Antep Savunmasının Ikinci Devresi

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Bölümünden Antep Savunmasının Ikinci Devresi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Antep Savunmasının Ikinci Devresi

    Reklam



    Antep Savunmasının Ikinci Devresi

    Forum Alev
    Şehir İçinde Çarpışmaların Başlaması
    Şahin Bey’in şehit düşmesi Antep ve çevresinde büyük bir üzüntü ve ızdırap yaratmış ve Antep halkını müthiş derecede savunma hırsına yöneltmiştir. Bu olay üzerine Kılıç Ali kuvvetleriyle Antep civarına gelmiştir. Fransız kuvvetlerinin Antep’e girmelerinden cesaret alan şehirdeki Ermeniler Antep halkına zulüm yapmaya başlamış ve halkı galeyana getirmeye çalışmışlardır. Kilis’ten Antep’e gelen Kolonel Andrea, 1 Nisan’da tekrar Kilis’e dönmek için yola çıktığı zaman Maraş’tan Burç Köyüne gelmiş olan Kuvai Milliye Kumandanı Kılıç Ali Bey maiyetindeki makineli tüfeklerle donanmış kuvvetle, Antep’e bir buçuk saatlik mesafede olan Balaban mevkiinde düşmanı çevirdi. Bu baskından Fransızlar, büyük rütbeli bir subay ve yirmiden fazla ölü bırakarak güçlükle Bostancık’a doğru yürüyüşe devam etti. 1-2 Nisan 1920 gecesini Bostancık’ta geçiren Fransız kıtalarına, 2 Nisan 1920 sabahı Milli Kuvvetler tarafından ikinci bir baskın yapıldı. Fransız komutanı Antep Mutasarrıfı ile görüşerek Düztepe’yi işgal eden Türk kuvvetlerinin çekilmelerini, aksi halde topçu ateşi altına alınacağını bildirdi. Bunun üzerine esasen çıplak ve savunmaya elverişli olmayan bu tepe Antep Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından terk edildi.
    Antepliler Tarafından Fransızlar’a Yapılan ilk Kuşatma
    3 Nisan 1920 de bütün cephelerde ateş devam etti, Kilis istikametinden gelen uçak, şehir üzerinde uçarak keşifte bulunmak istedi; fakat milli kuvvetlerin ateşi ile uzaklaştırıldı. 4 Nisan 1920 de Kılıç Ali, maiyetiyle beraber şehre geldi; müdafaa hatlarını gezdi, şehirde mevcut kuvvetleri bu vaziyete göre görevlendirdi. Kendisine yardımcı olarak Kilisli Jandarma Yüzbaşısı Arslan Beyi seçti. Şehirdeki en mühim noktayı Çınarlı Camii mevkisi oluşturmaktaydı. Şehirde yapılacak muharebenin sevk ve idaresi için Antep şehri, cephe adı verilen yedi bölgeye ayrıldı.
    1- Tabakhane Cephesi

    2- Şeyh Camii Cephesi

    3- Mağarabaşı Cephesi

    4- Şehrüküstü Cephesi

    5- Aydubaba Cephesi

    6- Musullu Cephesi

    7- Çınarlı Camii Cephesi

    Bu arada Lord Curzon, Maraş ve Antep’te meydana gelen olaylara sebep olanlarla, sorumlularının Türkler olduğunu belirtiyordu. Fransız gazetesi Le Temps, kendi muhabirinin bildirdiği haberlere dayanarak yazdığı baş yazıda, İngiliz Dışişleri Bakanının iddialarına karşı olarak güneydeki olayları başlatanların Ermeniler olduğunu açıklıyordu. Antep çarpışmaları başlayınca; Ermeni mahallesindeki Türkler evlerini ve eşyalarını olduğu gibi bırakarak Türk mahallelerine sığınmak zorunda kaldılar. Türk mahallelerinde oturan Ermeniler de kendi bölgelerine kaçtılar. Türk mahallelerindeki Ermeni evlerinin eşyaları, teşkil edilen ‘‘ Malları Koruma Komisyonu’’ tarafından toplattırılıp koruma altına alındı. Evlerin hiçbiri tahrip edilmemiş ve ateş edilmeye uygun evlerden ancak ufak mazgallar açıldı. Ermeni mahallelerinde olan Türklerin evlerinin eşyaları ise yağma edilmiş, evleri yıkılmıştı.
    Antep’teki kuvvetler tarafından her işte ciddiyet, her muamelede resmiyet ve adeta bir devlet otoritesi tesis edilmişti. Her semtten sorumlu bir kumandan, her komisyondan sorumlu aza ve reis seçilmiş, bunların vazifeleri ayrı ayrı birer talimatname ile de onaylanmıştı.
    6 Nisan’da Fransızlar, Kozanlı taraflarında bulunan mahallelere karşı bir taarruzda bulundu. Bazı mahalleler ele geçirildi.. 11 Nisan 1920 de Kılıç Ali, hariçteki teşkilatı takviye ve savaş malzemelerini incelemek, halkın ve milli kuvvetlerin ihtiyaçlarını temin etmek amacıyla yerine Kilisli Arslan Bey' i bırakarak Antep dışına çıktı. Bu arada Türklerin ihtiyaç malzemelerini vermede güçlük çıkarmaları ve hatta imkansızlığını hissedince her türlü ihtiyaç malzemesi, cephane, teçhizat ve saireyi Fransızlar bölge dışından getirtmek zorunda kaldılar. İkmal yolları Kilis üzerinden geçmekte idi.Daha emin bir ikmal yolu bulmak lazımdı. Bu düşünce ile Akçakoyunlu Demiryolu İstasyonunu ikmal merkezi yaparak, buradan kuvvetli muhafızlar himayesinde ikmallerini yapıyorlardı. Yine Fırat Nehri’ne kadar olan mıntıkayı millî kuvvetlerden temizleyerek, Akçakoyunlu müstahkem ordugahının emniyetini sağladılar.




  2. 2
    Fatal
    Özel Üye

    --->: Antep Savunmasının Ikinci Devresi

    Reklam




    Fransızlar’ın Antep’i Kuşatması
    </STRONG>
    Norman kuvvetleri 15-16 Nisan 1920 gecesi, şehrin doğu ve güneyinde Hacıbaba, Acemkaya, Cunut sırtlarını işgale muvaffak oldu ve topçu ateşleriyle şehri döğmeye başladı. Şehrin 200 metre mesafe uzağında bulunan Makas Mağarası civarındaki tepeleri kuşattılar. Fransız komutanı Antep Mutasarrıfına bir mektup yazarak şehrin teslimini istedi. Norman Kıtalarının şehri muhasarası sırasında, Maraş’tan kadro halindeki 9. Kafkas Alayı’nın 2. Taburu cepheye geldi. Anteplinin o güne kadar duymadığı top sesleri yavaş yavaş halkın kulağını tırmalamaya başlamıştı. 16 Nisan Akşamı Yıldırım ve Şimşek Taburları’ da bozuldu. Kozanlı Cephesinde bulunan Kilisli Arslan Bey beraberindeki askerlerle gece karanlığından yararlanarak, ikinci müdafaa hattı olan Musullu Cephesine çekildi. Diğer taraftan Albay Debieuvre komutasında Kilis’ten Antep’e gönderilen kıta 17 Nisan 1920 günü, Antep’e gelerek şehrin batı kısmındaki Battal Höyük, Garaf ve İbrahimli sırtlarını işgal etti. Bu suretle Antep’eki kuvvetler fazla miktarda takviye edildiği gibi Antep şehri de Fransızlar tarafından muhasara altına alınmış oldu.
    San Remo Konferansı ve Önemi
    Fransızlarla İngilizler Nisan 1919’da Long-Berenger Petrol Mukavelesini imzalayarak; Türk, Irak, Romanya ve Rusya petrollerini taksim ettiler. Bu 24 Nisan 1920’de imzalanan San Remo Antlaşmasının temelini teşkil etti. Buna göre:
    1-Padişah İstanbul’da kalacak.
    2-Rumeli ve Boğazlar mıntıkası İtilâf Devletleri tarafından işgal edilecek
    3-Ermeni Devleti kurulacak ve bu devletin denize kıyısı olacak
    4-Osmanlı Devleti Suriye, Filistin, Irak, Arabistan ve Adaları terk edecek ve Amerika Ermenistan’ın sınırlarını tespit ederek manda idaresini üzerine alacaktı.
    Bu antlaşma, İngiltere ve Fransa’dan başka İngiliz ve Fransız kolonilerini, Rusya, Romanya ve özellikle Mezopotamya’yı ilgilendiriyordu. Bu şartlar istikbal Türkiye’sinin esasları olarak Sevr antlaşması’na kaynak oldu. Türkiye San Remo Antlaşması’nda İngiltere’nin öne sürdüğü barış şartlarını kabul ettiyse de, Ağustos’a kadar imzalamadı. Lloyd George, 29 Nisan 1920’de mecliste durumu şöyle açıklıyordu:

    ‘‘Boğazların, Filistin, Mezopotamya ve Musul’u içine alan bölgenin koruması bize ait, bu görev bizim; Kilikya’yı Fransa koruyacak; Antalya bölgesinin korunması da İtalya’nın hükmü altında olacaktır.
    Mağarabaşı Harbi (26 Nisan 1920) ve Kuşatmanın Kaldırılması
    (İlk Fransız Taarruzu)
    26 Nisan 1920 sabahı şehrin doğu kısmını kuşatan Norman birlikleri Mağarabaşı semtini aralıksız bombalarken, aynı anda iki tankın desteği altında 400 kişilik bir Fransız kuvveti Nizip yolu üzerinden şehrin doğu cephesine taarruz başlattı. Küçük çaplı top ve makineli tüfeklerle donatılmış tanklar, Türk siperlerine en yakın mesafelere kadar gelerek ateşe başladı ve piyadelerin ilerlemesini sağladılar. Düşman kuvvetleri, Millî Kuvvetlerin ateşleri karşısında ağır zayiat vermelerine rağmen, şehrin dış mahallelerine girmeye ve ilk saftaki evleri işgal etmeye muvaffak oldular. Millî Kuvvetler bu durum karşısında Fransız kuvvetlerinin üzerine yoğun bir ateş açmış ve bu mukavemet karşısında tutunamayan Fransız kuvvetleri geri çekilmeye mecbur olmuştur. Fransızların bu başarısızlığı Millî Kuvvetlerin maneviyatını kuvvetlendirmiştir.








  3. 3
    Fatal
    Özel Üye
    Antepliler Tarafından Fransızlar’a Yapılan İkinci Kuşatma
    </STRONG>
    27 Nisan 1920’de Kafkas Alayından oluşturulan tabur Sarımsak Tepe gerilerine gelerek Norman kuvvetlerinin tahliye ettiği bütün sırtları işgal etti. Kılıç Ali Bey, o gün maiyeti ile ikinci defa şehre girdi. 29 Nisan 1920’de Kafkas Alayının topları Cunut sırtlarında ilk defa Mardin Tepe, Kurbanbaba, Kolej sırtlarını bombardıman etmeye başladı. Bu topçu ateşi, Kolej’deki Fransız topçuları ile karşılaştı. Ve bu topçu düellosu iki buçuk saat kadar devam etti. 30 Nisan sabahı Debieuvre kıtası da Antep’ten uzaklaştıktan sonra Mardin Tepe, Kurbanbaba hariç olmak üzere şehrin bütün etrafı Millî Kuvvetler tarafından zapt edildi; bu kez de Fransızlar, Millî Kuvvetlerin kuşatması altına girdi.
    Kurbanbaba Taarruzu (30 Nisan 1920) ve Şehir İçindeki Durum
    (Fransızların İkinci Mağlubiyeti)
    Fransızların işgalinde bulunan mevkiler içinde askeri bakımdan en önemlisi Kurbanbaba Tepesi idi. Bu tepe hem Fransız Karargâhının bulunduğu Kolej’e, hem de Mardin Tepe’ye hakim bir vaziyette idi. Fikri Bey, bu tepeyi zaptetmeğe karar verdi. 1 Mayıs 1920’de Mardin Tepesi' nin güneyindeki Karataş denen tepeleri işgal ederek buradan Kurbanbaba üzerine bir gece hücum düzenledi.
    Karataş’a yerleşen nizamiye taburu ve bunlara katılan Besni, Nizip, Maraş Millî Kuvvetleri 2 Mayıs 1920’de Kurbanbaba taarruzuna iştirak ettiler. Taarruzu Binbaşı Fikri Bey idare etti. Taarruz başlar başlamaz Dülük mevkiinde mevziye giren topçularımızda Kolej, Mardin, Kurbanbaba tepeleri ile Fransızların işgalinde bulunan mevzileri bombardıman etmeye başladı. Şehir içinde ise, bilhassa Çınarlı Cephesinde şiddetli çarpışmalar devam ediyor, taarruz hedefi şaşırtma usulü ile kapatılıyordu. Taarruz, öğleden sonra bir meydan muharebesine dönüştü. Uzun süren çarpışma neticesinde Fransız kuvvetleri Mardin Tepe istikametine doğru geri çekilmeye mecbur kaldılar. Böylece Kurbanbaba Tepesi ele geçirildi. (Antep harp tarihinde "Kurbanbaba Muharebesi" diye bilinen bu mücadeleyi Fikri Bey idare etmiş ve kahraman Türk askerinin birçok fedakarlıkları olmuştur.)
    Kurbanbaba harbi devam ederken, içeride de bazı olaylar yaşanmaktaydı. Kılıç Ali Bey, Fransızlara yardım eden Ermenilere hitaben bir beyanname yayınladı. Beyanname ‘‘Eğer yarın öğleye kadar mevzileriniz üzerine Türk bayrakları açarak teslim olmadığınız takdirde bulunduğunuz mahaller amansız olarak bombardıman edilecektir’’ diyordu. Gelen cevap ise ‘‘Biz sizi tanımıyoruz, selahiyetleriniz hududunu Osmanlı Devletinden sorup anlayacağız’’ şeklindeydi. Bu cevaptan sonra hem Kolej hem de Ermeni mahalleri bombardıman edilmeye başlandı. Binbaşı Hamdi Bey kumandasındaki Türk Kuvvetleri Fransızlardan 2 bin esir alarak 2 topuna el koydu.
    Düşmanın Kilise girişinden sonra Kılıç Ali Bey, 12 Mayıs 1920‘de Ankara’ya çağırıldı. Antep Heyet-i Merkeziyesi Kılıç Ali' nin gitmemesine yönelik bütün gayretlerine rağmen Yozgat’a tümen komutanı yetkisiyle gönderildi. Kılıç Ali Bey, Yozgat ve Bölgesinde isyan hazırlığında bulunan Çapanoğulları isyanını hiç kimseye bildirmeden hareket hazırlığına başladı. Yerine Kilisli Arslan Bey’i bırakarak Antep’ten ayrıldı. Ankara Hükümeti’ni, özellikle Kuvayi Milliye’yi temsil eden Kılıç Ali Bey’in bu çevreden ayrılışı halk üzerinde olumsuz bir etki bıraktı. Arslan Bey’den sonra Alay Kumandanı Hamdi Bey Kuvayı Milliye Kumandanlığını yürüttü. Hamdi Bey’in zamanında civar köydeki halktan Millî Merkez Taburu namıyla bir tabur daha teşkil edilerek cephelere taksim edildi.








  4. 4
    Fatal
    Özel Üye

    Akbaba Muharebesi
    Haleb’i işgal etmek için Katma’da Fransız hazırlığı devam ederken, Antep’te kuşatma altında kalan Fransızları kurtarmak için Kilis’te hazırlıklar devam ediyordu. 21 Mayıs 1920' de Kilis’in 5 km kuzeyindeki Damburalı Köyünde bulunan Kilis Kuvayı Milliye Kumandanı Polat Bey’den alınan raporda; 200’den fazla araba ve birkaç otomobilden kurulu bir erzak kolunun süvari ve topçu ile takviyelendirilmiş bir Fransız piyade taburunun muhafazasında Damburalı yolu ile Kilis’ten Antep’e doğru harekete geçtiği bildirildi. Bu kuvvetlerin baskına uğratılabilmesi için Antep’te bulunan birlikler ve Kuvayı Milliye müfrezeleri aralarında durumu incelediler. Alınan karar çerçevesinde: Kilis-Antep şosesinden hareket edecek olan Fransız kuvvetlerini durdurmak için birinci ve ikinci müdafaa hatları, Kızılburun sırtları belirlendi. Bu müdafaa hattı, 30. kilometreye ve Kertil sırtlarına kadar devam ediyordu. Bu hatlarda Polat Bey kumandasındaki Kilis ve havalisi kuvvetleri bulunacaktı. Üçüncü müdafaa hattı, şosenin doğu tarafı ve Akbaba sırtları idi. Bu sırtlarda ise, 9. Alay’ın bir ve ikinci taburundan birer piyade bölüğü ile iki makineli tüfek, Yıldırım Taburu ile Antep Millî Taburundan iki birlik, iki Rus, bir Schnider dağ topu bulunacaktı. Dördüncü ve son müdafaa hattı ise, Körkün Tepeleri idi. Buralarda 9. Alayın birinci taburundan iki bölük piyade, bir makineli tüfenk ve bir Rus dağ topu blunacaktı.22 Mayıs 1920 günü, düşman kuvvetlerinin kertil’den çıkarak Ulumasere Köyü istikametinde yürüdüğü görüldü ve çarpışma başladı. Türk piyadesi düşman kuvvetleri karşısında tutunamadı. Millî Kuvvetler arasında fedakarlığı ve kahramanlığı ile halkın kalbinde yaşayan Söylemezzade Mülazım Mahmut Bey Kurbanbaba’da şehit düşmüş ve herkesi üzmüştü. 22 Mayıs’ta Türk kuvvetleri Maraş’a doğru çekilmeye mecbur kaldı. Bu sırada Karayılan Sarımsak Tepe’ye taarruz ile düşman siperlerine girmeye muvaffak oldu. Ancak burada yaşanan çatışmada Molla Karayılan şehit düştü.
    Debieuvre kıtaları Türk kuşatmasını yararak, Antep’teki Fransız kuvvetlerini takviye etmeyi başardı. Bu direniş karşısında 22 Mayıs ile 29 Mayıs 1920 tarihleri arasında Fransız topçusu Antep’teki Türk mahallelerini sürekli bombalayarak, yüzlerce Antepli’nin ölümüne ve evlerin hasara uğramasına sebep oldu. Heyet-i Merkeziye durumu yüksek makamlara bildirmek için Mustafa Kemal Paşa’ya durumu izah eden önemli bir telgraf göndermiştir.


+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi