Karetedo

+ Yorum Gönder
Haber Bölümü ve Diğer Spor Dalları Bölümünden Karetedo ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    elifizmir
    Özel Üye
    Reklam

    Karetedo

    Reklam



    Karetedo

    Forum Alev
    KARATE DO NEDİR ?

    Boş el manasına gelen karate, herhangi bir araç veya silah kullanmadan veya mücadele sırasında her türlü hücumu kolaylıkla el ile savuşturulabilen bir savunma sanatı ve sporudur.
    Bu, becerinin doğruluğuna ulaşmış,uzun yıllar sistemli ve disiplinli bir eğitim sonucu üstün yeteneklerle yüklü el, DO ile bütünleşerek, asaletin ve alçak gönüllülüğün simgesi haline gelmiştir. Karate-Do, silah olarak çıplak ellerin ve ayakların kullanıldığı bir mücadele sanatıdır.
    Okinawa'da doğmuş ve Japonya'dan tüm dünyaya yayılmıştır. Karate, Okinawa adasında yüzyıllardır çalışılmakla birlikte Japonya'ya girmesi 1920'li yıllarda, dünyaya yayılması ise ancak 1950'li yıllarda başlamıştır.
    Karate-Do'yu farklı kılan 'Do' yani felsefesidir. Karate-Do, Usta-Çırak ilişkisi içinde insanların vücutlarını çalıştırırken, karakterlerinin saldırgan ve kötü yönlerini temizler. Karate-Do nezaket, saygı ve disiplin üzerine kuruludur.
    Bütün antrenmanları toplu halde Bayrağımızın selamlanmasıyla başlar ve Bayrağımızın selamlanmasıyla bitirilir. Karate-Do çalışmalarında aslolan sağlıklı vücuda sahip, disiplinli, saygılı, Bayrak ve Vatan sevgisini kalbinde taşıyan nesiller yetiştirmektir.
    Japonya'da yayılmaya başladığı 1920-1930 yıllarında Karate-Do, çalışılan ustanın ya da dojonun (salonun) adıyla birlikte anılmaya başlanmıştır. Bunun nedeni ise ustaların Karatede önem verdikleri noktaların ve öğretilerinin birbirlerinden farklı oluşudur.
    Bugün dünyada 80'in üzerinde karate stili çalışılmakla birlikte W.K.F. (Dünya Karate Federasyonu) 4 ana stili resmen tanımaktadır.
    Bunlar: Shotokan Shito-Ryu Goju-Ryu Wado-Ryu'dur. Ülkemizde W.K.F.'nin tanıdığı 4 stilin hepsinde de Karate çalışmaları yapılmaktadır.




  2. 2
    elifizmir
    Özel Üye

    --->: Karetedo

    Reklam


















  3. 3
    elifizmir
    Özel Üye
    KYOKUSHİN KARETE


    Kyokushin karete stili tüm dünyada vuruşlu karete stilleri içerisinde en popüler olan ve en fazla çalışılan karete sistemidir. Kyokushin karete, sosai masutatsu oyama ismi ile doğmuş ve günümüze kadarda gelmiştir.


    Kyokushin karete’nin tarihi.


    Kyokushin karete stili tüm dünyada vuruşlu karete stilleri içerisinde en popüler olan ve en fazla çalışılan karete sistemidir. Kyokushin karete, sosai masutatsu oyama ismi ile doğmuş ve günümüze kadarda gelmiştir.

    Bu sistemin kurucusu oyamadır. bugün Kyokushin karete çalışanlar onun koyduğu prensiplerden en ufak bir taviz vermeden devam etmekteler.
    Oyama 1923 yılında güney Kore de doğdu.1937 yılında tahsilini yapmak için Japonya ya gönderildi.Çoçukluğundan bu yana hayalini süsleyen karete sanatına shotokan stili ile adım atar. hemen ardından go-jo-kai siste minide öğrenmeye başlar. Fakat oyama yı bu stillerin çalışma şekilleri tatmin etmemekte ve değişik dövüş sistemleri aramaktadır.

    1947 de bu stillerin tüm Japonya açık turnuvası yapılır ve oyama bu turnuvada şampiyon olur. Oyama nın 1947-1950 yılları wado-kai karete,tai-chi,kempo karateyi öğrenmekle geçer. 1957 de karatenin gerçek babası Ginchin Funagoshi hayata gözlerini yumar .BU büyük ustanın ölümü Oyamaya yıllardan bu yana zihninde geliştirdiği Kyokushin karete stilini ve sistemini kurması için bir dönüm noktası olur.

    Oyama Kyokushin karete sistemini Dünya ya kabul ettirmek için öncelikle Japonya da geliştirme kararı alır. Daha sonra akıllara durgunluk verecek kararlarını uygulamaya başlar. Birkaç defa tek başına dağlar çıkıp doğayla baş başa çalışır. Bunlardan birinde Chiba’da bulunan Kyosimi dağinda en uzun süreyle 18 ay kalmayı başarır.

    Oyama kurduğu sistem Kyokushin karete yi Dünyanın öbür ucunda Amerika ve İspanya gibi boğa güreş alanları ve stadyumların bol olduğu yerlerde boğa öldürme tekniğini göstermeye karar verir. Kimsenin yapacağına inanamadığı bu gösterilerde Oyama yüz binlerce seyircinin önünde boğa ile baş başa arenaya cıkar.Kısa zamanda azgın boğaya vücudunu çeşitli yerlerine verdiği ağır darbelerle yere indirmeyi başarır.

    Bu gösterilerin birinde Oyama kaburgalarına ağır bir darbe alır ve altı ay hastanede yatar ancak gösterilerine Kyokushin karete yi tanıtmak adına inatla devam eder. Bir diğer gösterisi ise viski şişelerinin yüzlercisini elinin keskin tarafı ile kırmaktır. Bu gösteriler sayesinde Oyama amacına ulaşmış ve Kyokushin karete yi tüm Dünya ya yaymıştır.

    Oyama nın bu müthiş tanıtım seansları sonucunu verir ve Dünya daki ilk temsilciliğini Hawaii de açar. dağa sonra A.B.D. nin bir çok resmi kuruluşuna,polis akademilerine,amfibi komando birliklerine gösteri ve seminer verir.
    1959 yılına üstün güçteki hayvanlarla dövüşme şekline yabani bir Ayı ile dövüşme fikrini geliştirir .O zamana kadar tam 47 boğa ile güreşen ve bunların bir çoğunu tesirli yumruk darbeleri ile öldüren Oyama’ya hayvanları koruma dernekleri karşı çıkar ve bu hayalini gerçekleştiremez.

    1962 yılına gelindiğinde Oyama'nın sitili Kyokushin karete yi artık tüm Dünya tanımış ve bir çok ülkede çalışılmaya başlanmıştır. Oyama Dünyanın çeşitli ülkelerine seminer vermek okul açmak ve müsabakaları düzenlemek için sık sık seyahat eder. Modern dünyanın bu modern Karete sistemine gösterdiği ilgi olağanüstü dür kısa zamanda binlerce Kyokushin karete çalışanı meydana çıkmış ve Oyama’nın önderliğinde tüm Dünyaya Kyokushin karete’yi sevdirmeye başlamışlardır.

    Oyama geliştirdiği sistem Kyokushin karete’nin hayallerini süsleyen yerlere geleceğine artık inanmış ve branşının genel merkezini Japonya’da Tokyo İkebukuno’da kurar. artık Kyokushin karete’nin bir genel merkezi vardır ve buradan yönetilecektir.

    Oyama'nın çalışma sistemi ve disiplini içerisinde yazlık ve kışlık kamplarda Kyokushin karete çalışmakta vardır.1965 yılında 320 yıl önce inşaa edilen Saitama dağındaki Mt.Mitsumine manastırında kış ilk kampı organize edilir. Bu kamplarda Kyokushin karete’nin tüm gizli çalışma yöntemleri öğrencilere büyük bir disiplin içerinde çalıştırılmaktadır.

    Oyama Kyokushin karete’nin geleceği hakkın dada çeşitli bilimsel çalışmalar yapar ve birçok kitapçık ve kitap yazar. Bu kitaplardan en ünlüsü 1965 yılında yazdığı This is karete,karete budur adlı esridir.300 sayfadan oluşan bu kitapta tam 20 000 bin resim bulunmaktadır. Kyokushin karete şu anda tam 170 yakın ülkede çalışılmaktadır.Her sene Avrupa şampiyonası düzenlediği gibi dört senede bir Dünya şampiyonası yapılır. Ayrıca kıtalar içi ve kıtalar arası şampiyonalarda yapılır.

    Oyama’nın Kyokushin karete’yi sert ve çalışılması çok zor bir sanat olarak görmesi sonucu Dünyada ilk kez 100 kişi ile müsabaka sonucu Dünya şampiyonluğu metodu gerçekleştirmiş ve bunu hayata geçirmiştir.100 kişi ile dövüş 1965 yılında genel merkezde yapılmış 100 kişi ile durmadan dövüşerek şampiyon olan sporcu Kyokushin karete’nin kralı olarak unvan almışlardır. Dünyada bu başarıyı bugüne kadar yalnızca beş kişi gerçekleştirmiş geriye kalanlar müsabakalar esnasında ya hastanelik olmuş ya sakatlanmışlardır.Müsabakalardan sonra müsabıklar bir hafta yürüyemediklerini belirtmişlerdir.

    Kyokushin karete’nin kralı ünvanını alan beş kişi şunlardır.

    STEVE ARNEİL İNGİLTERE 21/05/1965

    TADASHİ NAKAMURA JAPONYA 15/11/1965

    SHİGERU OYAMA JAPONYA 17/09/1966

    LOEK HOLLANDER HOLLANDA 05/08/1967

    JOHN JARVİ YENİ ZELLANDA 10/11/1967

    Oyama’nın ölümünden sonra Uluslar arası Kyokushin karete Organızasyonu’nun başına KANCHO SHOKEİ MATSUİ geçmiştir.
    Oyama ölmeden önce varisini ve Kyokushin karete’yi kime teslim edeceğini seçmiş ve Kyokushin karete’yi Matsui’ye teslim etmiştir. Matsui Oyama’dan devraldığı Kyokushin karete sistemini onun koyduğu tüm kural ve kaidelere harfiyen uyarak devam ettirmektedir.








  4. 4
    elifizmir
    Özel Üye
    Kyokushin Karete

    Kyokushin karete’yi diğer karete ve dövüş sistemleri den ayıran bir çok özellik vardır. bunların en önemlisi Kyokushin karete’nin çok sert bir müsabaka sitemi olmasıdır.

    Alt seviye vuruşlarının ve diz vuruşlarının tümü serbest olan sistemde bir müsabağın maçı kaybetmesi için nakavt olması veya havlu atması şarttır. Puan lama sonucu biten maçaların sayısı azdır.

    Bu yüzden Kyokushin karete çalışanların çok zor,disiplinli ve ağır bir eğitimden geçmeleri Şarttır .BU eğitimi alamayan sporcular maçlara sokulmaz ve riske edilmez.
    Diğer karete branşları tarafından sertliği sebebiyle çok eleştiri alan Kyokushin karete.bu sertliği sayesinde ilginç ve sevilen bir stil olmuştur.

    Kyokushin karete beyaz elbise ile çalışılır ve Japonca terimler kullanılır. Müsabakalarda koruyucu takılmaz. müsabıklar tamamen doğal şekilleri ile dövüşürler.

    Kyokushin karete’nin kurucusu Oyama’dan gelen gelenek olarak sert ve ürkütücü gösteriler Kyokushin karete’nin en belirgin unsurudur


  5. 5
    elifizmir
    Özel Üye
    Ashihara Karete


    Ashihara karete sistemi,bu sistemin kurucusu KANCHO HİDEYEKU ASHİHARA ile doğmuş ve gelişmiştir.Ashihara Ms. Oyama’nın en önemli öğrencilerinden biridir. Ashihara karete’yi kurmasıda hocası Oyama’nın kyokushın sistemini kurmasına benzer.

    Ashihara karete genelde kyokushin izlerini taşır ve bir çok önemli yönleri o sistemden alınmıştır.
    Ashıhara 04,12,1944 de Japonya’nın Hıroshima Ken şehrinde doğmuştur. Deniz askeri okuluna gitmiş ancak devam ettirememiştir. Haksız yere kavga etmeyi sevmeyen ancak dövüşmekten çok hoşlanan bir yapısı vardı .

    BU istek onun savaşçı ruhundan geliyordu.o bu özelliğini hissediyor ve bu gücünü ortaya çıkarmak için bahaneler arıyordu. Askeri okul sıralarında uzun müddet Kendo çalıştı. Yaptığı sistemde en iyi olmak tek ideali oldu. ancak onun dövüş merakı adını bir anda çevresinde kavgacıya çıkardı. Sık sık sokak kavgalarına katılıyor bunun kendini geliştirdiğini düşünüyordu.

    Okuldan ayrıldıktan sonra bir benzincide çalışmaya başladı.Sokakta kazandığı dövüş tecrübesini bir Do sanatında kullanmak istiyordu.Kenpo bir noktadan sonra ona yetersiz geldi. Çeşitli dojo lara gidiyor ve değişik sistemleri deniyordu.

    Bir gün bir dojoda yedi tane siyah kuşak kareteci ile ard arda müsabaka yaptı. sokak kavgalarında kazandığı dövüş tecrübesi ile bu yedi sporcuyu da alt etmeyi başardı. Bu olaydan sonra Karateyi sorgulamaya başladı.

    Ona göre karete ruhun içindeki karışıklıklarla savaşmak ve onları yenmek için bir yoldu,ancak dövüşmek ve yenmek için yetersiz bir sistemdi.
    Ashıhara daima karşılaşmak için rakipler aradı. Kavgacı idi ancak sebepsiz yere kavga etmeyi sevmez kendinden güçsüz olanlara da dokunmazdı.

    Ve bir gün Tokyo’da güçsüzlere yardım eden ve dövüşmeyi öğreten bir sensei olduğunu duydu bu isim Mas oyama idi.
    Oyama’nın kurduğu sistemin kendisine çok uygun olduğuna karar ver kısa zamanda.Ashıhara kendi ifadesi ile “ölümün havasını hissettim demişti.”Oyama’nın derslerini izleyince doğru yere geldiğine emin olmuştu. Güzel söz yoktu,karete bale yapılır gibi yapılmıyordu. sporcular birbirlerine karşı sanki nefret ve kin duyar gibi çalışoyorlardı.Akıtılan her damla ter amaçsız değildi.Savaşcı ruhunu sporcuların gözlerinden okumak mümkündü.

    Hiç vakit kaybetmeden dojo’ya üye oldu. öğrencilik zamanında hiçbir zaman siyah kemeri düşünmedi. Tek düşündüğü sadece savaşmaktı.Oyama’nın dojosuna 1961 yıllının eylül ayında 16 yaşında başlamıştı ashihara ve artık onun kaderi bu dojoda değişmeye başlamıştı.

    Ashıhare kısa zamanda dojo’nuın gözdesi olmuştu.Oyama’nın ser ve disiplinli çalışmaları onun ruhunu derinden etkiliyor ve daha fazla çalışmak için kendine kuvvet veriyordu. Herkesten fazla çalışıyor ek idmanlar yapıyor özellikle güç çalışmalarına çok önem veriyordu. Sekiz ay gibi kısa bir sürede yeşil kuşağı aldı.bu süre Oyama’nın dojosunda çok kısa bir zamandı bu sürede bu kemeri alan çok az sporcu vardı,bu yüzden çevresindekiler Ashıha’rayı kıskanmaya başladılar ve ona karşı cephe aldılar.

    1964 yılında siyah kemeri aldı ve öğretmenliğe başladı Ashıhara.1966 ise kyokushin sisteminde çok önemli bir rütbeye geldi. Ancak Ashıhara içindeki savaşçı ruhunu bir türlü bastıramıyor ve sanki yaptığı sistemde onu tatmin etmiyordu. Bir gün yasak olmasına karşın sokakta ufak bir kavgaya karıştı ve bunun sonucunda Oyama onu ceza olarak dojodan uzaklaştırdı.

    Bu ceza Ashıhare’yi çok etkilemişti ancak bu süre içerisinde asla karete’den kopmadı. Yine ünlü hoca Karusaki nezaretinde çalışmalarına devam etti. Bir sene süren bu cezadan sonra büyük usta Oyama ,Ashıhara’yı yanına çağırdı ve ona “benim için ölürmüsün”diye bir soru sordu.Ashıhara’nı cevabı kısa ve net oldu “evet”Bunun üzerine Oyama onu Kyokushin sitilini tanıtmak ve çalıştırmak üzere Japonya’nı Shikoko shorinji bölgesine gitmesini emretti .O bölgede kyokushin hiç tanınmıyordu.Ashıhara’nın işi çok zordu ve en önemlisi cebinde çok az para vardırama zorluklar onun sevdiği değerlerdi.

    Kısa zamanda çok sıkıntılar sonucu bir çok öğrenciye sahip oldu. ilk zamanlarında parasızlıktan sokak ve parklarda bile yatmıştı ama kısa zamanda o bölgenin ünlü bir sensei olmuştu. Öğrencilerini çok sert çalıştırıyor ve onlara savaşcı ruhunu aşılamaya çalışıyordu. Ama kafasından atamadığı bir çok soru işareti vardı. Ona göre kyokushin2de bazı eksikler vardı. Sokak kavgalarında kullandığı ve her zaman başarılı olduğu 3 önemli nokta step,maoı ve pozisyon. Bunlar neden kyokushinde yoktu?

    O bu eleştirmelerini açıkça öğrencilerinde söylüyordu ve onların savaşcı olabilmeleri için mutlaka sokak kavgaları yapmaları gerektiğini söylüyor ve bunu teşvik ediyordu. Bu konu merkeze Oyama de söylenmişti.Ashıhare’yi geçmişten bu yana kıskananlar bunu fırsat bilerek olayları çarpıtarak Oyamaya aktardılar ve Oyama’nın emri ile o bölge başka ustalar gönderildi. Kısa bir süre sonra bir çok öğrencisi bu yüzden ondan ayrıldılar.

    Ashıhare ardında kalan sadece 5 öğrencisi ile yapayalnız kalıverdi bir anda. Aslında Oyamadan ayrılma gibi bir niyeti olmayan Ashıhare,araya giren fesatçılar ve hizipçiler yüzünden Mas Oyama ile yol ayrımına geldi.
    Bunu anlayan Ashıhare artık kendi sistemini kurmanın zamanı geldiğini anladı ve uzun yıllardan bu yana kendine göre geliştirdiği sistemi hayata geçirmeye karar verdi. Sabaki Michi.(sabaki yolu)Bu deyim çok eski zamanlarda gelen bir felsefe.Ashıhare bu felsefe ile kafasındaki savaş sistemini birleştirerek. kendi sistemi Ashihara karete’yi kurdu.

    Ashihara karete karete sistemleri içerisinde bir reform olarak kabul gördü.Ancak Oyama aradaki fesatçılar yüzünden bu sistemi tam olarak anlama fırsatına asla erişemedi. 1980 yılında Ashihara Kai Kan kuruldu.Ashıharaya göre diğer karete sistemleri süslü kelimelerden oluşan branşlardı. ancak savaşmak ile karşı karşıya kalınınca gerçekler ortaya çıkıyordu.

    Kendi sitemi Ashıhara Sabaki sisteminin karşısında gerçeklerden kaçan fantezilerle dolu bir savaş sanatının şanşı yoktu.Çünki sabaki sitemi gerçek gerçek hayatın içerisinden gelen öğretinin rehperi idi.
    Sabaki sitemi Ashihara karete ile doğdu ve gelişti diyebiliriz.Üstad Ashıhare 24/04/1995 tarihinde hayata gözlerini yumarken,geleçek nesillere müthiş bir savaş sanatı ve mücadele sporu bırakmıştır. Bu sistem bir çok sıkıntı,fakirlik ve yokluğun içerisinde sadece savaşcı ruhu ile doğmuştur.




  6. 6
    elifizmir
    Özel Üye








    SHOTOKAN KARATE DO


    Özellikleri: Shotokan, günümüze 1940'lı yıllarda Gichin Funakoshi'nin oğlu Yoshitaka Funakoshi ve daha sonra da J.K.A.'nın (Japan Karate Association) kurucusu Masatoshi Nakayama tarafından yapılan değişiklerle gelmiştir.
    En önemli özelliklerinden biri, katalarının isimlerinin Gichin Funakoshi Sensei tarafından pedagojik amaçla Japonca'ya çevrilmiş olması ayrıca da katalara, Yoshitaka Funakoshi tarafından bulunmuş olan Yoko Geri ve Mawashi Geri tekmelerinin kombine edilmesidir. Böylece tüm Mae Geri'ler Yoko Geri'ye çevrilmiş, Unshu antik katasından derlenen Unsu katasına da orjinalindeki Mawari Ashiler yerine, Mikazuki Gerile ile kombine bir Mawashi Geri konulmuştur.
    Stil, ince, yere doğru çökülerek ve uzaktan etkili bir metottur. Ana tema, güçten ziyade süratin tekniklerde kullanılmasıdır. Bu yönüyle Shuri Te akımının salt bir ürünüdür. Karatedo; ayak, yumruk, dirsek, diz ve diğer vücut kısımlarının vuruş için bilimsel olarak kullanıldığı bir döğüş yöntemidir. Tüm Dünya' da Silahlı Kuvvetler ve Polis örgütleri tarafından benimsenen Karatedo, modern kendini koruma sanatları içinde en popüler usullerden biridir.
    . Son derece incelik isteyen Karatedo bir zeka sporudur.Ritm, yumuşaklık, çabukluk, çeviklik, refleks ve konsantrasyon unsurlarını bir arada toplar. Bunların tümü geliştirilmeden başarı elde edilemez.
    El ve ayak vuruşları ile bloklar ve ayak süpürmeleri şeklindeki tekniklerin çalışılması sırasında rakibe vurulmaz. Rakibin canı yakılmaz ve ona zarar verilmez. Tüm teknikler son derece kontrollü olarak uygulanır. Sinirlilik hali ve kuvvet gösterileri zayıflığa işaret eder. Shotokan da kişinin harcadığı eneji, diğer 3 ekoldekilerden çok daha fazladır. Bütün bu eğitim, II.Dünya Savaşı sonrası Yoshitaka Funakoshi ve talebelerinin getirdiği ve insan vücudunu incelemeden gerçekleştirilmiş, aslında da Gichin Funakoshi'nin eğitiminden çok uzak bir hareketler manzumesidir.
    Günümüzde Shotokan içinde, insan ortalama ömrünün uzamakta olduğu Japonya, Fransa, İtalya gibi ülkelerde Shotokan yeniden incelenmekte ve şekillendirilmekte, aşırı alçak hareketler ve ağızdan duyulan sesli "kime" ifadesi yavaş yavaş ortadan kaybolmaktadır.
    Shotokan Kataları: Başlangıçta Gichin Funakoshi, 15 kata çalıştırmış ve daha sonra bunlara 11 kata daha katılarak, günümüz Shotokan'ının aşağıdaki 26 katası oluşmuştur:
    • Heian Shodan
    • Heian Nidan
    • Heian Sandan
    • Heian Yondan
    • Heian Godan
    • Bassai Dai
    • Bassai Sho
    • Kanku Dai
    • Kanku Sho
    • Tekki Shodan
    • Tekki Nidan
    • Tekki Sandan
    • Chinte
    • Empi
    • Gangaku
    • Jion
    • Jiin
    • Jitte
    • Gojushiho S
    ho • Gojushiho Dai
    • Hangetsu
    • Meikyo
    • Nijushiho
    • Sochin
    • Unsu
    • Wankan


    Dünya'da Shotokan: Bugün 5 ana Shotokan akımı mevcuttur. Bunlar

    • J.K.A. (Japan Karate Association) : Masatoshi Nakayama'nın kurduğu ve günümüzde Taiji Kase'nin önderlik ettiği stil Keinosuke Enoeda, Shirai, Yahara gibi hocalara sahiptir. Grubun teknik direktörü Asahi Sensei'dir.

    • S.K.I. (Shotokan Karate International): Kancho Hirokazu Kanazawa'nın kurduğu bu akım, günümüzde en güçlü Shotokan akımı olmaya adaydır.

    • Japon Üniversiteler Grubu: En eskisi Keio Üniversitesi olan Waseda, Hosu gibi üniversitelere dayanır.

    • ITKF - USA (International Traditional Karate Federation) : Kurucusu Shihan Hidetaka Nishiyama olan akım.

    • Shotokai Grubu: Shigeru Egami'nin kurucusu olduğu bu grup bir araştırma akımıdır. Başlarında Shotokai liderleri Genshin Hironishi ve Mitsusuke Harada vardır.




  7. 7
    elifizmir
    Özel Üye






    KARATENİN PRENSİPLERİ


    Karate kendini savunma amacıyla ve kişinin ailesini ve sevdiği kişileri koruması için çalışılmalıdır. Sağlığınızı iyileştirmek kullanılmalı ve kendi şahsi çıkarlarınız ya da birisini kasten zarar vermek için kullanılmamalıdır. Karate'nin amacı insan vücudunun kaya kadar sert ve çelik kadar güçlü olması için çalışmaktır.
    Devamlı çalışmalar neticesinde mızraklar ya da oklar gibi kullanılacak eller ve ayaklar geliştirmek ve güçlü bir ruh ve cesur bir yürek oluşturmaktır.
    Eğer Karate ilkokul seviyesinde tanıtılırsa, çocuklar gelecekte askerlik için iyi hazırlanmış olacaklardır. Karate kısa bir zaman diliminde öğrenilmez.
    Karate'yi tam olarak anlamak için kişi ciddi bir şekilde en az üç dört sene hergün çalışmalıdır. Karate'de eller ve ayaklar yüz ya da ikiyüz kere 'makiwara'ya vurularak eğitilmelidir. Bu omuzları düşürerek ya da gevşeterek (kasılma olmaksızın) elde edilebilir.
    Omuzlarınızı kaldırmadan ciğerlerinizi açın (derin derin nefes alın), gücünüzü tutun (nefesinizi hafifçe tutun), ayaklarınızı yere sağlam basın ve varolan enerjinizi (Ki, Chi, İçsel Yaşam Gücü) karnınızın altına (tanden) toplayın.
    Karate; hareket boyunca vücudun üst ve alt kısımlarının uyum içinde tutulurken, sırtın düz tutulması, omuzların düşürülmesi, gücün bacaklarda oluşmasının sağlanması, ayakların yere düzgün şekilde basılması ve Ki 'nin tandeninizden akmasıyla gerçekleştirilen doğru duruşlar ile çalışılır.
    Karate teknikleri defalarca ve defalarca tekrar edilmelidir. Tekniklerin doğru açılımları (Bunkai) öğrenilmeli ve sonra verilen durumlar için düzgün bir şekilde uygulanmalıdır. Karate çalışanlar üzerinde durulması konunun saf bedensel zindelik çalışması mı yoksa sadece vücudun pratik kullanımı mı olduğuna karar vermelidirler.
    Karate büyük bir yoğunlukla ve daima kendini savunmaya hazır bulunma düşüncesiyle, muharebe sahasındaymışçasına çalışılmalıdır.
    Karate doğru bir şekilde ve tekniğin tam gücünü oluşturmak için çalışılmalıdır. Kendinizi çok fazla hırpalamayın ya da aşırı derecede çalışmayın. Daha önceden Karate çalışmış olanlar ileri yaşlara kadar yaşamışlardır.
    Karate kasların ve kemiklerin gelişmesine yardım eder, sindirim organlarını çalıştırır, kan dolaşımını iyileştirir. Bu yüzden Karate beden eğitimi derslerinde kullanılmalı ve ileride ilkokul seviyesinden itibaren çalışılmalıdır




  8. 8
    bülent43
    Yeni Üye
    kyokushin kareteden bahsederken Türkiye deki hocamız ilhan yatkın hocamızdan da bahsetmeliydiniz teşekkür ederiz.

+ Yorum Gönder
kyokushin ilhan yatkın
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi