Alevi-Alevilik nedir?

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Fıkhi Mezhepler Bölümünden Alevi-Alevilik nedir? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Şem'a
    Üye
    Reklam

    Alevi-Alevilik nedir?

    Reklam



    Alevi-Alevilik nedir?

    Forum Alev
    Alevi-Alevilik

    Dördüncü halife Hz Ali'yi sahâbeden ve diger üç halîfeden üstün tutan mezhebe mensup kimse Alevîlik düsüncesi, ister açikça, ister gizlice, Ali'ye uyup onun Kur'an'daki nâs ve Resulullah (sas)'in vasiyetiyle imamliga tayin edildigini ileri süren; imametin* onun soyundan disari çikmayacagina inanan ve onu diger sahâbeden üstün gören zümrelerin baslattigi fikir ve siyasî kavgalarla ortaya çikan" hareketin genel adidir Bu fikir ve harekete katilanlar, Ali'ye (ra) uyduklari ve onu, öteki sahâbîlerin önüne geçirdikleri için Alevî; buna taraftar olanlara da 'tarafini tutan' anlaminda "Sia"* denilmistir Sia, Alevîligin ifade ettigi katiliktan daha mûtedîl bir kelimedir ve Islâm âlimleri Alevîlik için Sia'dan farkli olarak 'Râfiza' 'Ravâfiz' tabirlerini kullanirlar Islâm tarihinde Hz Peygamber'den sonra halîfe olarak Hz Ali'yi taniyanlara, Ali'ye mensup, inanci bakimindan, Ali taraflisi anlaminda "Alevî" tabiri kullanildi Alevîlik, halifelikte Hz Ali'nin hakkinin yendigini, sahâbenin Hz Peygamber'den sonra Ebû Bekr*'e bey'at etmekle, Islâm'a aykiri hareket ettigi iddiasini yansitir Alevîler Hz Ali'nin hilâfette hak sahibi oldugunu su sebeplere dayandirirlar: Ali*, Hz Peygamber'in tabii olarak varisiydi O, Islam'i ilk kabul eden kimsedir Hz Muhammed (sas)'in amcasinin oglu ve damadidir Islâm savaslarinin kahramaniydi Yasadigi sürece Hz Muhammed'in en yakin yardimcisiydi Onun bütün islerine bakardi Hz Muhammed (sas) Ali'ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halîfe olacagina isaret etmistir Bu yüzden onlar, Ebû Bekir, Ömer* ve Osman*'in isbasina getirilisini batil saydilar Yani bunu serîat kurallarina ve Hz Peygamber'in sünnetine aykiri görerek bununla savasmayi dinî bir görev kabul ettiler Ancak, Hz Peygamber'in, Hz Ali hakkinda söyledikleri ve Ali'nin üstünlükleri dogru olmakla birlikte, Allah Resulü benzer sözleri Hz Ebû Bekir ve Hz Ömer gibi diger büyük Sahâbîler hakkinda da söylemistir Üstelik, hastalandiginda imamliga Hz Ebû Bekr'i geçirmistir Diger yandan Hz Peygamber, kendisinden sonra müslümanlarin basina kimin geçecegini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrilmistir Böyle bir hadîs olsaydi, Hz Ebû Bekr'in halife seçildigi sirada yapilan konusma ve müzâkerelerde bu hadîsin sözkonusu edilmesi gerekirdi Çünkü ashâb-i kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz Peygamber'den isittigini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir Ancak, Allah Resulü'nün cenaze isleriyle ugrasmasi yüzünden, halîfe seçimi sirasinda hazir bulunamayan Hz Ali ile bu kadar önemli bir konunun istisare edilmemis olmasi bir eksiklik sayilabilir Fakat, Ensâr'in hilâfet konusunu müzâkere etmekte oldugu topluluga Hz Ömer'le Hz Ebû Bekr bile sonradan katilmisti Bu çok önemli meselede yanlis bir adimin atilmasi endisesi ve isin kisa sürede çözülmesi zarûreti, seçimin Hz Ebû Bekir lehine yapilmasini gerekli kilmistir Nitekim daha sonra Hz Ali de Ebû Bekr'e bey'at* etmistir

    Müslümanlar, Ehl-i Beyt denen 'Ali ve ailesini' öteki Ashâb-i Kîram'dan ve Allah Resulü'nün öteki halîfelerinden ayirmadan severler Onun ailesine yapilan haksizliga ve zulme karsidirlar ve tarih içinde de karsi olmuslardir Meselâ, Ahmed b Hanbel* (rha), "Ehlü's-Sünne ve'-l Hadîs" taraftarlarinin Hz Muhammed (sas)' in ailesine hak ettikleri muhabbeti gösterdikleri ve Ali Ibn Ebî Tâlib'in (ra) haklarini tanidiklari için "Ali'nin 'siasi, taraftari" oldugunu ifade etmektedir Ayni tavri Imam-i Â'zam da takinarak Abbasîlere karsi Imam Zeyd'i desteklemistir Bu anlamda Sia, îtikâdî ve siyasî bir mezhep olarak kabul edilirken, Alevîlik, Hz Ebû Bekr es-Siddik'a (ra), Ömer el-Faruk'a (ra) ve Osman Zünnureyn (ra)'e ve daha pek çok ashâb-i kirâm'a bugz ve düsmanlik tasiyan fikirlerle dolu bir tarîkat görünümündedir Bu ifrata sebep olan Emevilerdi Emeviler devrinde, Ömer Ibn-i Abdulaziz'in hilâfetine kadar cuma hutbelerinde Ali Ibn Ebî Tâlib'e (ra) ve ehl-i beytine hakaret edilir ve lânetler okunurdu Onlarin bu yanlis hareketleri öteki müslümanlari baglamazdi Çünkü onlar, bütün müslümanlari temsil edemezlerdi Hele hilâfet konusundaki olaylari göze alarak öteki, müslümanlari zalim görmek ve göstermek haksizliktir ve hakdan sapmadir Ne Resulullah'in üç halifesi ne de Ashâb-i Kirâm, Ali Ibn Ebi Talib hakkinda düsmanlik eseri birakmamislardir Alevîlik, zaman içinde parçalanmis ve sayisi yüze varan tarîkatlara ve yollara ayrilmistir Ancak bunlari Imam Ebu Câ'fer es-Sâdik'in içtihatlariyla amel eden ve müslümanlarla aralarinda bir fark görmediklerini söyleyen, yeryüzünde Allah'in hâkimiyetini istediklerini haykiran Ca'feriyye ve Zeydiye kollarina bagli müslümanlarla karistirmamak gerekir Câferî müslümanlari Sia içerisinde incelerken, dünü, bugünü ve îman-amel iliskisiyle gözönüne almak ve ona göre degerlendirme yapmak faydali olacaktir Câferîlerle, Zeydîleri Alevîligin diger kollari olan Batînîler, * Karmatîler, * hatta kuzey Afrika ve Misir'da uzun yillar hüküm süren Fâtimîlerden, bugün Anadolu'da yasayan Alevîler'den, Lübnan ve Suriye'deki Dürzî ve Nusayrîlerden ayirt etmek gerekir
    Alevîlerden Gulât olanlar yani asiri gidenler Hz Ali'de, diger halifelerde bulunmayan ilâhî nitelikler ve özellikler olduguna inaniyorlar Islâm tarihinde bu görüsü ve inanci daha da ileri götürerek, Allah'in Ali'nin varliginda, insan suretinde görünüs alanina çiktigini, onun bir ilâh-insan oldugunu söyleyenler bile çikti Ali'nin mehdi oldugunu, ölmedigini ve kiyamet gününden önce çikarak dünyada adaleti saglayacagini öne sürdüler Bunlar "sebeîler"dir Islâm'da ilk dînî ayrilik hareketini teskil eden ilk Alevîlik, Hz Ali daha hayatta iken San'ali bir Yahudi olan Ibn Sebe'nin telkini ile baslamistir Bundan sonra Ali'nin ve soyunun, hatta Ibn Sem'an, Ebû Mansur el-Iclî, Ebu'l-Hattâb, Horasanli Ebû Müslim gibi Ali ile aile bagi bulunmayan ve sadece taraftarlik yapan birtakim yabancilarin öncülük ettigi tenâsüha, ibâhaya, farzlari terketmenin caiz olduguna ve imanin, imami bilmekten ibaret bulunduguna inanan birçok Alevî kollari meydana çikmistir

    Daginik Alevî kollarini birlestiren Câ'fer es-Sâdik'*a bir aralik gidip gelen ve inanislarinda Islâm'a aykiri seyler bulundugu için kovulan, Imam Câfer'in lânetlemesine ugrayan Ebî Mansur el-Iclî ile Ebû'l-Hattâb'in ekolü, "Ismâiliye*" veya "Yedi Imam" mezhebini olusturmustur Batinîlik adi verilen bu mezhep Yemen'de köklesmis, Irak, Iran, Horasan ve Türkistan'a kol atmis ve batida Endülüs'e kadar yayilmistir Bu mezhepten olanlar Bahreyn'de ve Ahsâ'da Karmatiyye mezhep ve hükümetini, Kûfe'de ve Basra'da birçok ihtilâlleri, Magrip'te önce "Alevî Hükûmeti"ni, sonra Misir'da Fâtimî halifeligini vücûda getirmislerdir Cebel-i Dürûz'da Lübnan'da yasamakta olan "Dürzîlik"le daha birçok firka ve mezhepler Batinîlikten dogmustur Muhammed b Nusayr de bu arada bugün Suriye, Lübnan ve Adana yöresinde sâlikleri bulunan "Nusayrîlik"i kurmustur
    Hz Ali'nin ölümünden sonraki gelismeler, özellikle Kerbelâ olayi Hz Hüseyin'in sehid edilmesi, Alevî toplulugun siyasî bir görüs çevresinde toplanmasina yol açti Sonralari Sia (Siîlik) adini alan ve daha çok Iran'da gelisen Alevî mezhebinin özünü besleyen bu olaylar zinciri oldu Islâm ordusunun doguya dogru ilerledigini gören Iran, bagimsizligini kaybedecegini anlayinca, Islâm'in içinde dogan ve gelisen Hz Ali taraftarligini eski dîn ve siyasetleriyle kaynastirarak benimsedi Bundan Alevîligin, bir baska kolu dogdu Alevî inanci bu yeni ad altinda hizla gelisti Bu inanca, ruhun bedenden bedene geçisini (tenâsüh) kabul eden Hind inançlari da yine Iran etkisiyle karisti
    Anadolu Alevîligi ise, sadece Batinîlik'in devami degildir Yesevî, Kalenderî, Hayderî gibi Türk tarikatlarinin, Hurûfiligin, Vücûdiyye ve Dehriyye inançlarinin karistigi, bazi Türk gelenek ve göreneklerinin ve halk siirinin yasadigi bir dünyadir Onda "tenâsüh", "hulûl", "ibâha" ve bir çesit "istirak" ilkeleriyle birlikte, Türk sölenlerini andiran âyinler de görülür XIII yüzyilda Anadolu'nun fikir hayatinda Orta Asya'dan ve Horasan'dan göçen bilgin ve mutasavviflarin derin etkileri olmustur Bu arada Harezm'li göçmenler, köylere varincaya kadar Anadolu'nun dînî havasinin degismesine yol açmislardir Bu tarihi kökenlere dayanan Alevîlik günümüzde varligini sürdürmektedir Siîlik, Bektâsîlik ve Kizilbaslik gibi Alevî kollarinin özel törenleri, toplantilari bulunmaktadir Bu kollarin hepsinde Hz Hüseyin'in Kerbelâ'da sehid edildigi 10 Muharrem günü kutsal olup, matem günü kabul edilir Siîler o gün, özel anma törenleri düzenler, dövünür, aglar, yakinirlar Kizilbas ve Bektâsîler bu günün acisini çeker, fakat dövünmezler Alevî törenlerinin en büyügü kadinlarin da katildigi "cem âyini"dir Bu tören cuma günleri düzenlenir Cem âyininin küçügüne "dernek" denir Bu toplantilar sazlisözlü, içkili olur Özel zikirler yapilir Töreni yöneten dede tarafindan bir sure veya ayet okunur Ayrica cem'âyininden baska "görgü âyini", canlardan birinin digerini sikâyeti hâlinde "sorgu âyini" düzenlenir Nevrûz, hem bahar bayrami, hem de Hz Ali'nin dogum günü sayildigi için, genellikle kutsal kabul edilir ve törenler düzenlenir
    Alevîlik Iran'da oldugu gibi Anadolu'da da daha çok siir ve edebiyatla yayilmistir Alevîlerin büyük tanidigi yedi sair; Nesimî, Fuzûlî, Hatâî, Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet, Yeminî ve Virânî'dir Bunlardan Nesimî ve Fuzûlî disindakiler tam batinîdirler
    Yollarini müstakil bir dîn ekolü ve Islâmiyetin esasi kabul eden Alevîler, Hz Peygamber, Hz Ali, Oniki Imam ve Haci Bektas Velî'yi kendi yorumcu ve düsünürleri sayarlar
    Hamdi DÖNDÜREN / islam Ansiklopedisi



  2. 2
    korsanuydu
    Yeni Üye

    --->: Alevi-Alevilik nedir?

    Reklam



    hoca resimlerde olmasa okuyacaktık okuyamadık







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi