Yalnızlık Korkusu

+ Yorum Gönder
Öğretim ve Edebi Türler Bölümünden Yalnızlık Korkusu ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Yalnızlık Korkusu

    Reklam



    Yalnızlık Korkusu

    Forum Alev
    Dün geldi: Nedir aradığın? dedi bana;
    Bensem, ne bakarsın o yana bu yana?
    Kendine gel de düşün, içine iyi bak;
    Ben senim, sen ben; arayıp durma boşuna!

    Ömer Hayyam
    (Sabahattin Eyüboğlu, 29)

    Nedir aradığım? Önce bunu sormalı kişi kendine; sadece aramak olmamalı yapılan, ki kişi bazen aradığının bile farkında değildir, kendince önüne çıkanı yaşadığını sanmaktadır. İçinde koca bir özlemle doğar insan, ömrü boyunca da bu özlemin peşinden koşar aslında, belki bilir belki de hiç bilmez, bilse bile çoğu zaman bildiğini sandığı gölgeden ibarettir.. aslı perdenin ardında saklı. Bu özlemdir arayış içinde sürüklenmeye açılan kapının anahtarı. Ya peki perde ne ola ki insanı böylesine apaçık bir gerçek karşısında aciz bırakabilecek kadar kalın ve güçlü olsun?

    Önce anahtardan başlamalı..

    Başıboş bir divane midir insan? Hiç bilmediği, yabancı bir yerde açıverir gözünü birden.. nereden ve neden geldiğini bilmeden.. sudan çıkmış balık misali! Kimi hiçbir şey olmamış gibi, sanki hep buradaymış gibi yaşar gider. Kimi öylesine yabancı hisseder ki ayak uyduramaz, savrulur gider. Kimi de yanıt aramak için bir şeylerin peşine takılır gider. Aslında ‘aidiyet’ yatar hepsinin ardında. Kimi buraya ait hisseder kendini, kimi ötede bir şeylere.. ve hatta kimi de başka şehirlerde bulabileceğini sanır, ah bir kaçıp gidebilse! Özlemin kapağını açıp içine bakmak varken, yükler sırtına, daha fazla çaba ve acı ile deneyim denizlerinde boğulur, ah bir cesareti olsa bakmaya! Ayakta kalabilmek için tutunacak bir dal arar durur ve bu dalı “yalnızlık korkusu” besler, o da ne kurur ne de yorulur.

    Kendini bütünlemek içindir oysa bütün çabası, bunun için çırpınır tüm hayatı boyunca.. ama yanlış yerlerde, yanlış kişilerde, başkalarında arar! Bir ilişkiden diğerine atlar, yüreği nice yanar. Öyle büyük bir yüktür ki ilişkilerin sırtına vurulan, er ya da geç ezilir kendinden büyük beklentilerin altında; “beni tamamla” der karşısındakine insan ama böylesine ilahi bir isteğin karşısında fani ne etsin? Yetmez eli, kolu, bacağı kısa kalır bir zaman sonra, sonsuzluğu nasıl doldursun, kaplasın sınırlı ve geçici olan? Sonsuzluk içimizde.. dışarıdaki her şey ise bir aynadan, gölgeden ibaret.

    “Bir aşk ki olgun mu olgun; bir gönül alan sevgili ki güzel mi güzel. Ama bundan daha şaşılacak bir hâl olabilir mi ki, arı-duru su önümde akmada, bense susuzum.”

    Mevlâna (Rubailer)

    ***

    Bedenini, eşyaları, ve dahi başkalarını böylesine sahiplenen insan, neden hayatının kontrolünü de sahiplenmez? Neden anlamak istemez iyi kötü başına gelen her şeyin sebebinin kendisi olduğunu? Başkalarını suçlar, kimseyi bulamazsa Tanrı’yı suçlar.. ya bilseydi, tanısaydı Kendini ve Tanrı’yı, bir sözü kalmazdı isyana bürünebilecek.

    ***

    Bir bilmecedir şu hayat, sorusu da tek, cevabı da.. soru da sensin, cevap da..




  2. Alev
    Özel Üye

    Yalnızlık Korkusu Makalesine henüz yorum yazılmamış. ilk yorumu siz yapın


Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi