Doğunun incileri

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Doğu Anadolu Bölgesi Bölümünden Doğunun incileri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    MaviAdam
    Özel Üye
    Reklam

    Doğunun incileri

    Reklam



    Doğunun incileri

    Forum Alev
    doğunun incileriii!




    GÜNEYDOĞU'DA 4 GÜN 4 GECE
    Güneydoğu Anadolu Bölgesi doğal ve tarihi güzellikleri, birçok dini, dili ve medeniyeti kaynaştıran kültürel zenginliği ile son yıllarda yerli-yabancı binlerce turistin akımına uğruyor.


    İşte Güneydoğu’nun incisi; Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep hakkında merak ettikleriniz: gezilecek görülecek yerler, eşsiz yöresel lezzetler...



    DOĞU’NUN PARİS’İ DİYARBAKIR </B>
    GAP turunun ilk ayağı olan Diyarbakır sadece bir surlar kenti değil. Kentte aynı zamanda görülmeye değer yüzlerce yıllık tarihe sahip kiliseler, camiler, kervansaraylar ve hamamlar da var.

    Dicle ırmağının kıyısında bulunan Diyarbakır; Asurlulardan Hititlere, Makedonyalılardan Bizanslılara, Selçuklulardan Abbasilere kadar birçok medeniyete evsahipliği yapmış.

    Diyarbakır’ın Asurlular döneminde Amidi olan ismi daha sonra Amit olur. Kent Arap akınlarıyla birlikte Bekir Bin Vail ve kabilesinin bölgeye yerleştirilmesinden sonra Diyarbekir adını alır. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937 yılındaki bir konuşmasında kentin ismini Diyarbakır diye telaffuz etmesinden sonra, aynı yıl bakanlar kurulu kararıyla kentin adı resmen Diyarbakır olarak değiştirilir. Diyarbakır surları iç kale ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Surların iç kısmı eski Diyarbakır’ı oluşturuyor. Eski Diyarbakır’ın en görkemli yapılarının başında kuşkusuz Ulu Cami geliyor. Kilise olarak inşa edilen yapı Selçuklular döneminde camiye dönüştürülmüş. Eski adı ise Martoma Kliisesi. Meryemana Kilisesi de görülmesi gereken tarihi binalar arasında bulunuyor.

    Diyarbakır’ın üzerine kurulduğu bölgenin tarih boyunca en büyük sıkıntılarından biri de sıcak ve kurak iklimi olmuş. Bu nedenle, bir dönem kenti daha da sıcak yaptığı gerekçesiyle surların yıkılması bile düşünülmüş. İklim Diyarbakır’dan göçlere de neden olmuş.

    EVLER BAZALT TAŞINDAN
    Yazları çok sıcak geçen Diyarbakır’ın kışları ise bir hayli soğuk. Geleneksel Diyarbakır evleri de iklimin bu özelliği düşünülerek inşa edilmiş. Binalarda Karacadağ’dan çıkarılan bazalt taşları kullanılmış. Bu taşlar yazın serin kışın ise sıcak kalmayı sağlıyor

    Cahit Sıtkı Tarancı’nın evi

    Geleneksel Diyarbakır mimarisinin en güzel örneklerden biri çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Cahit Sıtkı Tarancı’nın yaşadığı ev. 35 yaş şiiriyle üne kavuşan edebiyatçının yaşadığı ev, müze olarak sergileniyor. Müzede, el yazıları, fotoğraflar, kişisel eşyalar ve hakkında yazılmış kitaplar bulunuyor.

    Abdülhamid’e karşı gizli örgüt çalışmalarına katıldığı için hapsedilerek, Diyarbakır’a sürgüne gönderilen Ziya Gökalp’in yaşadığı ev de müze olarak sergileniyor.

    Kentin Mardin kapısında ise tarihi Dicle köprüsünün diğer adıyla 10 Gözlü köprünün görülebileceği Gazi Köşkü bulunuyor. Mustafa Kemal’in kente gelişinde kaldığı ve Hatay sorunun tartışıldığı köşk de müze haline getirilmiş, bahçesi de şimdilerde mesire yeri olarak kullanılıyor. Doğu’nun Paris’i bir dönem yaşanan terör olayları nedeniyle kaybettiği hareketi son yıllarda yeniden kazanmaya başladı.



    Kentte, Doğu mutfağının geleneksel lezzetlerini de tatmak mümkün. Özellikle kaburga dolması ve patlıcanlı meftunesi meşhur. Diyarbakır karpuzlarıyla da iddialı. Kent devasa boyutlardaki lezzetli karpuzlarıyla Temmuz ayında bir de festivale ev sahipliği yapıyor.

    MÜZEKENT MARDİN
    GAP turunda ikinci durak Diyarbakır’dan 90 kilometre uzaklıktaki Mardin. Tarihi M.Ö. 4500 yıllarına dayanan kentte Hititler, Medler, Persler, Romalılar, Araplar, Türkmenler, Artuklular ve daha nice medeniyet yaşamış.

    Mardin Müzesi'nde bölgede yaşayan medeniyetlere ait paralar ve eşyayar sergileniyor.


    Mardin Müzesi

    Mardin eski adıyla Erdoba, geleneksel Mardin evleri, dar sokakları ile adeta bir açık hava müzesi durumunda. Mardin, Venedik’ten sonra mimari dokusu bozulmamış ikinci şehir konumunda bulunuyor. Kent, Mardin Kalesi, tarihi evleri, kiliseleri, camileri ve medreseleri ile turizm açısından bir cazibe merkezi.

    Kentin en eski camisi Ulu cami Artuklular döneminde inşa edilmiş. Şehidiye Cami de çift merdivenli helezonik minaresi ile diğerlerinden ayrılıyor. Mardin kent merkezinde Latifiye Cami, Kadiriye Medresesi, Zinciriye Medresesi ve Kırklar Kilisesi de mutlak görülmesi gereken yapılar arasında.

    GECE VAKTİ GERDANLIK
    Kent geceleyin de görülmeye değer. Mardin ışıkları geceleyin bir gerdanlık biçimini alıyor. Şehir ışıklarını görebileceğiniz Erdoba Konakları’nda elmalı nargile ve mırra keyfi yapabilirsiniz. Mardinli gençlerin geceleri tercih ettiği bir başka mekan Cafe Ms. Donald. Mekanda yöresel Türkçe ve Kürtçe canlı müzik yapılıyor.

    Mardin, Hıristiyanlar ile Müslümanların son derece hoşgörü içinde kaynaştığı bir kent olması bakımından da örnek gösteriliyor. Bu nedenle Mardin, inanç turizm açısından önemli bir yere sahip.

    Tarihte Hıristiyanlığın yasak olduğu dönemlerde, ibadetler için mağaralar kullanılmış. Şu anda ise bölgede çok sayıda kilise ve manastır bulunuyor. Bunun en önemli örneği de Mardin’in 3 kilometre doğusunda bulunan Deyrulzafaran Manastırı. Deyrulzafaran tarihte bir dönem dünya Süryanilerinin patriklik merkezi olmuş. Deyrulzafaran Manastırı mimarisiyle bölgedeki diğer manastırlara örnek teşkil ediyor.

    Deyrulzafaran’dan sonra mimari açıdan ikinci önemli manastır ise Mardin’in Midyat ilçesinde bulunan Deyrul Umar. Morgabriel Manastırı adıyla da bilinen Deyrul Umar M.S. 493’te kurulmuş.

    Mardin telkari sanatı ile de ün yapmış. Mardin merkezi ve Midyat’ta telkari sanatının örneklerini uygun fiyatlara bulmak mümkün.

    HASANKEYF ZEUGMA OLMASIN
    Midyat yakınlarında mutlaka görülmesi gereken bir başka yer de Batman’a bağlı Hasankeyf antik kenti. Ilısu barajının suları altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan Hasankeyf, Ortaçağ sonlarına kadar Mezopotamya ile Anadolu’nun kesişim noktasında ticaretin merkezi olmuş.

    Hasankeyf Kalesi’nde Ulu Cami, Büyük ve Küçük Saraylar görülebilir. Kale’nin üzerinde akrep ve yılan figürleri bulunan kapısının tarihi 1416 yılına dayanıyor. Kale’de binlerce mağara bulunuyor. Mağaralar kışın sıcak yazın serin olmaları bakımından tarih boyunca insanlara sığınak olmuş. Bölgedeki mağaralardan bazılarında şu anda da yaşayanlar var.


    Kale, Dicle üzerindeki taş köprü ve evler görmek açısından harika bir manzaraya sahip. Hasankeyf’i gezerken bir mola vermek için Dicle’nin kıyısındaki çardak restoranlara da gidilebilir.

    Mardin yemeklerine gelince; içli köfte ve sembusek denilen kapalı lahmacunu meşhur. Ayrıca şeker leblebisi, fıstıklı pestili ve badem şekerini her yerde bulamazsınız.

    PEYGAMBERLER ŞEHRİ ŞANLIURFA
    GAP turunun üçüncü ayağı Şanlıurfa. Şanlıurfa’nın eski adı Edessa. Tarihi M.Ö. 8000 yıllarına dayanıyor. Şanlıurfa’ya peygamberler şehri de deniyor. Şanlıurfa’nın simgesi ise Balıklı Göl.

    Balıklı Göl’ün hikayesi
    Dönemin Babil hükümdarı -hükümdarlara Nemrut deniliyor- rüyasında çok parlak bir yıldız görür. Rüyadan çok etkilenen Nemrut, rüyasını yardımcılarına yorumlatır. Yardımcıları, o yıl dünyaya gelecek bir erkek çocuğunun Nemrut’un hükümdarlığını elinden alacağını söyler.


    Bunun üzerine Nemrut, o yıl doğan bütün erkek çocuklarının öldürülmesi talimatını verir. Hz. İbrahim’in babası Nemrut’un bu talimatından haberdar olduğundan karısını doğum yapması için surların dışında bir mağaraya götürür.

    Annesi Hz. İbrahim’i mağarada bırakarak surlara döner, geri geldiğinde dişi bir ceylanı oğlunu emzirirken bulur. Hz. İbrahim 10 yaşında baba evine getirilir.

    Daha sonra putları korumakla görevlendirilir ancak Hz. İbrahim putlara karşı mücadele başlatır. Bunun üzerine Nemrut, Hz. İbrahim için ölüm talimatı verir. Hz. İbrahim bugünkü kalenin bulunduğu tepeden mancınıkla ateşe atılır. Ateş suya,odunlar balığa dönüşür.



    Balıklı gölün yanındaki Ayn Zeliha gölünde sandal sefası yapabilirsiniz.

    Hz. İbrahim’in yaşadığı mağaranın içindeki suyun birçok hastalığı iyileştirdiğine inanılıyor.
    GÜMRÜKHAN ÇARŞISI VE SIRA GECELERİ
    Urfa’nın Gümrükhan Çarşısı mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Yöresel kıyafetin ayrılmaz parçası puşiyi bu çarşıdan ucuza alabilirsiniz.

    Çarşıda ipekli dokuma kumaşlar da bulmak mümkün. Çarşının terzileri usta dikişleriyle ün salmış. Şanlıurfa’da mutlaka yapılması gerekenler listesinde sıra gecesi de yer alıyor. Sıra gecelerinde türküler eşliğinde yöresel yemekler ikram ediliyor. Menüde, Urfa’nın meşhur isot biberiyle yapılmış çiğ köfte, lahmacun, bostana, içli köfte ve Urfa kebabı yer alıyor. Tatlı olarak da künefe ile yufka, ceviz ve şerbetle hazırlanan şıllık tatlısı sunuluyor. Sıra gecelerinde alkollü içki ikramı ise yapılmıyor.

    HARRAN HAYAT BULUYOR
    GAP gezisi çerçevesinde Şanlıurfa’nın yaklaşık 50 kilometre güneydoğusunda bulunan Harran, çok önemli bir durak. Projeyle Harran Ovası tarihteki o çok verimli günlerine döndürülmeye çalışılıyor. Ova’nın 1995 yılında Fırat’ın suyuyla buluşmasıyla bölgeye zenginlik geldi.

    İbni Sina’da Farabi’ye birçok önemli ismin öğrenim gördüğü dünyanın ilk üniversitesi de Harran’da kurulmuş. Moğollar döneminde yıkılan üniversiteden geriye kalanları Harran gezisinde görebilirsiniz.

    Harran’ın simgesi ise hiç kuşku yok ki konik kubbeli evler. Halk arasında “kümbet evler” denen bu yapılar; gül yağı, yumurta akı, saman ve pişmiş topraktan yapılıyor. Kümbet evlerde halen yaşayanlar var.

    SADIK KELAYNAK KUŞLARI
    Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde ise kelaynak kuşlarının görülebileceği bir milli park bulunuyor. Dünyada sadece Birecik’te bulunan kelaynaklar, Mısır’dan Nil nehri kıyılarından Fırat nehri kıyılarına göç etmiş. Çeşitli böcek ve sürüngenlerle beslenen bu kuşların, zehirli tarım ilaçları nedeniyle 1970’lerde nesli tükenmeye yüz tutmuş. Ömürleri 25-30 yıl olan kelaynak kuşları tek eşliler. Eşi ölen kelaynak kuşu başka bir kuşla kesinlikle çiftleşmiyor. Erkek kuşlar da kuluçkaya yatıyor. Dünyada ortalama 250 adet kelaynak kuşu bulunuyor.

    ZEUGMA SULAR ALTINDA
    GAP bölgesinin önemli noktalarından biri de Fırat nehri kıyısındaki Zeugma diğer
    adıyla Belkıs antik kenti.Tarihte, Romalı lejyonerlerin konakladığı, Doğu ve Batı medeniyetleri arasında ticaretin el değiştirdiği nokta olan Zeugma, Birecik Barajı’nın suları altına gömülmüş. 1999 yılında başlatılan kazı çalışmaları ile Zeugma’nın eşsiz mozaikleri ve heykellerinin sadece yüzde 10’u kurtarılabilmiş. Zeugma mozaikleri şu anda Gaziantep’te açılan Mozaik Müzesi’nde sergileniyor.




  2. 2
    Filiz
    Bayan Üye

    Cevap: doğunun incileri

    Reklam



    Doğu Anadolunu o kadar güzel tarihi ve doğal güzellikleri varki saymakla anlatılmaz.Hasankeyf,Mardin.Şanlıurfa,Diyarbakır Kars Muş hepsinin farklı güzellikleri var.







+ Yorum Gönder
gaziantepin gezilecek görülecek yerleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi