Prince of Persia: Warrior Within Demo İnceleme

+ Yorum Gönder
Tanıtım ve Demo inceleme Bölümünden Prince of Persia: Warrior Within Demo İnceleme ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    InKusTe
    Usta Üye
    Reklam

    Prince of Persia: Warrior Within Demo İnceleme

    Reklam



    Prince of Persia: Warrior Within Demo İnceleme

    Forum Alev
    Demoyu indirdikten sonra heyecanla oyuna girdim hemen. Firma logoları vs derken, ana menüye geldiğimde, oyuna hakim olan genel karanlık atmosferin menüye kadar sıçramış olduğunu farkettim. Menüdeki mükemmel müziğe şöyle bir kulak kabartıp, Options kısmına kısaca uğradıktan ve şöyle bir ayarlara göz attıktan sonra da, direk olarak oyuna geçtim.

    Daha önce bu yılki E3'te yayınlanmış giriş filmiyle başlıyor demo. Tabi, dikkatimi çeken, E3'teki videoda kan efektleri olmadığı halde, demonun girişindeki filmde bol bol kan efekti eklenmiş. Video da, Prens'imizin gemisini Keeper'ların bastığını ve tayfamızı kılıçtan geçirdiklerini görüyoruz. Zaten hemen ardından da olaya el atıyoruz ve 2 bölümlük demomuzda durmak bilmeyen aksiyonun içine giriyoruz.

    Bu gemi bölümü, aynı zamanda demodaki training bölümü işlevini de görüyor aynı zamanda. Ekranın altında çıkan yazılar bize yapmamız gerekenleri anlatıyor, yeni hareketleri öğretiyor. İlk önce Single Weapon Combat alıştırması yapıyoruz. Alttaki yazılar bize yapacağımız hareketlerin tuş kombinasyonlarını gösteriyor. Hareketlerin çeşitliliği almış başını yürümüş. Öncelikle düşmanlarınızı kapma hareketiniz var artık. Düşmanınızın üstüne doğru koşarken E tuşuna bastığınızda Prensimiz düşmanının üstünden zıplayarak onu savunmasız bi durumda arkasından yakalıyor. Kombo olayları o kadar gelişmiş ki, sırf bu kapma olayıyla yapabilecekleriniz bile oldukça geniş. Nasıl mı? Mesela, E tuşuna basılı tutarsanız, Prens rakibi arkasından yakalayıp savunmasız duruma getirir, şimdi isterseniz onu başka bir düşman grubunun üstüne atabilirsiniz, ya da bir uçuruma atarsınız belki de? Ama bence en zevklisi yakaladığınız o düşmanı ikiye bölmek... (Millet psikopat sanacak bu yazıdan sonra beni :))

    Oyunun oldukça karanlık bir atmosferi olduğuna değinmiştim az önce kısaca. Gerçekten de oyunda kan gövdeyi götürüyor ve çevre tasarımları da Sands of Time'a göre oldukça karanlık. Zaten artık düşmanlarınızı biçer-döver gibi parçalara ayırmaya başladığınızda, kafalar kollar etrafta uçuşmaya başladığında bunu siz de farkedeceksiniz. Yaşı küçük olanlar Options kısmından kanı kapatıp, bir nebze de olsa oyunun karanlık temasını dağıtabilirler.

    Gelelim demoda en hoşuma giden yeniliklerden birine, yani Double Weapon Combat'a. Hatırlarsanız Sands of Time da, Prensimiz bir kılıç ve Dagger of Time'ı kullanıyordu. Ama Dagger of Time'ın kullanım alanı çok da geniş değildi, vurduğunuz düşmanları zaman içinde dondurup, yavaşlatmaya yarardı sadece. Tabi yine ilk oyunu oynamış ve bitirmiş olanlar, Prens'in oyunun sonunda Dagger of Time'ı Farah'a verdiğini de bilirler. Prensimiz ilk oyundan sonra boş durmayıp, hançer yerine her türlü silahı kullanmayı öğrenmiş boşta kalan eliyle.

    Bu ne demek? Artık öldürdüğünüz her düşmanın silahını ikinci elinize alıp, çifte katliam yapabilirsiniz. (Prensin çifte palalı resimlerinin Drizzt'i ne kadar anımsattığına da dikkat çekmek istiyorum ayrıca.) İkinci elinizdeki silahı da yine E tuşuyla kullanıyorsunuz. Ve burada karşımıza yeni hareketler çıkıyor tabi ki. Sol mouse tuşu ve E'yi beraber kullanarak yapabileceğiniz o kadar çok hareket var ki oyunda. Ve bu hareketlerden birçoğunu yaptığınızda tek bir düşmanı değil, etrafınızda kim varsa hepsini alıp götürüveriyor. Üstelik bir de uzaktaki düşmanlara, ikincil silahınızı C tuşuyla fırlatabildiğinizi düşünürseniz, Prensin kendini dövüş konusunda oldukça geliştirmiş olduğunu ağzınız açık bir şekilde farketmeniz işten değil. Ve tabi ki, bu kadar çok dövüş hareketinin olması, oyunun daha bir aksiyon ağırlıklı olduğunun da habercisi. En azından demo boyunca aksiyonun durduğu anlar oldukça nadirdi.



  2. 2
    InKusTe
    Usta Üye

    --->: Prince of Persia: Warrior Within Demo İnceleme

    Reklam



    Gemi bölümünde ilk önce tuşlara ve yeni hareketlere şöyle bir alıştıktan sonraki ilk boss karşılaşması da oldukça şıktı. Sürekli ara sahnelerle bölünen aksiyon dolu bir dövüşten sonra da, daha Sands of Time türüne yakın bir bölümde buldum kendimi. Tuzaklarla, atlanıp zıplanacak yerlerle dolu bu bölümde öldürecek düşman sayısı daha az olmasına rağmen, kesinlikle gemideki Keeper'lardan daha zorlu düşmanlarla karşılaştım. Ayrıca bu bölümde, tutorial kısmında size söylenmese de, mekanı nasıl kendi yararınıza kullanacağınızı da farketmeniz mümkün. Kapalı ve dar mekanlarda Prensin daha savunmasız olması gerekirken, neredeyse tam aksine, eğer mekanı kendi lehinize doğru kullanmayı başarabilirseniz, çok daha rahat ve estetik dövüşler gerçekleştiriyorsunuz.

    Bu bölümde de ilerledikten sonra demonun son nefeslerinde tam da yeni bir kılıca kavuşmuşken bir Brute'un saldırısına uğruyoruz. Tabi ki bu aynı zamanda demonun son boss'u oluyor. Brute'u yenmek için önce bacaklarının zırhsız kısımlarına (yani arka kısımlarına) saldırmanız ve dizi üstüne çökmesini sağlamanız gerekiyor. Dizi üstüne çöktüğünde tepesine fırlayarak, yakalanmadan zırhını parçalayıp, en sonunda da kılıcı ensesine saplıyoruz. Ve böylece Prince of Persia: Warrior Within demosunun sonuna da gelmiş oluyoruz.

    Sands of Time'dan bu yana tür olarak değişen çok şey var oyunda. Atmosfer, daha önce dediğim gibi daha karanlık, müzikler de atmosfere bağlı olarak daha sert(ve kesinlikle mükemmel)... Peki, neden bu kadar karanlık atmosfer? Demoyu yorumlamayı bitirdiğimize göre, oyunun konusuna da şöyle bir değinsek fena olmaz heralde...

    Warrior Within, Sands of Time'dan birkaç yıl sonra başlıyor. Prensimiz, Dagger of Time'ı Farah'a verdikten sonra uzun süre ortalardan kayboluyor. Fakat sonunda, Babylon'a dönüyor ve yıkımına neden olacak bir doğaüstü yaratık tarafından kovalanmaya başlıyor. Prens kendi sonundan kaçarken, yaşlı ve mistik güçleri olan bir adamı buluyor. Adam Prense Sultan'ın sarayını kurtarmaya çalışırken, zamanda bir çatlak açtığını ve Dahaka isimli ölümsüz bir yaratık meydana getirdiğini anlatıyor. Ve son olarak da bir kehanette bulunuyor Prense; "Ne yaparsan yap, öleceksin..." Prens, artık sadece hayatta kalabilmek için, katliamlarla ve kanla dolu yollarda, Dahaka'dan kaçmaya devam ediyor. Ama sonunda bu maceranın ancak tek bir yerde bitebileceğini farkediyor; Zamanın Kumlarının yaşam bulduğu yerde... Bu yıkıma neden olan şeyin, doğduğu yerde. Ve böylece lanetli bir adaya doğru yola çıkıyor prensimiz. Tahminlerime göre oyundaki bu gemi sahnesi de, tam bizim lanetli adaya gidişimiz sırasında yer alıyor. Eh, öğrenmemize pek birşey kalmadı. 1 ay içinde oyunun tam sürümünü oynuyor olacağız ne de olsa...







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi