Ev Sinema Sistemleri

+ Yorum Gönder
Elektronik ve Elektronik Bölümü Bölümünden Ev Sinema Sistemleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    elifizmir
    Özel Üye
    Reklam

    Ev Sinema Sistemleri

    Reklam



    Ev Sinema Sistemleri

    Forum Alev
    Subwoofer nedir?



    Bir sinemada neden sesler daha iyidir? Çünkü başarılı yerleştirilmiş subwoofer'lar ile duymayıp, sadece hissedebileceğiniz sesler size verilir. Genelde iki veya daha fazla subwoofer sayesinde seyircilere verilen sesleri, evinizde size özel dinlemenin ev sineması keyfinizi sadece tamamlamakla kalmayıp üst seviyelere de taşıyacağından şüpheniz olmasın.

    Subwoofer kelimesindeki “sub” ön takısı, işin derinden yapıldığını, “woofer” eki ise ciddi bir hava hareketini ifade eder. Bas canavarları olarak da bilinen subwoofer'lar bu nedenle ev sinemamızın duymak yerine hissettiğimiz, kilit rollerden birinin sahibi olan önemli oyuncularıdır.

    Sub'lar ve İnsani Duyular

    Subwoofer'lar, ses sisteminizde insanı titreten derin basları üretmekle görevli olan, en geniş hoparlörlerdir. Bu frekanstaki sesleri üretmek için geniş bir hava hacmine ve büyük bir sürücü (hoparlör konisi) ünitesine ihtiyaç duyarlar. İnsan kulağı 20.000Hz ile 20Hz aralığındaki frekanslarda üretilen sesleri duyabiliyor. Duyma hassasiyeti ise 20Hz-20kHz aralığının daha çok orta ve üst kısmında yoğunlaştığından, düşük frekanslı seslerin hissedilebilmesi için daha yüksek ses basıncına, yani daha yüksek güce ihtiyaç olur. Bas adını verdiğimiz seslerin başlangıç noktaları 200Hz'in de altındadır. Bitişleri ise 20Hz'e kadar dayanır. Ama dediğimiz üzere, basları duymayıp hissettiğimiz için 10Hz'lik bir titreşimi ciğerlerinizi titretirken mutlaka fark edersiniz.



    Subwoofer'a Bir Bakış

    Subwoofer'lar aktif ve pasif olmak üzere iki ayrı tipte sahip olsa da günümüzdeki neredeyse tüm subwoofer'lar aktif yapıdadır. Pasifler bir amfi içermediğinden sesi yükseltmez. Bu subwoofer'ları cihazınızdaki ses çıkışlarına bağlamanız yeterlidir. Ancak bas frekanslarının yükseltilmesi büyük güce ihtiyaç duyduğundan diğer hoparlörlerle birlikte kullanılması oldukça zor olabilir. Aynı üreticiden alınan özel bir hoparlör seti olmadığı sürece sisteminize dahil etmekte de zorlanabilirsiniz.



    Diğer yanda aktif subwoofer'lar içlerinde bir amfi bulundurur. Hatta kirli sesleri arıtan çipler gibi hoş elemanlar da içerebilirler. Üzerlerinde genellikle crossover (kesim frekansı) ve ses seviyesi (volume) ayarı olmak üzere iki ayar düğmesi barındırılırlar. Bu ayarlardan ses seviyesiyle ilgili olan, kalibrasyon işlemi için oldukça önemlidir. Zira tüm sub arkalarındaki bu ayar "tamamıyla sessiz"den "ciğerinizi yerinden sökecek"e kadar çok geniş bir aralığa sahiptir. Crossover ayarı ise subwoofer'ınızın hangi frekans aralığındaki sesleri üreteceğini belirler. Dolayısıyla bu aralığın en yüksek frekans sınırını belirlemenizi sağlar. Böylece sub'ınız ses üretirken, üretebildiği en düşük frekans ile belirlediğiniz en yüksek frekans arasındaki sesleri üretir. Subwoofer'ınızın bir crossover ayarı varsa öncelikle bu ayarı en yüksek frekansa kadar getirin. Eğer basları seviyorsanız crossover frekansını biraz daha düşük tutun.



    Çalışma mantığı hava hareketlerine bağlı olduğu için hacim önemli bir kriterdir. Yüksek hacimli kutular daha fazla havayı sıkıştırabilir. Basit bir araştırmanın sonucunda sizin de göreceğiniz üzere, sürücü çapları ve kutu hacmiyle sub'ların fiyatları orantılı biçimde değişir. Yani genellikle ne kadar büyükse, o kadar pahalıdır.

    İçlerindeki havanın maksimum hareket kabiliyetinden yararlanabilmek için orantılı hacim ve sürücü çapının seçilmesi şarttır. Kutuda sürücü tarafından sıkıştırılan hava, bas-reflex adı verilen açıklıktan dışarı atılır. Tıpkı arabaların egzoz patlamalarında olduğu gibi içerideki gücün dışarı çıkması, genellikle bir insanın ciğerlerine eşdeğer miktarda havanın hareketine sahiptir. Tabii farkı, bunun saniyenin 20'de birinde gerçekleşmesidir. Hızlı olduğu kadar güçlü bir hava giriş-çıkışı yaşanır.



    A/V receiver'ların çoğunluğu subwoofer'a özel bir RCA uçlu çıkış noktası sağlar. Buradan sub'ımızın arkasındaki sağ/sol kanal ya da tek bir girişten bağlantı yapılır. Ama bazı subwoofer'lar sisteme bir sub daha ekleyebilmeniz için bu girişlere ek olarak bir de subwoofer çıkışı (veya line-out) verirler.



    Subwoofer İçin Uygun Yerleşim

    Kuş cıvıltıları duyduğunuzda, sesin hangi yönden geldiğini anlayabilirsiniz. Konuşan birinin sesinin yönünü de tayin etmek o kadar zor olmaz. Ama çakan şimşeğin nerede çaktığını o parlak ışığı görene kadar bilmek pek mümkün değildir. Bunun sebebi, kulağımızın yapısından kaynaklanır. Tiz frekansların yönlerini ayırt edebilmemize rağmen, bas seslerin nereden geldiğini anlamamız zordur.

    Bu yüzden de subwoofer'ınızı odada nereye koyduğunuz çok da önemli değildir, zaten yerini tahmin edemezsiniz. Ama bu, onun en iyi performansıyla sizi sarsması için ideal bir yeri olmadığı anl----- gelmez. Profesyonellerin önerisi, her zaman için sub'ların ön hoparlörlerin yanında yer alması yönündedir. Hatta bazıları, odada eşit bir dağılım sağlamak ve yansımaları dengelemek için ortaya yakın olmasının daha iyi olduğunu bile söyler. Ancak bunlar, standart bir ev sinema kullanıcısı için fazlasıyla detay bilgiler olabilir. Bir apartman dairesinde oturuyorsanız, subwoofer'ın size gereken etkiyi odanın karşı duvarına yakın bir yerden vermesi, kapı zilinizi ve komşularınızı da filmin içine katar. Bu nedenle pratikteki uygulamalar sub'ı kendinize olabildiğince yakın yerleştirmek şeklindedir.

    Yanlış yerleştirilmiş bir subwoofer, bazı frekansları yükseltip odanızdaki tonal dengeyi bozar. Düşük frekanslardaki seslerin dalga boyları 15m'ye kadar ulaşabildiğinden yerleşimi oldukça dikkatli yapılmalıdır. Onun da bir nokta kaynak olduğu ve ses dalgaları yaydığı unutulmamalıdır.

    Unutulmaması gereken bir nokta da, subwoofer'ın diğer hoparlörler ile bazı frekansları paylaştığıdır. Bu paylaşım, yanlış yerleşim ve kalibrasyon sonucu, çakışmaya dönüşür. Havada veya duvarlardan yansıyarak çakışan dalgalar, birbirlerini söndürebilir. Bu duruma engel olmak için de subwoofer'ın offset'inin doğru ayarlanması gereklidir. Offset, subwoofer ile ön hoparlörler arasındaki yatay mesafedir. Offset uzaklığını minimumda tutmak her zaman faydalıdır.

    Bas frekanslarda dalga boyu uzun olduğundan dolaşan dalgalar da sorun teşkil eder. Dolaşan dalgalar, duvar ve diğer yüzeylerden yansıyarak oluşur ve kendileriyle çakışarak dalga yüksekliğinin değişimine sebep olurlar. Dalgaların dağılımı daha serbest olduğundan geniş odalar ev sinemanız için en iyi seçimdir. Ancak küçük bir odada, doğru yerleşim sayesinde bu durum sorun olmaktan çıkartabilir.

    Genel olarak subwoofer için en kötü yerleşim, oturduğunuz koltuğun arkası olacaktır. İki frekansın çakışması, düzey farkına sebep olur ve bu durumda Hass Efekti oluşur. Bu efekt, beyinde karışıklığa sebep olmakta ve dinlenen müziğin veya filmin efektlerini kafa karıştırıcı hale getirmektedir. Doğallıktan uzaklaşır ve izleyene rahatsızlık verir.

    Unutmamanız gereken en önemli nokta ise; en iyi pozisyonun, en yüksek bası duyduğunuz yer değil, en yumuşak bası duyduğunuz yer olduğudur. Ancak bu sayede evinizde yorulmadan film izleyebilirsiniz.

    Tabi bu arada estetik kaygıları da göz önüne almak gerekebilir. Ayaklarınızı uzattığınız “puf”a, minik bir sehpaya veya ne işe yaradığı belli olmayan bir küpe dahi benzetilebilen sub'lar bu sebeplerden ötürü masa altına veya benzeri yerlere saklanabilir. Nedense evlerimizde tercih edilen konum ise genellikle toz birikimine en az dikkat edilen yer olan evin köşe noktalarıdır. Televizyon ile perdelerin kapattığı 30cm'lik boşluğa sub yerleştirilir ve orada olduğu yıllarca unutulur. Ardından belki bir gün temizlik yapılırken bakıldığında tozun üzerinde birkaç kat olduğu görülünce ya yeri değiştirilir ya da sadece silinip temizlenir.

    Koruma ve Bakım

    Diğer hoparlörlerden farklı olarak subwoofer'lar yere daha yakın elektronik cihazlardır. Bu nedenle de en büyük düşmanları tozdur. Arkada, yanda veya tam altında bulunabilen bas-reflex açıklığı dışarı hava verdiği gibi, içeriye de hava -dolayısıyla tozları- alabilir. Bu nedenle yerde ancak olabildiğince az toz alacakları bir yerde tutulmaları önerilir.

    Sub'lar için diğer bir düşman ise “volume” düğmesidir. Gereğinden fazla zorlanan sub'ların sürücülerini hareketli kılan esnek yanakları, zamanla bu özelliklerini yitirip yıpranabilirler. Üretilen ses üzerinde kötü etkiler yaratacak olan bu durumun yanı sıra yırtılmalar bile olabilir.




  2. 2
    elifizmir
    Özel Üye

    --->: Ev Sinema Sistemleri

    Reklam



    Ev sinema sistemi hakkında önemli Bilgiler



    5.1 Kanal girişi

    Bu terim DTS ve Dolby Digital gibi digital surround ses sistemlerini ifade etmek için kullanılır 5, ses bilgisi taşıyan 5 ayrık kanalı ifade eder 1 ise 6 kanalı, yani subwooferı ifade eder.

    Bi-Amp Özelliği

    Hoparlördeki yüksek frekansların aynı hoparlördeki düşük frekanslardan ayrı olarak güçlendirilmesi tekniğidir.

    Bass ve tiz kontrolü

    Bass kontrolü, 250Hz altındaki sinyallerin seviyesini, tiz kontrolü ise 6000Hz üstündeki sinyallerin seviyesini ayarlar.

    Bass Refleks

    Hoparlör kutusu içindeki havayı dışarı atan port yardımı ile bas çıkışını geliştiren sistemdir. Birçok subwoofer ile yer ve raf tipi hoparlörlerde verilen giriş gücünü artırmak için kullanılmaktadır.

    Bass Boost

    Düşük ses seviyelerindeki bas sesleri güçlendirerek, kulaklık çıkışının ses kalitesini en üst seviyeye getirir.

    Coaxial giriş/çıkışlar

    Bir dijital kaynaktan işlenip surround sound'a dönüşebileceği bir cihaza çok kanallı sinyal taşıyabilir.


    Dolby Decoder

    Bu devre, çoğu DVD ve bazı HDTV yayınlarında bulunan yüksek kaliteli dijital surround sesi 6 kanala çözümleyip taşıyabilir.

    Dolby ProLogic Surround

    Dolby ProLogic Surround, sinemadaki ses atmosferini yaratmak için 5 ayrı yönden ses kullanır; 2 hoparlör ön sol ve sağda, 2 hoparlör arka sol ve sağda bulunur. Beşinci orta hoparlör ise diyaloglar içindir.

    Dolby® Digital

    Dolby Surround teknolojisi, TV ve VHS gibi yayınlar için 4 kanal sesi, iki kanala kodlar. Dolby Surround ile kodlanan ses, mono ve stereo sistemlerle uyumludur.

    DTS

    (Digital Theatre Systems) Bir çok sinemada kullanılan yüksek kaliteli surround ses sistemleridir. Dolby® Digital gibi, DTS 5 speaker ve 1 subwoofer'a ayrı kanal sağlayan, 6 kanallı dijital surround formatıdır. Çoğu Dolby Digital sistemleri DTS decoderine sahiptir.

    DSP

    (Digital Signal Processing) Ses üretiminin atmosferini değiştirerek, sese ayrı bir hava katar. Analog sinyallerin dijital formata çevrildikten sonraki manipülasyonudur. Analog audio sinyalinden sonra işlenen her sinyal dijital audio olarak toplanır. DSP, çoğunlukla surround ses sistemleri ile kullanılır.

    Dolby® Pro Logic

    Çift kanallı Dolby Surround ile kodlanmış ses kaynağını 4 kanala ayırarak, çok kanallı ev sinema sisteminin temelini oluşturur.

    Digital Noise Reduction

    (DNR) Video sinyalleri sıkıştırılırken, DVD diskin bazı bölümlerinde dijital gürültü belirebilir ve bunlar bazen video izlerken görülebilir. Dijital Noise Reduction sayesinde hareketsiz arka zemin bölümlerinde daha az titreyen bölümler elde edilir.

    ID3 Tag

    MP3 dosyalarının etiket bilgilerine verilen isimdir. Sanatçı ve şarkıların isimleri gibi bilgileri gösterir.

    MP3 desteği

    (Motion Pictures Experts Group-1, Audio Layer 3) MP3 internetteki CD kalitesinde müzik ve ses dosyalarının daha kısa bir sürede yüklenebilmesini sağlamak amacıyla tasarlanmış bir ses sıkıştırma formatıdır.

    MP3

    Düşük boyutu, yüksek ses kalitesi ve paylaşım rahatlığı ile MP3 formatı, dijital ortamda en popüler müzik dosyasıdır. MP3, büyük yer kaplayan CD kalitesinde ses dosyalarının kalitelerini düşürmeden sıkıştırılabileceği ve dijital olarak depolanabileceği bir dosya formatıdır. MP3 formatına çevirilen bir ses dosyasının insan kulağının duyamayacağı kadar düşük frekanstaki sesleri kesilir. Böylece dosya boyutu küçülür ama ses kalitesi neredeyse aynı kalır. Ses kalitesindeki değişim anlaşılmaz çünkü insan kulağı kesilen düşük frekanstaki sesleri duyamaz. MP3 formatındaki müzik dosyalarını bilgisayarınızda, uyumlu DVD/VCD oynatıcınız, müzik setiniz ya da CD çalarınızda veya MP3 çalarınızda dinleyebilirsiniz.

    MiniDisc (MD)

    MiniDisc (MD), disk tabanlı, başta ses dosyalarını olmak üzere veri kaydetmek için kullanılan bir depolama birimidir. Portatif Hi-Fi sistemlere alternatif, yüksek ses kalitesine sahip dijital bir sistemdir. MD’ler 1 milyonun üzerinde defalarca kaydedilebilir.

    MPEG

    MPEG, (Motion Pictures Experts Group), ses ve görüntü verilerinin sayısal ortamda sıkıştırılması ve geri açılması prensiplerini belirleyen bir standarttır. Sıkıştırma işleminde, görüntü kareleri arasındaki değişimler analiz edilir ve bir MPEG kodlayıcı (encoder) ile dosya boyları yaklaşık 1/200 oranında sıkıştırılır. MPEG, bilgisayar ve broadcast sektörleri tarafından en geçerli standartlardan biri olarak kabul edilmiştir. Mevcut MPEG versiyonları; MPEG-1, MPEG-2, MPEG-3 ve MPEG-4 'tür.

    Mega Bass

    Düşük ses seviyelerinde, D/A dönüştürücüde bas ve tiz sesleri güçlendirir, ses kalitesini artırır ve kulaklık çıkışının parazitlerini azaltır.

    Optik Dijital Çıkış

    Bu optik bağlantı, optik dijital girişe sahip diğer HIFI bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır. Dijital sinyalleri manyetik ve elektriksel etkilerden etkilenmeyen fiber optik kablolarla iletir.

    RDS

    İşitsel FM radyo sinyalleriyle birlikte dijital veriler ileten bir sistemdir. RDS (Radio Data System), sinyali veren istasyonun ismini görüntüler ve o istasyon için en güçlü sinyali otomatik olarak bulur.

    Surround Sound

    Dinleyiciyi odanın farklı noktalarından gelen seslerle çevreleyip, konser ya da tiyatrodaymış hissi veren simülasyondur.

    Subwoofer

    Bas ses üretimi için sol ve sağ kanallardan beslenen düşük frekanslı hoparlördür.

    Stereo Ses Sistemi

    Stereo ses, standart çift kanallı sistemden gelir; biri sol hoparlörleri, diğeri sağ hoparlörleri besler. Ses reprodüksiyonuna derinlik ve genişlik kazandırır. Stereo sistemler bağımsız amfi ve sinyallerle sağ ve sol hoparlörleri kullanırlar. İki hoparlör 3 boyutlu his vermek için beraber çalışırlar.

    TruSurround SRS

    Sanal ses teknolojisidir. TruSurround ile digital audionun 6 ayrı kanalı iki kanalda işlenir ve iki hoparlör üzerinden dinleyiciye iletilir. DVD Player, televizyon ya da dijital uydu üreticileri TruSurround sistemini ürünlerinde, 4.1 ya da 5.1 hoparlör sistemi olmayan müşterilerine sanal surround ses sistemini yaşatmak için kullanabilirler.

    Toplam Harmonik Distortion

    Harmoniklerin genliğinin, temel genliğe(orjinal saf sinyal) oranıdır. Distortion istenmediği için olabildiğince küçük tutulmaya çalışılır, ama THD'yi düşürmek diğer tip distortionları artırabilir. <0,5% THD tercih edilebilir.

    Tiz

    6000Hz üstündeki sinyallerin seviyesidir.

    Virtual Dolby®

    Arka hoparlörler olmadan gelişmiş bir sinema surround ses efekti için Dolby sinyal işleme devresidir. Sadece iki ön hoparlör ile Dolby surround ses efekti yaratır.








  3. 3
    elifizmir
    Özel Üye
    Ses Nedir?




    Ses (Sound), çok teknik detaylara girmeden ve en basit haliyle, “kulağımızı uyaran ve bu yolla beynimizde duyumlara yol açan etkiler” şeklinde tanımlanabilir. İnsan kulağının algılayabildiği ses herhangi bir kaynağın yarattığı titreşimden doğar, bir taşıyıcı aracılığıyla iletilir ve kulak ile beyin tarafından algılanır.




    Buna göre bir sesin varolabilmesi için, bir ses kaynağının (beyni ve kulağı uyarabilecek nitelikteki etkenler), bir alıcı sistemin (bu durumda kulak ve beyin) ve bir iletici ortam (etkenlerin ses kaynağından alıcı sisteme kadar kulağı uyarmaya yetecek şiddette iletilmesi gerekir.) Bu ögelerden herhangi biri yoksa ses de yoktur.

    Ses Sinyali Nedir?

    Ses Sinyali (Audio), yine en basit tanımlamasıyla, sesin “elektriksel formu”dur. İnsan kulağı tarafından algılanamaz. Ses sinyali, sesin kaydedebilmesi, uzak mesafelere iletebilmesi ve saklanıp yeniden üretebilmesi için bir “çevirimden geçmiş” halidir. Analog ve Dijital olmak üzere iki çeşittir. Analog ses sinyali, sesin birebir kopyalanmış (tespit edilmiş) biçimidir. Dijital ses sinyali ise ‘analog ses sinyalinin’ birim zamanda belli örnekler alınması ve örneklerin sadece 1 ve 0’lardan oluşan bir koda dönüştürülmesiyle elde edilmiş sayısal biçimidir.




    Kulağımız ne analog ne de digital ‘ses sinyalini’ duyamaz. Sesi duyar. Doğada iken bu konuda bir problem yok. Ancak sesi kaydetmek, iletmek ve saklayıp yeniden üretmek istediğimizde onu “ses sinyaline” çevirmek ve duymak istediğimizde yeniden “sese” dönüştürmek zorundayız.

    Bir odadasınız ve sağ tarafınızda bir kapı kapanıyor. Bu ses bilgisini beyninize önce sağ kulağınız aktarır, bir saniyeden daha kısa süre sonra ise sol kulak bilgi yollar. Kulaklarımız arasındaki mesafeye bağlı olan bu zaman farkı son derece azdır ancak bu gecikme sayesinde beyin, sesin sağdan geldiğini algılar. Eğer iki ardışık ses, kulaklara 1-30 milisaniye arasındaki bir zaman farkı ile ulaşırsa ikinci ses algılanamaz. Yukarıdaki örneğimizde beyin çok çok kısa bir süre (saniyenin binde biri gibi) için sol kulağı “kapatacak” ve böylece sesin konumlandırmasını yapacaktır.

    Ses Seviyesi Farkı

    Sesler kulaklarımıza kaynaklarından çıktıkları güçle (ses seviyesi ile) ulaşamaz. Yolları üzerindeki engeller zayıflamalarına sebep olur. Ayrıca kulak kepçesinin ve başın şekli; saçların, giysilerin ses dalgalarını yumuşatma/zayıflatma etkisi gibi faktörler de sesin yönünü belirlemekte etkili olur. Yine kapı örneğimize dönersek sağ kulak sol kulağa göre kapının kapanma sesini daha doğrudan algılayacaktır. Yani bu örnekte, sesi sağ kulağımızla daha yüksek duyarız.

    Doğada seslerin yönünü, çıkış kaynaklarının konumunu ve kaynağın bulunduğu ortamı bu iki parametre ve akustiğin prensipleri sayesinde algılarız. Bir başka deyişle, sesin kaynaktan çıktıktan sonra nereden, ne kadar yansıdığı ve soğurulduğu (yansımadığı, emildiği) onun yönünü ve şiddetini anlamamıza yardım eder. Örneğin bir konser salonunda müzik bize sadece doğrudan sahneden değil konser salonun duvarlarından ve tavanından yansıyan sesler şeklinde de ulaşır. Müziğin tadına varmamızı sağlayan da konser salonunun bu “gerçek” akustik ortamı içindeki ses dağılımıdır.



    Hi-End sistemler bu gerçekliği mümkün olduğunca özgün haline yakın biçimde yeniden üretmeye çalışır. Burada asıl amaç kaydı mümkün olduğunca gerçeğe yakın yapmak ve yeniden üretmektir. 1990’ların başında sinema salonlarında devreye giren, bir süre sonra da evlerde kişiye özel hale gelen çevreleyen ses fikri de aynı mantıktan yola çıkar ancak bu mantığı dijital teknolojinin olanakları ile birleştirir.

    Stereo bir sistemde her hoparlörden çıkan ses iç kulağımıza ulaştığında beraberinde oda akustiğinden ve başımızla kulak kepçelerimizin fiziksel özelliğinden doğan bir dizi ardışık ses dalgaları da getirir. Bu dalgalar bir anlamda sesi “boyutlandırır”. Biraz daha açarsak, beyin bu ardışık dalgalar sayesinde sesleri konumlandırır ve bir konser düzeninde olduğu gibi, müzisyenlerin bir sıra halinde önünüzde çaldığı bir ses alanı yaratır.

    En basit haliyle çok kanallı ses sistemlerinin dayandığı temel mantık ise, stereo sistemlerde olduğu gibi sadece ana sesleri bir sıra halinde önümüzde oluşturmak değil, bize orada olma hissini veren ortam seslerini de “etrafımızda” yeniden üretmektir. Bu da aynı anda farklı kaynaklardan farklı seslerin verilmesi ile mümkün olur. Filmlerde oyuncuların diyaloglarının merkezdeki hoparlörden, ses efektlerinin de uydu (arka ya da yan) hoparlörden verilmesi gibi.

    Konser salonu örneğinde olduğu gibi bir stereo ses ya da ev sinema sisteminden gelen sesleri dinlerken kulaklarımız hem her hoparlörden çıkan doğrusal sesleri, hem de onların oda yüzeylerinden ya da eşyalardan yansımalarını algılar.

    Doğrusal ve yansıyan seslerin kombinasyonu, hoparlörün ve sizin konumunuza bağlı olarak, sistemdeki her bir hoparlör için “kendine has” tır. Şöyle de diyebiliriz, sistemdeki her bir hoparlörün bir ses imzası vardır. Beynimiz bu farklı imzaları bir araya getirerek, odanın boyutları, akustik özellikleri, hoparlörlerin pozisyonu ve orijinal sesin yansımaları ile ilgili “üç boyutlu bir ses haritası” çıkarır. Bize “orada olma hissini” veren işte bu formüldür.

    Desibel Nedir ?

    Sesin siddeti desibel (dB) cinsinden ölçülür. "0" desibel insan kulaginin isitebilecegi en düsük ses olarak kabul edilir. "180" dB ise roketin firlatilis aninda çikardigi ses olarak ölçülür. Desibeller logaritmik olarak artar ve azalir. Bu su anlama gelir. 20 dB, 10 dB'den 10 kat daha siddetlidir. 30 dB, 10 desibelden 100 kat daha siddetlidir.

    Yaklasik ses Örnek seviyesi (dB)

    SES SEVIYESI (dB) BILINEN SESLER
    0 dB Insan kulaginin duyabilecegi en düsük ses

    30 dB Fisilti, sessiz konusma

    50 dB Yagmur düsüsü, sessiz ofis, Buzdolabi, Havalandirma

    60 dB Bulasik makinesi, Dikis makinesi, normal bir konusma.

    70 dB Yogun trafik, elektrikli süpürge, saç kurutma makinesi

    80 dB Çalar saat, Metro ;fabrika gürültüsü

    90 dB Tiras makinesi, Kamyon trafigi, Çim biçme makinesi

    100 dB Kar araci, çöp kamyonu, müzik seti

    110 dB Rock konseri,elektrikli Testere

    120 dB Uçagin havalanisi, gece klüpü

    130 dB Delici çekiç

    140 dB Av tüfegi, Hava hücum uyari sistemi

    180 dB Roket firlaticisi

    Desibeller Kulagimi Etkilemeden Ne Kadar Yüksek Olabilir?
    Uzmanlar 85 desibel üzerindeki sese sürekli maruz kalmanin tehlikeli olabileceginde anlasmislardir.








  4. 4
    elifizmir
    Özel Üye
    Ev Sinema Sistemi Nedir ?




    Ev sinema sistemleri ile parlak görüntüler ve gerçekçi surround eşliğinde aileniz ya da arkadaşlarınızla beraber ev konforunda eğlenebilir; DVD, DivX* ve MPEG* izleyebilir, Audio CD ve Mp3* dinleyebilir, resimlerinizi görüntüleyebilirsiniz.
    Eğer ilk kez surround sistem alacaksanız, günümüzde çok fazla seçenek olduğu için şanslısınız. Daha çok TV ve DVD izlemeyi tercih ediyorsanız ve bir defada tüm sistemi almak istiyorsanız, hepsi bir arada olan sistemleri tercih edebilirsiniz. Eğer televizyon ve DVD izlediğiniz kadar müzik de dinliyorsanız, ileride geliştirmek için esneklik isterseniz ve halihazırda bir takım audio ve video parçalarınız varsa, kendi sisteminizi toplayabilirsiniz. Sisteminizi kurarken uygun giriş çıkışlarla birbiri ile uyumlu çalışan elemanları kolayca birbirine bağlayabilirsiniz.

    Hoparlörlerin ikisi televizyon yanlarına, ikisi izleyicinin arkasına, merkez hoparlör televizyonun üstüne veya altına, subwoofer ise istenen yere yerleştirilerek ses en verimli şekilde alınabilir.




    Ev sineması ürünleri her geçen gün yenilendiğinden, satın alacağınız cihazların son teknolojiyi destekler olması sizin için avantaj olacaktır.

    Kapasitesi yüksek olan hoparlörler ile yüksek sesle müzik dinlerken temiz bir ses ve daha az distortion duyulur. Alüminyum ve polipropilen gibi hoparlör kabin malzemeleri ile daha güçlü ses alınır. Güçlendirilmiş subwoofer’daki dahili amfi hoparlörleri güçlendirir ve böylece receiver daha derin ve düzgün bas sesi vermek için zorlanmayacağından cihazınız korunur.

    Ev sinema sistemlerinin hemen hepsinde Dolby Digital ve DTS gibi ileri sinyal decoderleri bulunduğundan, konserleri ve film sahnelerini evinize taşırsınız.


    Evde sinema keyfini yaşayın

    Yeni ses teknolojisiyle ev eğlencesi üretmek artık çok kolay. Ev eğlencesinde son yılların modası ise ev sineması (Home Cinema) oldu. Kuracağınız ev sineması sistemi, mükemmel bir sinema salonunu size ve ailenize getirmekle kalmayıp aynı zamanda sinemaya giderken veya sinema salonu içinde yaşayabileceğiniz birçok problemi de ortadan kaldırıyor.
    Öyle bir sinema düşünün ki, bu sinemada;gösterinin sizin istediğiniz saatte başlayacağı, bilet kuyruğuna girmeyeceğiniz, en iyi koltukta oturacağınız, ses ve görüntünün bozulmayacağı veya kesilmeyeceği, istediğiniz şeyi, istediğiniz miktarda yiyip içebileceğiniz, isterseniz arabanızı tam çıkışa park edebileceğiniz, yan koltukta, filmin sonunu size veya öte yanındaki kişiye anlatmaya çaışan bir "film eksperinin" olmadığı, seyretmek istediğiniz film sayısı ve türünün her geçen gün artacağı, gibi durumlar sadece sizin için yaratılsın. Tahmin ettiğiniz gibi,böyle bir ortamı ancak evinizde sağlayabilirsiniz.Ev Sineması Sistemi almak istiyorsanız aşağıdaki adımları takip etmeniz seçiminizi kolaylaştıracaktır.

    Ev ortamınız uygun mu ?

    Kuracağınız Ev Sineması Sistemi'nin çeşidi ile ilgili bir kriter de evinizde bu sistem için ayıracağınız mekanın büyüklüğü ve yerleşim şeklidir. Unutulmamalıdır ki, Ev Sineması Sisteminin (Home Cinema) fazlaca değiştirilemeyen bir yerleşim düzeni vardır. Bu nedenle sistemi kurmadan önce yapmanız gereken ilk adım, alacağınız cihazları sanal olarak evinizde yerleştirmektir.


    Bütçeniz ne kadar ?

    Çok fazla para harcanarak kurulmuş bir sistem her zaman en iyi performansı vermeyebilir. Bunun yerine alınan cihazların birbirine uyumu öngörülerek kurulmuş, fakat daha az para harcanmış bir sistemle de iyi sonuç elde edilebilir. Bu doğrultuda sistemi satın alma öncesinde bir bütçe belirlemelisiniz. Belirlenen bu bütçe içerisinde kalacak şekilde en iyi ve birbirine uyumlu cihazlar tercih edilmelidir.

    Ürünleri denediniz mi ?

    Satın alma öncesinde yapacağınız araştırmada katalog ve broşürlerdeki cihaz özellikleri incelenmeli, ancak nihai karar için ölçü olmamalıdır. Ölçü olması gereken sizin kulağınızın söylediği doğrulardır. Dolayısıyla satın almayı düşündüğünüz sistemi size dinletebilen marka veya satıcılar tercih edilmesidir. Bu daha sonra pişmanlık duygusu yaşamamak için yapmanız gereken, satın alma öncesindeki belki de en önemli adımlardan biridir.

    Güncellik

    Ev Sineması ile ilgili teknolojik ürünler, yaklaşık bir yıllık periyotlarla yenilenmektedir. Dolayısıyla satın alma öncesi yapacağınız araştırmada alacağınız cihazların bu konudaki son teknolojiyi desteklediğinden emin olmalısınız.

    Sistemin beyni

    Ev Sineması Sistemi'nizden en iyi sonuçları alabilmek için gerekli temel eleman A / V Receiver'dır. Bu cihaz sisteminizin "kalbi ve beyni" olarak, alacağınız zevk ve heyecanı da tayin edecek ana parçadır. Ancak ihtiyacınız sadece güçlü ve yeni teknolojiyle tasarlanmış bir cihaz değildir. A / V Receiver'ınız aynı zamanda mantıklı bir mühendislik tasarımı olmalıdır. Onkyo cihazları bu mantıkla tasarlanmış, gereksiz "oyuncak detaylar" kullanılmamış, ancak sizlerin kullanımını kolaylaştıracak her türlü düzen de asla ihmal edilmemiştir.

    Ön hoparlörler

    Bir ev sineması sisteminde ön hoparlörden beklenen, hem film izlerken hem de stereo müzik dinlerken yüksek performans vermesidir. Definitive Technology Bipolar Tower Serisi hoparlörleri ve Dali yer hoparlörleri değişik zevkler için bu beklentiyi en yüksek düzeyde size sağlayacaktır. Ön hoparlörler görüntü kaynağının her iki yanında yer almalıdır.

    Arka hoparlörler

    Surround sistemi sesin filmi izleyeni sarması anl----- gelir. Arkada yer alan hoparlörler Dolby Pro-Logic, Dolby Digital ve DTS keyfini yaşatarak bu ambiansı size sunar. Arka hoparlörler izleyicinin iki yanına veya arkaya yerleştirilebilir.

    Orta hoparlörler

    Definitive Technology ve Dali orta hoparlörleri, geniş frekans cevapları ve genişletilmiş ses dinamikleri sayesinde filmdeki diyalogları fısıltı seviyesinde bile net olarak duymanızı sağlar. Orta hoparlör izleyiciye görüntünün geldiği yönde merkezde üstte veya altta konuşlandırılmalıdır.

    Subwoofer

    Subwoofer'lar, ses sisteminizdeki insanı titreten derin basları üretmekle görevli olan en geniş hoparlörlerdir. Definitive Technology ve Dali'nin subwoofer'ları hissedilir, duyulmaz.



    Ev sinemasında formatlar

    Gelişen müzik ve ses sistemleri size, stereo sistemlerle üretebileceğiniz sesin gerçekliğinden çok daha fazlasını vaat ediyor. Önceki yıllar iki hoparlörle odamızda ürettiğimiz stereo sesi dinliyorduk. Daha sonra gelişen ses teknolojisi stereo'nun pabucunu dama attı. Konusunda uzman olan firmalar ses teknolojisindeki bu gelişmenin sayesinde yüksek kaliteli ve daha gerçeğe yakın sesi yaratma çabasına girdi. Bunun doğal sonucu olarak da ev sineması gün geçtikçe daha da yaygınlaştı. Sinemanın evimizin salonuna girmesi ses formatlarıyla daha fazla haşır neşir olmamıza neden oldu.
    Ses formatları çok kanallı ses üretir. Çok kanallı sesin amacı, film izleyicisine maksimum işitsel zevki tattırmak, izlenen filmin bir kahramanı olduğu hissini uyandırmaktır. Örneğin geçmiş yüzyılları konu alan bir filmin kılıçla yapılan bir savaş sahnesinde etrafta uçuşan kılıç çarpışmalarını ve insan naralarını ayrı ayrı duymak izlenen filmden alınacak zevki de arttırır. İşte sesin böylesine gerçekçi olarak odanızda dolaşmasına imkan veren ve efektleri gerçekleştiren ses formatlarıdır. Dilerseniz günümüzde kullanılan bu ses formatlarının en anlama geldiğini ve neler olduğunu kısaca açıklayalım.

    Dolby Surround

    Dolby Laboratuvarlarında geliştirilen bu format, en yaygın kullanılan temel surround/çevre ses formatıdır. Basit anlamda sesi dört kanaldan vererek çevre etkisi yaratır. Sol ön, sağ ön, orta ön (merkez) ve surround kanallarından oluşur. Bas seslerin üretildiği (düşük frekans) bir subwoofer eklemek de mümkün olmaktadır. Band genişliği 100Hz-7000kHz arası olan surround kanalı monodur ve iki arka hoparlörler besleyerek aynı sesi üretir. Bu formatta ses dijital olmayıp analogtur.


    Dolby Digital


    Dolby Pro Logic'in geliştirilmiş ikinci jenerasyonu olarak da adlandırılabilir Dolby Digital. İki ses formatı arasındaki iki temel fark, Dolby Digital'de birbirinden tamamen ayrı altı kanaldan dijital ses üretilmesidir. Beş ana kanaldan oluşur. Bunlar, sağ ön, sol ön, sağ surround, sol surround ve subwoofer'dır. Bu beş ana kanalın tümü 3Hz-20.000Hz band genişliğine sahiptir. Arka hoparlörlerinde önlerle aynı yetiye sahip olması yanı sıra stereo surround efekti olması, sesin ve efektlerin daha iyi konumlandırılmasını sağlar. Görüntünün daha gerçekçi ve ikna edici olmasını sağlayarak doğal ortamında dinleniyormuş hissi yaratır. Altıncı kanal subwoofer için ayrılmıştır. Bu kanalda bas sesler üretilir.özellikle çarpışma, patlama gibi haraketli sahnelerin daha gerçekçi olmasını sağlar. Bu etkiyi de ürettiği ekstra bas efekti ile yaratır. Bu formatta ifade edilen 5.1'de; beş ana kanalı "5", bu subwoofer'I da "1" simgeler. Bu 6 kanalın hepsi de dijital ses ürettiğinden, sesin kayıt edildiğistüdyodan evinize kadar hiçbir kayıp olmadan gelmesini sağlar. Tüm bu özelliklerine rağmen altı kanal dijital ses içeren veri, CD üzerinde tek kanalın kapladığı alandan daha az yer kaplar. Bu sayede DVD ve LD'lere (Laser Disc) rahatlıkla kayıt edilebilerek, gerçekçi ve natürel sesleri evlerimize taşır.


    DTS


    DTS DTS'in açılımı Dijital Theater Systems'tır. Dolby Digital ses formatında olduğu gibi DTS formatında da 6 ayrı kanaldan dijital ses üretilir. DTS bazı eleştirmenlerce Dolby Digital'den sonra günümüzün en iyi alternatif sinema ses formatı olarak gösterilmektedir. Bu değerlendirme onun sahip olduğu birkaç artı yönden kaynaklanır. Dolby Digital, altı kanal ses üretimi için ses kaynağındaki stereo dijital sinyallerin bir kısmını kullanamazken, DTS daha az kayıpla bu dokunulmayan sinyalleri de okur. Dijital formatların hepsi analog sesi sıkıştırarak dijital hale getirmenin birer yöntemidir. Daha az kayıpla maksimum sıkıştırmayı yapabilen format bir adım öne geçmektedir.


    Lucas Film


    Ev sineması formatları arasındaki haksızlığa en maruz kalan format THX'tir. THX yanlış değerlendirme ile dijital ses formatlarına bir alternatif olarak gösterilerek yanlış bir yere konulmuştur. Oysa THX ses formatı diğer ses formatlarından hem gerçekleştirdiği iş bakımından hem de anlayış olarak farklı bir sistemdir. Bu formatın fikir babası, Star Wars filmlerinin de yapımcısı olan George Lucas'tır. Sinema filmlerinin ses kayıtşarı geniş sinema salonlarında üretilmek üzere yapılmaktadır. Oysa ki ev sinemasında akustik yapısı, sinema salonlarından çok farklıdır. THX, ses üretimi veya kanal sayısı ile ilgili olmayıp evlerimizin akustik yapısına adaptasyon için geliştirilmiş, ses verisinin yeniden denglenmesi esasına dayalı bir formattır. Tüm analog ve digital formatlarla çalışabilir ve ses kalitesini arttırır. Çok pahalı bir sistem olduğu için sadece belli başlı markaların en üst modellerinde bulunmaktadır.


  5. 5
    nurdem168
    Yeni Üye
    elif kardeş bu kadar g&#252;zel bilgileri bizimle paylatığın i&#231;in tşk.

  6. 6
    DJ FERDOLX
    Yeni Üye
    Elİf S&#220;persİn G&#220;zel OlmuŞ Sesle &#199;ok UgraŞan Bİrİyİm Bİldİgİmİ Sanipta Bİlmedgİmİ Senden &#214;grendİm SaĞ Ol BaŞarilar

  7. 7
    bodyguard171
    Yeni Üye
    ew sıstemı sesı bana yetmıo walla bıde bnm actıgım konudakı ses sıstmeımı gorrr anca o yetıoo :D:D 1200w kenwood ve 1200 w jbl (kajıwa) subwooffer 1000 rms dıgılıne anfıı ve sallanan bır bına :D:D

  8. 8
    elifizmir
    Özel Üye
    Alıntı bodyguard171 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ew sıstemı sesı bana yetmıo walla bıde bnm actıgım konudakı ses sıstmeımı gorrr anca o yetıoo :D:D 1200w kenwood ve 1200 w jbl (kajıwa) subwooffer 1000 rms dıgılıne anfıı ve sallanan bır bına :D:D

    Konu ;

    Ses Sistemleri ile alakalı bilgilendirme amaçlı açılmıştır ...

    Bulundugunuz Bölüm Sohbet/Muhabbet Bölümü değildir ..

    Lütfen gereksiz mesajlar ekleyip konuyu dağıtmayınız ...


  9. 9
    bodyguard171
    Yeni Üye
    Alıntı elifizmir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Konu ;


    Ses Sistemleri ile alakalı bilgilendirme amaçlı açılmıştır ...

    Bulundugunuz Bölüm Sohbet/Muhabbet Bölümü değildir ..

    Lütfen gereksiz mesajlar ekleyip konuyu dağıtmayınız ...
    emredersınız efendımm ...

  10. 10
    elifizmir
    Özel Üye
    Alıntı bodyguard171 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    emredersınız efendımm ...

    Saygısızlığın bence hiç gereği yok ...

    Sizi olması gerektiği şekilde uyardım ..

    Ama tavırlarınız da bir değişiklik olmadıgı gibi üslubunuz da hoş değil ...

    Sıcakların sizi etkilediğini düşünerek sizi 2 gün istirahate gönderiyorum ...


+ Yorum Gönder
dsp 5 1 ses formatını destekler mi,  DSP RMS Dolby Digital SRS Tru Surround,  DSP RMS Dolby Digital SRS Tru Surround sistemi
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi