Canlılık Bu Meçhul = (Böcekler)

+ Yorum Gönder
Öğretim ve Bilgiler Bölümünden Canlılık Bu Meçhul = (Böcekler) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    tersinim
    Yeni Üye
    Reklam

    Canlılık Bu Meçhul = (Böcekler)

    Reklam



    Canlılık Bu Meçhul = (Böcekler)

    Forum Alev
    İÇİNDEKİLER

    Böceklere Evrim Teorisi Savunucuları Ne Diyor?

    Yusufçuk ve evrim

    Böceklerin harika dünyaları

    Böceklerin şaşırtıcı yapıları

    Böceklerin ilginç ve birliktelikli davranışları

    Böcek fosilleri evrime ne diyor?

    Evrimi Yalanlayan Böcek Fosillerinden Örneklemeler

    Bilimin Işığında Böcekler

    Bitkilerle Böcekler Arasındaki Yakın ilişki

    SAYFA-2

    Böceklerdeki Tür Çeşitliliği Evrime Kanıt mı?

    Böcekler ve Bitkiler Arasındaki Dayanışmalar

    Kimi Canlıllarda Uzuv Yenilenmesi

    Toplumsal Böcekler ve Sosyal Düzenleri

    Böceklerin Harika Yapıları

    = = =

    Böcekler yaşam dünyasının tür, çeşit ve sayı bakımından en zengin bölümüdür. Kimi böcekler arasında yapı ve yaşamsal meziyetler, beceriler yönünden öylesine derin, geniş ve büyük farklılıklar vardır ki evrimsel yönden uzaktan ya da yakından akraba olmaları mümkün görünmemektedir.

    Evrim teorisince böcekler ilkel canlılar olarak tanımlanırsa da tek kelime ile harika olan yapıları, yaşamsal meziyetleri ve becerileri göz önüne alındığından evrimleşmiş addedilen canlılarla kıyaslandığında hiç de ilkel olmadıkları görülür.

    Aşağıdaki yazı dizimizde böceklerin harika dünyalarından kesitler sunacak, evrim ve tersinim teorilerinin öngörüleriyle sorgulayacak, bir kez daha gerçekleri bulmaya çalışacağız.

    = = =



    Böceklere Evrim Teorisi Savunucuları Ne Diyor?

    Evrimci teorisi savunucularınca böceklerin harika yapıları; özellikle kanatlarının oluşumu, uçuşun gerçekleşmesi ve gelişimi konusunda çeşitli senaryolar üretilmişse de bilimsel kanıtlara dayanmadığından şöyle oldu, böyle oldu edebiyatı dışında değerleri yoktur. Fakat bilimsel tarafsızlığımız gereği bu varsayımlardan kısaca bahsedeceğiz.

    Böcek kanatlarının oluşumu konusunda evrim savunucularınca ortaya atılan Trakeal kuram adı verilen birinci senaryoya göre, suda yaşayan böceklerin göğüs trakelerinden karaya çıkınca kanatlar oluşmuştur. Fakat solungaçlarda rastlanan kaslar, kanatlarda yoktur.

    Ayrıca, böceklerin kanatsız aşamadan, kanatlı aşamaya geçtiğini gösteren bir delil veya ara-geçiş formuna ait fosiller de bulunamamıştır.

    bocek-fosislleri.jpg

    Fosil kayıtları ilkel böcek olmadığını, bilinen en eski böceklerin bile günümüzdeki gibi mükemmel uçuş sistemlerine sahip olduklarını göstermektedir. Bu uçuş sistemleri görüldükleri ilk tarihten beri basite indirgenemez kompleks özelliklere sahiptirler.

    İkinci senaryo olan paranotal kuram ise, bazı vücut bölgelerinin genişlediği, düzleştiği ve zaman içinde kanat haline geldiğini savunur.

    Bu varsayıma göre böceklerin göğüs bölgesinin üç bölümünden sadece ikisi, evrimcilerin de bilmediği0 kimi sebeplerden dolayı bu gelişimi göstermiş ve böylece kanatlar oluşmuştur.

    Böceklerdeki uçuş sistemlerinin basite indirgenemez komplike oluşları göz önüne alındığında bunun mümkün olmadığı hemen anlaşılır.

    Diğer ifade ile henüz tam evrimleşmemiş yarı gelişkin kanatlar böceklere fayda sağlamadıkları gibi yük oluşturduklarından zarar da verirler. Bu tür başlangıçlarındaki faydasız oluşumların canlı vücutlarında barındırılması (hele hele uzun süreçlerde) mümkün değildir.

    Böceklerin mükemmel ve eksiksiz olarak aniden ortaya çıktıklarını belgeleyen sayısız fosillerin olmasına rağmen bir tane dahi ara format fosilinin bulunamaması bu iki varsayımı da bilimin çöplüğüne atmaya yeterlidir.

    Mutasyonların hepsi de yararlanma mekanizmaları yok ise canlılar için zararlıdır. Bu varsayım Tersinim Teorisiyle birebir uyuşur.

    Gerçekte mutasyona uğrayan canlılar mükemmel yaratılışlarında az ya da çok bir kayba uğrarlar.

    Ünlü Fransız zoolog Pierre Paul Grassé böceklerin kökeni konusunda tam bir karanlık içindeyiz derken aslında bu gerçeği itiraf etmektedir.

    Exeter Üniversitesinden Robin J. Wootton, Scientific American dergisinde yayınlanan makalesinde böceklerin uçuş becerilerini şu şekilde yorumluyor:

    -Böcekler bütün uçan makineler içinde en çevik ve en çok manevra kabiliyetine sahip olanlardandır. bazı böcekler az kütle, gelişmiş sinir duyu sistemleri ve kompleks kas yapıları sayesinde hayret verici hava akrobasisi örnekleri sergilerler.

    Örneğin karasinekler hızlı uçuş sırasında yavaşlayıp havada asılı kalır, ters döner ve bu şekilde uçar, dikey dönüş yapar, yuvarlanır ve tavana iniş yapar; hepsi saniyeden az bir sürede gerçekleşir.

    Böcek kanatlarının işlevlerini ne kadar öğrenirsek, tasarımları da bize o kadar usta ve güzel görünmektedir.


    Devamı var.




  2. 2
    tersinim
    Yeni Üye

    Cevap: Canlılık Bu Meçhul = (Böcekler)

    Reklam



    Yusufçuk ve Evrim

    Evrim teorisi savunucuları nedense yusufçuk böceğini diğer böceklere göre daha az evrimleşmiş yani ilkel ve basit bulurlar.


    Fakat gerçek hiçte evrim savunucularının iddia ettikleri gibi değildir. Bu böceklerde diğerleri gibi mükemmel olarak yaratılmışlardır.

    Bu mükemmel ve harika canlıyı ilkel ve basit olarak nitelemek derin bir cehaletin ya da kara bir taassubun sonucu olmalıdır.


    yusufcuk.jpg

    Yusufçuk hiçte ilkel bir canlıya benzemiyor.

    Evrimcilerce ilkel olarak tanımlanmasının tek nedeni 300 milyon yıllık fosillerinin bulunmuş olmasıdır. Üç yüz milyon yıllık fosil yusufçuklar ile günümüzde yaşayanlar arasında evrimsel yönden herhangi bir yapı farkı olmadığı gibi bu böcekler de diğer canlılar gibi eksiksiz ve mükemmel yapılıdırlar.

    Yusufçuk adını, yüz güzelliği ve rengârenk kaftanı ile meşhur Yusuf peygamberden aldığı iddia edilir. Bu güzelliğinin insanlar üzerinde bıraktığı derin etkidendir.

    Yusufçuk (Anisoptera), odonata takımına ait, kanatlarını dinlenmeleri sırasında yanlara açık olarak yatay tutmalarıyla kızböceklerinden ayrılan bir alttakımdır.

    Yusufçuk böceklerine Türkçede kız böceği, helikopter böceği de denildiği gibi gövdeleri ince olan türlere iğnecik de denir.

    Büyük birleşik gözleri, güçlü saydam kanatları, göz alıcı renkleri ve uzunca vücutlarıyla ile tanınırlar.

    Vücutları kuvvetli yapıda ve hiçbir zaman düz değildir. Hareketleri daha hızlı ve devamlıdır.

    Bağırsak (trake) solunumu yaparlar. Göller ve durgun sularda sıkça bulunurlar.

    Yusufçuklar genelde sivrisinekler, tatarcıkları ve arılar, kelebekler gibi diğer küçük böcekler ile beslenirler.

    Çoğu zaman göllerin, akarsuların ve su birikintilerinin olduğu bölgelerde görülürler, çünkü nemf diye adlandırılan larvaları suda doğarlar. İnsanları normal şartlarda ısırmaz ya da sokmazlar fakat karınlarından tutulduğu takdirde kurtulmak için ısırmayı denerler.

    Sivrisinekler gibi bazı zararlı canlıları yiyerek popülâsyonlarını dengede tutmaları bakımından oldukça önemlidirler.

    Bu nedenle Kuzey Amerika'da birçok yerde yusufçuklar sivrisinek avcıları olarak adlandırılırlar.

    Yusufçuklar genelde güneşli havalarda uçmayı tercih ederler.

    Görme duyuları çok gelişmiştir. Birbirlerine birleşmiş olan petekgözleri yaklaşık 1000 ayrı gözden oluşur.

    Kanatları gövdelerinin üst kısımlarında bulunur ve genelde saydam iki çift kanatları olur.

    Bilinen 500 dolayında alt türü bulunur ve en çok tropik iklimde yaşarlar.

    Kimilerinin uçuş hızı saate 95 kilometreyi bulabilir.

    Ayrıca Yusufçuk böceklerinin dişileri çiftleştikten sonra erkek yusufçuk böceğinin kafası ile beslenir. Bu yüzden tüm erkek yusufçuk böcekleri sadece 1 defa çiftleşebilirler.

    Yusufçuklar kanatlarını kendi üzerlerine katlayamazlar ve uçma kaslarının kanatları hareket ettirme şekli diğer böceklerinkinden farklıdır.

    İlkel ve basit olarak nitelenen bu özellikler gerçekte bir tasarım harikasıdır.

    Yusufçukların vücudu, metalle kaplanmış izlenimi veren halkalı bir yapıya sahiptir.

    Buz mavisinden bordoya kadar çeşitli renklerdeki gövdelerin üzerlerinde çaprazlama yerleştirilmiş iki çift kanat bulunur.

    Bu yapı sayesinde yusufçuklar, çok iyi bir manevra yeteneğine sahiptirler. Uçuşu hangi hızda ve hangi yönde olursa olsun, aniden durup ters yönde uçmaya başlayabilir veya havada sabit durup avına saldırmak için uygun bir pozisyon bekleyebilir. Bu durumda iken olduğu yerde kıvrak bir dönüş yaparak avına yönelebilir.

    Yusufçuk çok kısa bir zamanda, böcekler için şaşırtıcı sayılabilecek bir hıza; saatte 40 km'ye ulaşır, bu hızla avına çarpar.

    Çarpmanın şoku çok şiddetlidir. Yusufçukların zırhları hem çok sağlam hem de çok esnektir. Zırhların esnek yapısı çarpmadan doğan enerjiyi emerek böceği rahatlatır, ama aynı şeyi avı için söylemek mümkün değildir.

    Yusufçuğun avı, çarpmanın yarattığı şok ile ya tamamen sersemler ya da ölür.

    Çarpışma sonrasında ise yusufçuğun en etkili silahları olan arka bacakları devreye girer.

    Uçuş sırasında arkaya doğru kıvrık olan bacaklar, hızla öne açılarak sersemlemiş olan avı havada yakalar. Artık sıra çelikten farksız olan alt çeneye gelmiştir.

    Av kısa sürede parçalanarak yenir. Bu nedenle yusufçuklar böcekler içinde av konusunda en usta olanlardan biridir.

    Çok yüksek hızlarda uçarken ani manevralar yapabilen yusufçukların görme yeteneği de kusursuzdur.

    Yusufçukların gözü, dünyanın en iyi böcek gözü olarak kabul edilir.

    Her birinde 30.000 kadar ayrı mercek bulunan bir çift göze sahiptirler.

    İki yarım küreye benzeyen ve başının yarısı kadar yer kaplayan gözler, böceğe çok geniş bir görüş sahası sağlar.

    Yusufçuk gözleri sayesinde neredeyse arkasında olup bitenleri bile gözleyebilir.

    Elimizdeki en eski yusufçuk fosilleri ile bugün yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur.

    Üç yüz milyon yıllık yusufçuk fosillerinin günümüzde yaşayanlarından farksız mükemmel yapılı olmaları (eğer evrim gerçek ise) en azından yüz milyon yıl geriden evrimleşmeye başlaması gerektiğini düşündürür.

    Diğer ifade ile henüz kanatları bileşik gözleri oluşmamış muhtemelen basit gözlü, kanatsız kurtçuklar halindeki ilkel yusufçukların, ara formatlarının fosilleri bulunmalıdır. Bulunmalıdır ama bir tane bile yoktur.

    Yusufçukların ataları olabilecek yarı evrimleşmiş yarı evrimleşmemiş hiç bir canlının fosilini de rastlanmamıştır.


    Devamı var.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi