Kendİmİz Olmak, Kendİmİz Kalmak

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Dini Sohbet Bölümünden Kendİmİz Olmak, Kendİmİz Kalmak ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    mumsema
    Özel Üye
    Reklam

    Kendİmİz Olmak, Kendİmİz Kalmak

    Reklam



    Kendİmİz Olmak, Kendİmİz Kalmak

    Forum Alev
    Dostluk, samimiyet, sevgi, arkadaşlık hep sıcak kelimeler. Bu sıcaklık, çoğu zaman lafta kalıyor artık. Dostum diyenden dostluk, arkadaşım diyenden destek, seviyorum diyenden fayda verecek bir gayret görmek zorlaştı. Böyle bir hal, ne inandığımız değerlere, ne de devraldığımız mirasa yakışıyor.

    Galiba şunu unuttuk biz: kendimiz olmadıkça, kendimiz kalmadıkça dost olmak, dost kalmak da mümkün değil. Zira bir başkasıyla dostluk, kendinle dost olmaktan geçiyor. Yüzümüzde maskelerle yaşarken, maskenin ardındaki “kendimiz”i hayatımızdan kovmuşken hangi dostluk?


    Dostluğun bir tek rengi vardır: dürüstlük... Kendimize dürüst değilken, kime dürüst olmaktan söz edebiliriz?

    Bu gidişata dur demeli, inandığımız değerlere yaraşanı yapmalı, büyüklerimize liyakatimizi ispat etmeliyiz.

    Bizim asıl karakterimiz “dost” olmaktır.

    Kendimize dost, Yaradan’a dost, yaradılana dost, hakka-hakikate dost.

    Dostluk sevgi ile, muhabbetle başlar, yine bunlarla serpilir büyür. Bu sevginin kaynağında ise en büyük sevgi, Alemlerin Rabbi’ne sevgi vardır.

    Biz çağlar boyu bu sevgiyi ispat etmiş, bu sevgiyi yaşamış ve yaymıştık. Ya şimdi?..

    Sevgi ispat ister. İspat edilmeyen sevgi, laftan öteye geçmez. Sevginin ispatı hayata yansıması, kuşatması iledir. Bunun için Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyunuz. Böylece Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın...” (Âl-i İmran, 31)

    İşte her şeyin sahibi sevginin ispatını istiyor. O’nun dostluğunu, affını kazanmak istiyorsak, Efendimiz s.a.v.’in rehberlik ettiği bir hayatı yaşamaya çalışacağız. Ve o zaman “biz” olacağız, “kendimiz” olacağız. O zaman dost olacak, dost kalacağız.

    Ve o zaman, insanoğlunun ulaşabileceği en büyük nimete, Cenab-ı Mevlâmız’ın sevgisine, affına mazhar olacağız.

    Sevginin isbatı demiştik. Kardeşlerimize sevgimizin de ispatı gerekir. Dostum dediğimiz, arkadaşım diye sarıldığınız insanlara olan sevgimizin...

    Sahi, içimizden biri hastalandığında ne yapıyoruz? Düğününde neredeyiz? Cenazesinde? O sıkıntılar içinde kıvranırken biz neredeyiz? Desteğimiz nerede, kimlere? Evine en son ne zaman gitmiştik?

    Kendimiz olabilmek, kendimiz kalabilmek bu soruların cevaplarında saklı.

    Biz “denge” kavramını hayatına nakşetmiş insanlarız. (Ya da öyleydik de şimdi değil miyiz?) Ne cimrilik, ne savurganlık... Ne korkaklık, ne cüretkârlık... Ne ataklık, ne atalet... Ne hırs, ne boşvermişlik... Ne kibir, ne eziklik... Biz “vasat”; orta yolda giden, itidal içinde yaşayan bir milletiz.

    Peki, hayattan, insanlardan beklentilerimizde de itidalli miyiz?

    Bize hayat ilkemizi rehberimiz Peygamberimiz öğretti: “Müslüman, dilinden ve elinden müslümanların zarar görmediği kimsedir...” (Buharî, Müslim) Sahi hâlâ böyle miyiz?

    Dostlarımız, çevremizdeki insanlar, yüzümüze baktıklarında tebessümümüzle rahatlıyor mu hâlâ? Yoksa yüzlerimizde dünya ehlinin alemi fesada götüren tatminsizliğinden bir gölge mi bulaşmış?

    Rasul-i Ekrem s.a.v. “Din kardeşini güler yüzle karşılamak gibi bir iyiliği bile sakın küçük görme!” (Müslim) buyruğundaki tebessümün değerini biliyoruz değil mi? Güzel söz hâlâ sadaka değerinde, değil mi?

    Biz, Sevgililer Sevgilisi s.a.v.’in öğrettiği kardeşlik hukukuna riayet ettiğimiz ölçüde kendimiz olacağız, kendimiz kalacağız.

    O hukuku hayatımızdan çıkardığımız gün ise, yaşadığımız zillete kendimiz de şaşıracağız. Ve aynaya baktığımızda kendimizi tanıyamıyacağız...




  2. 2
    Hasret-Ateşi
    Üye

    --->: Kendİmİz Olmak, Kendİmİz Kalmak

    Reklam



    paylaşım için teşekkürler emeğinize sağlık







+ Yorum Gönder
Kendimiz olmak
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi