HAC ÇEŞİTLERİ

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Hac Bölümünden HAC ÇEŞİTLERİ ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    beşikt@ş
    Üye
    Reklam

    HAC ÇEŞİTLERİ

    Reklam



    HAC ÇEŞİTLERİ

    Forum Alev
    HAC ÇEŞİTLERİ

    Hacca niyet edenler, üç şekilde hac farizasından birini yerine getirmek için ihrama girerler. İhrama giren kişi, ya yalnız hac niyetiyle ya da yalnız umre niyetiyle veya hem hac ve hem de umre niyetiyle ihrama girer. Bunlara da, hac çeşitleri denilmiştir.[1] Bu üç çeşit hac ise İfrad, kıran ve temettü haclarıdır.



    1-Haccı İfrad

    Bu çeşit hacca niyet eden kimse, mikat mahalinde veya mikat mahalinden önce, tek bir ihramla yalnız hacca niyet eder. Haccı ifrada niyet eden kişi, hac farizasını yerine getirdikten sonra umre yapar. Bu hacca niyet eden, ihram giymeden önce güsleder ve abdest alır.

    Temiz bir ihram giyinip, güzel kokuların sürülmesi ve iki rekat namaz kılınması, ihramın sünnetlerindendir. Namazdan sonra da, hacca niyet getirerek “Allah’ım! Ben hacca niyet ettim. Bunu bana kolaylaştır ve kabul eyle” şeklinde der ve ardından da telbiye getirir. Esas olarak niyetin yeri kalptir. Peygamber (s.a.s.) gibi kişinin kıbleye yönelerek niyet getirmesi sünnettir.[1]

    Bazı âlimlere göre ihramın giyilmesinden sonra telbiye getirmek vaciptir. Ancak niyetten sonra telbiye getirmek sünnettir.[2]

    Telbiye ise şöyledir:

    لبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكْ ، لَبَّيْكَ لا شَريِكَ لَكَ لَبَّيْكْ ، إنَّ الحََْمْدَ وَالْنِعْمَةَ لَكَ وَاْلملُْك ، لا شَريِكَ لَكَ

    “Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk, inne’l-Hamde ve’l-ni’mete leke ve’l-mülk, la şerike lek”

    “Buyur Allah’ım buyur! Senin eşin ve ortağın yoktur. Bütün hamd ve nimet senin için ve tüm mülkler senindir. Senin ortağın yoktur.”

    Niyet edip, telbiye getiren kişi ihrama girmiş olduğundan ihramın yasakları onun için başlamış demektir. İhrama giren kişi neden ihrama girdiğinin bilincinde olmak zorundadır. Hacı, hâl ve hareketlerinde daha titiz davranarak, tartışma, kötü sözler ve davranışlardan kesinlikle kaçınmalıdır. Çünkü hacda işlenen sevabın derecesi gibi, işlenen günahların derecesi de aynı değildir. Haram bölgede yasaklanan şeyler yapıldığında kul gazaba daha çok düçar olur. Halbuki orası rahmet ve mağfiretin yeridir.

    Âlimler, hangi haccın edasının daha faziletli olduğu hususunda, ihtilaf etmişlerdir. İmam Şafiî’ye göre haccı ifrad, diğer hac çeşitlerinden daha faziletlidir.[3]

    Haccı ifrada niyet eden kişilere, haccı kıran veya haccı temettü için ihrama girenler gibi kurban kesmek vacip değildir. Ayrıca kurban kesmeleri ise sünnettir.

    <DIV style="mso-element: footnote-list">

    <DIV id=ftn1 style="mso-element: footnote">

    [1] İmam Nevevi, el-Idah, s.



    Cenabı Hak şöyle buyurmaktadır: “Hac ihr***** girinceye kadar umreden faydalanabilen kimseye kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir.”[1] Âyette kastedilen hacdan maksadın, Mekke’de mukim olmayanların hac aylarında, umre niyetiyle ihrama girip, umre menâsikini bitirdikten sonra hac için tekrar ihrama girmeleri olduğu konusunda âlimler ittifak hâlindedir.[2]

    Hz. İbn Abbas (r.a.)’a temettü haccı sorulduğunda O şöyle cevap vermiştir: “Muhacirler, Ensar, Peygamber Efendimizin hanımları Veda haccı’nda hacca niyet ettiler. Biz de niyet ettik. Mekke’ye gelince Resûlullah şöyle buyurdu: “Niyetinizi hacla beraber umre için yapınız. Ancak Kurban (hedy) götürmüş ve belirlemiş olan kimse (böyle yapmasın).”[3]

    Kişi, mikat mahalinde veya mikat mahalinden önce, ihramı giyer ve sadece umreye niyet ederek şöyle der:




    اللَّهُمَّ اِنيِّ أَحْرِمْتُ لَكَ الْعُمْرَةَ وَيَسِّرْها لي فَتَقَبَّلْها مِنِّي



    “Ey Allah’ım senin rızan için Umre yapmak üzere ihrama girdim. Onları benden kabul buyur.” şeklinde der ve ardından da telbiye getirir. Umre vazifesini yerine getirdikten sonra da, ihramdan çıkar. Arafat’a çıkacağı güne kadar da kendi elbisesiyle durur ve sonra Arafat’a çıkmadan önce, hac için niyet ederek:




    اللَّهُمَّ اِنيِّ أَحْرِمْتُ لَكَ الحَجَّ وَيَسِّرْهُ لي فَتَقَبَّلْهُ مِنِّي



    “Ey Allah’ım senin rızan için Hac yapmak üzere ihrama girdim. Onları benden kabul buyur.” şeklinde niyet eder ve ardından da telbiye getirir.

    Temettü haccına niyet eden kimseye mütemettü’ denir. Kelime anlamından da anlaşılacağı üzere temettü’ yapan kimse hem umre yaparak onun sevabından faydalanmış olur. Umre yaptıktan sonra ihramdan çıkarak ihramın yasakla-rından kurtulur. Böylece bazı kolaylıklardan faydalanmış olur.

    Temettü hacına niyet eden kimsenin terviye günü, yani zilhiccenin sekizinci günü ihrama girmesi daha faziletlidir denilmiştir

    Temettü haccına niyet edenler, hac ve umreyi ayrı ayrı yaparlar. Yani önce umreyi sonra da hac farizasını yerine getirirler.Mütemettü’ olanlar, Kurban bayramının birinci günü, güneş doğduktan sonra, şeytanı taşlayıp, kurbanlarını keserler ve tıraş olup ihramdan çıkarlar.[4]

    Temettü hacına niyet edenlere, Kurban bayramı günlerinde, kurban kesmeleri vacip olur.

    İmam Ahmed ise en faziletli hac şeklinin, temettü haccı olduğunu söylemiştir.[5]

    <DIV style="mso-element: footnote-list">

    <DIV id=ftn1 style="mso-element: footnote">

    [1] Bakara,



    3- Haccı Kıran

    Hac niyeti ile mikat mahalinde veya mikattan önce, hem umre ve hem de hacca tek bir niyet ve tek bir ihrama girmeye kıran haccı denir. Umre ve hacca birlikte şöyle niyet edilir:


    اللَّهُمَّ اِنيِّ أَحْرِمْتُ لَكَ بالحَجِّ وَالْعُمْرَةَ وَيَسِّرْها لي فَتَقَبَّلْهُما مِنِّي



    “Ey Allah’ım senin rızan için Hac ve umreyi birlikte yapmak üzere ihrama girdim. Bunu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur.” ardından da umre ve haccın telbiyesini birlikte getirir.

    Hanefîlere göre haccı kıran yapan kimse, Kâbe’yi tavaf eder, Safa ve Merve arasında sa’y eder ve daha sonra da ifrad haccına niyet edenler gibi, hac vazifesini yerine getirir.

    Kıran haccına niyet edenler, hem hac ve hem de umreyi birlikte yaparlar. Kurban bayramının birinci günü güneş doğduktan sonra temettü hacına niyet edenler gibi şeytanı taşlarlar ve kurbanlarını keserler, tıraş olup ihramdan çıkarlar.[1] Bu hac şekline niyet edenlere, Kurban bayramı günlerinde kurban kesmeleri vaciptir.

    İmam Ebû Hanife ve İmam Malik, haccı kıran yapmak, diğer hac şekillerinden daha efdaldır, demişlerdir.[2]

    Haccı temettü ve kırana niyet edenlerin, kurban kesecek maddî imkânları olmadığı taktirde, Arafe gününe kadar üç gün, ailesine döndükten sonra da yedi gün oruç tutmaları gerekir.

    Hac çeşitleriyle ilgili olarak fıkıh kitaplarında daha birtakım açıklama ve izahlar mevcuttur. Görüldüğü gibi, bu üç çeşit hac arasında, haccın vazifeleri açısından pek de fark yoktur. Rükün hepsinde rükün ve vacip kurbanın dışında hepsinde vaciptir. Menâsikler fazlaca değişmemektedir. Bu şekilde olmasını da hacca niyet edenlere bir kolaylık ve bir rahmet olarak telakki etmek gerekir. Burada ister umreye, ister hacca niyet edilsin, önemli olanşeyin; Kur’an’ın ifadesiyle Allah için bu ibadeti yerine getirip, umre ve haccı Allah Teâlâ için tamamlamaktır.

    Allah için tamalanan hacda kavga, cidal ve tartışma hiç olmaz ve olmamalıdır, sükünet ve hareketlilik vardır. Durmak, duraklamak ve yerinde sayma hiç yoktur. Allah için tamamlanmış bir haccın karşılığı bağışlanmadır, tevbelerin makbülüdür, ecirlerin en büyüğü olan, Allah’ın rızasını kazanıp cennetine girmeye hak kazanmadır.

    Allah’ın rızasını kazanmanın öncelikli şartı, ihlaslı olmaktır, yani niyeti halis kılmaktır. Ateşin odunu yaktığı gibi, riya ve ihlasın olduğu amelde heba olmuş demektir.

    İbadetlerde hem bedenin ve hem de ruhun birlikte insicam etmesi gerekir, ikisinin insicamıyla ancak ihlas mümkün olur. Bu da ruhun ve bedenin birlikte Allah’a tam teslimeyet içinde olmalarını gerektirir.

    Özellikle hac vazifesi yapıldığında bu uyum ve insicam sağlanmamışsa, bedenin harcayacağı güç, takat ve aşırı efor, sadece kişiye aşırı yorgunluk ve ibadetten bıkkınlık verir.

    Hacca giderken, gönül dünyalarını beraberinde götürmeyenler, maddî gözle görelebilecek şeylerin dışında, manevî hissiyat ve duygulardan uzakta kalmışlar demektir. Gönüllerini oraya götürenler ise, dönüşlerinde bedenlerini geri getirirken, mutlaka gönülleri güllerle kalır, kutsal ve emin beldelerde iskan ederler.



  2. 2
    Rebiulevvel
    Üye

    --->: Hac çeşitleri

    Reklam



    Teşekkürler Paylaşımlarınız için







  3. 3
    munzir
    Üye
    Hac bilgileri için Allah(cc) Senden Razı Olsun Kardeşim







  4. 4
    mum
    Özel Üye
    HACC'IN ÇEŞİTLERİ



    Hac; farz, vacib ve sünnet olmak üzere üç kısma ayrılır. Gerekli şartlara sahip olan her müslümana ömründe bir defa hac etmesi farzdır. Hac yapmayı adayan kimsenin hac etmesi vaciptir. Yine, başlanmış iken bozulan nafile bir haccı kaza etmek de vaciptir. Farz haccı yapmış olan kimsenin, birden fazla yapacağı haclarla, henüz yükümlü olmayan çocuğun yapacağı hac nafiledir. Umre ise, hac ayları dışında da yapılabilen sünnet bir ibadettir. Gerek farz, gerek vacib, sünnet veya nafile hac üç çeşide ayrılır. İfrat, temettü' ve kıran haccı.

    1. İfrat Haccı:Mikatta ihrama girerken yalnız hac yapmaya niyet edilince, buna ifrat haccı denir. Bu haccı yapana da "müfrid" denir. Bunda, umre yapılmaksızın yalnız hac ibadeti ifa edilir. Akabe cemresini yapıncaya kadar ihramda kalır. Akabe cemresinden sonra dilerse kurban keser. Çünkü ifrat haccı yapana kurban kesmek vacib değildir. Dilerse nafile olarak keser. Sonra tıraş olur veya saçlarını kısaltır ve ihramdan çıkar.

    2. Temettü Haccı:Hac aylarında önce umre için ihrama girip, umreyi tamamladıktan sonra, aynı yılın hac aylarında hac için yeniden ihrama girerek yapılan hacca "temettü' haccı" denir. Burada umre ve hac ayrı ayrı ihramla ifa edilmektedir. Bu çeşit haccı yapana "mütemetti" denir. Temettü' haccı yapacak olan kimse, mikatta umre niyetiyle ihrama girer. Mekke'ye ulaşınca tavaf ve sa'yeder, tıraş olur veya saçlarım kısaltır. Böylece umreyi tamamlayıp ihramdan çıkar. Normal elbiselerini giyer, ihramlı olmayanlara mubah olan şeylerden yararlanır. Sonra Zilhicce'nin sekizinci günü veya daha önce Mekke'de kaldığı evde ihrama girer, kudüm tavafını yapar, diğer hac amellerini tamamlar. Bir haccın temettü haccı sayılması için, umre ile haccın aynı hac mevsimi içinde yapılması gereklidir. Hac mevsiminden önce umre yapıp, sonra hac mevsiminde hac yapmak, temettü' haccı olmadığı gibi, bir yıl umre, sonraki yıl hac yapmakla da temettü' meydana gelmez. Mikatlrın dışında kalan belde ve ülkelerden gelen hacılar, (afakîler) uzun süre ihramda kalmamak için, daha çok temettü' haccını tercih ederler. Burada umre ile haccı, aynı hac mevsiminde ayrı ihramlarla birlikte yapmaya muvaffak kıldığından, Allahu Teala için bir şükür kurbanı kesilir. Bu kurban, Akabe cemresi taşlandıktan sonra, tıraştan veya saçları kısaltmazdan önce, kurban bayramı günlerinden birinde kesilir. Kurban kesmeye gücü yetmeyen kimse, hac sırasında arefe günü bitmek üzere üç gün, bayram günleri çıktıktan veya kendi beldesine döndükten sonra yedi olmak üzere toplam on gün oruç tutar.

    3. Kıran Haccı: Aynı hac mevsimi içinde umre yaptıktan sonra ihramdan çıkmadan yapılan hacca, "kıran haccı"; bu haccı yapana "karin" denir. Kişi, umre ile haccı beraber yapmak üzere ihrama girer; umreyi tamamlar, ihramdan çıkmaz; ihramın gereklerine riayet ederek hac fiillerine başlar, kudüm tavafını yapar, Arafat'ta durur, bayramın birinci günü Akabe cemresini attıktan sonra kurbanını kesip tıraş olur, ihramdan çıkar. Temettu' ve kıran haccı yapanlara şükür kurbanı kesmek vaciptir, ifrat haccı yapanın böyle yükümlülüğü yoktur, dilerse nafile kurban kesebilir. Kıran haccında da şükür kurbanı kesemeyen kimse, bayramdan önce üç gün, evine döndükten sonra yedi gün olmak üzere, on gün oruç tutar. Allahu Teala şöyle buyurur: "Güvene kavuştuğunuz zaman hac zamanına kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser, kurbanı bulamayan, üç gün hacda, yedi gün de döndüğünüz zaman olmak üzere tam on gün oruç tutar. Bu, ailesi Mescid i Haram civarında oturma-yanlar içindir." (Bakara Suresi 196. Ayet) Temettu' veya kıran haccı yapan kimsenin şükür kurbanı kesmeye gücü yetmez ve kurban bayramından önceki üç gün orucu da tutmamış bulunursa, sonraki yedi günü de tutması gerekmez. Bunun yerine kurban kesmesi gerekir. Kurban kesemeyecek durumda ise ihramdan çıkar, fakat bu kez, iki kurban lazım gelir. Birisi temettü' veya kıran kurbanı, diğeri kurban kesmeden ihramdan çıktığı için ceza kurbanıdır.

    Mekkelilere ve mikat sınırları dahilinde oturanlara temettü' veya kıran haccı yoktur. Onlar yalnız ifrad haccı yaptıklarından şükür kurbanı kesmeleri gerekmez. (el-Kasanî, Bedayiu's-Sanayi', II, 167; ibnü'l-Hümam, Fet-hu'l-Kadîr, II, 199 vd., 214, 288-294; el-Meydanî, el-Lübab; l, 192 vd.; ez-Zeylaî, Nasbu'r-Raye, III, 99,113; ez-Zühaytî, a.g.e, 111,133 vd.)

+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi