Çocuklarda Diş Travmaları

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Çocuk Sağlığı ve Bakımı Bölümünden Çocuklarda Diş Travmaları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gönülce
    Özel Üye
    Reklam

    Çocuklarda Diş Travmaları

    Reklam



    Çocuklarda Diş Travmaları

    Forum Alev
    ÇOCUKLARDA DİŞ TRAVMALARI

    Çocuklarda diş travmaları sıklıkla görülen, hem aile hem de çocuk için son derece üzücü ve zor durumlardır. Bu travmaların çoğu basit kazalar sonucu oluşmaktadır. Çocukların yaklaşık olarak %30’u diş travmalarına maruz kalmaktadırlar. Özellikle 1–3 yaş arası çocuklar, yürümeyi yeni öğrendikleri dönemde henüz kas kontrolleri tamamlanmadığından dengelerini sağlayamazlar ve sıklıkla düşerler. Bu düşmelerden en çok etkilenen dişler üst çenedeki keser dişlerdir. Bu konuda yapılan araştırmalara göre erkek çocukların kız çocuklara oranla travmaya daha yatkın olduğu görülmüştür.

    Düşmenin şiddetine göre dişte yaratmış olduğu hasar da değişir. Hafif, künt bir çarpma daha çok yumuşak dokularda (dudak, dişetleri gibi) zedelenmelere yol açarken yüksek hızdaki çarpmalar dişlerde sallantılara, diş kurononda (dişin ağızda görülen kısmında) ya da kökünde kırıklara, hatta bazen dişin tamamen yerinden çıkmasına neden olabilmektedir.

    Çocuk süt ya da sürekli dişlenme döneminde olsun, travmaya uğradığında ailenin sakin olup gerekeni yapması büyük önem taşımaktadır. Özellikle şiddetli yaralanmalar sonucunda sakin olmak ve soğukkanlı davranmak elbette zor olur, ancak çocuğun hem genel sağlığı hem de diş sağlığı açısından ailenin ya da o an yanında olan kişilerin önemli rol oynadığı unutulmamalıdır.




  2. 2
    Gönülce
    Özel Üye

    --->: Çocuklarda Diş Travmaları

    Reklam



    TRAVMA SONRASI YAPILMASI VE YAPILMAMASI GEREKENLER

    Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta, travma sonucu görüntü ne olursa olsun mutlaka diş hekimine gidip muayene olmanın önemidir. Genellikle aileler eğer düşme ya da yaralanma sonrasında çok kanamalı bir durum yoksa ve dişin dıştan görünüşünde de problem yoksa bu durumu pek önemsemeyebilir; ancak unutulmamalıdır ki travma sonucu diş kayıpları en çok müdahale edilmesinde geç kalınmış olan dişlerdir.


    Travma sonrası mutlaka diş hekimine gidip muayene olunmalı ve diş hekimi gerekli görürse radyografi (diş röntgeni) çektirilmelidir. Dişte özellikle kök kırığı gibi gözle görülemeyecek zararların tespiti için radyografi büyük önem taşımaktadır.


    Hekime kazanın tam olarak ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiği hakkında bilgi vermek gerekir. Ayrıca çocuğun genel sağlığında bir problem (alerjik astım, epilepsi, hemofili, kalp hastalığı gibi) varsa hekim bu konuda mutlaka uyarılmalıdır. Çoğu zaman travma sonrasında antibiyotik kullanımı gerekebileceğinden çocuğun alerji hikayesi de önem taşımaktadır. Ayrıca tetanoz aşısının olup olmadığı konusunda da hekim uyarılmalıdır.


    Çocuğun süt ya da sürekli dişlenme döneminde olmasına göre yapılacak olan işlem değişir. Örneğin travma sonucu dişin soketinden tamamen çıktığı durumlarda eğer süt dişiyse diş tekrar yerine yerleştirilmezken, sürekli dişse diş reimplante (dişin soketine yeniden yerleştirilmesi) edilebilmektedir; ancak bunun için dişin uygun koşullarda ve en kısa zamanda hekime ulaştırılması gerekir.


    Dişin soketinden tamamen çıktığı durumlarda (eğer sürekli dişi ise) diş kuron kısmından tutularak düştüğü yerden alınmalı ve temiz, akan su altında yıkanmalıdır. Mümkün olduğunca dişin kök kısmına burada bulunan liflere zarar vermemek için dokunulmamalıdır. Dişi, hekime götürmek için en ideal ortam ağız içidir. Ancak çocuk heyecanla dişi yutabileceğinden ya da tekrar düşürebileceğinden biz bunu pek önermiyoruz. Basic fuksin ya da serum fizyolojik dişi taşımak için en ideal solusyonlardır. Fakat bunları her zaman el atında bulabilmek mümkün olmadığından sütün veya temiz bir suyun içerisinde getirmek de büyük yarar sağlar. İlk yarım saatte müdahele edebilmek dişin tekrar uzun yıllar ağızda kalma şansını önemli ölçüde arttırmaktadır.


    Süt dişlerinde bu reimplantasyon (dişin yeniden yerine yerleştirilmesi) işlemini alttaki sürekli diş germine zarar vermemek için kesinlikle uygulamıyoruz.


    Eğer travma sonucu diş yerinden çıkmadı ancak sallanıyorsa, sallanan diş yanındaki diğer dişlere bazı apareylerle veya kompozit dolgu materyali ile bağlanarak sabitlenir. Sallantının durumuna göre 1-3 hafta sonrasında bu apareyler sökülerek diş takibe alınır.


    Hekimin söylediği aralıklarla düzenli olarak kontrole gitmek ve hekimin uyarılarına dikkat etmek gerekir. Örneğin travma gören dişi bir süre kullanmamak gerekebilir. Eğer ön keser bölgesinde bir diş ise hiç ısırma hareketi yapılmamalı, yiyecekler küçük lokmalar halinde direk arka dişlere götürülerek yenmelidir. Çünkü ısırma işlemi dişe kuvvet uygular ve yeni bir travma etkisi yaratır. Çocukların bu konuya dikkat etmeyebilecekleri göz önüne alınarak ebevynlerin takip etmesi gerekebilir.


    Travma nedeniyle oluşan kuron kırıklarında da kırık parça bulunabilirse mutlaka yukarıda anlattığım şartlarda bu kırık parça da diş hekimine götürülmelidir. Çünkü çok iyi restorasyon malzemeleriyle kırık parça dişe tekrar yapıştırılabiliyor ve estetik olarak da dişin kendi parçasıyla çok iyi sonuçlar alınabiliyor.


    Dişin kuronunun kırıldığı durulmada da en kısa zamanda diş hekimine gitmek çok önemlidir. Çünkü kırık nedeniyle dişin siniri açığa çıkmış olabilir. Eğer hemen müdahale edilebilirse çoğu zaman kanal tedavisi (sinir tedavisi) gerekmeden diş restore edilebilir. Dişin siniri açığa çıkmış olmasa bile dişin dentin dokusundan bakteri girişini önemek için kırık kısmın en kısa zamanda kapatılması, restorasyonunun yapılması büyük önem taşır.


    Travma sonucu etkilenen dişlerde uzun zaman sonrasında da bazı problemler yaşanabileceği unutulmamalıdır. Dişte renkleşme ya da ağrı olabilir. Bu nedenle travma gören dişler mutlaka belli aralıklarla muayene edilmeli ve hatta kontrol radyografileri de alınarak takip edilmelidir.


    Süt dişlerine gelen travma sonucu alttaki sürekli diş germi etkilenebilir. Sürekli ön keser dişlerin oluşumu doğumla başlar ve üç yaş civarında tamamlanmış olur. Eğer süt dişi gelişmekte olan sürekli dişe doğru itilirse sürekli dişte şekil bozukluklarına ya da lekelenmelere neden olabilmektedir. Bu şekilde süren bir sürekli diş olduğunda çocuğun geçirmiş olduğu travma hikayesi olup olmadığı düşünülmelidir.


    Bazen travmanın etkisiyle dişler içeriye doğru gömülebilir. Bu durumda dişin hemen çekimi gerekmez. Aksi bir durum olmadığı takdirde dişin tekrar sürmesi beklenir. Çoğu zaman diş kendiliğinden tekrar sürerek dizideki yerini alabilmektedir.


    Diş travmalarından korunmak için dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri özellikle spor yapan çocukların dişlerini korumak amacıyla koruyucu dişlik kullanmalarıdır. Bu koruyucu dişlikler çeşitli renklerde olabildiği gibi birebir ağıza uyumlu olarak da hazırlanabilmektedir.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi