Bir resim, Bir söz, Bir anlam

+ Yorum Gönder
İslami Resimler ve Dini Resimler Bölümünden Bir resim, Bir söz, Bir anlam ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Hasan
    Özel Üye
    Reklam

    Bir resim, Bir söz, Bir anlam

    Reklam



    Bir resim, Bir söz, Bir anlam

    Forum Alev
    Bir resim, Bir söz, Bir anlam

    ''HİÇ BİR ENGEL, ALLAH'a (c.c.) KUL OLMAYA ENGEL DEĞİLDİR..''

    hicbir-engel-allaha-kul-olmaya-engel-degildir.jpg

    İmkanım yoktu deme!
    Kendine doğruyu söyle.
    "Üşendim" de...
    "Tembellik ettim" de...
    "Canım istemedi" de...
    "Yapmak içimden gelmedi" de...
    Hiç değilse "yattım" de...
    Ne dersen de, ama "imkânım yoktu" deme.
    Unutma, iman en büyük imkândır. İmanı olanın imkânı tükenmez. Hatta kimi
    zaman "imkânım yoktu" demek, "imanım yoktu" demeye bile gelebilir.
    Birileri önüne çıkıp şöyle sorabilir: "Falancanın imkânı var, fakat
    yapmıyor. Neden acaba?"
    O zaman diyeceğin bir şey, vereceğin bir cevap yoktur.
    İmanın makarrı olan yürek, bitimsiz bir güç merkezidir. Göz ferini, diz
    dermanını, yumruk fermanını yürekten alır. Tıpkı kaslara komuta eden sinir
    sistemi gibi...
    Başını dik tutan kasların değil, o kasa komuta eden beynindir. Yumruğunu
    havaya kaldıran pazuların değil, o pazulara komuta eden beynindir.
    Gittinse, ayağın değil yüreğin götürdüğü için gittin.
    Gitmedinse, yüreğin yetmediği için gitmedin.
    Yaptınsa, elin erdiği için değil aklın erdiği için yaptın.
    Yapmadınsa, elin ermediği için değil yüreğin yetmediği için yapmadın.
    Gördünse gözün olduğu için değil, dahası baktığın için değil, gönlün olduğu
    için gördün. Eğer gözü olan herkes görseydi, bunca "bakarkör"ün varlığını
    nasıl ve neyle açıklardık? Eğer göz görmenin yegâne organı olsaydı, gözü
    olmadığı halde bir çok göz sahibinin göremediği hakikatleri gören kafa gözü
    kör, kalp gözü açık yiğidi nereye koyardık?
    Görmedinse göz olmadığı için değil, hatta "göz bakmadığı" için değil, "gönül
    akmadığı" için görmedin. Tıpkı yapmadıklarını gönlün olmadığı için
    yapmadığın gibi. Tarih bir işe baş koyanların, önce o işe gönül
    koyduklarının şahididir. Unutma ki, baş işe düşmeden iş başa düşmez.
    "Yapacaktım ama, kimsem yoktu" deme.
    "Kimsesiz" değilsiniz, "kimse, sizsiniz."
    Allah(cc) var, O yâr. Gerisi olmasa ne çıkar?
    Yapacağı işte O'nu hesaba katmayanlar Besmelesizdirler. Besmeleli olanlar,
    yaptıklarını O'nun sayesinde, O'ndan aldıkları yetki ve güçle, O'nun yardım
    ve desteğiyle yaptıklarının bilincinde olanlardır.
    O, elde var "Bir"dir.
    O'nu yanında bilen kimseye muhtaç değildir, O'nsuz olanın kimsesi yoktur.
    Görevini yapmak için sağına soluna ve dahi ardına bakanlar, O'nun gözetimi
    altında olduklarının, O'na karşı sorumlu olduklarının şuurunda
    olmayanlardır.
    "Yürüyeceğim ama, kim gelecek?" deme, sadece yürü.
    Yeter ki yürü ve iz bırak. Zamana ve mekâna bir soğuk damga gibi vur ayak
    izini. Yürüyüşünün tanığı olsun bıraktığın izler. Hiç iz bırakıp da
    izlenmeyen birini gördün mü? Unutma ki iz bırakanlar mutlaka izlenirler.
    İzlemeye gönlü olanlar, mutlaka iz ararlar.
    Hem, baksana kendine. Sen, senden önce yürüyen birilerinin izini izlemiyor
    musun? Bunu ancak yolcu olduğunu unutmayanlar, yolculuğu her şeye rağmen
    sürdürenler bilir.
    Zaten yol dediğin, izlerin icmalinden başka nedir ki?
    Yolu yol kılan, biraz da senin ve senden önce yürüyenlerin izi değil midir?
    Zaman ve mekânda var olan tüm yolları, yolcular açmamışlar mıdır? Ve yolun
    kerameti yolcudan menkul değil midir?
    Ve bir de "yapacağım ama, değerinin bilineceğinden umutlu değilim" deme.
    Bir kere umut dediğin, imanın öz çocuğudur.
    Çocuğuna kıyan, anasını ağlatır.
    Umuduna kıyma ki, imanın ağlamasın.
    Etrafına bak. Ne kadar umutlu adam varsa, hepsi de bir şeyler yapan, değer
    üreten, kıymet ortaya koyan kimselerdir. Yani yapanlar umutlu, yatanlar
    umutsuzdur. Handiyse birinin umuduna bakıp onun yapanlardan mı, yatanlardan
    mı olduğunu anlayabilirsin.
    Hem yatanların umutlu olması hayra alâmet değildir, tabi ki yapanların
    umutsuz olması da...
    Değerini kim mi bilecek?
    Bu kaygı sahte değerlere yakışan bir kaygıdır. Sahici değerlere vurulanlar,
    "Değerim bilinir mi acaba?" diye kaygı duymazlar. Çünkü adı üstünde, değer
    değerini başkalarının bilmesine borçlu değildir, bu bir.
    İkincisi, değer bilenlerin varlığı ve hâlâ bir şeyler yapıyor olmaları,
    değerin değerini takdir eden birilerinin her zaman mutlaka var olacağının en
    güzel ispatıdır.

    Alıntıdır.



  2. 2
    Hasan
    Özel Üye

    --->: Bir resim, Bir söz, Bir anlam

    Reklam



    ÇANAKKALE'DE NAMAZ

    Cephede bile namazlarını bırakmadı atalarımız. O anda öldürülmekten korkmadılar. Savaştan bahsediyoruz arkadaşlar!! Çanakkale Destanını bilmeyen yok herhalde. Öyle bir anda savaşı bırakıp namaza durmalarına da laf söyleyen var mı aranızda? Neyin kritiğini yapıyorsunuz şimdi?


    canakkalede-namaz.jpg







  3. 3
    Hasan
    Özel Üye
    Namaz lisan-ı hal ile şükürden başka nedir ki?

    Ayakta durabiliyorum şükür


    Eğilebiliyorum şükür

    Secdeme kapanabiliyorum şükür

    Kalkabiliyorum şükür

    şükür

    şükür

    şükür


    cok sukur.jpg



    Annen sana bu resmi anlatamaz küçüğüm,

    anlatmaya kalksa tutamaz hıçkırıklara karışan gözyaşlarını.

    O senin kardeşin küçüğüm,

    hiç tanımadığın Afrika’lı kardeşin.

    Gündüzleri aç, geceleri uykusuz, bakımsız ve hasta.

    Onu bu hale getirenler kim bilir şimdi hangi otellerde, hangi yatlarda ?

    İnsan küçüğüm, insan...

    Uyuyan, umursamayan, unutan insan...

    Yeryüzünü fesada boğan, Rabb’ine karşı şeytana arka çıkan insan...

    Şeytanın onun hakkındaki zannını haklı çıkaran insan...

    Rabb’ine, kendisine ve yaşadığı dünyaya ihanet eden insan...

    Kendisini müstağni görerek haddi aşıp azgınlaşan insan...

    Servet sevgisi içerisinde alabildiğine katılaşan,

    aşağıların en aşağısına düşen insan...

    Kendisine bir darlık dokundu mu feryad-ı figan ağlayan,

    eline nimet geçtiğinde de diğerlerini ondan mahrum bırakmaya kalkan insan...

    Kendisini rızkın toparlayıcısı ve dağıtıcısı olarak gören,

    "Allah’ın istediği takdirde kendisini yedirip içireceği kimseyi biz mi doyuracak mışız ?" deme cüretini gösteren insan...

    Bir damla sudan yaratıldığını unutup İlahlık ve Rablik iddiasında bulunan,

    sarp ve yüksek kulelerde dahi olsa ölümün bir gün gelip kendisini bulacağını unutan insan...

    Ölümden sonra diriltilmeyeceğini zanneden,

    zalim ve cahil insan...

    Annen sana bu resmi anlatamaz küçüğüm,

    anlatmaya kalksa kelimeler düğümlenir boğazına.

    O senin kardeşin küçüğüm,

    hiç tanımadığın Afrikalı kardeşin.

    Evsiz-barksız, ayakkabısız ve oyuncaksız.

    Bir bilsen onu bu hale getirenler nasıl da arsız ve acımasız.

    İnsan küçüğüm insan...

    Rabb’in Asr’a yemin ederek hüsran içinde olduğunu söylediği insan...

    Kardeşinin boynunu vurmaktan çekinmeyen,

    kahrolası nankör insan...

    Allah’ın arzında başıboş bırakıldığını düşünen,

    Rabb’inin emrini hiç yerine getirmemiş olan zavallı insan...

    Malı devşirip depolayacak kadar seven,

    Malı yığıp biriktiren, onu saydıkça sayan,

    malının kendisini ebedi kılacağını zanneden insan...

    Kendisine nimet bahşedildiğinde "Rabb’im bana ikram etti" diyen,

    onun rızkını belli bir ölçüye bağladığında ise "Rabb’im bana ihanet etti" diye sızlanan insan...

    Hayvanların yediği gibi yiyip içen, sürekli nemalanan insan...

    Kalbi mühürlü, aklı sakat, kör, sağır ve dilsiz insan...

    Haddinden fazla dünyalık elde ederek kendi helakını satın alan insan...

    İnsan düzelmeden küçüğüm, bu resmi düzeltmek ne mümkün,

    Sadece o değil küçüğüm,

    onun gibi diğer kardeşlerin de perişan ve küskün.

    Ve sen küçüğüm, sen yıkıp yok etmelisin bu zulmü !



    selam ve dua ile..








  4. 4
    cihat10
    Üye
    ALLAH cc razı olsun kardes

  5. 5
    Ziyaretçi
    cok guzel bı sayfa ALLAH EPİNİZDEN RAZI OLSUN ...

+ Yorum Gönder
namaz,  allah,  secde eden taş
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi