Suudi Arabistan

+ Yorum Gönder
Diğer Konular ve Dünya Ülkeleri Bölümünden Suudi Arabistan ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Suudi Arabistan

    Reklam



    Suudi Arabistan

    Forum Alev
    Suudi Arabistan Krallığı (Arapça:المملكة العربية السعودية) Arap Yarımadası'nda bulunan en büyük ülkedir. Kuzeybatı'da Ürdün, kuzey ve kuzeydoğu'da Irak, doğuda Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, güneydoğuda Umman, güneyde Yemen, kuzeydoğusunda Basra Körfezi ve batısında Kızıldeniz ile çevrilidir. Buraya iki kutsal caminin arazisi de denir çünkü İslam'a göre iki kutsal şehir olan Mekke ve Medine bu ülkededir.




    Tarih

    Arap Yarımadası'nın büyük bölümünde binlerce yıl boyunca göçebe kabile yaşamı sürdürüldü. Muhammed'in 571'de Mekke'de doğması, dünya tarihinde yeni bir çağ başlatarak, Arabistan'ın önemini artırdıysa da, Emevi sülalesinin, Şam'ı başkent yapmasıyla, İslâm dünyasının ağırlık merkezi Suriye'ye kaydı(692). Arap Yarımadası XVI. yüzyıldan Birinci Dünya Savaşı'na kadar, Osmanlı yönetiminde kaldı. 1730 larda ortaya çıkan Vehhabi hareketi 1745'te Suud ailesi tarfından benimsenir.Suudi ailesinin gün geçtikçe güçlendiği yarımadada Osmanlı devleti bir takım tedbirler alarak gelişmesinin önü kesilmeye çalışılır. Suudilerin oluştırduğu siyasi birlik iki kere kesintiye uğrar. 1902'de Kuveyt'te sürgünde bulunan Abdülaziz b. Suud Riyad'a dönerek yeniden siyasal birlik arayışlarına başlar. Aynı yıllarda Osmanlı devleti bu fiili durum karşisında bir çözüm olarak Abdülaziz'in babası Abdurrahman'ı Riyad kaymakamı olarak tayin eder. Balkan savaşının sürdüğü sıralarda Osmanlı askerlerinin bölgede azaltılmasını fırsat bilen Necit emîri ve vahhabi imamı olan [Abdülaziz b Suud], idari merkez olan Hasa/Ahsa'yı ele geçirir.(1913) Sonra, 1921-1926 arasında Hail, Mekke, Cidde ve Asir'i ele geçirerek topraklarını genişletti ve 1926'da Hicaz kralı, 1932'de Suudi Arabistan kralı ilan edildi. Aynı yıl Suudi Arabistan’ı resmen tanıyan ilk devlet Türkiye Cumhuriyeti, ilk kutlama mesajını çeken kişi de Gazi Mustafa Kemal oldu.[kaynak belirtilmeli] 1936'da ilk petrol yatağının bulunduğu, ama İkinci Dünya Savaşı'na kadar ciddi bir kuyu açma çalışması yapılmayan ülkede, Abdülaziz El Suud'un ölümünden(1953) sonra, yerine geçen oğlu Suud bin Abdül Aziz, 1964'te Suudi aile meclisinin kararıyla tahttan indirildi ve yerine kardeşi Faysal bin Abdül Aziz geçirildi(2 Kasım1964). Ülkeyi modernleştirme girişimlerine başlayan Faysal bin Abdül Aziz'in 1975'te yeğenlerinden biri tarafından öldürülmesinden sonra, yerine geçen kardeşi Halid bin Abdül Aziz, 1979Mısır-İsrail Barış Antlaşması'na şiddetle karşı çıkmakla birlikte, Arap-İsrail anlaşmazlığında ılımlı bir siyaset izledi, Halid bin Abdül Aziz'in 1982'de ölmesiyle yerine Fahd bin Abdül Aziz geçti.




  2. 2
    RüzgarGülü
    Bayan Üye

    --->: Suudi Arabistan

    Reklam



    SUUDİ ARABİSTAN

    DEVLETİN ADI: Suudi Arabistan Krallığı
    BAŞŞEHRİ: Riyad
    YÜZÖLÇÜMÜ: 2.240.000 km2
    NÜFUSU: 14.691.000
    RESMİ DİLİ: Arapça
    DİNİ: İslâm
    PARA BİRİMİ: Riyâl
    Arabistan Yarımadasında 16° 11’ - 32° 09’ kuzey enlemleri ve 34° 34’ - 55° 41’ doğu boylamları arasında yer alan bir ülke. Kuzeyden Kuveyt, Irak ve Ürdün, güneyden Yemen, Güney Yemen ve Umman, doğudan Birleşik Arab Emirliği ve Basra Körfezi ve batıdan Kızıldeniz ile çevrilidir.




    İklimi

    Arabistan iklimi, toprağından dolayı genel olarak sıcak ise de, yüksek bölgelerde serindir. İklimin en müsâit olduğu yerler Yemen’e yakın bölgelerle Necid Çölüdür. Dehna Çölü ve Tehame bölgelerinde şiddetli sıcaklar ve kuraklık mevcuttur. Tehame’de genellikle yağış olmaz ve ortalama sıcaklık 37°C civarındadır. Hiç yağmur almayan çöllerdeyse sıcaklık, gece 38°C, gündüz ise 43°C civârında seyreder. Hicaz ve güneyi mûtedil bir havaya sâhiptir. Hattâ Medîne-i münevvereye ve Taif’e kışın kar yağdığı dahi olur. Yıllık yağış ortalaması 160 ilâ 180 mm kadardır. Ancak yağmurlarla meydana gelmiş olan kısmî yeşillik, sıcak ve boğucu “sam (semum)” adlı çöl rüzgârlarıyla kuruyarak kül rengine döner.

    Tabiî Kaynaklar

    Arabistan topraklarının genel olarak, biricik tabiî kaynağı hurmadır. Hurmanın birçok çeşitleri yetişmektedir. Ülkenin Yemen ve Amman’a yakın bölgesiyle, Hicaz ve Necid bölgelerinde çok çeşitli bitkilerin yanında tıpta kullanılan sinameki, demirhindi, kat ağacı ve zamk-ı Arabî, gibi nâdide bitki türleri de yetişir. Ülkede göze çarpacak ormanlar olmayıp, çoğu yerler çıplak ve taşlıktır. Meyve ağaçları dışında, seyrek olarak ardıç, yabânî yasemin ve yabânî zeytin ağaçları da mevcuttur. Yağmurların düştüğü dönemlerde meydana gelen yeşillik ve mer’alar, kısa sürede kurur. Sulak bölgelerde ve Tehame civârında bol, uzun ve çeşitli kamış türleri yetişir.

    Suudi Arabistan toprakları, deve ve cins atların asıl vatanıdır. Dünyânın en güzel atları burada yetişir. Necid bölgesi at ve deve bakımından en zengin bölgedir.

    Diğer bölgelerdeyse daha çok koyun, keçi, sığır ve eşek yetiştirilir. Vahşi hayvanlar içinde, en başta çöllerin kralı olan arslan gelir. Ayrıca kaplan, sırtlan, çakal, domuz, kurt, tilki ve maymun cinsleri yaşar. Ülkede çok sayıda çekirge sürüleri ve Hicaz taraflarında da “lâdug”” isminde zehirli bir cins örümcek mevcuttur.

    Ülke toprakları, yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir. Altın, simli kibrit, salz, bakır ve daha birçok çeşit mâden çıkarılır. Mekke-i mükerreme civârlarında, kükürt damarları ve petrol yatakları mevcuttur. Kızıldeniz önemli bir tuz kaynağıdır. Basra kıyılarının ise incisi pek meşhurdur.

    Nüfus ve Sosyal Hayat

    Suudi Arabistan nüfûsu 14.691.000’dir. Yıllık nüfus artış oranı % 6 olup, nüfus yoğunluğu 5’tir. Nûh aleyhisselâmdan sonra, Arabistan Yarımadasında yerleşenlere “Arab-ı bâide” denir. Âd, Semud ve Amâlika bunlardandır. Bunların hepsi “Sâm” soyundandır. Yemen’dekilere ise “Arab-ı âribe” denir. İkisinin karışmasından “Arab-ı müsta’rebe” meydana geldi. Araplar, İslâmiyetten sonra yabancılarla karıştı. Lisanları değişerek “Arab-ı müsta’ceme” ismini aldılar. Arabistan’da eskiden beri hasebe ve nesebe çok önem verilirdi. Bu yüzden birçok kabileler mevcuttur. Herbiri şeyhlikle idâre edilir.

    Arabistan kabilelerinin en kalabalık ve en güçlüsü Kureyş’tir. Kureyş, Resûlullah aleyhisselâmın on birinci babası olan Fihr’in ismidir. Arab-ı müsta’rebe’den “Benî Adnan” ve bunlar arasında da “Mudar” ve“Rebîa” kabileleri meşhur oldu. “BeniMudar”dan Kenâne, Kureyş, Hevazin, Sakif, Temim ve Müzeyne kabileleri meydana geldi.

    Kureyş kabilesi Mekke’de yerleşmekle ayrıca şeref kazandı. Kabile reisleri, mühim işlerde anlaşmak için, Mekke’de “Dâr-ün-nedve” denilen yerde toplanıp meşveret ederlerdi. Kureyş kabilesi de, on kola ayrılmıştı. Zemzem dağıtma ve Kâbe’yi tâmir ve aaayin işi, bunların da en şereflisi Hâşimîlere verilmişti.

    Bugünkü Suudi Arabistan halkı ise, yabancılarla karışarak onlardan sonra gelenlerdir. Ülkenin şimdiki etnik yapısı eskiye nazaran çok değişmiştir. Hakîkî Araplar pek kalmamıştır. Çoğunluğu Suudiler, Mısırlılar ve Yemenliler teşkil etmektedir. Bundan başka Filistinli, Ürdünlü, Suriyeli, Pakistanlı, Hintli, Zenci ve bir miktar da Avrupa ve Amerika kıtalarından gelen insanlar yaşamaktadır. Nüfûsun % 70’ine yakın bir bölümü şehirlerde yaşamaktadır. Dil Arapçadır. Fakat bugünkü Arapça çok değişik bir şekildedir. Yâni İslâmiyyetin ilk yıllarındaki Kureyş Arabîsi hemen hemen kalmamıştır. Arapça, çeşitli Arap ülkelerinde farklı lehçeler hâlindedir.

    Bugünkü Araplar, yaşayış bakımından iki kısımdır. Bir kısmı şehirli diğer kısmı göçebedir. Fakat son zamanlarda kurulan modern şehirlerde şehirli nüfusu çok daha fazla artmıştır. Suudi Arabistan’da Vehhâbîlik yaygın olup, devlet desteğindedir. Halkın okuma-yazma oranı % 15 civârındadır. Medine, Cidde ve Riyad Üniversiteleri meşhurdur. Eğitim ve öğretim serbest ve ücretsizdir.

    Ülkenin başşehri Riyad olup, geniş ve kalabalık bir şehirdir. Diğer önemli şehirleri Mekke,Medine, Cidde, Yenbo, Abha ve Anaiza’dır. Mekke-i mükerreme kıyıdan yaklaşık 64 km içeridedir. İslâmın kıblesi, Allahü teâlânın evi Kâbe-i muazzama bu şehirdedir. Câmilerin efdali Kâbe-i muazzama, sonra bunun etrâfındaki Mescid-i harâmdır. Kâbe-i şerîf, Âdem aleyhisselâm tarafından yapılmış ve İbrâhim aleyhisselâm ve İsmâil aleyhisselâm zamânında tâmir edilmiştir. Medîne-i münevvere ise kıyıdan yaklaşık 320 km içerde ve Mekke-i mükerremenin kuzeyindedir (Bkz. Mekke-i Mükerreme-Medîne-i Münevvere). Resûlullah efendimizin mübârek Kabr-i şerîfleri buradadır.

    Her yıl milyonlarca Müslüman Kâbe-i şerîfi ziyâret ederek “Hacı” olmakla şereflenmektedir.

    Suudi Arabistan, petrolden büyük gelir sağlayarak çeşitli sosyal tesisleri açmış durumdadır. Sağlık işleri ücretsiz yürütülmektedir. Riyad Kral Faysal Tıp Merkezi, çok meşhur olmuştur. Ülkenin turizmi oldukça gelişmiş durumdadır.

    Siyâsî Hayat

    Suudi Arabistan devleti, 1926 yılının Ocak ayında kurulup, 1932 yılında Birleşik Krallık olmuştur. İdârî sistemi monarşiktir. Bir Bakanlar Konseyi mevcuttur. Yasama, yürütme ve yargı selâhiyetleri kralda toplanmıştır. İdârî olarak 14 bölgeye (il’e) ayrılmıştır. Krallık âileden verâset yoluyla veliahtlara geçmektedir.

    Kuveyt ve Suudi Arabitan arasında yaklaşık 5836 km2lik bir tarafsız bölge mevcuttur. 1966’da idârî bakımdan paylaşılmıştır. Mevcut petrol yataklarından iki ülke de faydalanmaktadır. Irak ile olan sınırda ise 7000 km2lik bölge tarafsız olup, askersizdir. Meskûn mahâl değildir. Suudi Arabistan Birleşmiş Milletler ve alt kuruluşları, OPEC ve Arap Birliği teşkilâtlarına üyedir.

    Ekonomi

    Suudi Arabistan ekonomisi, 1932 yılında petrolün bulunmasıyla hızla gelişerek, dünyâ ekonomisine tesir edecek seviyeye gelmiştir. Petrol gelirleri ülke ekonomisinin can damarını teşkil etmektedir. Ülkenin en önemli endüstrisi petrol ve ürünleridir. Ortadoğu’nun en büyük petrol üreticisidir. Bu bakımdan dünyânın üçüncü ülkesidir. Petrole paralel olarak, petro kimyâ endüstrisi kurulmuştur. Petrolden başka tabiî gaz, altın, gümüş ve demir de çıkarılmaktadır.

    Ekonomide ikinciliği tarım sahası alır. Ülkenin sâdece % 2’si tarıma müsâittir. Nüfûsun % 28’ine yakın bir bölümü tarım alanında çalışmaktadır. Geri kalan nüfûsun iş sahaları ise % 44’ü diğer hizmetler, hükümet işleri ve ticârette, % 4’lük bir bölüm ise endüstridedir. Başlıca yetiştirilen tarım ürünleri hurma, buğday ve meyvedir. Tarım alanları, bağ ve bahçelerin % 85’ine yakın bir bölümü sun’î olarak sulanmaktadır. Deve, eşek ve koyun yetiştiriciliği gelişmiştir. Buna bağlı olarak hayvan derisi ve yün üretimi mevcuttur.

    Suudi Arabistan’ın yıllık ekonomik büyüme hızı, % 9,8 civârındadır. Ticâretinin büyük bir bölümünü ABD ile yapar. Bundan başka Japonya, Birleşik Almanya, Fransa ve Ortadoğu ülkeleriyle ticârî münâsebetleri gelişmiştir. İhrâcâtı, ithâlâtının yaklaşık iki katıdır. İhrâcâtının % 90’ından fazlasını petrol ve petrol ürünleri teşkil etmektedir. Bu bakımdan dünyâ birincisidir. Ayrıca hurma, deri ve yün diğer ihraç ürünleridir. Son zamanlarda AET ülkeleriyle olan ekonomik münâsebetleri artmıştır.

    Ülkede balıkçılık ve turizm çok önemli iki gelir kaynağıdır. Turizmden elde edilen gelirler oldukça yüksektir.

    Ülkenin demiryolu ve karayolu ulaştırma şebekesi çok gelişmiştir. Son yıllarda havayolu ulaştırması da çok düzenli hâle getirilmiştir. Sultan İkinci Abdülhamîd Hanın yaptırdığı meşhur Hamidiye Hicâz Demiryolu, Zerka’ya kadar işlemektedir. Abdülhamîd Han, bundan başka, Medîne-i münevvereye kadar telgraf hattı yaptırmıştı. Suudi Arabistan’ın başlıca limanları Yenbu, Cidde, Ras Tanura ve Dahran limanlarıdır













+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi