Özbekistan Harezm Mamun Akademisi

+ Yorum Gönder
Diğer Konular ve Dünya Ülkeleri Bölümünden Özbekistan Harezm Mamun Akademisi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    CaRaMeLa
    Bayan Üye
    Reklam

    Özbekistan Harezm Mamun Akademisi

    Reklam



    Özbekistan Harezm Mamun Akademisi

    Forum Alev
    Özbekistan Harezm Mamun Akademisi

    Orta Asya'da Ceyhun (Amuderya) Irmağının Aral Gölüne döküldüğü yerin güney kesimleri, Harezm (Harzem) adıyla anılır.Tarih de; burada hüküm sürenlere Harezmşahlar (Harzemşah)' M.S. 1097-1231'denilmiştir. Her ne kadar dünyada bilim ve kültürünün oluşmasında tüm halkların katkısı varsa da; Orta Asya'nın dünya uygarlığının gelişmesine büyük katkısı olmuştur.Orta çağlarda Harezm Bölgesinde bir çok ulema çıkmıştır. Hem de bir çok bilimsel okul, merkez ve akademiler faaliyet göstererek o zamanki bilimin gelişmesine öncülük etmiştir.XI.Yüzyılda Harezm Mamun Akademisi sözü konusu merkezlerden birisi sayılır.X.yüzyıl sonu XI.yüzyılın başlarında Harezm politik asayişlik, ülkenin ekonomik ve sosyal yaşamının yükselmesi hem de Harezmşah Mamuni'lerin bilim adamlarına olan saygı ve sevgiye dayalı itibar bu dönemin en meşhur ve göze çarpan alimlerinin Gurganç'da (günümüzde Urganç veya Gürgenç) toplanmasına neden olmuştur. 992 tarihinde Gurganç'ta hükümete yeni bir emir ' Abu Ali Mamun gelmiştir. Abu Ali Mamun ve onun oğlu Abu-l-Hasan Ali İbni Mamun'un (999-1009) sarayında bir çok alim faaliyet yürütmüştür. Ali İbni Mamun'un vefatından sonra Harezm tahtına oturan Abu-l-Abbas, Mamun İbni Mamun Harezm Şahlar Sarayındaki bilimsel gelenekleri devam ettirerek, o dönemin alimlerine itibarla davranmıştır ve bilimsel araştırmalara geniş imkanlar sağlamıştır.Saray veziri Abu-l-Huseyin Ahmad İbni Muhammed as-Sahli'nin bilimli, edebiyat, şair ve genel olarak bilime değer veren insan olduğu Harezm Şah sarayında bilimsel dernekleri daha da genişletmek ve verimli kullanılmasını sağlamaya yönelik çalışmalarından görülebilir.Eski kaynaklardan alınan bilgiler, Mamun İbni Mamun sarayında alimlerin büyük bir grubunu topladığını ve Harezmşah onlara maddi destek sağladığını göstermesine rağmen, söz konusu bilimsel yerin ne zaman oluştuğu ile ilgili net bir bilgiyle rastlanmamıştır. Ancak bilimsel kaynaklarda Abu Reyhan Beruni (973-1048) ve İbni Sina'(980 - 1037 )nın Gurganç'a geldiği 1004 tarihi, bu akademinin oluşturulduğu tarih diye kabul edilmiştir. Bununla beraber Beruni ve İbni Sina'lara kadar olan dönemde de Harezmşah sarayında bilimsel koşul ve alimlerin bulunduğu dikkate alınırsa, Harezm Mamun Akademisi'nin yukarıda belirtilen tarihten önce de mevcut olduğunu kabul etmek gerekir.Samanoğulları Devletine ait Buhara Kütüphanesi'nin yakılması da bu tarihlere rastlar.Mamun Akademisi kısa bir zaman, yani 1017 tarihine kadar faaliyet yürütmesine rağmen, burada astroloji, matematik, tıp, kimya, coğrafi, madencilik gibi fen bilimleri ile aynı sırada tarih, felsefe, edebiyat, dil, hukuk ve diğer sosyal bilimleri de gelişmiştir.Özel olarak, astroloji alanında yürütülen araştırmalar sonucunda eski dönem alimlerince oluşturulan astroloji tablosunda değişikler yapıldı. Ayrıca astrolojik cihazların yapımı ve yıldız koordinasyonunun hesaplanması konusunda araştırmalar yürütülmüştür. Beruni Haziran 1004 tarihinde Ay tutulmasını izlemiştir.Akademide matematik alanındaki çalışmalar Abu Mansur İbni Irok, Beruni ve Abu-l-Hayr Hammor gibi isimler tarafından yürütülmüştür. Beruni'nin üstadı İbni Irok matematik ve astrolojiye ait 30'a yakın bilimsel eser yazdı. Beruni tarafından yazılan 150'e yakın bilimsel eser arasında astroloji ve matematik alanlarına ait çalışmalar büyük öneme sahiptir. Özellikle eşit kenar üçgenler hakkındaki teori sahibi Abu-l-Hayr Hammor'un ismi, 'Hammori Teoreması' (aş-Şekil al-Hammori) ismiyle meşhur olduğu bilinir. Alkimya bilimini kimya alanına yakınlaştırılmasında Beruni ve İbni Sina'nın büyük önemi vardır. Beruni'nin maddelerin nispi ağırlıkları ve onların özellikleri ile ilişkili olduğu hakkındaki fikri ve düşünceleri 'Nispi Ağırlık' adlı eseri de Gurganç'ta yazılmıştır. İbni Sina maddelerin değişimi konusuyla ilgili kimya laboratuar sonuçları 'İksir Hakkında' adlı eserinde söz etmiştir. Bilindiği gibi, bu eser 1005-100 tarihleri arasında Harezm'da telif edilmiş.Harezmşahlar sarayında tıp alanında çalışma yürüten alimler arasına Abu Sahl al-Masihi, Abu-l-Hayr Hammor, İbni Sina hem de Beruni'yi katmak mümkün. Matematik alanında 'Hammori Teoreması' ile tanınan Abu-l-Hayr Hammor tıp alanında 'İkinci Hipokrat' ismine sahip olmuştur. Abu-l-Hayr Hammor çoğunlukla Tıp alanının teorik kısmıyla meşgul olup, astroloji, yaşlıların diyeti, doktorları deneme yöntemleri, gıda maddeleri ve epilepsi (sara hastalığı) konularını kendi eserlerinde ele almıştır.Abu Sahl al-Masihi, Hammor'dan farklı olarak pratik tıp ve tıbbi eğitim konularında çalışma yapmıştır.İbni Sina Harezm'da sadece beş yıl yaşamasına (1005-1010) rağmen, burada sağlığı koruma konusuna ait 'Zararları Yok Etmek' (Daf al-mador) adlı önemli bir eser yazmıştır.Harezm Mamun Akademisinde coğrafi alanında yapılan çalışmalar, özellikle Beruni araştırmaları önem kazanmıştır. Bilindiği gibi, coğrafik biliminde Beruni'nin çalışmaları büyük öneme sahiptir. On altı yaşında iken, bulunduğu yerlerin coğrafi genişliğini tespit etmek ile uğraşmıştır ve Kiyat (Harezm yakınlarında) şehrinin coğrafik genişliğini ölçmeyi başarmıştır. Beruni 994 yılı Amuderya'nın batı sahili Jurjonya ile Kiyat arasındaki Böşkanz köyünde ekliptiğin ekvatora göre çap değerini net bir şekilde ölçmeye başarmıştır. 995 tarihinde Kiyat şehrinde yaşayan Beruni, burada dünyayı globus şeklinde göstermek konusundaki uğraşı sonucunda yaptığı globus doğudaki ilk ve rölyefli globus olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. Beruni Gurganç'ta yürüttüğü bilimsel faaliyetinde coğrafyanın bir kaç alanları doğa coğrafi, hidroloji, mineraloji gibi konularıyla ilgili araştırmaları olmuştur.Harezm Mamun Akademisi'nde fen bilimleriyle birlikte sosyal bilimler de geniş çapta yer almıştır. Felsefede gelişen felsefi tesisleri tabanında Abu Rayhan Beruni ve İbni Sina arasında yürütülen yazışmalar büyük öneme sahiptir. Bu yazışma, Aristotel kitabına ait iki büyük ulemanın soru-cevapları ve onların felsefi bakış açılarından oluşmaktadır. Beruni ve İbni Sina yazışmalarında yaşadıkları dünya dışında başka dünyaların varlığı hakkında iki ulema arasında ciddi boyutta fikir alış-verişi yapıldığı görülmektedir. Orta Çağ batı mütefekkiri Aristotel'in dünyanın sınırlandığı hakkındaki felsefesinin egemen olduğu bir dönemde Beruni tarafından dünya dışında başka dünyaların varlığı hakkındaki tahminleri bu allamenin felsefi bakış açısının ne kadar geniş olduğunu ispatlamaktadır.Genel olarak baktığımızda bu kaynaklar, iki büyük alimimizin Mamun Akademisi dönemindeki felsefi faaliyetleri ve uğraşları hakkındaki düşüncelerimizi daha da zenginleştirme imkanı sağlamaktadır.Akademide tarih bilimi de gelişmiştir. Beruni, Harezm'da tarih alanında mevcut olan bilim geleneklerini devam ettirerek 'Harezm'in Meşhur Kişileri veya Harezm Tarihi adlı kitabını yazdı. Ancak günümüze kadar bu eserin tümü iyi korunamamıştır. Sadece bu eserin büyük parçası Abu-l-Fazil Bayğaki'nin Sultan Masud Gaznavi'ye adanan Tarihi Masudi eseri aracılığıyla gelmiştir. Bunun dışında bu yazarın Yadigarlıklar, at-Tafkım ve Hindistan adlı eserlerinde de önemli tarihi bilgilere rastlamak mümkündür.X ' XI. Yüzyılda as-Saolibi tarafından yazılan Garip Bilgiler (Latoif al-maorif), XII. Yüzyılda yaşamış as-Samoni'nin Nasablar Hakkında Kitap (Kitab al-ansob), Yokut al-Kamavi'nın Adiblar komusı (Mucam al-udabo) ve diğer birkaç kaynak eser aracılığıyla edilen bilgilere göre, Mamun sarayında sanat ve edebiyatçılık çalışmalarına da ayrıca itibar verilmiş. Bu nedenle o dönemin çoğu meşhur sanatçıları Harezmşah sarayında toplanmış. Onlar arasında Ahmad İbni Muhammad İbni Sahri, Abdulloh İbni Hamid, Adu Said İbni Şabib, Abu-l-Hasan İbni Mamun, Abu Abdulloh at-Tohir, Ibrohim Rakkoni gibi şairlerin şiiri divan ve eserler mevcuttur. Sanata merakı olan vezir as-Sahli kendisi şiir yazmakla beraber saraydaki bilim adamlarına her yönden desteklemiştir.Bu dönemde Harezm'de bir kaç dil bilimcisi de kendi çalışmalarını yürütmüşlerdir. Bu dönemin bilimsel dili olarak sayılan Arapça gramerini yeniden düzenleyip, lügat ve dil öğrenilmesi konularında eserler yazılmıştır.Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İslam Karimov'un kararnamesiyle Harezm Mamun Akademisi Hive şehrinde 1997 tarihinde yeniden hak ettiği statüsüne kavuşmuştur.Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından Harezm Mamun Akademisi'nin 1000.yılının kutlamaları hakkında 9 Kasım 2004 ve 1 Kasım 2005 tarihli kararlarının kabul edilmesi, önceden belirli bir alanın uzmanlarınca bilinen Harezm Mamun Akademisi'ni detaylı şekilde öğrenmek ve bu konuda yeni araştırmaların ortaya çıkmasını sağlamak, hem de zengin bir bilimsel ve manevi mirasın Türk halklarına ve uluslararası topluma tanıtmak açısından önem arz etmektedir.Süleyman MERDANOĞLU

    KAYNAK:
    1- Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Verileri2- Xorazm Ma'mun Akademiyasi



  2. 2
    HADİE
    Bayan Üye

    Cevap: Özbekistan Harezm Mamun Akademisi

    Reklam



    ceyhun nehrini aral gölüne döküldüğü yere denilir harezm .bu bölgede bir dönem harzemşahlar hüküm sürmüştür. akademinin kökeni onuncu yüzyıla kadar dayanmaktadır







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi