve ulusların temellerini oluşturan halk
    kültürü konularından biri ve en başta geleni düğünler ve onların en
    önemli bölümlerinden biri olan Halk oyunlarıdır.

    İşte bunun için "Çukurova'da Türkmenler ve Halk oyunları" adlı
    bu bildirimizde önce kısaca Türkmen yörüklerinden ve onların düğün
    geleneklerinden söz açacak, sonra ağırlıklı olarak Çukurova halk
    dansları üzerindeki görüşlerimizi açıklamağa gayret edeceğiz.
    Horasan yoluyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya, oradan da
    Toros dağlarına ve Akdeniz'e kadar uzanan Türkmen yörükler,
    büyük göç dalgaları halinde Ege'den geçerek Rumeli'ye kadar
    ulaşmışlar, fakat yoğun olarak Anadolu'nun Doğu Akdeniz ve
    Çukurova yörelerinde kümelenmişlerdir. Sözünü ettiğimiz bu
    Türkmen yörüklerinden Çukurova'da Toros'larda yaşayan önemli bir
    kısmı gelenek ve göreneklerini bugün de korumakta ve bozmadan
    sürdürmektedirler.

    Yörükler, Türmenlerin kök, kabile ve aşiret adlarıyla birlikte, boy
    ve oymak adı olarak davarlarının renklerini ve aşiret başlarının
    adlarını da kullanmaktadırlar:

    Sarıkeçili, Karatekeli, Karakeçili, Kuzugüdenli, Tirkenli, Kazlı
    (Şahmanlı), Barak, Sarımahmutlu, Kadirli, Haydarlı, Bektaşlı, Saitli,
    Ali Idrisli, Hacı Kasımlı, Karakozaklı, Kara Hasanlı, Gâvurelli, Karataşlı
    gibi.

    Düğün konusuna gelince; Bütün evlenme düğünlerinde olduğu
    gibi, Türkmen yörüklerinin düğünlerinde de önce bir Nişan töreni
    vardır. Ancak Türkmenlerin Nişanları diğer toplumlardaki nişanlardan
    özel bir ayrıcalık göstermektedir. Çünkü yörüklerde Nişan, Nikâhtan
    kuvvetli bir bağ sayılmaktadır.

    Diğer toplumlarda nişan bir hazırlık dönemidir. Türkmenlerde
    nişan, nikâh gibi çok kuvvetli bir bağ sayılmakla birlikte
    nişanlanacak olan oğlan nişanda kız evine ayak basamaz. Aksi
    halde kızın kardeşleri tarafından hırpalanır, hatta döğülür.
    Yörüklerde nişan Dünür göndermekle başlar. Bu konuda kızın
    isteği önem taşıdığından önce kıza danışılır. Kızın gönlü alınır. Kız
    evet derse ondan sonra nişan hazırlıklarına başlanır, Dünür
    gönderilmesi geleneğin yerine getirilmesinden başka bir şey değildir.
    Dünür gittikten ve nişan kararlaştırıldıktan sonra oğlan tarafından
    davar kesilir, pilav dökülür ve bir çalgı eşliğinde yemekler kızın
    evine ya da obasına gönderilir. Bu yemekler kızın evinde, obasında
    büyük bir eğlence ile yenir. Yörüklerin nişanlarında yüzük, altın,
    boncuk gibi takılar da gönderilir. Fakat bu takı ya da armağanların
    gönderilmesi zorunlu sayılmaz.

    Asıl evlenme düğünleri çarşamba günü başlar. O gün çevre obalardan
    davetliler küme küme gelirler Düğüne çağırılı olanların birer
    kısır keçi getirmeleri genek gereğidir. Keçi getirenlerin düğünde
    daha başka bir itibarı olur. Tencere, sahan, bakır diğer kapkacak ve
    eşya da düğün hediyesi olarak getirilebilir. Hediye getirme zorunluluğu
    da yoktur. Hediye getiren de getirmeyen de hoş karşılanır.
    Düğün çeşitli eğelencelerle sürüp giderken aynı günün
    akşamında gelinin kınası yakılır. Kına yakılırken kadın erkek bir
    arada bulunabilir. Kına yakılırken, bütün Türk düğünlerinde olduğu
    gibi kadınlar tarafından yanık türküler söylenir. Bu yanık türkülere
    genel olarak Gelin Ağlatma Türküleri denir. Bu türküler okunurken
    kızın akrabası olan kadınlar ağlarlar. Hemen hemen bütün halk
    düğünlerimizde az çok değişik farklarla söylenen bir gelin ağlatma
    türküsü Çukurova yörüklerince de söylenmektedir :

    Çıktım Yüklüğün başına
    Bağırdım dudu kuşuna
    Doğan ayın onbeşine
    Kız anam kınan kutlu olsun
    Söyle dillerin tatlı olsun
    Atladın geçtin eşiği
    Sofrada kodun kaşığı
    Obamızın yakışığı
    Kız anam kınan kutlu olsun
    Söyle dillerin tatlı olsun.



    Türkmenlerde çeyiz sermek önemli bir konudur. Gelin kendi evinden
    ayrılıp göçmeden iki gün önce çeyiz serilir. Çeyiz, gelinin oğlan
    evine götüreceği ev eşyasına denir. Obaların kadını erkeği sergilenmiş
    olan çeyizi gezip görürler. Seyrederlerken dualar okurlar: (Allah
    mübarek elsin. Kutlu olsun, yoksul kalmasın, Allah tatlı geçim versin,
    çocukları çok ve hayırlı olsun) gibi temennilerde bulunurlar.
    Bir eve gerekli olan tüm eşyayı kız evinin getirmesi gereği, getirmesi
    geleneği sürdürülmektedir. Yalnız mutfak eşyası güveyi
    tarafından sağlanır.

    Çok çeyiz getiren kızın ünü obalarda senelerce söylenir.
    Kız (gelin) kınalı ve duvaklı olarak perşembe günü öğleye doğru
    çadırından çıkarılıp ata bindirilir. Geline, güveyi tarafından seçilmiş
    iki yenge eşlik eder. Gelin evinden ya da obasından ayrılırken
    çalgılar, yanık, acıklı ve ağlatıcı havalar çalarlar.
    Gelin obasından ayrılırken en çok söylenen türkülerden birinin
    sözleri şöyle :

    Karacaoğlan güzellerin salağı
    Severler güzeli çekerler halayı
    Kadamı alasın güzeller alayı
    Evinden ağlarken çıktı bir gelin
    Bir diğer türkünün sözleri
    Biner atın etlisine
    Gider yolun enlisine
    Muştu gelsin emmisine
    Kız anası kız anası
    Oldu güvey kaynanası

    Gelin, oğlanın obasına gitmek üzere ata binince bir düğün alayı
    düzenlenir. Düğün alayına katılanların hepsi atlıdır. Düğün alayının
    başkanlığını sağdıç yapar.

    Düğün alayı hareket ettikten sonra doğası güzel, havası temiz
    olan yerlerden geçilirken zaman zaman durularak doğa seyredilir,
    eğlenceler düzenlenir. Silâhlar patlatılır, oyunlar oynanıp halaylar
    çekilir. Düğün alayı bir şenlik grubu haline dönüşür. Yengelerin de
    seyrettikleri cirit oyunları başlar. Alay sağdıç'ın emriyle güveyin
    evine ya da çadırına doğru yürümeğe başlar. Güveyinin çadırına
    yaklaşıldığı sıralarda yol bağı yapılır. Genellikle urganla yapılan yol
    bağından hediye verilmeden geçilmez.

    Gelin güveyi evine ya da obasına gelirken de çeşitli geleneklere
    tanık olunur. Örneğin gelin atından inerken güveyinin yakın akrabalarından
    bir erkek tarafından kucaklanarak çadır kapısında bekleyen
    obanın kadınlarına teslim edilir. Obasına götürülürken gelinin
    arkasına yastıkla vurulur. Gelin çadıra girdikten sonra güveyinin
    eşyalarından çalınması geleneği vardır. Düğünde disiplini sağlamakla
    görevli sağdıç'ın başarısızlığı onun yüzüne yıllarca bir kara leke gibi
    vurulur. Bu bakımdan gençler, obanın en kabadayısını bulup sağdıç
    olarak seçerler. Sağdıcın mutlaka evli olması gerekmektedir.
    Bekârdan sağdıç olmaz.

    Bu bölgenin yörüklerinde her obanın bir düğün bayrağı vardır.
    Yörükler düğüne mutlaka bu bayraklarla gelirler.
    Güveyin çadırına çok uzun direklere iki bayrak daha dikilir. Bayraklardan
    biri çadırın sağında diğeri solurdadır. Sağındakine oğlan
    ya da güvey bayrağı, solundakine de gelin bayrağı adı verilir. Oğlan
    bayrağının altına bekâr ve yetişkin delikanlılar toplanır. Sola dikilmiş
    olan bayrağın altına da evli olan düğüncüler gelir. Her iki tarafta
    bayrak direklerinin ucuna dikilmiş elmalara delikanlılar silâhlarıyla
    nişan alarak ateş ederler. Elmayı ilk vuran armağanını alır.
    Gelinden hediye alabilmek için daha başka bir takım gelenekler
    de vardır. Gelinin indiği ata hemen sahip olunarak gelin çadırının
    içine hemen girilmek istenmesi gibi.

    Yörüklerde bir de Kekil günü vardır. Kentlerin bazılarında bugüne
    Paça günü denir. Kekil günü kadınlar günüdür. Başka obalardan da
    gelen kadınlarla birlikte çalgılar çalınır, türküler söylenir, akşama
    kadar eğlenilir. Bu gelinlerin son gelinlik bayramıdır. Bugünde gelinin
    kızlık ile gelinlik durumu incelenir, eleştirilir.

    Keki I günü ile ilgili bir türkünün sözlerinden bir dörtlük :

    Yörün güzeller yaylaya yörün
    Gelin ağlaşır da fırsat verin
    Güveğimiz gelende halı serin
    Yörün gidelim de fırsat verelim.

    HALK OYUNLARI :

    Halk oyunları üzerindeki araştırmalar, yörüklerin çok eski tarihlerde
    oynamış oldukları bir kısım oyunları günümüze kadar getirdikleri
    göstermektedir. Bu oyunlardan bazılarının Samanların dinsel
    törenleriyle ilgili olduğu da anlaşılmıştır.

    Adana halk oyunlarının önemli bir kısmı (özellikle mengiler) Pozantı
    ilçesinde, Toros yaylalarındaki Türkmen yörükleri arasında
    yaşatılmaktadır. Türkmen oyunlarından Mengiler ve Şirvani Karaisalı
    ilçesinde de yaygındır. Tufanbeyli'de Mızıka eşliğinde Çerkez oyunlarının
    oynandığı da bilinmektedir.

    Türkmen yörükleri Oğuz boylamdandır. Oğuzların boy ve soy
    adları olan Afşar, Bağdeli, Karkın, Bayındır, Salur, Ağva, Kınık,
    Bayat, Akevli, Karavli, Dudurga gibi adları bugün de boy ve soy adı
    olarak kullanılmaktadır.

    Yörükler, Türkmen aşiretlerinin davar sürüleri otlatmakla
    geçinenleridir. Onlar nerede daha iyi bir otlak bulurlarsa oraya
    göçüp konarlar. Onun için bu yörüklere konar-göçerler de denmektedir.
    Şimdi önce Adana İlimizdeki halk danslarının adlarını sayalım.

    Sonra da bazı açıklamalarda bulunalım.
    İşte Adana ili ve Çukurova yöresinde saptanabilmiş oyunların
    adları :
    Acem Halayı
    Adana Ağırlaması
    Adana bar havası
    Adana Şirvani
    Adana Üçayağı
    Bağlama
    Ceyhan Garibi
    Çelebi Halayı
    Dağlı
    Dama Vurdum bir Tepik (depik)
    Depki (Depi-Dephi)
    Demircioğlu
    Dipçik
    Dokuzlu
    Eş bulma
    Gel Gel (Telefon)
    Gelin alma
    Halebi
    Hasan Dağı
    Hollu Halayı
    Horasan Mengisi (Horasani Mengi)
    Kaba (Karaçor-Karaçör)
    Kaba Oyunu
    Kırıkhan (kırıkcan-Kırkcan)
    Kırma
    Kurdali (Kurt halayı- Kürt Halayı)
    Mengi
    Oymak Halayı
    Öteyüz Üçayağı
    Pekmez
    Sandalcıoğlu
    Sarhoş
    Serçe
    Sin- sin
    Sürek Halayı
    Şenola Düğün Şenola
    Şirvani
    Telefon (Gel Gel)
    Temra (Temurağa-Timurağa)
    Toros Mengisi
    Türkmen Halayı
    Üçayak (Üçayaklı Halay)
    Yağlı Kenar

    Bugün artık bölgesel ve yerel oyunlar okullarda ve derneklerde
    öğretilen oyunlar aracılığı ile bütün illerimize yayılmış durumdadır.
    Örneğin diğer doğu illerimizde daha çok görülen

    Köroğlu
    Kürdün Kızı
    Hoşbilezik
    Görgeninin Gazeli ve
    Maraş Dokuzlusu

    gibi oyunlar Adana ilinde de oynanmaktadır.
    Çukurova Halk Danslarımız hakkında bazı bilgiler: Bugün bazı
    danslarımız hakkında pek çok bilgiye sahip olduğumuz halde
    bazı bölge oyunlarımızın ancak adlarını saptayabilmiş durumdayız.
    Çukurovanın dansları hakkında da bazı bilgiler toplanabilmiş,
    fakat bir kısım dansların da ancak adları saptanabilmiştir. Bununla
    birlikte elimizdeki bilgilerden yararlanarak bölge dansları hakkında
    ilke niteliğinde birkaç görüş ortaya koyabiliriz :

    1- Bu bölgede başta Türkmenlerin oyunları olmak üzere toplu
    danslar kız-erkek bir arada yürütülmektedir.
    2- Toplu olarak oynanan bu yöredeki oyunların dizi biçiminde ve
    tutunarak oynanılanlarına
    a) Depki ya Halay
    Halka biçiminde fakat tutunmadan oynanılanlarına da
    b) Mengi adı vererek onları iki ana grupta ele alabiliriz.
    3- Bölgedeki tutunarak oynanan toplu dizi oyunların
    sürdürülmesine Halay çekmek dendiği gibi Depük yada depik depmek
    de diyebiliyoruz. Bu yönüyle bölge halk oyunları bakımından
    Çukurova, Halaylar bölgesine dahil edilmektedir. Bununla birlikte
    Çukurova Halaylar yöresi içinde Mengiler bölgesi olarak da ele
    alınabilir. Çünkü kasaba ve kentlerde hora biçiminde oynanan oyun
    lara Halay ya da Depki, özellikle Toros yörükleri arasında daire ya
    da halka biçiminde tutunmadan yürütülen toplu oyunlara da Mengi
    denmektedir. Mengilerin karşılıklı iki sıra halinde oynandığı da sap
    tanmıştır.

    Şimdi yörede çok sevilip oynanan bir kaç oyun hakkında genel
    bilgiler vererek konuşmalarımıza son vermek istiyoruz.

    Gelgel: Bu halk dansı bugün gençler arasında daha çok telefon
    adıyla bilinip oynanmaktadır. Halbuki biz bu oyunun henüz telefonun
    çok yaygın olmadığı, hatta icad edilmediği zamanlardan geldiğini
    tahmin ediyoruz. Nitekim estetik bir dans olan ve karşılıklı iki sıra
    halinde yürütülen bu oyunda dramatik bir unsurla da karşılaşıyoruz.
    Genellikle kız-erkek iki sıra halindeki oyuncular, el işaretleriyle ve
    gel gel diyerek birbirlerini çağırdıklarına tanık oluyoruz. Gerçi bu bir
    davettir, çağırı'dır ama telefın'u simgeleyen hiç bir hareket ya da
    figür yoktur.

    Kaba : Kaba adlı halk dansı bir çeşit ağır halaydır. Ancak diğer
    halaylardan farklı bir özelliği vardır. Halaylar genellikle ağır başlayıp
    yavaş yavaş, bölüm bölüm hızlılaşırlar. Ağır bir halay türü olan Kabada
    ise hızlılaşma gibi bir tempo değişikliği yoktur. Kaba oyunu
    hangi tempo ile başlamışsa o tempo ile sürdürülüp bitirilmektedir.
    Mengi : Çukurova Türkmenlerinin halka biçiminde düzenlenerek
    birbirlerine tutunmadan yürüttükleri bir toplu dans türüdür. Türkmen
    Halayı adı bu oyuna yakıştırılmış sanılmaktadır. Çünkü halaylar tutunarak
    oynanan toplu dizi oyunlarıdır. Bazı aşiretlerde bu oyuna Horasan
    Mengisi ya da Horasanı' Mengi de denmektedir. Bu
    Türkmenlerin Anadolu'ya Horasan'dan geldiklerinin bir kanıtı olarak
    kabul edilmektedir. Türkmenler. Horasan mengisinde olduğu gibi,
    danslarını çalışma hayatında birlikte oldukları bacı ve kardaşlarıyla
    yani kadın-erkek bir arada yürütmektedirler.
    Temra : Temra oyunu Temurağa'nın değişik bir biçim de
    söylenişinden başka bir değildir. Tamurağa oyunu bilindiği gibi Orta
    ve Doğu Anadolu'da pek çok yaygın olarak oynananlardan biridir.
    Şenola Düğün Şenola : Genellikle kızların oynadıkları türkülü bir
    oyundur. Toplu olarak sürdürülen bu oyun bölgede çok tutulmakta
    ve sevilerek oynanmaktadır.
    Oyunlara Eşlik Eden Çalgılar:
    Adana yöresinde halk oyunlarına eşlik eden çalgılar şunlardır :
    Açık havada hemen hemen tüm oyun ya da danslara davul-zurna
    eşlik etmektedir. Oyunlara eşlik eden sazlar arasında saz, kaval
    (düdük), deplek (tef) ve darbuka da yer almaktadır.





  2. 2
    AYKIZ
    Bayan Üye

    Cevap: Çukurova'da Türkmenler Ve Halk Oyunları

    Reklam



    türkiye çok fazla milletin ve çok farklı kültürlerin bir arada buluştuğu harika bir yerdir farklılıklar dahada zenginleştirirken ülkeyi dostluklar ve meraktan başlayan öğrenme duygusuda artmaktadır







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi